// Arşiv

CD

This tag is associated with 13 posts

Lubna Salameh

Haifa’da dünyaya gelen Lubna, şimdilerde Galilee’nin kuzeyinde bir kasabada yaşıyor. Daha çocuk yaşta klasik Arap şarkıları söylemeye başlamış, Arap kültürünün klasik kadın şarkıcıları ve özellikle Ümmü Gülsüm’ün şarkılarıyla ustalaşmış. Orkestrayla beraber İsrail, Filistin, Avrupa ve Amerika’da festivallere katılan Lubna klasik Arap müziğinin en iyi yorumcularından biri.

Nazareth Orkestrası’nın büyük ses getiren ilk iki albümünün yıldızı olan Lubna, Türkiye’den Ömer Faruk Tekbilek, İngiltere’den ünlü alternatif rock grubu Radiohead’in solisti TomYork gibi uluslararası sanatçılarla sahne almış.

Lubna, yorumlarıyla, klasik şarkılara  kendine has derinlik ve otantik tatlar katarak Arap müziğine yeni bir soluk getiriyor.

Originally posted 2010-03-27 08:21:36. Republished by Blog Post Promoter

Dijital Müzik

 

Dijital Müzik Firmaları Logoları

Dijital Müzik Firmaları Logoları

Herkesin söyleyecek bir lafı var bu konuda. Müzik firmaları ilk başta bu kavrama şiddetle karşı çıktı zira bal sürülmüş ekmeklerine bir müdahale olduğunu gördü. Bir tehdit olarak algıladı. Müzisyenler ise tam olarak olaya vakıf olmadan hemen muhalefet yapmaya başladılar. Onlara göre müzikleri ucuza ve haksızca kullanılıyordu/paylaşılıyordu. Aslında ilk başlarda durum böyle olmasına rağmen şimdi başka bir safhada değerlendirme yapmakta fayda var. Ben dijital müzik dünyasını savunuyorum.

Neden peki? Çünkü kullanıcıya, bu durumda dinleyiciye, müziksevere ne dersek diyelim, daha kolay ulaşılıyor. Dinleyici daha özgürce istediğini tercih ediyor ve bu bağlamda kısıtlanmıyor. Her ne kadar CD kültürüne tutkuyla bağlı olsam bile her zaman içimi acıtan bir durum söz konusu olmuştur. Bu da alacağım CD hakkında bir ön dinleme yapamamış olmam. Eminim hepimiz zamanında tek bir parçanın güzelliğine kapılıp söz konusu grubun hemen gidip CD’sini almışsızdır. Eve bir heyecan ile dönüp CD’yi çaldığımızda ise bu grubun tek parçalık bir ekip olduğu acı gerçeği ile baş başa oturup kahrolduğunuza eminim.

Oysa şimdi bu durum farklı.

Bir CD’yi otuz saniyelik ve zaman zaman daha fazla süre kısıtlamalarıyla baştan sona dinleme imkanınız var. Bu doğrultuda ya dijital olarak CD’yi sanal ya da arşivsel bağlamda tutulabilir formatta satın alabilirsiniz. Böylece içinize sinen, kazıklanmadığınızı hisseden bir durum gerçekleşir. Eskiden müzik firmalarının en büyük kozlarından biri tek parçalık ekiplerin müziğini genel bir paket içerisinde kilitleyip tüketiciyi satın almaya mecbur kılmaktı. Bu zamanla yıkıldı ve artık her şey özgürleşti.

 

Dikital Müzik

Dikital Müzik

Artık bir CD’de yer alan tek bir parçaya veya hepsine sahip olabilirsiniz. Bu maddi ve keyfi anlamda özgür bir yaklaşım. Ben bir müziksever olarak bu konudan çok mutluyum. Artık tek parçalık bir grubun CD dayatmasından kurtulduk. Bu zamanında müzik firmalarına çok büyük bir kazanç sağladı. İnanmıyorsanız arşivinizde böyle olan CD’lere bir göz atın, ne dediğimi daha bir algılayacaksınız.

Dijital Müzik Dünya’sının bir diğer kazancı ise aradaki reklam – dağıtım unsurunu kaldırmış olması. Artık bir sanatçı /  grup birebir dinleyicisine ulaşabiliyor. Bu sıcak temas hem uzun ömürlü hem de kalite çıtasını arttırıyor. Günümüz sanatçıları, bestecileri ve yapımcıları artık çok iyi olmaları gerektiğini kavramış durumda. İnanılmaz güzellikte eserler vermek zorunda olduklarının farkında. Bu artık yoğunlaştıkları tek nokta diyebilirim. Eğer bunu yapamazlarsa başarı şansları oldukça küçük. Aradaki dağıtımcılarında sanallaştığını düşünürsek artık internet kaliteli veya kalitesiz üretimlerin paylaşılmasında oldukça etkin. Bundan dolayı eğer kalite çıtanız yüksek değil ise başarınızda bir o kadar düşük olabilir. Bilinçli tüketici sanal ortamda acı söyleyebilir. Buna hazırlıklı olmak ve her zaman daha iyi yaratıcı nasıl olurum ona bakmak gerekir.

Dijital Müzik Dünyasının elbette kötülükleri de var. Bunun en büyük unsurundan birisi çöplük zihniyetini de beraberinde getirmesi. Sanal kolaylığın hakim olduğu bir dünyada bol kalitesiz ürünlerde kendine yer edinmekte. Bunlar bir anlık heyecan yaratmış olsa bile zamanla unutulup gitmekte ancak bedenleri bu dünyada bir yer tutmakta.

Fakat Dijital Müzik Dünyasının müzikseverlere sunduğu olanaklar, faydalar kötülükten daha çok. Yaptırımdan, baskıdan, kakalamaktan uzak, aksine ulaşılabilir, özgür, kavrayıcı. Ben bundan çok mutluyum.

2007-2011 Yılları için Amerika Dijital müzik grafiği

2007-2011 Yılları için Amerika Dijital müzik grafiği

Müzik endüstrisi büyük plak şirketleri tarafından kontrol edilen bir mekanizma olmaktan çıktı. Hem dağıtım, hem de erişim, yeni unsurlardan oluşan, yeni müzik ve sanatçılar akımına dönüştü. Müzik firmaları buna karşı ciddi bir savaş verdi ancak artık onlar da durumun farkına varıp sanal yönlendirmeye boyun eğdi. Artık günümüzde sanatçı kendi kariyerini yönlendirebilir, sıcak temasla dinleyicisine birebir erişebilir konumda. Akıllı ve yaratıcı olanlar bunu çok güzel kullanmakta. Artık eskiden müzisyenlerin ya da müzik firmalarının yaptığı gibi kişinin bir müzik kaydı hazırlaması fikri geçerli değil. Bu durum kendisini müzik firması olarak adlandıran kurumlar için ciddi bir sorun teşkil ediyor ve zincirleme olarak bu ekonomiyi temellerinden sarsıyor.

Uzun bir süreden beri kayıttan para elde edilemez oldu, bu grafik sürekli düşüşte. 70-80 yıllık bir tarihi olan müzik endüstrisi artık pastanın büyük bir kısmını tüketiciler ile paylaşmak zorunda. Eskiden 19.99 USD’ye satılan yeni albümler artık 5.99’a satılabiliyor ve hala bu camia para kazanıyor. Hatta Radiohead gibi gruplar kazançlarını birebir dinleyicilerin eline bile bırakabiliyor. Benim gözlemim, bu yeni gelişim sonucu olarak en fazla kazançlı olanlar tüketiciler. Her zaman olması gerektiği gibi.

Gelen yıllar neler gösterecek tahmin etmek zor ancak şu bir gerçek ki müzik firmaları bu yeni dalgalanmaya ayak uydurmamakta ısrar ederlerse yok olmaları işten bile değil.

Araştırma esnasında faydalanılan sayfalar:

Originally posted 2011-05-31 10:52:50. Republished by Blog Post Promoter

CD İstatistikleri

cd Müzikseverlerin hayatına girip vazgeçilmez bir parçası olan CD’ler hakkında bilmediğiniz dokuz şey:

  1. Bir CD’nin teoride ömrü ortalama 100 yıl. Daha bu süre doldurulmadığı için doğru olup olmadığı kanıtlanamadı.
  2. Bir CD’nin çapı 12 santimetredir.
  3. CD Sony ve Philips şirketleri tarafından geliştirilip ilk defa 1982 yılında piyasaya sürüldü.
  4. İlk ticari CD albüm, Ekim 1982 yılında Japonya’da piyasaya çıktı. Bu albüm Billy Joel’in “52nd Street” adlı çalışmasıydı.
  5. CD’nin içerisindeki tüm verileri düz bir çizgi halinde açtığınız takdirde uzunluğu yaklaşık 4 mil yani ortalama 6.5 kilometre.
  6. İlk CD 45’lik 1985 yılında piyasaya sürüldü. Söz konusu CD 45’lik Dire Straits’in “Brothers In Arms” parçasından oluşuyordu ve grubun 1985 Avrupa turnesini anmak/kutlamak için Almanya’da promosyonel olarak basılmıştı.
  7. Bir CD’nin içerisinde yer alan veri 7 Zip diskine, veya 473 tane 3.5’’ diskete veya 400.000 yazılı A4 sayfaya tekabül etmektedir.
  8. Kaydedilen CD’lerin ortalama üçte biri korsan olarak üretilmektedir.
  9. Kaydedilen CD’ler ile satılan boş CD’lerin sayısı yaklaşık birbirine eşittir.

Originally posted 2010-02-04 09:31:12. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17200717431http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130

Better Tag Cloud