// Arşiv

Dünya Müziği

This tag is associated with 334 posts

Bassekou Kouyate ve Ritim Sopası Grubu

Ngoni* enstrümanı dünyada çok fazla ön planda olmayan ve pek bilinmeyen bir çalgı aleti. Ait olduğu Batı Afrika topraklarında bile, djembe, kora ve balafon gibi diğer yöresel çalgı aletlerine kıyasla nispeten göz ardı edilmekte. Bundan dolayı dünya müziğinin bilfiil içinde olan kişiler tarafından bile ngoni enstrümanına karşı bir yabancılık söz konusu. Oysa bu 3–5 telden oluşan ut/gitar benzeri enstrümanın çok eski bir tarihi olmasının yanı sıra sunabileceği çok fazla derinlikleri var. Bundan dolayı ngoni üzerine yapılan çalışmalar son dönemlerde ister istemez bir heyecan yaratmakta. Çok geniş bir ritim ve ses yelpazesine sahip olan, dünya müziği kulvarında alışılmışın dışında bir ses dehlizi sunan, ngoni son dönemlerde ortaya çıkan başarılı çalışmalar sayesinde hak ettiği alakayı görmeye başladı. Ngoni üzerine çıkan en kapsamlı çalışmalardan biri geçtiğimiz aylarda Afrika müziğine aşina olan kulakların yakında tanıdığı Bassekou Kouyate tarafından kaydedildi. Ali Farka Toure, Kase Mady, Toumani Diabate ve Vieux Toure gibi Mali’nin tüm aristokrat sanatçıları ile çalışmış olan Bassekou Kouyate bu çalışmasına kadar hep arka plandaki sanatçılar arasında yer aldı. Söz konusu çalışması “Segu Blue” ile ön plana atılan sanatçı, bunu çoğu kulakların yabancı olduğu ngoni enstrümanı ile yapıyor olması ise ayrı bir heyecan. Dünyanın ilk ngoni tabanlı çalışması olan “Segu Blue” şimdiden klasikler arasında yerini almış bulunuyor.

Mali toplumunda çok önemli bir konuma sahip olan ngoni, müziksel aile olarak bilinen Griot’ların ilk enstrümanı ve böylece Griot melodilerinin ilk çıkış noktası. Sözlerin yetersiz kaldığı yerde devreye girmesi ile bilinen ngoni, bir enstrümandan öte aynı zamanda bir iletişim aracı. Tartışma, savaş ve kavgaları yatıştırması ile bilinen ngoni, Mali kültüründe barışçıl ruha sahip bir enstrüman olarak benimsenmiş durumda. Kavgalı bir ortamda ngoni çalmaya başlayınca her iki taraf kulaklarına ulaşan barışçıl melodiler sayesinde sakinleşme zamanı geldiğini bilir. Hatta geleneksel ‘Kanjo’ adlı bir parçanın sadece bu tür ortamlarda çalınmak üzere bestelendiği biliniyor. Öte yandan Mali kültüründe önemli bir yere sahip olan doğum, ölüm, sünnet ve düğün gibi kutlamalar hiçbir zaman ngoni olmadan yapılmaz. Bu da enstrümanın Mali halkı hatta tüm batı Afrika kültürü ile birebir iç içe olduğunun en büyük göstergesi. Diğer hiçbir enstrüman bu kadar önemli bir özelliğe sahip değil çünkü hiç biri ngoni kadar eski, prestijli ve büyüleyici değil.

Her ne kadar Afrika kıtasında yer alan tüm yaylı enstrümanların atası olarak kabul edilse bile ngoni zamanla ne yazık ki diğer yerel enstrümanların parlamasıyla arka plana itildi. Arada sırada birkaç dünya müziği çalışmasında görünmenin haricinde ngoni resmen kayıplara karışmak üzereyken Bassekou Kouyate bu enstrümanı ele alıp güncel dünya müziği normlarına getirdi. Böylece geleneksel kalıplardan çıkartıp her türlü ritimle çalınabilecek hale getirdi. Adeta ölmek üzere olan bir enstrümana yeniden hayat verdi.

Segu bölgesinde yer alan Garana köyünde hayata gözlerini açan Bassekou Kouyate, bir ngoni virtüözü olan dedesi Jali Musa Kouyate sayesinde 12 yaşında ngoni ile tanıştı. Ngoni çalan bir Griot ailesinden geldiği için bu kaçınılmazdı çünkü sülale içerisinde ngoni enstrümanı her zaman babadan oğla geçen bir miras olarak benimsendi. Saf Griot kanı taşıyan Kouyate ailesi 10. yüz yıldan beri bu enstrüman ile özleşmiş durumda ve o zamandan beri ngoni ile müzik yapıyor. Diğer bir ngoni ustası olan babası Mustapha Kouyate tarafından ngoni eğitimi gören sanatçı, delikanlılık yıllarında köyünde yer alan her etkinlikte ngoni çalmaya başladı. Adeta köyünün vazgeçilmez müzisyeni oldu. 1981 yılında nispeten daha parlak olan Segu’ya yerleşen genç sanatçı, burada yerel sanatçılar ile tanıştı ve farklı enstrümanların katkısı ile her gece bir yerde konser verdi. 1984 yılında ise Segu’da yapacaklarını tamamladıktan sonra başkent Bamako’ya gitti ve orada yerel bir grubun üyesi oldu. Üç yıl boyunca tüm ülkeyi dolaşan sanatçının yolu daha sonra kora virtüözü ve o günlerde yavaş yavaş parlamaya başlayan Toumani Diabate ile kesişti. Aralarında anında bir müziksel etkileşim olan, aynı müzik ruhuna sahip bu iki sanatçı, birlikte çalışmaya başladı. Bu çalışmaların ilk meyvesi 1989 tarihli Toumani Diabate’nin ikinci uluslar arası çalışması olan “Djelika” oldu. Albümün başarısının yanı sıra böylece ilk defa Bassekou Kouyate dünya müzik platformuna göz kırpmış oldu.

Ngoni enstrümanı ilk dinleyişte benzerlikler göstermese bile dolaylı olarak banço çalgısının atası olarak kabul edilmekte, bundan dolayı olsa gerek doksanların başında Bassekou Amerikan Konsolosluğu tarafından her yıl düzenlenen Banço Festivali için Amerika’ya davet edildi. Bu daveti hemen kabul eden Bassekou, böylece birçok dünya müziği sanatçısı ile birlikte çalma ve tanışma imkânı yakaladı. Bunun sonucu olarak kendisi daha geniş kitlelere ulaştı ve adının bir şekilde bir yerlere yazılmasını sağladı. Bu dönemde peş peşe yerel sanatçılar ile çalışmayı sürdüren Bassekou, sırasıyla Toumani Diabate’nın İspanya’da Flâmenko grubu Ketama ile birlikte kaydettiği “Songhai 2”, daha sonra Nehrin Blues Adamı Ali Farka Toure’nin “Savane” ve son olarak Ali Farka Toure’nin oğlu Viex Farka Toure’nin kendi adını taşıyan albümlerinde önemli müziksel katkılarda bulundu. Bu zaman zarfında Bassekou Kouyate müziksel ufkunu genişletip kendine özgü repertuarını oluşturmaya başladı. Bassekou Kouyate yanına aldığı dört akrabası ile birlikle ngoni ekibi anlamına gelen Ngoni Ba adlı grubu 2004 yılında kurdu ve kendi soyunun geldiği müziği, detaylı bir şekilde irdelemeye karar verdi. Grup ağırlıkta yok olmakta olan Bamana ezgileri üzerine yoğunlaştı. Kıyıda köşede kalan ritimleri, kulaktan dolma melodileri ortaya çıkartıp ngoni öncülüğünde yeni bir çehre ile dinleyenlere sunmaya başlayan ekip, bir anda Mali’de herkes tarafından kucaklandı.

bassekou-and-the-ngoni-ba-3

Tam bir ngoni dörtlüsü olan ekip, Bamana müziğinin yüreği olarak kabul edilen büyük bas ngoni enstrümanını yeniden tasarlayarak (5. ekstra tel ekleyerek) müziklerine katmaya karar verdi. Böylece sadece ritim, solo, akustik ve bas ngoni enstrümanlarının yer aldığı grup, yöresel müzikleri tek tek ele alarak kendilerine göre yorumlamaya başladı. Özellikle 1712-1861 yılları arasında hüküm sürmüş Bamana İmparatorluğu döneminden kalan müziklere konsantre olan ekip, 2006 yılında dünya müziği seyyahı ve usta kalem Lucy Duran ile birlikte Bamako’da yer alan Bogolan Stüdyosu’nda kayıt tuşuna basıldı. World Circuit müzik şirketinin en değerli mühendisi Jeey Boys kontrolünde her şey canlı kaydedildiğinden, teknik açıdan oldukça zor bir kayıt sürecinden geçildi. Bazen grup tarafından 2-3 ay üzerinde çalışılan bir aranjman Lucy Duran tarafından göz ardı edildi, bu da doğal olarak zaman zaman gerginliklere sebep oldu. Her zaman asıl amaç Mali dışındaki bir çift kulağın ilgisini yakalamak olduğundan dolayı stüdyo kayıtları tahminden uzun sürdü. Ancak mutlu sona 2007’nin ilk aylarında ulaşıldı.

“Segu Blue” Mali’nin merkezinde yaşayan Bamana kabilesinin müziği üzerine yoğunlaşan bir çalışma. Mali’den çıkan benzer çalışmalara kıyasla daha akustik ve blues ezgilere haiz olan bir müzik türü. İlk defa müzik camiasında görücüye çıkan bu tarz, içerdiği yoğun ritim ve ses skalası sayesinde Mali’nin en gözde müzik tarzı olmaya aday. Farklı tonlarda ve ebatlarda ngoni ordusundan sahip olan ekip, köklere inen yenilikçiliği ile dinleyen herkesin dikkatini yakalamayı başardı. Albüm çok kaliteli tasarımı ve kapağı ile Mayıs 2007’de müzik raflarında yerini aldı. Albümün bir ngoni orkestrasının kayıtlarını sunmasından öte Kase Mady Diabate, Zoumana Tereta, Lobi Traore ve Ami Sacko (Bassekou’nun eşi) gibi Mali’nin önde gelen sanatçılarının müziksel katkılarını içeriyor olması ayrı bir ilgi sağladı. Albümde yer alan on dört geleneksel beste Bamana müziğine yapılan en detaylı araştırmalardan biri. Bu gelenekselliği günümüze taşıyan Bassekou Kouyate & Ngoni Ba ise dünyanın ilk ve tek ngoni dörtlüsü. Yansıttıkları ritimsel dünya ve icra ettikleri müzik her bakımdan müzikseverleri önceden aşina olmadıkları diyarlara taşıyabilecek nitelikte.

İşin özü müziğe ölümsüz bir tutku ile bağlanıp bunu bilimsel ve eğlendirici bir yöntemle dinleyicilere ulaştırabilmek. Popüler müziğin samimiyetsizliğine bu tür samimi çalışmalar ile direnmek. Bunu gerçekleştirirken gelenekselliğin çatısı altında yenilikler aranje edip ortaya keyifli bir müziksel harmanlama çıkartabilmek. Bunların hepsi ise sürdürülebilir, algılanabilir, kültürel bir oluşumun sonucu ortaya çıkabilen önemli unsurlar. Bu unsurlar ise “Segu Blue” gibi Dünya Müziği albümlerinde yaşamakta…  * Hayvan derisi ile sarılmış ahşap bir vücuda sahip olan bir enstrüman. Gitarın farklı bir versiyonu. Şekil olarak ufak bir kanoyu andırıyor. Genellikle 3 telden oluşan enstrüman bazı ülkelerde 5 telli kullanılıyor. bassekou-kouyate

Originally posted 2009-12-24 07:45:56. Republished by Blog Post Promoter

Dünya Müziği Sanatçısı ve THY

youssou n'dour

youssou n'dour

Geçtiğimiz Temmuz ayında Türkiye’ye gelen ve Türk Hava Yolları ile reklam anlaşması yapan Youssou N’Dour’lu Afrika reklamı yayınlandı.

THY nin Afrika yüzü olan Senegalli ünlü şarkıcı Youssou N’Dour un reklam filmi, özellikle yayınlandığı Afrika ülkelerinde ilgi görüyor. Söz konusu reklam birkaç Arap ülkesi dahil olmak üzere,  Afrika ülkelerinin yanı sıra Fransa da da yayınlanıyor. N’Dour dünya müziği kulvarında Senegal’den çıkan günümüzün en başarılı sanatçıları arasında hakkıyla yer alan bir müzisyen, özellikle çok kültürel bir açılıma sesleniyor olması hayran kitlesinin artmasında ayrı bir faktör. N’Dour’un 1994 yılında Neneh Cherry ile yaptığı düet evet hayran kitlesini şahlandırdı ancak bu sanatçıyı sadece bu parçaya refere etmek büyük bir haksızlık zira buna gelene kadar ve bundan sonra kat kat üstün eserlere imza attı.

1959 doğumlu Senegalli sanatçı, THY’nin özellikle Dakar’a direk uçmasından dolayı çok mutlu zira artık Senegal’de kolay ulaşılabilecek ülkeler arasında yer alacak. Reklamın kalitesi elbette tartışmaya açık zira kanımca çok basit ve  soğuk ama belki de önemli olan bu değil? Her zaman dediğimiz gibi Senegal’in yerel müziği ise Dünya Müziği kulvarında herkese büyüleyebilecek özellikle haiz, çok renkli, derin ve zengin.

Originally posted 2011-01-07 14:08:35. Republished by Blog Post Promoter

Tanbur

tanbur Klasik Türk müziğinin en önemli telli ve mızraplı çalgısı. Aslı Arapça “tunbur” olan sözcüğün, Sümer dilinde gene yarı küremsi gövdeli ve uzun saplı bir telli çalgının adı olan “pantur” dan geldiği kabul edilir. Sözcük sonraları İran’da ve Orta Asya’da, daha çok bağlamaya benzeyen armudi gövdeli, uzun saplı çalgıların adı olarak kullanılmıştır. Asya Türklerinin bugün de kullandıkları benzer çalgılar tambura, dombra gibi adlar taşır.

Tanburun gövdesi, ahşap dilimlerin yan yana yapıştırılmasıyla elde edilen bir yarım küre biçimindedir ve çapı 35 cm kadardır. Perde bağları eskiden bağırsak kirişten yapılırdı. Günümüzde, Necdet Yaşar dışında hemen hemen bütün tanburiler, perdelerini naylon telle bağlatmaktadır. Tanburun perde sayısı 45–55 arasında değişir. Günümüzde tanbura genellikle yedi tel takılmaktadır. Ama XVIII. ve XIX. yüzyıl tanburlarında sekiz tel vardı. Son yıllarda bazı tanburiler sekiz telli tanburlar yaptırmaktadır.

Türk Kültür Vakfı web sitesinden alınmıştır.

Originally posted 2010-01-12 08:05:29. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17200717431http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130

Better Tag Cloud