World Music Charts Europe (WMCE) ile birlikte ortaklaşa belirlenen WOMEX Top Müzişk Firması ödülü belirlendi. 2009 Ekim – 2010 Eylül süresi boyunca, 24 farklı ülkeden gelen 47 radyo istasyonunun listesi temel alınarak belirlenen ödülü bu yıl kucaklayan firma World Willage / Harmonia Mundi oldu.
Kazanan ve kazanmayan herkese tebrikler!
WOMEX 10 “Top Label Award” sahibi…
world village / harmonia mundi
(Fransa/İspanya/USA/Britanya)
Listelerde yer alaan üretimleri:
Adaylık kazanan diğer 19 müzik firmaları aşağıdaki gibi. Söz konusu firmalar bundan sonraki tüm üretimlerinde “WOMEX Top Label Award” logosunu kullanma hakkına sahip oldu.
2 Cumbancha (USA)
3 Lusafrica (Fransa)
4 Soundway (Britanya)
5 Naive (Fransa)
6 Outhere (Almanya)
7 Galileo MC (İspanya/Almanya)
8 World Circuit (Britanya)
9 Asphalt Tango (Almanya)
10 Six Degrees (USA)
11 Crammed (Belçika)
12 Piranha (Almanya)
13 Real World (Britanya)
14 Rockadillo (Finlandiya)
15 Nubenegra (İspanya)
16 Contre-Jour (Belçika)
17 Sterns (Britanya)
18 Independiente (Britanya)
19 Glitterhouse (Almanya)
20 Essay (Almanya)
Originally posted 2010-09-24 07:53:25. Republished by Blog Post Promoter
Sanat her zaman bir iletişim aracı olmuştur. Şiir, resim, tiyatro, sinema veya müzik olsun sanatçının yeteneği, izleyen/dinleyen kitleye ulaşmanın yolunu bir şekilde bulmuştur. Ancak bu yolu bulmak için bazı sanatçıların çekimser tavırlarından dolayı dürtüklemeye ve cesarete ihtiyacı olmuştur. San Francisco Sanat Enstitüsü’nden mezun olan Devendra Banhart içinde aynı öykü geçerli. Okul yıllarında kendi parçalarını kasetlere kaydedip çevresindeki dostlarına dinleten Devendra Banhart tanıştığı ve sonra dost olduğu Bill Berkson ‘un dürtüklemesi ve cesaret pompalamasıyla, parçalarını daha geniş kitlelere sunmaya ikna olmuş. Benzer öykülerin vazgeçilmez cümlesi olarak, birileri Devendra Banhart ‘ın demolarını müzik şirketlerine yollamış. Demoları dinleyen Young God Records kurucusu Michael Gira hemen bu genç sanatçı ile sözleşme imzalayıp, kendisini apar topar doğru dürüst bir kayıt stüdyosuna sokmuş.
Parçalarının kendi adına konuşmasını amaçlayan Devendra Banhart , minimum teknoloji kullanarak o zamana kadar bestelediği 22 parçayı 2002 yılında çıkarttığı Oh My Oh My albümünde topladı. Albüm fazla bir ses getirmemiş olsa bile yavaş yavaş derinden gelen şarkıcı/söz yazarı, bu genç sanatçı için bir adım oldu. Albümdeki kabalık ve duyulabilir tıslama sesi tüm parçalara bir orijinallik katıyor. Kesinlikle eşsiz yumuşak bir sese sahip olan Devendra Banhart yazdığı besteler ile göçebe bir topluluğun her gittiği şehirde kendisine bulduğu köşede şarkı söyleyen bir bestecisi gibi. Sadece vokali ve akustik gitarı ile kısa ancak akılda kalan bestelerini söyleyen sanatçı, istediği mesajı dinleyene ulaştırmakta hiç zorluk çekmiyor. 2004 yılında çıkarttığı Rejoicing in the Hands albümü bir anda her müzik yazarının ilk on listesine hiç zorlanmadan yerleşti. Kaydedilen 57 parçadan seçilen ilk 32 parçanın 16 parçadan oluşan birinci bölüm Rejoicing in the Hands albümünde yer aldı. Geri kalan diğer 16 parça ise beş ay sonra Nino Rojo (Genç Tanrı) adlı albümü yer aldı. Devendra Banhart’ ın müziğindeki ilkelcilik, hamlık, çiğ oluşum, tanıdık olmadığımız söz sentezi ve bulaşıcı melodiler tüm dinleyenleri büyülemeye kadir bir yapıya sahip. Bu albümler ile birlikte Devendra Banhart popüler ve yeraltı Amerikan kültürü arasında samimi bir yarık oluşturdu ve böylece dinleyici kitlesi dramatik bir şekilde tüm dünyaya yayıldı. Müziğin ne olduğu belli olmayan ticari sınıflandırmasından uzak, mütevazi alternatif standartlara göre Devendra Banhart ‘ın alternatif müziği aykırı, yeni-ruhsal/hippi folk olarak değerlendirmek yanlış olmasa gerek. Devendra Banhart bir pozdan uzak kültürel estetiğe, kaynaşmaya önem veren ve bu unsurları müziğine içtenlikle işleyen bir sanatçı.
Zaman zaman Mark Bolan ve Nick Drake ‘ın vokalleri ile benzerlikler içeren Venezuella’lı Devendra Banhart Eylül 2005 tarihinden, üç yıl gibi çok kısa bir sürede dördüncü albümü Cripple Crow ‘u yayınladı. Cripple Crow söz yazarı, şarkıcı ve besteci olarak Devendra Banhart ‘ın büyümesinin en büyük kanıtı. Keskin tenor vokalleri, sert köşeli gitar tınıları ile süslenen ısrarcı hipnotize edici şarkı sözleri dinleyenler ile ortak bir diyarda buluşmakta. Blues, ragtime, country, hippi, Avrupa ve Keltik folk müzik unsurları taşıyan Devendra Banhart Young God Records ile yollarını ayırıp XL Records ile müzik macerasına devam ediyor. Bu albümdeki en büyük özellik Devendra Banhart ‘ın arkasında bir grup ile çalıyor olması. Arkasına aldığı grubun verdiği destek ile sanatçının yeni albümde kaydettiği 22 parça daha geniş bir müzik yelpazesine uzanıyor. Çello, piyano ve flütün dâhil edildiği yeni eserler, daha renkli, zengin müzik katmanları sunmakta ve bunları hünerle işleyen genç sanatçı hiç kuşkusuz bu çalışması ile daha fazla müzik severe ulaşacak. Sezgisel-folk, özgür-folk veya ucube-folk olarak yeni bir kategoride sınıflandırılmaya başlayan Devendra Banhart bu türdeki ilk örnek olmasından dolayı boş bulduğu meydanı oldukça iyi değerlendirmekte. Prodüksiyon olarak Oh My Oh My albümünden oldukça uzak olan sanatçı her şeye rağmen samimiyetini, absürtlüğünü ve bağımsızlığını yeni çalışmasında sürdürüyor. Küba, İspanyol, Hint, İngiliz ve Amerikan folk müzik kolâjını çok iyi çerçeveleyen sanatçı ihtimamla yaklaşılması gereken bir çalışma yaratmış. Diğer albümlerindeki kaligrafik çizimlere kıyasla ilk defa bir fotoğrafı albüm kapağı olarak kullanan Devendra Banhart bu yeni çalışmasında Beatles ‘ın Sgt. Pepper albüm kapağına göndermede bulunmuş. Burada asıl belirtmek istediği unsur bir aile ile müzik yapmanın ayrıcalığı.
Now That I Know hassas parçası ile açılan albüm, blues melodileri üzerine serpiştirilmiş “ 12 yaşındayım/Annemin kıyafetleri içinde / Perdeleri çek ve tüm kapıları kilitle / Ve eğer birisinin yakınlaştığını duyarsan / Sadece gözlerini kapa bu onları yok eder” itirafsal sözlerin , çello tınıları ile gölgelendirildiği sakin bir giriş parçası ve albümdeki en etkileyici parçalardan birisi. 24 yaşındaki sanatçının ana dilinde (İspanyolca) seslendirdiği üç parça Santa Maria de Feira , Quedate Luna ve Simon Diaz ‘ın bestesi Luna de Margarita albüme çok dillilik katmakta. Dış dünya politikası, gençlik, savaşların karmaşıklığı ve çocukluğun basitliği üzerine sözler yazan sanatçı kendi sürrealist dünyasına doğru sizlere rehberlik ediyor. Little Boys parçası “Evlenmek istediğim o kadar çok ufak erkek çocuk görüyorum ki / Daha sahip olacağım çok çocuk var“ benzeri sözleri ile şizofren hermafrodit (çift cinsiyetli) bir şahsiyetin görüş açısıyla dile getirilmiş masumiyetten, kesatlığa uzanan çift karakterli bir parça. Peş peşe gelen rock parçalarına kıyasla Devendra Banhart ‘ın sakin ve iç gözlemsel parçalarının dinleyen üzerinde çok daha fazla etkisi oluyor. Mettalic Falcons ‘dan tanıdığımız Matteah Baim ile yaptığı fısıltı düzeyinde olan ve bir dakikanın altındaki Drangonflies düeti sinsi narin sözleri ile büyüleyici. Heard Somebody Say parçasında ise beklide şu ana kadar duyduğumuz en sade savaş karşıtı slogan ile tanışıyoruz: “Çok basit, biz öldürmek istemiyoruz.”
Cripple Crow farklı insanları ve farklı zaman dilimlerini müziğin büyüsü ile bir araya getiren başarılı bir çalışma. Devendra Banhart ‘ın yüreği nerdeyse 75 dakika uzunluğundan olan bu 22 parçalık albümün her köşesine serpiştirilmiş durumda. Cripple Crow hiç kuşkusuz etkileyici ve bağımsız ancak bir o kadar ulaşılabilir. Devendra Banhart ise uzun zamanlar hakkında yazılacak dolu bir sanatçı.
Originally posted 2009-12-27 15:22:24. Republished by Blog Post Promoter