Mariem Hassan son sekiz yıldan beri arka arkaya albüm üretiyor olsa bile 2010 tarihli “Shouka” (Diken) şu ana kadar ki en dikkat çeken çalışması. Zira sanatçı prodüksiyon tekniklerinden de yararlanarak ilk defa vokalleri ile müziğini dört dörtlük bir formatta bir araya getirebilmiş. Yanına aldığı ufak elektrogitar ordusu ile yaratılan ham gitar ritimleri arasında Hassan dinleyenlere adaletsizlik ve kadınların dertlerini aktarıyor. Her Sahra Çölü’nden gelen müzik kitlesi gibi “Shouka”da fazla işlenmemiş ezgileri ile dikkat çekiyor ancak şunu ifade etmekte fayda var karşımızdaki müziklere hiçbir Sahra Çölü müzik elçisi (Tinariwen, Etran Finatawa ve Terakaft) sunamadığı kadar samimi ve doğal.
İspanya Batı Sahra’dan çekilirken Fas’ın boşluğu değerlendirip bölgeyi istila almasının sonucu sığınma kamplarında yaşamaya mahkûm olan ailelerden birisinin ferdi olan Hassan bu kamplardaki zorlukları dile getiriyor birkaç parçasında. Görülen o ki bu sığınma kamplarında da adaletsizlik diz boyu. Öte yandan bu tür kamplarda Mariem Hassan gibi kadınların eğitim gördüklerinin, eşit hak talep edebildiklerinin ve gerekirse eşlerinden boşanabildiklerinin altını kalın çizgi ile çizmekte fayda var. Nitekim sanatçı eşi ona şarkı söylemeyi yasakladı diye kendisini boşayabilenlerden. Ne de olsa Sahra kültürü, Anadolu’da olduğu üzere kadın dominantlığının ciddi var olduğu ama gölgede kaldığı kavram.
Ve işte bu kadının müziğini cezp edici yapan unsurlar tüm bu karmaşanın bir araya gelmiş olması. ‘Azzagafa’ hemen sizleri kavrayıp albüme güzel ve rahat bir giriş yapıyor. ‘Ala Ahd Shaid’ adlı parçada adeta iki gitarın birbiri ile romantik atışmasına kulak misafiri oluyorsunuz. Karşımızda yavaş parçalardan oluşan bir albüm var, Sahra kumulları kadar sakin süzülen ritimler. Diğer prodüksiyon makyajları içerisinde yok olan vokallerin aksine Hassan’ın sesi çok temiz, anlaşılır. Müziğin altında ezilmeyip müzik ile akıyor. Büyüsünü hiçbir aşamada kaybetmeyen bu ritimler dinleyeni akustik ve elektrogitar arasında savuruyor. Arka planda tekrarlanan bir gitar zincirlemesi üzerine öykülerini döktüren Hassan’a arada sırada nefeslilerde eşlik ediyor. Gergin vokallere haiz ‘Eid Arbain,’dan tek bir gitar ritmi ile flört eden ‘Baba Salama,’ parçasına kadar geçen süre bir saatin üzerinde. Bilmediğiniz bir dil ama anlatılan konular aynı, dertler benzer ve umutlar ise örtüşen. “Shouka” kadınları mücadelesi, haklarına sahip çıkması ve gerekirse bir diken gibi sokmayı bilmenin öyküsü…
Songlines dergisi “Songlines Müzik Ödülleri 2010” nihai adayları WOMAD Festivali kapsamında ödüllerini Peter Gabriel ve Robin Denselow’dan alacak. En iyi Dünya Müziği grubu olarak adaylığı kesinleşen Afrika şaheserleri Staff Benda Bilili ödülünü 23 Temmuz gecesi saat 19.00′da gazeteci Robin Denselow’dan alacak.
Kültürler arası müzik birlikteliği kategorisinde ödülü kazanan Justin Adams ve Gambiyalı sanatçı ve ritti (tek telli kemençe) çalgıcısı Juldeh Camara, ödülünü yarın akşam WOMAD’ın kurucu beyni olan Peter Gabriel’den alacak. Performans saat 18.00′de Siam çadırında başlayacak.
Bir şekilde şu an Britanya’da ve özellikle WOMAD Festivali’ndeyseniz bu geceleri kaçırmamanızı öneririm. Diğer kategorilerde kazananların tam listesi ise aşağıdaki gibidir.
En İyi Sanatçı
En İyi Grup
Kültürlerarası Müzik İşbirliği
Yeni Gelen Sanatçı
Etiyopya popüler müziğinden gelen en önemli sanatçılardan biri Mulatu Astatke. Kendisi aynı zamanda Berklee College of Music’de (dünyanın en önemli müzik okulu) okuyan ilk Afrikalı öğrenci idi. Mezun olduktan sonra Duke Ellington gibi bir efsane ile 1970’lerde çalıştığını da özgeçmişine eklememiz gerek. Bu en son çalışması “Mulatu Steps Ahead” Doğu Afrika ve Amerika’nın Doğu sahilleri bir araya gelmekte. Geçen sene Britanyalı Heliocentrics ile birlikte kaydettiği ve ödüllere doymayan “Inspiration Information” albümüne kıyasla daha az deneysel olan çalışma ağırlıkta Boston’da yerel cazcılar ile birlikte kaydedilmiş. Son rötuşlar ise Londra ve Addis Ababa’da yapılmış. Albümde yer alan dokuz parça Astatke’nin eski ve yeni besteleri arasında bir harmanlama içeriyor. Albümde dinleyeni ilk karşılayan ‘Radcliffe’ sanatçının Havard Üniversitesinde konuk öğretmen olarak öğrencilere katkıda bulunduğu dönemi ele alıyor. Alice Coltrane benzeri ritim atmosferi kulaktan kaçmayacak şekilde dominant. Sonlara doğru yer alan ‘Boogaloo’ ise tamamıyla açılış parçası ile ayrı bir kulvarda, eski bestenin özenli elden geçirilmiş bu yeni versiyonu salsa ritimleri ile sanatçının geniş müziksel penceresini açıyor. Albüm aslında Astatke’nin müzik açılımının sunan dengeli bir potpurisi, ilk defa sanatçıyı tanıyacaklar için güzel bir tanışma; eskiler için ise yeni bir yansıma.
Mulatu Astatke- Mulatu Steps Ahead by naoalinhados2
Batı nefeslilerin Afrika enstrümanları (masenqo ve kora gibi) ile karmaşası, Amerikan caz normlarının Etiyopya modeli ve skalası ile harmanlanması, hepsi basklarnet ile birbirine dikiliyor. Zengin, ritmik, uyarıcı ve melodik bir lokum “Mulatu Steps Ahead”. Astatke ise dünyadaki “Ethio Jazz” tanımının tek karşılığı ve adresi…
Mulatu Astatke from Takis Peppas on Vimeo.