// Arşiv

caz

This tag is associated with 66 posts

Huong Thanh – Nguyen Lé: Kırıılgan Güzellik

Huong_Thanh_Nguyen_Le_6_by_Nathalie_Roze
Fragike Beauty

“Fragile Beauty” ilk defa şarkıcı Huong Thanh ve gitarist Nguyen Lé’nin-her ikisi de Vietnam doğumlu ama Paris’te yaşıyor - fiilen baştan sona çalıştıkları bir albüm. Bundan önce karşılıklı kendi solo çalışmalarında üç defa bir araya gelen sanatçılar bu doğal sürecin sonucu “Fragile Beauty”de hünerlerini birleştirdi. Akıllıca düzenlenmiş geleneksel parçaların yanı sıra yeni yazılan besteler zamansızlığı ve Vietnam müziğinin çağdaş evrimini yansıtıyor albüm.

Bu albümdeki müziği dünya müziği, dünya cazı veya kendi tanımınıza uyan her hangi bir klasmana sokabilirsiniz zira içeriği çok geniş, tek kelimeyle albümün adını yaşatıyor Narin Güzellik. Yumuşak caz gitar tınısı, iğne uçlu keskin Vietnam vokalleri, tüm açılar ve şölensel ritmik prizma albümün hamurunu oluşturan temel unsur. Huong Thanh şarkı söylüyor ve Nguyen Le gitarıyla onu takip ediyor, müziksel patikalar çizilip, yaşatılıyor ve bu süreç albümün sonuna kadar devam ediyor. “Fragile Beauty” bir müzik birlikteliğinin en güzel özelliklerini ahenk içerisinde, yumuşaktan keskine uzanan bir dalgalanma ile dinleyenlere aktarıyor.

Nguyen_Le_Huong_Thanh_13_by_Nathalie_Roze
Nguyen Le & Huong Thanh (c) NathalieRoze

Uzak Doğu, Batı, Oryantal ve Afro-beat ezgileri arasında süzülen albüm tam bir enstrüman ordusunun ortaya çıkarttığı müziksel harmanlama. Yaklaşık otuz enstrümanın kullanıldığı albümde her enstrüman kendine verilen süreç içerisinde rolünü başarıyla tamamlıyor ama en önemli enstrüman hiç şüphesiz Thang’ın kendi sesi. Karim Zaid’in vurmalıları ‘The Swallows Bridge’ adlı parçanın ortalarında basçı Etienne Mbapp ile bası ile buluşup hassasiyet ve nadir bir güzellik yaşatıyor. Bestelerin kültürel geçmişine rağmen tüm dünyaya yayılmış enstrümanların var oluşu albümü global bir kişiliğe büründürüyor.

Bu tür müzik birliktelikleri eskiden beri samimi ve sıcak karşılanmıştır ancak ilk dinleyişte Fragile Beauty iki üç tonun farklı yönlerden gelip aynı ritimsel masada buluşması biraz yadırgansa bile bu albümün içine girdikçe hemen yön değiştiriyor. Melodilerin vokaller ile birlikte farklı yönlere çekilmesi heyecan verici bir ortam sağlıyor. Bu durum özellikle Yeni Vietnam tiyatrosunun en meşhur sanatçılarından biri olan Cai Luong’un kızı olan Thanh’ın gitarsız olarak sadece vokelleri ile süslediği parça ‘The Pavillion of Crystallizes Azu’ kendisini ifşa ediyor. Farklılık ancak bu kadar uyum sağlayabilir ve güzelliğe gebe olur.

Bu dinlediğimiz kurnaz albümlerden biri, ilk başta sağ gösterip sonra sol vuran türden. Thang’ın kristal kadar berrak olan vokalleri ritimlerin vurgularından, melodilerine, vuruşlardan yansımalara albümün geleneksel yönüne sahip çıkarken Nguyen Le Hendrix mirasıyla modern aranjmanları, caz yenilikçiliğini ve avangart stilini getiriyor. Birleşik yapılandırma ortaya organik ve şu ana kadar çıkan en olgun çalışmayı çıkartıyor. Vietnam şiirinde sık sık rastlanan Budizm’den esinlenen resimlerden ilham alan albümün ana teması dünyanın geçiciliği ve varlığın narinliği. Albüm narin bir açılış yapan ‘Drifting On The Water’ile dinleyenleri karşılıyor, Huong Thanh burada yerinde caz altyapısı ile narin sesini fısıldıyor. Daha sonraki parçalarda hassas işlevsel kombinasyonlar dinleyeni albümün derinliklerine çekmeyi başarıyor. Albümde hüküm arada sırada elektronik makyaj ile süslenen yavaş parçaların elinde. Güney Vietnam’dan gelen bir yaşlı balıkçının konu edildiği ‘Go Cong Blues’ bunun en güzel örneklerinden biri. Albümle aynı ada sahip olan parça ise ses dolgunluğunu ustaca işlenen tutku ve istikrarla yansıtıyor. Güzellik gerçekten geçici bir kavram olabilir ancak bu albümdeki güzellik bir nebze olsu bunun ölümsüz olabileceğinin göstergesi.

Nguyen_Le_Huong_Thanh_8_by_Nathalie_Roze
Nguyen Le & Huong Thanh By Nathalie Roze

İşin özünde “Fragile Beauty” kusursuz bir dünya Müziği örneği, özellikle Uzak Doğu müziğine ilgi duyan ve açık zihniyetli caz severler için.

Parça Listesi

1.Drifting On The Water – 03:48 (Lê, Nguyên)
2.Weaving & Awaiting – 05:58 (Lê, Nguyên)
3.Faithfulness – 03:39 (Lê, Nguyên / Huong, Thanh / Miyazaki, Mieko)
4.Plantation Song – 04:22 (Lê, Nguyên / Van Hong, Nguyên)
5.The Five Calls Of The Night – 05:03 (Lê, Nguyên)
6.Fragile Beauty – 05:12 (Lê, Nguyên)
7.Rowing The Sampan – 03:17 (Lê, Nguyên)
8.The Pavilion Of Cristallized Azure – 04:54 (Lê, Nguyên / Huong, Thanh / Mieko Miyazaki)
9.At Dusk, From The West Balcony – 04:18 (Lê, Nguyên / Thanh, Huong / Van Hong, Nguyên)
10.Go Cong Blues – 03:57 (Garcia Fons, Renaud / Thanh, Huong / Van Hong, Nguyên)
11.The Swallows’ Bridge – 06:23 (Lê, Nguyên / Van Hong, Nguyên)
12.Tales Of The Mountain – 07:18 (Lê, Nguyên / Thanh, Huong)

Katkıda Bulunanlar:
Huong Thanh – vocals
Nguyên Lê – electric & acoustic guitar, synthesizer, computer
Mieko Miyazaki – koto
Hao Nhiên Pham – monocorde (dàn bau), 16-strings zither (dàn tranh), sao, meo bamboo flutes
Nguyên Van-Hong – backing vocals
Paolo Fresu – trumpet, fluegelhorn
Stéphane Guillaume – soprano sax, flutes
Renaud Garcia-Fons – pizz & arco acoustic 5-string bass
Etienne Mbappé – fretless bass
Alex Tran – percussions
Francis Lassus – percussions
Illya Amar – bamboo balafon (trung)
Dominique Borker – piano


Huong Thanh & Nguyen Le – Fragile Beauty
Yükleyen jazzmusprod. – Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaÅ�ayın!

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Dee Dee Bridgewater: Bir Caz Divası’nın Sesiyle Dünya Müziği

Dünya Müziği’nin son dönemlerdeki kollanarak gelişimi her müzik türü ile bir şekilde uyum içerisinde bütünleşmekte. Ortaya çıkan çalışmalar ise uzun zamandan beri kulaklarımızın duymadığı kalite niteliğini hakkıyla taşıyan üretimler. Bu tür melodik ahenklerin çatısı altında bir tarafta genç ve yeni sanatçılar kendi tarzlarını arşınlamakla meşgulken, diğer tarafta efsanevi isimler köklerini ziyaret etmekte. Bunun en son örneği Topkapı Müzik etiketi ile piyasaya çıkan yeni albümü “Red Earth-A Malian Journey” olan Denise Eileen Garrett yani namı değer Dee Dee Bridgewater.

Dee Dee Bridgewater Red Earth Albüm Kapağı
Dee Dee Bridgewater Red Earth Albüm Kapağı

1950 yılında Memphis’de doğan sanatçı bir caz trompetçisi olan babası sayesinde yoğun şekilde caz müziğine maruz kaldı. Cazın göbeğinde büyüyen sanatçı, tüm gençlik yıllarını müzik eğitimi görerek geçirdi.  Ard arda açılan müziksel kapılar sayesinde bu genç caz tutkunu, 1970’lerin başlarında henüz daha yirmi yaşındayken, Thad Jones-Mel Lewis Jazz Orkestrası’nda baş solist pozisyonunu kaptı. Böylece sanatçının günümüze kadar halen sürmekte olan uzun ve başarılı sanat hayatı başlamış oldu. Bu sanat hayatında kimlerle yolu çakışmadı ki, bunların arasında Sonny Rollins, Dizzy Gillespie, Dexter Gordon, Ronald Kirk ve Max Roach sadece birkaçı. Ona caz sanatçısı derken, bu tarzın sunduğu standartlara endamlı yaslandığının altını çizmekte fayda var, zira Dee Dee hiç kuşkuşuz her türden melodiyi doğal bir şekilde caz duygusuyla yorumlayabiliyor. Tam bir tutku şarkıcısı olan Dee Dee Bridgewater kariyeri boyunca bu yeteneğini elini attığı her müzik türünde ortaya çıkartmayı başardı.

Bir dönem caz sanat yaşamının haricinde sahne performanslarına merak salan sanatçı kısa sürede bu kulvardaki egemenliğiyle geniş izleyici kesimini büyülemeyi başardı. “The Wiz” adlı ünlü oyundaki rolüyle Tony ödülüne layık görülmesi, özellikle bu müzikalde yer alan ve sanatçının imzası olarak lanse edilen ‘If You Believe’ parçası ile tüm müzik tutkunlarının yüreğini feth etmiş olması. Efsanevi caz şarkıcısı Billie Holiday’in hayatını konu alan “Lady Day” adlı müzikalindeki rolü ile Laurence Oliver ödülüne aday gösterilmesi bu kulvarda ne kadar başarılı olduğunun sadece birkaç göstergesi.

Dee Dee Bridgewater
Dee Dee Bridgewater

Ancak 1980’lerin sonuna doğru müzik tutkusunun ağırlığı her şeyin önüne geçti ve Dee Dee müzikalleri bir yana bırakarak tekrar caz dünyasına geri döndü. 1987-1990 yılları arasında “Live In Paris”, “Victim of Love” ve “In Montreal” adı altında üç önemli albüm yayımlandı. Poptan caza çok geniş bir müzik ufkuna sahip olan sanatçı, daha sonra ustası olan Horace Silver anısına hazırlanan 1990 tarihli “Love and Peace: A Tribute to Horace Silver” adlı albümü çıkarttı. Bunu 1997 yılında Ella Fitzgerald’ın anısına kaydettiği “Dear Ella” adlı çalışması takip etti ve bu albümü sayesinde 1998 tarihindeki Grammy ödülünü kucakladı. Yoğun müziksel serüveni ve elini attığı her projeyi hakkıyla başarıya taşıyan sanatçı, yaratıcı kişiliği ve sonsuz caz yelpazesi sayesinde son otuz yıldan beri kendinden oldukça fazla söz ettiren bir sanatçı konumuna geldi.

Dee Dee Bridgewater her şeyden öte geleneksel cazdan yakıcı doğaçlama yorumlarına kadar müziksel yelpazeye yeni çehre getiren bir sanatçı. Korkusuz ve özgür olması beklide onun günümüzün çok yönlü ve ilham verici sanatçısı olduğunun en büyük kanıtı. Yetenek ve ilham kazanlarının kaynağı yeni projesi “Red Earth–A Malian Journey” hem ileriye dönük hem de geçmişine bağlı bir organik yapıya sahip. Amerikan caz anadilini, Mali ritimleri, yerel vokaller ve geleneksel enstrümanlar ile evlendiren Dee Dee Bridgewater, günümüzün en önemli caz ve dünya müziği ekseninde dönen müziksel çalışmasını yaratmış dersek abartmamış oluruz.

“Red Earth–A Malian Journey” adlı çalışmanın temelleri, Bridgewater’ın Birleşmiş Milletler bünyesinde olan Yemek ve Tarım Organizasyonun (FAO) tarafında 1999’da dünyanın ilk elçisi seçilmesiyle atıldı. Sanatçının yıllar geçtikçe Nijerya, Fildişi Sahilleri, Senegal, Kongo, Benin, Güney Afrika, Mali ve Madagaskar’dan toparladığı müziksel arşiv daha sonra tam bir müzik dehlizi olan Mali’nin ön plana çıkması ile bu ülkeye irdingendi. Ancak oldukça yoğun olan sanatçı bu konuya 2004 yılından itibaren konsantre olabildi. İlk fyakaladığı fırsatta geleneksel Mali ve caz ezgilerinin harmanlanmasına karar veren sanatçı böylece kolları sıvadı. Mali’de kadınların erkek dominatlığı altında ezildiğini gören Dee Dee Bridgewater, bu yeni çalışmasında yerel kadın hakları savunucusu Oumou Sangare, Ramata Diakit, yükselen yıldız Mamani Kita ve Mali’nin altın kadın sesi olarak kabul edilen Fatoumata “Mama” Kouyate gibi sanatçılar ile çalışarak Mali’deki kadınların nelere kadir olabileceğini kanıtladı.

Dee Dee Bridgewater
Dee Dee Bridgewater

Sanatçının son çalışması, basta Ira Coleman, piyanoda Edsel Gomez, perküsyonda Minino Garay, ngonide Baba Sissoko, balafonda Lansin Kouyat, korada Mamadoue Cherif Soumano ve arka vokallerde Assitan Kita ve Kabin Kouyat gibi çok değerli müzisyenlerden oluşan bir müziksel ordu ile gerçekleştirilmiş. Albümde yer alan parçalardan ‘Bani (Kötü Ruhlar)’, ‘Sakhodougou (Griot’lar)’, ve ‘Massane Ciss (Kızıl Dünya)’, 12. ve 13. yüz yıllara kadar uzanan geleneksel ezgiler ve Dee Dee Bridgewater’ın yerinde katkılarıyla modern bir çehreye bürünmüş. Diğer dikkat dünya müziği sentezi ile bezenmiş parçalar ise, ‘Massane Ciss (Kızıl Toprak)’ ve yenilenmiş Sgou ‘Griot’ parçası, ‘Demissnw (Children Go ‘Round)’. ‘Mama Digna Sara Ye (Mama Don’t Ever Go Away)’ ve ‘Djarabi (Oh My Love)’ gibi parçalar ise orijinal ezgilerden türetilmiş olmalarından dolayı dikkat çekiyor.

Son yüzyılın en başarılı caz vokallerinden biri olan sanatçı, bu yeni çalışması ile hiç şüphesiz caz dünyasına nefeskesen ve yenilikçi bir vizyon kazardırdı. Kendi Afrika köklerini Mali’ye kadar süren sanatçı, bu yolculuğunda zengin geleneksel caz ezgilerini bir o kadar zengin olan Afrika gelenek

sel müziği ile birleştirmiş. Ortaya çıkan çalışma ise tam anlamıyla bir organik müziksel deneyim. İstanbullu sanatseverlerin yakından tanıdığı bir efsane olan sanatçı, farklı bir kavram altında bu deneyimi paylaşıyor.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Buika’nın Altın Albüm Başarısı

Concha Fuego Albüm Kapağı

Concha Fuego Albüm Kapağı

İspanyol ses sanatçısı Buika’nın Warner Music etiketiyle Şubat 2009’da yayımlanan “Nina De Fuego” albümü, uluslararası piyasada 5000 üstü bir satış rakamına ulaşarak “Gold” (Altın) statüsünü elde etti. Bu önemli başarısıyla Buika, yılın en iyi çıkış yapan sanatçılarından biri olarak kabul gördü.

“Bir kişinin sanatı kimi zaman acısındadır ve bence kişi bunu soluk alır gibi her anında olduğu gibi anlatmalıdır”

Geleneksel copla şarkılarını flamenko, caz ve rumba ritimleri ile birleştiren, Afrika’dan sürgün edilen ailesinin köklerini Afro-Küban ritimleriyle buluşturarak, çağdaş İspanyol ve Latin müziğinin melankolik aşk şarkılarının yeni sesi olan Buika, flamenko geleneğiyle cante tarzını cazla daha yükseğe taşıyor.

“Ben bir Afrikalıyım ve Afrikalı müzik eğitimi almaz” diyerek yeteneğinin köklerinden geldiğini açıklayan sanatçı caz, funk, flamenko ve copla’yı ince bir ustalıkla birleştiriyor ve neo-soul diyebileceğimiz bir tarzda buluşturuyor.

The New York Times’ın ünlü müzik eleştirmeni Jon Pareles’in New York’taki ilk canlı performansını “muhteşemden öte özetlenemez” diyerek yorumladığı Buika, albümü ”niña de fuego” ile 2008 Latin Grammy Ödülleri’nde albümün prodüktörü Javier Limón’a  albüm prodüksiyonu dalında Grammy kazandırdı. Albümde şarkı sözü yazarı kimliğini de ortaya koyan sanatçı, repertuvarına Meksika’nın geleneksel türlerinden ranchera‘ları da katıyor.

Buika

Picture 1 of 4

Afrika’dan sürgün edilen ailesinin kökenlerini müziğine taşıyan ve ünü İspanya’dan dünyaya yayılan Buika, İspanyol müzik sahnesinin en kendine has müzisyenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Buika from Festival de Teatro on Vimeo.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Arşiv

Slideshow

Get the Flash Player to see the slideshow.

Zekeriya S. Şen Foto

    http://zekeriyassen.tumblr.com/post/879736728http://zekeriyassen.tumblr.com/post/875433366http://zekeriyassen.tumblr.com/post/861167031http://zekeriyassen.tumblr.com/post/844720913

Better Tag Cloud