
Carmen Souza Profil
Carmen Souza, Cape Verde’li bir aile içerisinde Lizbon’da (1981) doğdu, profesyonel olarak şarkı söylemeye 17 yaşında bir Lusophone Gospel Korosunda başladı ve o zamandan beri çeşitli projelere katılarak çok sayıda turneye çıktı. Besteleri, şarkıcı olarak katıldığı projelerin yayımladığı albümlerde de yer aldı.
Güçlü bir ruhsal kişiliğe sahip olan Carmen, müziği misyonu olarak gördü ve kendisini müzik vasıtasıyla ifade etme fırsatına sahip olma ayrıcalığını hissetti, bu fırsata layık olmak için her gün durmadan sıkı bir şekilde çalıştı. Theo Pas’cal, Ella Fitzgerald, Horace Silver, Luis Morais, Cesária Évora, Joe Zawinul, Bill Evans, Nina Simon, Billie Holiday, Joni Mitchell, Keith Jarret, Diana Krall ve diğerleri, hiç kuşkusuz onun gelişiminde ve bugüne kadar dinlemiş olduklarınızdan farklı bir kişisel tarz aramasında esin kaynağı olan müzisyenlerdir.
Yapımcısı, akıl hocası ve Portekiz’in en iyi basçılarından birisi olan Theo Pas’cal, onun yeteneğini keşfeden ve Carmen’i caz, füzyon ve onu gerçekten etkileyen diğer çağdaş seslerle tanıştıran kimse oldu. Carmen, 2003 yılında Theo ile birlikte, ilk albümü olan “Ess ê nha Cabo Verde” de yer alacak olan besteler üzerinde çalışmaya başladı. İlk kez 2005 yılında ve daha sonra 2006’da özel versiyonu çıkan “Ess ê nha Cabo Verde” albümü, sadece Cape Verde’de değil ABD’de de, uluslararası basından fevkalade değerlendirmeler aldı ve eleştirmenler tarafından Cape Verde müziğindeki gelişimin bir yansıması olarak görüldü.
Albüm, Avrupa’da, Cape Verde, Kanada ve ABD gibi ülkelerde çeşitli radyo programlarında listelere girdi ve ayrıca çeşitli ülkelerde de satışa sunuldu.
Carmen’in uluslararası ilk canlı performansı, 2005 Temmuz’unda, Birleşik Krallık, Reading’teki Womad Festivalinde, BBC3’ün “World on your street” programı çerçevesinde oldu. Konserde bulunanlar coşkulu bir tepki vererek Womad Mağazasındaki tüm plakları satın aldı. Bu konserden beri, dünya çapındaki daha büyük konserlerde de dinleyici kitlelerini hayran bıraktı ve gittiği her yerde çok etkileyici performanslar çıkardı. 2008 yılında ikinci albümü olan “Verdade” yi (2008) Connecting Cultures etiketi altında çıkardı.
2010 yılında, Afrika ve Cape Verde geleneksel ritimlerini Çağdaş Caz ve Afro-Latin ritimleri şık ve sofistike bir şekilde mükemmel harmanlayan “Protegid” (Korunan) isimli yeni ve etkileyici bir CD ile dönüş yapıyor. ‘PROTEGID’ ile karizması, sahnedeki rahat duruşu, fevkalade niteliklerdeki müzisyen grup arkadaşları ve o kadar ona özgü ve hayranlık uyandırıcı eşsiz vokali ile dinleyenlerinin gönlünü fethedeceği kesin.
Carmen Souza at WMDC Rotterdam (1) from noggy on Vimeo.
Originally posted 2010-03-22 09:10:32. Republished by Blog Post Promoter
Cesaria Evora 27 ağustos 1941 yılında Mindelo’da (Cape Verde) dünyaya geldi. Alkolik babasının ölümünden sonra annesinin fakirlikten dolayı Evora’yı yetimhaneye vermesiyle, sanatçının müzikal kariyeri yetimler korosunda şarkı söylemesiyle başladı. Onüç yaşında korodan ayrılan sanatçı , Eduardo isimli bir gemiciyle büyük aşk yaşadı. Ardından kendini yerel barlarda şarkı söylerken bulan sanatçı, aynı zamanda mornalar; diğer bir deyişle bir çeşit ulusal blues diyebileceğimiz şarkılar seslendirmeye başladı ve bu alanda kendini yetiştirdi.
1973 yılında Cape Verde adasının Portekiz kolonisinden çıkıp özgürlüğünü kazanmasından sonra popüler olmaya başlayan sanatçı, özellikle yüksek sosyetenin kabulünü kazandı. Buna rağmen köklerinden hiçbir zaman kopmayan sanatçı açlığın ve sefaletin ne olduğunu iyi bildiğinden bunu şarkılarına da yansıttı.
Bu dönemden sonra on karanlık yılını kendi kaderini ve ailevi ilişkilerini sorgulamakla geçirdi. 47 yaşına kadar adını kimsenin duymadığı Cesaria Evora (arkadaşlarının deyimiyle ‘Cize’) 1988 yılında De Silva isimli genç bir Fransız’ın teklifiyle Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” (Yalınayaklı Diva) isimli albümü kaydetti.. Albümün kendi toplumu tarafından oldukça beğenilmesinden sonra, sanatçının bir diğer albümü “Miss Perfumado” 200.000 kopya sattı ve sanatçıya uluslararası bir şöhret kazandırdı. Fransız basını uzun süre sanatçıyı Billy Holiday, Edith Piaf gibi sanatçılarla karşılaştırdı.
1994 yılında “Sodade, les plus belles mornas de Cesaria” isimli toplama albümünü piyasaya süren sanatçı aynı yıl içinde içkiyi bırakma kararı aldı. 1995 yılında albüm satışlarından dolayı Grammy Müzik Ödüllerine aday gösterildi. “Cesaria” isimli albümünden sonra dünyanın dört bir yanında konserler vermeye başlayan sanatçı, 1997 yılından sonra “Cabo Verde”, “Mar Azul” albümlerini yayınladı.
1998 yılında Havana’da bir grup Küba’lı ve Brezilya’lı sanatçıyla “Cafe Atlantico” isimli albümünü kaydetti. Sanatçı 60 yaşına geldiğinde artık bir dünya starı haline gelmişti. Paris’te kendisine bir stüdyo kuran sanatçı 60’a yakın müzisyenle uzun süre çalışmanın meyvesi olan “Sao Vincente Di Longe” albümüyle büyük başarı yakaladı. Albümdeki iki şarkı “Linda Mimoza” ve “Negue” Küba’da, “Regresso” ise Brezilya’da kaydedilmişti…
Sonraki yıllarda Dünya’yı dolaşıp aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde yüzlerce konser veren Evora, pek çok ödül aldı. 2003’yılında Güncel Dünya Müziği kategorisinde “Aşkın Sesi (Voz d’amor)” adlı albümüyle aldığı Grammy ödülü bunlardan biri. Çıplak ayaklı diva olarak anılan sanatçı için bu ödüllerin belki en anlamlısı ülkesi tarafından verilen “Kültür Elçisi” ünvanı.Her şarkısı milyonlarca kişi tarafından dinlenen sanatçı, hayat verdiği hüzünlü şarkılarla tanınıyor. Şarkıları, Portekiz Fado’larından Küba ve Afrika müziklerine uzanan geniş bir yelpazeyi yansıtıyor.
Diskografi
2008- RADIO MINDELO
2006-ROGAMAR
2003-VOZ D’AMOR
2001-SAO VICENTE DI LONGE
1999-CAFE ATLANTICO
1997-CABO VERDE
1995-CESARIA
1994-SODADE
1993-MISS PERFUMADO
1991-MAR AZUL
1990-DISTINO DI BELITA
1988-LA DIVA AUX PIEDS NUS
Originally posted 2009-12-24 17:39:08. Republished by Blog Post Promoter
Geleceğin Cesaria Evora ’sı olarak lanse edilen Andrade, “Storia storia” albümünde günlük yaşam, hayat ve aşk üzerine hikâyeler anlatıyor. Sosyopolitik mesajlarla dolu “Juana”’da Cape Verde’li kadınların yaşadığı zorluklara, Berlin Duvarı’nın yıkılışına ve sıradan insanların geleceklerinin belirsizliğine değinirken, “Konsiensa”’da ise hayatta yerinde sayan bir insan olmamak için kendine yalvarıyor. Albümle aynı ismi taşıyan “Storia Storia”da Mayra’ya Brezilyalı bir çocuk korosu eşlik ediyor ve tüm renklerin bir arada yaşadığı çok kültürlü bir dünyada yaşadıkları için Tanrı’ya şükrediyorlar. “Seu” üç yıldır sanatçının kafasında dolanan çok güzel bir melodiden ortaya çıkıyor!
Çocukluk ve gençliğini Cabo Verde’nin yanı sıra Senegal, Angola ve Almanya gibi çok farklı coğrafya ve kültürlerde geçiren Küba doğumlu Mayra’nın sahip olduğu renkli ve zengin müzikal dili tıpkı yaşamının bir aynası gibi büyük bir çeşitliliğe sahip. Cape Verde’nin büyük şarkıcılarını dinleyerek geçen çocukluğunda müziği tamamen kendi kendine öğrenen genç sanatçı, tüm akademik formül ve armoni sistemlerinden gelen yargı ve önyargılardan bağımsız, özgür bir anlayışla yazdığı müziğini geldiği toprakların müzikal çeşitliliğinde aramakta. Anavatanının geleneksel tınıları üzerinde temellendirdiği müziğini farklı müzikal stil ve renkler ekleyerek de besleyen Mayra, yenilikçi caz ritimlerinden Brezilya müziğine uzanan mümkün olan tüm kaynaklardan da esinleniyor. Yarattığı müziği farklı türler için müzikal bir kavşak olarak tanımlayan genç sanatçının yalın ve içten duygularla dolu parçaları kadar parlak sahne performansı da ışıldayan yeteneğini hemen fark etmenizi sağlayacak.
Sanatçı 30 Kasım akşamı saat 20.00′de İş Sanat’ta konser vermek üzere İstanbul’a geliyor. Dünya Müziği severlere duyurulur.
Originally posted 2010-11-25 13:57:57. Republished by Blog Post Promoter