// Arşiv

Afrobeat

This tag is associated with 37 posts

Dee Dee Bridgewater: Bir Caz Divası’nın Sesiyle Dünya Müziği

Dünya Müziği’nin son dönemlerdeki kollanarak gelişimi her müzik türü ile bir şekilde uyum içerisinde bütünleşmekte. Ortaya çıkan çalışmalar ise uzun zamandan beri kulaklarımızın duymadığı kalite niteliğini hakkıyla taşıyan üretimler. Bu tür melodik ahenklerin çatısı altında bir tarafta genç ve yeni sanatçılar kendi tarzlarını arşınlamakla meşgulken, diğer tarafta efsanevi isimler köklerini ziyaret etmekte. Bunun en son örneği Topkapı Müzik etiketi ile piyasaya çıkan yeni albümü “Red Earth-A Malian Journey” olan Denise Eileen Garrett yani namı değer Dee Dee Bridgewater.

Dee Dee Bridgewater Red Earth Albüm Kapağı
Dee Dee Bridgewater Red Earth Albüm Kapağı

1950 yılında Memphis’de doğan sanatçı bir caz trompetçisi olan babası sayesinde yoğun şekilde caz müziğine maruz kaldı. Cazın göbeğinde büyüyen sanatçı, tüm gençlik yıllarını müzik eğitimi görerek geçirdi.  Ard arda açılan müziksel kapılar sayesinde bu genç caz tutkunu, 1970’lerin başlarında henüz daha yirmi yaşındayken, Thad Jones-Mel Lewis Jazz Orkestrası’nda baş solist pozisyonunu kaptı. Böylece sanatçının günümüze kadar halen sürmekte olan uzun ve başarılı sanat hayatı başlamış oldu. Bu sanat hayatında kimlerle yolu çakışmadı ki, bunların arasında Sonny Rollins, Dizzy Gillespie, Dexter Gordon, Ronald Kirk ve Max Roach sadece birkaçı. Ona caz sanatçısı derken, bu tarzın sunduğu standartlara endamlı yaslandığının altını çizmekte fayda var, zira Dee Dee hiç kuşkuşuz her türden melodiyi doğal bir şekilde caz duygusuyla yorumlayabiliyor. Tam bir tutku şarkıcısı olan Dee Dee Bridgewater kariyeri boyunca bu yeteneğini elini attığı her müzik türünde ortaya çıkartmayı başardı.

Bir dönem caz sanat yaşamının haricinde sahne performanslarına merak salan sanatçı kısa sürede bu kulvardaki egemenliğiyle geniş izleyici kesimini büyülemeyi başardı. “The Wiz” adlı ünlü oyundaki rolüyle Tony ödülüne layık görülmesi, özellikle bu müzikalde yer alan ve sanatçının imzası olarak lanse edilen ‘If You Believe’ parçası ile tüm müzik tutkunlarının yüreğini feth etmiş olması. Efsanevi caz şarkıcısı Billie Holiday’in hayatını konu alan “Lady Day” adlı müzikalindeki rolü ile Laurence Oliver ödülüne aday gösterilmesi bu kulvarda ne kadar başarılı olduğunun sadece birkaç göstergesi.

Dee Dee Bridgewater
Dee Dee Bridgewater

Ancak 1980’lerin sonuna doğru müzik tutkusunun ağırlığı her şeyin önüne geçti ve Dee Dee müzikalleri bir yana bırakarak tekrar caz dünyasına geri döndü. 1987-1990 yılları arasında “Live In Paris”, “Victim of Love” ve “In Montreal” adı altında üç önemli albüm yayımlandı. Poptan caza çok geniş bir müzik ufkuna sahip olan sanatçı, daha sonra ustası olan Horace Silver anısına hazırlanan 1990 tarihli “Love and Peace: A Tribute to Horace Silver” adlı albümü çıkarttı. Bunu 1997 yılında Ella Fitzgerald’ın anısına kaydettiği “Dear Ella” adlı çalışması takip etti ve bu albümü sayesinde 1998 tarihindeki Grammy ödülünü kucakladı. Yoğun müziksel serüveni ve elini attığı her projeyi hakkıyla başarıya taşıyan sanatçı, yaratıcı kişiliği ve sonsuz caz yelpazesi sayesinde son otuz yıldan beri kendinden oldukça fazla söz ettiren bir sanatçı konumuna geldi.

Dee Dee Bridgewater her şeyden öte geleneksel cazdan yakıcı doğaçlama yorumlarına kadar müziksel yelpazeye yeni çehre getiren bir sanatçı. Korkusuz ve özgür olması beklide onun günümüzün çok yönlü ve ilham verici sanatçısı olduğunun en büyük kanıtı. Yetenek ve ilham kazanlarının kaynağı yeni projesi “Red Earth–A Malian Journey” hem ileriye dönük hem de geçmişine bağlı bir organik yapıya sahip. Amerikan caz anadilini, Mali ritimleri, yerel vokaller ve geleneksel enstrümanlar ile evlendiren Dee Dee Bridgewater, günümüzün en önemli caz ve dünya müziği ekseninde dönen müziksel çalışmasını yaratmış dersek abartmamış oluruz.

“Red Earth–A Malian Journey” adlı çalışmanın temelleri, Bridgewater’ın Birleşmiş Milletler bünyesinde olan Yemek ve Tarım Organizasyonun (FAO) tarafında 1999’da dünyanın ilk elçisi seçilmesiyle atıldı. Sanatçının yıllar geçtikçe Nijerya, Fildişi Sahilleri, Senegal, Kongo, Benin, Güney Afrika, Mali ve Madagaskar’dan toparladığı müziksel arşiv daha sonra tam bir müzik dehlizi olan Mali’nin ön plana çıkması ile bu ülkeye irdingendi. Ancak oldukça yoğun olan sanatçı bu konuya 2004 yılından itibaren konsantre olabildi. İlk fyakaladığı fırsatta geleneksel Mali ve caz ezgilerinin harmanlanmasına karar veren sanatçı böylece kolları sıvadı. Mali’de kadınların erkek dominatlığı altında ezildiğini gören Dee Dee Bridgewater, bu yeni çalışmasında yerel kadın hakları savunucusu Oumou Sangare, Ramata Diakit, yükselen yıldız Mamani Kita ve Mali’nin altın kadın sesi olarak kabul edilen Fatoumata “Mama” Kouyate gibi sanatçılar ile çalışarak Mali’deki kadınların nelere kadir olabileceğini kanıtladı.

Dee Dee Bridgewater
Dee Dee Bridgewater

Sanatçının son çalışması, basta Ira Coleman, piyanoda Edsel Gomez, perküsyonda Minino Garay, ngonide Baba Sissoko, balafonda Lansin Kouyat, korada Mamadoue Cherif Soumano ve arka vokallerde Assitan Kita ve Kabin Kouyat gibi çok değerli müzisyenlerden oluşan bir müziksel ordu ile gerçekleştirilmiş. Albümde yer alan parçalardan ‘Bani (Kötü Ruhlar)’, ‘Sakhodougou (Griot’lar)’, ve ‘Massane Ciss (Kızıl Dünya)’, 12. ve 13. yüz yıllara kadar uzanan geleneksel ezgiler ve Dee Dee Bridgewater’ın yerinde katkılarıyla modern bir çehreye bürünmüş. Diğer dikkat dünya müziği sentezi ile bezenmiş parçalar ise, ‘Massane Ciss (Kızıl Toprak)’ ve yenilenmiş Sgou ‘Griot’ parçası, ‘Demissnw (Children Go ‘Round)’. ‘Mama Digna Sara Ye (Mama Don’t Ever Go Away)’ ve ‘Djarabi (Oh My Love)’ gibi parçalar ise orijinal ezgilerden türetilmiş olmalarından dolayı dikkat çekiyor.

Son yüzyılın en başarılı caz vokallerinden biri olan sanatçı, bu yeni çalışması ile hiç şüphesiz caz dünyasına nefeskesen ve yenilikçi bir vizyon kazardırdı. Kendi Afrika köklerini Mali’ye kadar süren sanatçı, bu yolculuğunda zengin geleneksel caz ezgilerini bir o kadar zengin olan Afrika gelenek

sel müziği ile birleştirmiş. Ortaya çıkan çalışma ise tam anlamıyla bir organik müziksel deneyim. İstanbullu sanatseverlerin yakından tanıdığı bir efsane olan sanatçı, farklı bir kavram altında bu deneyimi paylaşıyor.

Originally posted 2010-04-19 15:21:23. Republished by Blog Post Promoter

II.ULUSLARARASI MİSTİK SANAT FESTİVALİ

Mistik Sanat Festivali; aslında bir “seni çok iyi anlıyorum” görsel şovu, farklılıkları kabullenmenin, hoşgörünün sanatsal bir sunumu. Mistik Sanat Festivali; farklı olunsa da aslında evrensel dilin sanat olduğunu yansıtan bir proje.

Sanatın ve aşkın kollarına kendini teslim etmek isteyenler için; sanatın ve aşkın şehri İstanbul’da; farklılıkları kabullenmek adına; Yaradanın, yaratılan tarafından yeniden yorumuyla ve yeniden aşkla sanata… II. Uluslararası Mistik Sanat Festivali’ne…

İlkini Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz festivalin ikincisini baharla karşılıyoruz. 20-25 Mayıs 2010 tarihleri arasında yine Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’da Sultanahmet’te dünyanın farklı renklerini buluşturup, evrensel dil sanat üzerinden tüm İstanbul’a sesleneceğiz.

II. Uluslar arası Mistik Sanat Festivali , Sultanahmet’te farklı  etkinliklerle devam edecek. Aya İrinide konserler ve fotoğraf sergisi, Eminönü Halk Eğitim Merkezinde film gösterimleri ve tiyatro temsili, Yerebatan Sarnıcında şiir dinletisi ,Kızlarağası  Medresesinde mistik kitap fuarı gerçekleştirilecek.

II. Uluslar arası Mistik Sanat Festivali, İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü  tarafından gerçekleştirilecek.

Farid Farjad- İstanbul’un Ruhu. by dursuncaptain

20-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival; Aya İrini’de 20 Mayıs’ta   saat 20:00 ‘de ; dünyanın en iyi keman virtüözlerinden kemanı ağlatan adam olarak bilinen Farid Farjad konseriyle başlayacak.

Yasmin Levy – Porque by babak_evil

23 Mayıs’ta yine Aya İrini’de saat : 20-00’da bu kez de mistik gösterileriyle Japonya’dan gelen Japon Monklar (Shichiseikai), mistik gösteri yapacaklar.  Jodo Budist mezhebinin merkezi olan Chionin tapınağının seremonileri, ritüelleri ve shomyo’sunu (Budist sutra okunması)  sunmaktadır. Topluluk  Budist  Mantra’nın sesi ve Hint müziğinin bir parçası olarak ortaya çıktı ve ilk olarak Kobe’de sahne aldı. 2000 yılında Japon Vakfı tarafından  İngiltere’ye  gönderildi.  Bu turnede yalnız  Londra’da değil, diğer şehirlerde de yoğun  ilgi gördü.

Aynı  gün yine Aya İrini’de ; saat 21-30’da Kardeş Türküler konser verecek. Kardeş Türküler, Anadolu, Trakya ve Mezopotamya halk şarkılarını, kendi kültürel bağlamlarını dikkate alarak, orijinal dilleriyle yorumlamaya çalışırken, çok kültürlü  bir coğrafyada kardeşlik içinde bir arada yaşama umudunu dile getiriyor.

25 Mayıs tarihinde ; Aya İrini bu kez de saat 18:30 ‘da Nassima Chabane konserine ev sahipliği yapacak. Ardından ; 20:00’da Lusavoriç  Ermeni Korosu ve aynı gün 21:30’da festivalin kapanış sanatçısı  olan Yasmin Levy konser verecek. Bir duyduğunuzda bir daha asla unutmayacağınız ses olan Yasmin Levy, Latin ve Sefarad müziğinden Endülüs flamenkosuna; Türk ezgilerinden Arap melodilerine kadar  pek çok unsuru müziğinde kullanmaktadır. Çello, viyolonsel ve piyano gibi batı müziği enstrümanları yanında ud gibi doğu müziği enstrümanlarını da şarkılarında kullanmıştır.

Tüm etkinlikler ücretsizdir. Fakat LCV Zorunludur.

LCV Tel: 0212 274 24 62 / Deniz Türkmen (Etkinlikleri izleyebilmek için LCV yaptırılması gerekmektedir.)

Açılış, Aya İrini, 20 Mayıs 2010, 19.30

Farid Farjad Konseri, Aya İrini, 20 Mayıs 2010, 20.30
Film Gösterimleri, Eminönü Halk Eğitim Merkezi, 21-25 Mayıs 2010, 15.00 – 17.00
Tiyatro (İbrahim Ethem), Eminönü Halk Eğitim Merkezi, 22 Mayıs 2010, 20.30
Monklar (Shichiseikai) Konseri, Aya İrini, 23 Mayıs 2010, 20.00
Kardeş Türküler, Aya İrini, 23 Mayıs 2010, 21.30
Mistik Şiir Akşamı, Yerebatan Sarnıcı, 24 Mayıs 2010, 20.30
Nassima Chabane Konseri, Aya İrini, 25 Mayıs 2010, 18.30
Lusavoriç Ermeni Korosu Konseri, Aya İrini, 25 Mayıs 2010, 20.00
Yasmin Levy Konseri, Aya İrini, 25 Mayıs 2010, 21.30
Kitap Sergisi, Kızlarağası Medresesi -Türkiye Yazarlar Birliği, 11.00-19.00

Farklılıkları kabullenmenin ve hoşgörünün sanatsal sunumu, “Seni çok iyi anlıyorum”un görsel şovu Uluslararası Mistik Sanat Festivali’nin II.si başlıyor.

İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı’nın desteklediği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün düzenlediği, festivali İBB Kültür A.Ş. organize ediyor. 20–25 Mayıs 2010 tarihleri arasında Aya İrini, Yerebatan Sarnıcı, Eminönü Halk Eğitim Merkezi ve Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleşecek festival kapsamında; konserler, film gösterimleri, sergiler, tiyatro temsili ve şiir dinletisi düzenlenecek.

Kemanı ağlatan adam Farid Farjad’ın eşsiz performansıyla 20 Mayıs akşamı saat 20.30’da Aya İrini’de başlayacak olan festivalde; Sefarad müziğinin vazgeçilmez sesi, Endülüs divası Yasmin Levy; Budist mezhebinin merkezi olan Chionin Tapınağı’nın ritüelleri, “shomyo”su (Budist sutra okunması) ile Japonya’dan gelen Monklar (Shichiseikai); “Mağribin kızı” aşkın ve sufizmin sesi Nassima Chabane; çoksesli koro eserleriyle Lusavoriç Ermeni Korosu ve Anadolu, Trakya ve Mezopotamya halk şarkılarını orijinal dilleriyle yorumlayacak olan Kardeş Türküler sahne alacak.

Mistisizm Beyaz Perdede
Festival kapsamında Eminönü Halk Eğitim Merkezi’nde mistik temalı filmler ücretsiz olarak izlenebilecek. 21 Mayıs’ta gösterilmeye başlanacak filmler 15.00 ve 17.00 seanslarında seyredilebilecek. Gülün Adı, Çamurlu Kuş, Oğlum Osman, Şeyda, Tutku (Hz. İsa’nın Çilesi), İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar festivalde izlenebilecek filmlerden bazıları.

Mistik Sarnıçta Mistik Bir Şiir Akşamı
Hayal Musiki Korosu’nun eşliğinde Yusuf Ziya Özkan, Harun Yöndem ve Sacit Onan mistik temalı şiirlerle, 24 Mayıs’ta, saat 20.00’de Yerebatan Sarnıcı’nda dinleyiciyle buluşacak. Şiir akşamında Mevlana’dan, Yunus’tan günümüze kadar birçok şairin eseri kronolojik bir sırayla sunulacak.

İbrahim Ethem Sahneleniyor!
Necip Fazıl Kısakürek’in ünlü eseri “İbrahim Ethem” 22 Mayıs akşamı saat 20.30 da Eminönü Halk Eğitim Merkezi’nde sahnelenecek. Menkıbeleri, kıssaları ve çarpıcı hayat hikâyesiyle tasavvuf dünyasının yakından tanıdığı İbrahim Ethem’in anlatıldığı piyes Erguvan Tiyatrosu Oyuncuları ile yıllar sonra yeniden seyirci karşısına çıkacak.

Görüntünün mistik yansıması
Rozita Kandiyoti ve Aleksi Petridi’nin ortaklaşa hazırladıkları “Mistik Yansımalar” adlı fotoğraf sergisi 20-25 Mayıs tarihleri arasında Aya İrini’de sergilenecek. Mistisizm Kandiyoti’nin objektifine sema ve semazenler olarak yansırken Petridi’nin eserlerinde ise soyut çalışmalar olarak karşımıza çıkıyor.

…ve Kitap
Kızlarağası Medresesi (Türkiye Yazarlar Birliği)’nde Mistik Temalı Kitaplar 20-25 Mayıs tarihleri ve 11.00-19.00 saatleri arasında görülebilir.

Originally posted 2010-05-20 08:49:12. Republished by Blog Post Promoter

Cape Verde’nin Kültür Elçisi: Cesaria Evora

Cesaria Evora 27 ağustos 1941 yılında Mindelo’da (Cape Verde) dünyaya geldi. Alkolik babasının ölümünden sonra annesinin fakirlikten dolayı Evora’yı yetimhaneye vermesiyle, sanatçının müzikal kariyeri yetimler korosunda şarkı söylemesiyle başladı. Onüç yaşında korodan ayrılan sanatçı , Eduardo isimli bir gemiciyle büyük aşk yaşadı. Ardından kendini yerel barlarda şarkı söylerken bulan sanatçı, aynı zamanda mornalar; diğer bir deyişle bir çeşit ulusal blues diyebileceğimiz şarkılar seslendirmeye başladı ve bu alanda kendini yetiştirdi.

1973 yılında Cape Verde adasının Portekiz kolonisinden çıkıp özgürlüğünü kazanmasından sonra popüler olmaya başlayan sanatçı, özellikle yüksek sosyetenin kabulünü kazandı. Buna rağmen köklerinden hiçbir zaman kopmayan sanatçı açlığın ve sefaletin ne olduğunu iyi bildiğinden bunu şarkılarına da yansıttı.

Bu dönemden sonra on karanlık yılını kendi kaderini ve ailevi ilişkilerini sorgulamakla geçirdi. 47 yaşına kadar adını kimsenin duymadığı Cesaria Evora (arkadaşlarının deyimiyle ‘Cize’) 1988 yılında De Silva isimli genç bir Fransız’ın teklifiyle Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” (Yalınayaklı Diva) isimli albümü kaydetti.. Albümün kendi toplumu tarafından oldukça beğenilmesinden sonra, sanatçının bir diğer albümü “Miss Perfumado” 200.000 kopya sattı ve sanatçıya uluslararası bir şöhret kazandırdı. Fransız basını uzun süre sanatçıyı Billy Holiday, Edith Piaf gibi sanatçılarla karşılaştırdı.

cesaria2

Picture 1 of 9

1994 yılında “Sodade, les plus belles mornas de Cesaria” isimli toplama albümünü piyasaya süren sanatçı aynı yıl içinde içkiyi bırakma kararı aldı. 1995 yılında albüm satışlarından dolayı Grammy Müzik Ödüllerine aday gösterildi. “Cesaria” isimli albümünden sonra dünyanın dört bir yanında konserler vermeye başlayan sanatçı, 1997 yılından sonra “Cabo Verde”, “Mar Azul” albümlerini yayınladı.

1998 yılında Havana’da bir grup Küba’lı ve Brezilya’lı sanatçıyla “Cafe Atlantico” isimli albümünü kaydetti. Sanatçı 60 yaşına geldiğinde artık bir dünya starı haline gelmişti. Paris’te kendisine bir stüdyo kuran sanatçı 60’a yakın müzisyenle uzun süre çalışmanın meyvesi olan “Sao Vincente Di Longe” albümüyle büyük başarı yakaladı. Albümdeki iki şarkı “Linda Mimoza” ve “Negue” Küba’da, “Regresso” ise Brezilya’da kaydedilmişti…

Sonraki yıllarda Dünya’yı dolaşıp aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde yüzlerce konser veren Evora, pek çok ödül aldı. 2003’yılında Güncel Dünya Müziği kategorisinde “Aşkın Sesi (Voz d’amor)” adlı albümüyle aldığı Grammy ödülü bunlardan biri. Çıplak ayaklı diva olarak anılan sanatçı için bu ödüllerin belki en anlamlısı ülkesi tarafından verilen “Kültür Elçisi” ünvanı.Her şarkısı milyonlarca kişi tarafından dinlenen sanatçı, hayat verdiği hüzünlü şarkılarla tanınıyor. Şarkıları, Portekiz Fado’larından Küba ve Afrika müziklerine uzanan geniş bir yelpazeyi yansıtıyor.

Diskografi
2008- RADIO MINDELO
2006-ROGAMAR
2003-VOZ D’AMOR
2001-SAO VICENTE DI LONGE
1999-CAFE ATLANTICO
1997-CABO VERDE
1995-CESARIA
1994-SODADE
1993-MISS PERFUMADO
1991-MAR AZUL
1990-DISTINO DI BELITA
1988-LA DIVA AUX PIEDS NUS

Originally posted 2009-12-24 17:39:08. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16857634203

Better Tag Cloud