World of Music, Arts and Dance (Yani müzik, sanatlar ve dans Dünyası) WOMAD’ın açılımı. Bu isim aynı zamanda bu temayı besleyen dünyanın en büyük ve başarılı Dünya Müziği festivali WOMAD’ın adı. WOMAD dünyamızın her köşesinden sanatçıları bir araya getirmesini başarabilen naçizane festivallerden biri. Ana teması dünyamızın pek çok farklı sanat formatlarını coşku ile kucaklayıp kutlamak.
Peter Gabriel’ın ana kurucuları arasında yer aldığı WOMAD hafta sonu yine aynı adreste: Charlton Park. Bardaktan boşalırcasına konserlerin, çalışma grupları ve etkinlikler yer aldığı bir festival olacak her zaman ki gibi. Söz konusu festivale gidecek olanlarınız için programı buradan bulabilirsiniz.
Shira u’tfila’nın bir önceki albümü dinleyeni kutsal ve çağdaş ritimlerin ağır karışımları ile ayaklarını yerden kesmişti. Adı oldukça uzun bu 2 CD’lik yeni albümlerinde, çıtayı daha bir yükselten ekip Balkan köklerine korkusuzca çivileme dalıyor. Ağırlıkta Sırplardan oluşan Shira u’tfila bu defa yüz yıla kadar tarihlenen Osmanlı Ladino geleneksel ritimlerine yoğunlaşmış durumda. Arşivsel nitelik taşıyan bu parçaları yeniden yorumlayan ekip kaybolmaya yüz tutmuş bir dünyanın perdesini aralıyor. Projenin baş mimarı ise Seferad uzmanı olan Edwin Seroussi ve her iki CD’de kendisinin bu meseleye vermiş olduğu bilgi ve tutkuya adanmış.
Sefarad müziğine tutku ile bağlı olanlar için kaçırılmayacak bir çalışma “Life As a Song: Sephardic Songs from the Balkans at the end of the 19th Century” ancak ilk defa bu tarzı bu albümde dinleyecekleriniz için biraz daha fazla açıklama yapmakta yarar var. İlk CD grubun solisti Stefan Sablic’in vokalleri ile süslenmiş dinleyeni anında kavrayan ritimsel bir oluşum. Sefarad müziğine yabancı olanlarınızı bile kavrayacak niteliklere sahip. İkinci CD ise tamamıyla eski tozlu dolaplardan çıkartılan notaların hayat bulduğu bir çalışma. Yunanistan, Türkiye ve İspanya ekseninde gidip gelen bu arşivsel CD Sefarad kültürüne tatminkâr bir tanıtım.
Etiyopya popüler müziğinden gelen en önemli sanatçılardan biri Mulatu Astatke. Kendisi aynı zamanda Berklee College of Music’de (dünyanın en önemli müzik okulu) okuyan ilk Afrikalı öğrenci idi. Mezun olduktan sonra Duke Ellington gibi bir efsane ile 1970’lerde çalıştığını da özgeçmişine eklememiz gerek. Bu en son çalışması “Mulatu Steps Ahead” Doğu Afrika ve Amerika’nın Doğu sahilleri bir araya gelmekte. Geçen sene Britanyalı Heliocentrics ile birlikte kaydettiği ve ödüllere doymayan “Inspiration Information” albümüne kıyasla daha az deneysel olan çalışma ağırlıkta Boston’da yerel cazcılar ile birlikte kaydedilmiş. Son rötuşlar ise Londra ve Addis Ababa’da yapılmış. Albümde yer alan dokuz parça Astatke’nin eski ve yeni besteleri arasında bir harmanlama içeriyor. Albümde dinleyeni ilk karşılayan ‘Radcliffe’ sanatçının Havard Üniversitesinde konuk öğretmen olarak öğrencilere katkıda bulunduğu dönemi ele alıyor. Alice Coltrane benzeri ritim atmosferi kulaktan kaçmayacak şekilde dominant. Sonlara doğru yer alan ‘Boogaloo’ ise tamamıyla açılış parçası ile ayrı bir kulvarda, eski bestenin özenli elden geçirilmiş bu yeni versiyonu salsa ritimleri ile sanatçının geniş müziksel penceresini açıyor. Albüm aslında Astatke’nin müzik açılımının sunan dengeli bir potpurisi, ilk defa sanatçıyı tanıyacaklar için güzel bir tanışma; eskiler için ise yeni bir yansıma.
Mulatu Astatke- Mulatu Steps Ahead by naoalinhados2
Batı nefeslilerin Afrika enstrümanları (masenqo ve kora gibi) ile karmaşası, Amerikan caz normlarının Etiyopya modeli ve skalası ile harmanlanması, hepsi basklarnet ile birbirine dikiliyor. Zengin, ritmik, uyarıcı ve melodik bir lokum “Mulatu Steps Ahead”. Astatke ise dünyadaki “Ethio Jazz” tanımının tek karşılığı ve adresi…
Mulatu Astatke from Takis Peppas on Vimeo.