// Arşiv

MERAKLISINA

This category contains 107 posts

Gloomy Sunday: Dünyanın en karamsar parçası

Çok alakasız nedenlerden – politik, müstehcen, yüceltilmemesi gereken şeyleri yücelten – dolayı parçalar yasaklanabilir. Ancak “Gloomy Sunday” çok fazla intihara neden olduğundan dolayı özellikle Macaristan ve ABD’de yasaklanmıştı. 1933 yılında Rezso Seress (müzik) ve Laszlo Javor (söz) tarafından yazılan parça ilk başlarda hiç ilgi çekmedi. Fakat 1936′da peş peşe gelen ayrı intiharlar ile ilişkilendirilen parça anında yasaklandı. O zamanki düşünce: bu parçaya dinleyen kişiler o kadar depresyona girip hemen intihar eder yönündeydi. Böyle bir fırsatı kaçırmayan ABD’li sanatçılar takma adı “Macar İntihar Parçası” olan bu parçanın sözsüz ve çeviri versiyonlarını kaydettiler. 1941 yılında Billie Holliday tarafından yorumlanan parça o dönemin meşhur versiyonuydu. 1933′dan beri sayısız defa farklı sanatçılar tarafından kaydedilen…”Macar İntihar Parçası” birçok müziksever tarafından dinlendi ancak çok azı intihar etti. Bu arada belirtmeden geçmeyelim parçanın bestecisi Rezso Seress 1968 yılında oturduğu apartmandan aşağıya atlayarak intihar etti”.

Meraklılar için parçadan bir bölüm şöyle:

Pazar günleri kasvetli, saatlerim uykusuz

Sevgilim, birlikte yaşadığım gölgeler sayısız

Ufak beyaz çiçekler, seni asla uyandırmaz

Özellikle siyah aracın seni götürdüğü yerde

Meleklerin seni geri vermeye niyetleri yok

Sana katılmak istemekler onları kızdırmış olur muyum?

Kasvetli Pazar

Kasvetli Pazar; gölgelerde geçiriyorum hep

Yüreğim ve ben her şeyi noktalamaya karar verdik

Yakında mumlar ve dualar olacak, üzücü biliyorum

Ölüm bir rüya değil, ki onunla ben seni seveceğim

Ruhumdaki en son nefesimle seni kutsuyor olacağım

Kasvetli Pazar

Originally posted 2009-12-31 08:18:13. Republished by Blog Post Promoter

U2, Orijinal Kadrosunu En Uzun Sadık kalan Grup mu?

u2

u2

Müzik camiasında ilk çıktığınız günkü kadro ile işi sürdürmek ve nihayetine erdirmek oldukça zor. Bu tanıma nedense ilk düşünülünce U2 kusursuz uyuyor, yaklaşık 32 yıldan beri birlikte olan bu İrlandalı dörtlü bu unvanın gerçek sahibi değil zira onlara gelene kadar bunu hak eden diğer gruplarda var. UB40′de sekiz kişilik ütesi ile aynı süreden beri birlikte. Bunun haricinde Los Lobos 37, ZZ Top 40 yıldan beri birlikte. Eğer bu kavrama en uzun birlikte olan, kadroyu bozmayan aile grubu olarak bakarsak o zaman hiç şüphesiz The Osmonds tacı takacak ekip. Onları Neville Brothers ve Bee Gees takip etmekte.

Originally posted 2010-12-15 08:24:45. Republished by Blog Post Promoter

Garajistanbul???

SCHWARZ-WESSELTOFT

SCHWARZ-WESSELTOFT

Konser salonuna girerken havalimanı güvenliğinden geçer gibi hissetmek oldukça rahatsız edici. Söz konusu mekana girerken kapısında yüzlerce insanın dikilip yeni gelenlere bakması ise daha da bir garip, özellikle içerisi boşken. Hayır dışarıdakiler sigara içen topluluğu değildi.

Sempatiklikten yoksun. Aksine soğuk ve itici. Belli ki Red Bull bu gecenin para babası zira en ufacık köşede onun logosu ve motosu. Özel kioskler ve özel reklamlar. Anlayacağınız konser mekanından daha çok sergi alanı. Zaten gelen kitle de hiç yüz simasına aşina olmadığımız bir kitle. Eskilerde bıraktığımız bir kitle. Müzik mi yoksa piyasa mı yapmaya geldiği anlaşılmayan bir kitle.

Peki, demek Garajistanbul böyle bir yer olup çıkmış… Kişiliksiz… Oysa tiyatrocular yönetimdeyken ne kadar nezih bir yer idi. Ne güzel etkinlikler ve konserler izlemiştik. Tord Gustavsen’in nefis konseri hala kulaklarımda çınlamakta.

Biz de Bugge Wesseltoft ve Henrik Schwartz’ı izlemek için konserin başlamasından 20 dakika önce boş mekanda yerlerimizi aldık. Tam 21.40’da. Ayakta dikilmiş sohbet ederken Red Bull veya garajistanbul veya kimin kiraladığı belli olmayan eline makina alınca fotoğrafçı olduğunu sanan biri tarafından karelendiğimizi farkettik. Bizden izin alıp almadığını sorunca, ‘Allah Allah bir de izin mi alacaktık’ cümlesi ile sallandık. Oysa Biletix biletlerinin arkasında konsere gelen herkesin fotoğrafı izin alınmadan çekilebilirmiş, fotoğrafçı velet öyle dedi. Nasıl yalan… Evet, üşenmeyip her köşesini okudum…

Bu stres ile oldu saat 22.40, ortada en ufacık bir hareket, açıklama yok. Kötü müzikte bekleşen, hayatından mutlu olan insanlarlar. Konser 22.00’de başlayacaktı ama 40 dakika geçti, kimin umurunda. Bizim! Ama sadece bizim.

Aklıma birkaç yıl önceki Babylon geldi, süresinde başlamayan konserlerde yitip giden zamanlar. Ama sonra eleştirince dinleyenlerine kulak verip konserlerini zamanında başlatma politikası güden emektar Babylon. Sonra Saloniksv girdi hayatımıza, zamana saygı mutlak politikasıyla. Biz bize saygı gösterilen yere saygı gösteririz nakaratıyla bilet başına verdiğimiz 50 TL’yi umursamadan, arkamıza bakmadan terk ettik, köhne, saygısız, personeli insan olmayan Garajistanbul’u. Uğurlar olsun sana zira zannetmiyorum kapından bir daha içeri gireceğimizi…

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17200717431http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130

Better Tag Cloud