Dünyada elbette çok fazla “müzik ödülleri” var. Ancak “dünya müziği” kategorisinde ne yazık ki pek fazla bir şey yok. 2001 yılından beri BBC Radyo 3 tarafından yapılan “Dünya Müziği Ödülleri” diğer adı ile The Planets (gezegenler) bu kulvardaki tek öncü. Tüm adaylar her yıl Ekim ayında gerçekleşen WOMEX yani Dünya Müziği Fuar’ına katılan delegelerin ve BBC Dünya Servis uzmanlarının oylaması ile belirlenmekte. Afrika, Amerika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Asya Pasifik, Avrupa, Yeni Gelen Sanatçı, Kültürel Kesişim, Club Global ve müzikseverler tarafından seçilen yılın albümü şeklinde ayrılan dokuz farklı kategoride sanatçılar ödüllendiriliyor. Müzikseverler tarafından belirlenecek olan yılın albümü haricindeki – oy vermek için BBC- RADIO 3 web sayfasını ziyaret edebilirsiniz – tüm kategorilerin kazananlarını, uzman bir jüri seçiyor.
Bu yıl altıncısı gerçekleşecek olan Dünya Müziği ödüllerinin kazananları 31 Mart 2007 tarihinde BBC Radio 3′de yayınlanan “World Routes” (Dünya Güzergâhları) programında açıklanacak. Tüm kazananlar ise 27 Mayıs tarihinde hep birlikte Londra’daki Barbican Centre’da bir konser verecekler. Her yıl olduğu gibi tüm adaylardan ve kazananlardan birer parça Nisan ayında çift CD olarak piyasaya sürülecek. Bir cevher niteliğinde olan bu albümlerin hepsi arşivlik mertebesinde.
Genellikle arka planda kalan dünya müziğine dikkatleri çekmeyi başaran The Planets ödülleri bu türe olan ilgiyi hiç kuşkusuz arttırmakta. Popüler akıma alternatif bir yol açan dünya müziği bu ödül sayesinde farklı bölgelerden gelen yöresel sanatçıları geniş kitlelere tanıtmakta. The Planets Ödülleri adeta gölgede kalan dünya müziği sanatçılarının müziksel kariyerlerine katalizörlük yapmakta.
Elbette Dünya Müziğinin hak ettiği yere gelmesi için daha çok zaman gerekiyor fakat Dünya Müziği Ödüllerinin sürekli başarısı bu emek ve gayreti fazlasıyla desteklemekte. Böylece Dünya Müziği de diğer popüler tarzlar gibi hak ettiği yere gelecek.
2003 yılında Avrupa kategorisinde ödülü kaldıran Portekiz/Mozambikli Mariza, bu yıl da aynı kategoride karşımıza çıkıyor. Öte yandan Mercan Dede peş peşe dördüncü defa Club Global kategorisinde ödüle aday. Aslında daha popüler yarışmalarda görmeye alıştığımız Amerikalı rock-folk sanatçısı Ben Harper, Americas kategorisinde ödüllere aday. Bu yılki adayları şöyle bir tanıyalım.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika Kategorisi
Afrika Kategorisi
Amerika Kategorisi
Asya-Pasifik Kategorisi
Avrupa Kategorisi
Yeni Gelen Sanatçı Kategorisi
Kültürel Kesişim Kategorisi:
Club Global Kategorisi
Yılın Albümü Kategorisi
Originally posted 2009-12-27 15:47:33. Republished by Blog Post Promoter
Org öncülüğünde Afro ritimleri, kozmik Afro-funk ve ham rengarenk ezgiler… bunlar sadece Analog Africa kurucusu Samy Ben Redjeb tarafından toparlanan dans ettirme özellikleri yüksek olan albümün özeti.
14 parçadan oluşan çalışma 70’lerden gelen bestelerin Gana ve Togo arasında bol miktarda yapılan seyahatler sonucu bir araya getirilmiş. Samy bu seyahatleri süresince bestelerin orijinal sahiplerini ve/veya ailelerinin izini sürmüş. Projenin sonunda evine döndüğünde yanında bir düzine röportaj, taranmış 90 adet özgün fotoğraf ve 120 tane orijinal albüm kaydı ile dönmüş.
v.a. – Afro-Beat Airways – 12 – Rob – More by der digitale flaneur
Bunların hepsi ortalama 73 dakika olan ağır Batı Afrika ritimleri ile bezenmiş toplama albümle birlikte gelen, 44 sayfalık arşivsel renkli kitapçıkta bulunabilir. “Afro-Beat Airways” adlı çalışma Afrika kıtasında var olan funk, soul ve Caz tarzlarının yerel ritimler ile kavrulmasını inanılmaz bir biçimde dinleyenin zevkine sunuyor. Adeta elinizde bir zaman kapsülü var, dinleyeni nostaljik Batı Afrika Sesleri arasında süzülmesini sağlayan bir müziksel serüven.
Parça Listesi
1. Dankasa – Uppers International 3:36
2. Ma Nserew Me – Apagya Show Band 4:03
3. Me Yee Owu Den – K.Frimpong & His Cubano Fiestas 8:52
4. Break Through – Marijata 5:06
5. Odofo Nyi Akyiri Biara – Ebo Taylor & The Sweet Beans 9:54
6. Awula Bo Fee Ene – Orchestre Abass 3:45
7. Live in Other World – Itadi 5:05
8. Mumunde – Apagya Show Band 3:02
9. More – Rob 5:13
10. Né Noya – Cos-Ber-Zam 4:10
11. Afe Ato Yen Bio – De Frank Professionals 4:41
12. Ngyegye No So – African Brothers Band 6:17
13. Neriba Lanchina – Uppers International 4:04
14. Come Along – Ebo Taylor & The Pelicans 5:59
Originally posted 2010-07-25 08:00:30. Republished by Blog Post Promoter
Beş yaşından beri şarkı söyleyen Mozambikli Mariza (Nunes), Portekiz’in Blues’a cevabı olan Fado’yu, üç albüm ve sayısız konserden sonra uluslar arası bir müzik platformuna taşıdı. 2002 tarihili ilk albümü “Fado Em Mim” dâhil olmak üzere ölümsüz Fado kraliçesi Amalia Rodrigues ile kıyaslanan sanatçı, yıllardan beri sağlam adımlarla ve hakkıyla bu onurlu yolda ilerlemekte. Şu ana kadar profesyonel anlamda en ufak yanlış adım atmayan sanatçı, karizmatik kişiliği ile Fado’nun özüne sadık kalarak, müziğine eklediği güzellikler sayesinde diva olma yolunda. Sanatçı şimdi ise, Eylül 2005 tarihinde Lizbon’da 25.000 kişinin karşısında, Torre de Belém anıtının önündeki bahçede verdiği ücretsiz konserin albümü ve DVD’si ile karşımızda.
Küçük yaşta ailesinin restoranında şarkı söylemeye başlayan 1973 doğumlu Mariza, i lk büyük çıkışını 1999 yılında Lizbon ve Porto’da yapılan Amalia Rodrigues’ı anma konserlerinde yaptı. Aynı yıl ‘Fado’nun Sesi’ ödülünü aldı. İlk albümünün 300.000 satış yaparak tüm zamanların en çok satan Fado albümü oldu. Bir anda tüm dünyanın ilgi odağı olan Mariza, aldığı German Critic Awards 2001-2003, BBC Dünya Müzik Ödülleri 2003, European Breakers Award 2003, Portugals Personality of the Year Award 2003 ve Coup de Couer Mirror Award-Canada 2003 ödülleri ile ününe ün kattı. İkinci albümü “Fado Curvo” daha deneysel olmasına rağmen geleneksel parçaları zarif aranjmanlarla süsleyip Fado tarzında yeni bir oluşum yarattı. 2004′de gerçekleşen Atina Olimpiyatlarında Sting’le birlikte İngilizce/Portekizce seslendirdiği ‘A Thousand Years’ sanatçıya ayrı bir ilgi uyandırdı.
Kariyerinin en büyük konserinde Brezilyalı aranjman ve prodüktör Jaques Morelenbaum yönetimdeki 30 kişilik Sinfonietta de Lisboa grubuyla sahneye çıkan sanatçının vokallerinde en ufacık bir acemilik duyulmuyor. Mariza hiç olmadığı kadar sakin, tutkulu, dramatik, kuvvetli ve bir kristal kadar temiz vokalleri ile kusursuz bir canlı performansçı olduğunu kanıtlıyor. Albümdeki müziğin samimiyeti o kadar yoğun ki, bir önceki çalışmasındaki ince hesaplamaların hepsi doğal akıcılık ile yer değiştirmiş.
“Concerto em Lisboa” albümünde “Transparente” çalışmasında yer alan sekiz parçanın mükemmel konser yorumunun yanı sıra Mariza’nın birinci ve ikinci albümünde yer alan en bilindik parçalarının orkestra versiyonları bulunmakta. Bu çalışmada Mariza’nın Rodrigues’i andığı ‘Medo’; ‘Há uma música do Povo’ (İşte Halkın Şarkısı); ‘Meu Fado’ (Kendi Fado’m); ‘Cavaleiro Monge’; ‘Há Palavras Que Nos Beijam’ (Bizleri Öpen Sözcükler Var) ve ‘Ó Gente Da Minha Terra’ adlı parçaların canlı konser performansları dinleyeni Lizbon’daki o ölümsüz geceye taşıyor. Dinleyeni birebir o geceye götüren ve alkışlara katılmanızı sağlayan sıcak ve dokunaklı bir çalışma “Concerto em Lisboa”.
Şu bir gerçek ki, Mariza’nın albümleri ona sahip olduğu ünü getirmesine rağmen, asıl hayran kitlesi canlı performanslarından sonra oluşuyor. Fado’nun özlem ve acıyı yansıttığı melankolik yapısının aksine Mariza’nın müziğe getirdiği yaşama heyecanı ise bu müzik tarzının geniş kitlelerce sevilmesini sağlıyor. Bundan dolayı sanatçı her çalışması ile sürdürülebilir, kalıcı müzik peşinde koşuyor.
Sadece Fado’nun en iyi yorumcusu unvanının yanı sıra, dünyanın en heyecan verici vokallerinden birisi olan Mariza, 5 yıl gibi çok kısa bir sürede kendisine inanılmaz bir şöhret sağladı. Kendini bir kültürel ikon olarak görmeye başlayan sanatçı zamanının geldiğinin farkında ve bunu en iyi şekilde ve soğukkanlılıkla kucaklıyor.
mariza in london 25jan2010 from gorgeoux on Vimeo.
Originally posted 2010-03-05 09:05:05. Republished by Blog Post Promoter