// Arşiv

DÜNYAYI DİNLİYORUM

This tag is associated with 238 posts

Karsh Kale ve Anoushka Shankar: Bir Bir Eşittir Bir

shankar-breathing-under-water Dünya müziği kendisine daha çok fazla taraftar bulduğu şu zamanlarda yavaş yavaş ortaya çok güzel işbirlikleri çıkmaya başladı. Bunun en son örneği efsanevi sitar kralı Ravi Shankar’ın kızı Anoushka Shankar ve tabla virtüözü olan ritim harmanlayıcısı Karsh Kale’nin birlikte çıkarttıkları “Breathing Under Water” adlı çalışma. Ülkemizde EMI/KENT etiketi ile raflarda yerini alan bu çalışma Dünya Müziği kulvarındaki müziksel birlikteliklerin en güncel ve kaliteli örneklerinden biri.

Babası gibi, Anoushka Shankar klasik Hint müziğinin dışında farklı tarzlar ile çekinmeden deneylere girebilen bir sanatçı. 2005 tarihli EMI/KENT etiketli “Rise” albümündeki deneyselliği daha da ileriye taşıyan sanatçı, Karsh Kale ile birlikte kolları sıvayarak bir sonraki seviyeye atılıyor ve elektronik ritimler ile klasik Hint ezgilerinin buluştuğu noktayı araştırıyor. Albümde sanatçı sitar enstrümanını, piyano ve klavyenin yanı sıra Karsh Kale’nin vizyonu ile birleştiriyor. Bu bir füzyon albümü değil tam aksine kaliteli stillerin kuvvetli bir şekilde bir araya geldiği bir müziksel alışveriş.

Karsh Kale

Picture 1 of 9

Karsh Kale

Aynı zamanda Tabla Beat Science adlı grubun üyesi olan sanatçılar hesapta olmayan bir şekilde kendi projelerinden zaman bulabildikleri bir dönemde yaptıkları müziği evlendirmeye karar vermiş. Toplam dokuz günde stüdyoda kaydedilen albüm, aşağı yukarı yedi-sekiz haftalık bir süreç içerisinde tamamlanmış. Birbirleri arasında köprü kuran bu genç sanatçılar, bu albümde normal solo kariyerlerinde almaktan çekinebilecekleri riskleri rahatlıkla alıyor. Her iki sanatçının da tüm yeteneklerini yansıttığı bu albüm, özellikle 2005 tarihli “Rise” albümünden sonra Anoushka Shankar besteci yönünü ön plana çıkartıyor. Bundan dolayı “Breathing Under Water” albümü sitar enstrümanının Karsh Kale yönetiminde farklı tarzlar arasında yaptığı müziksel ziyaretleri yansıtıyor.

Albümün amacı farklı müzik tarzları arasında yapılan bir seyahati yansıtıyor olması. Bununla birlikle günümüz küresel müzik dünyasında Hint müziğinin ne kadar farklı tarzlar ile harmanlanabildiğini gösteriyor. Bundan dolayı albümde Bollywood temalarından Beatles benzeri şuursal rock temalarına uzanılan geniş bir yelpazeye yer verilmiş. Albümün çoğunluğu Bombay Dub Orkestrası, Bollywood yaylıları, Hintli müzisyenler, elektronik ritimler ve dokusal ezgilerin bir arada harmanlamasından oluşuyor.

Albüme konuk olanların listesi ise oldukça uzun. Bunların arasında baba Ravi Shankar, kız kardeş Norah Jones, Sting, Bollywood’un son zamanlardaki en meşhur kadın vokalleri arasında gösterilen Sunidhi Chauhan, Hint elektronik ikilisi MIDIval PınditZ, yatay gitarist Vishwa Mohan Bhatt ve Hint klasik/film şarkıcısı ve bestecisi Shankar Mahadevan yer alıyor.

Albüm Nao Lembersky’nin konuk olduğu ‘Burn’ adlı parça ile açılışı yapıyor. Tam bir sinematik yelpaze olan parça, romantik bir Bollywood teması olarak yola çıkmasına rağmen daha sonra analog sintisayzırların ürettiği elektronik ritimlerin katkısı ile şehvetsel bir yapıya bürünüyor. Sting için yazılan ve sanatçı tarafından seslendirilen ‘Sea Dreamer’ parçası sanatçının hiç olmadığı kadar ciddi vokalleri ile bu baladı albümün en dikkat çekenleri arasına sokuyor. Shankar’ın “Anourag” adlı albümünde yer alan ‘Puriya Dhanashri’ adlı parçanın yeni versiyonu olan raga ağırlıklı ‘PD7’ parçası ise Hindistan’ın en önemli erkek vokallerinden biri olan Shankar Mahadevan’ı konuk ediyor. İki farklı seviyede ilerleyen parça üst tarafta ağır klasik Hint ezgilerine sahipken arka planda yoğun elektronik ritimleri ile besleniyor. Bu ise Karsh Kale’nin gelecekte sokulacağı müziksel kulvarın ilk numunesi adeta.

En önemli ve heyecan verici çalışma ise farklı müziksel geçmişten gelen iki kız kardeşin yer aldığı ‘Easy’ adlı parça. Normal koşullarda Norah Jones’un süzüldüğü kulvarda eğer kendisi imkân yaratmazsa dünya müziğine pek fazla yer yok. Ancak Anoushka Shankar’ın müziğine Norah Jones’un vokalleri kusursuz bir şekilde uyum gösteriyor bu da Dünya Müziğinin ne kadar işbirlikçi ve geniş bir yelpazeye hitap ettiğinin bir göstergesi. Ortaya çıkan çalışma ise katmer katmer ritimsel şeritlerin bir dokusal şöleni. Albüme sınıflandırılamayan bir Batı klasikliği veren ‘Little Glass Folk’ adlı parçada Shankar’ın sitar ezgileri Salim Merchant ve Bombay Cinematic Orchestra tarafından çalınan harika yaylılar ile süsleniyor. Albümün kapanışı ise sitar üstadı Ravi Shankar’ın kızı ile ortak bestelediği ‘Oceanic’ Part 1 ve Part 2 ile yapılıyor. Hint klasikselliğine sadık olan Ravi Shankar’ın kızı ile birlikte sokulduğu elektronik atmosfer albümün en nefes kesen anlarından biri.

Bu albüm sitar kraliçesi Anoushka Shankar’ın virtüözlüğü ile Karsh Kale’nin prodüksiyon hünerlerini bir araya getiren bir harmanlama. Her iki sanatçı da ellerindeki her şeyi karışıma dahil etmiş ve ortaya çıkan ürün ise çok lezzetli. Öykünme yapısına sahip olan “Breathing Under Water” her ne kadar Anoushka Shankar’ı daha geniş bir dinleyici kitlesine tanıtıyor olsa bile kesinlikle tutkulu bir albüm ve her dünya müziği sever tarafından rahatlıkla ısınılabilecek bir çalışma.

Karsh Kale – Distance from videologos on Vimeo.

Originally posted 2010-01-14 09:26:25. Republished by Blog Post Promoter

Carmen Souza

Carmen Souza Profil

Carmen Souza Profil

Carmen Souza, Cape Verde’li bir aile içerisinde Lizbon’da (1981) doğdu, profesyonel olarak şarkı söylemeye 17 yaşında bir Lusophone Gospel Korosunda başladı ve o zamandan beri çeşitli projelere katılarak çok sayıda turneye çıktı. Besteleri, şarkıcı olarak katıldığı projelerin yayımladığı albümlerde de yer aldı.

Güçlü bir ruhsal kişiliğe sahip olan Carmen, müziği misyonu olarak gördü ve kendisini müzik vasıtasıyla ifade etme fırsatına sahip olma ayrıcalığını hissetti, bu fırsata layık olmak için her gün durmadan sıkı bir şekilde çalıştı. Theo Pas’cal, Ella Fitzgerald, Horace Silver, Luis Morais, Cesária Évora, Joe Zawinul, Bill Evans, Nina Simon, Billie Holiday, Joni Mitchell, Keith Jarret, Diana Krall ve diğerleri, hiç kuşkusuz onun gelişiminde ve bugüne kadar dinlemiş olduklarınızdan farklı bir kişisel tarz aramasında esin kaynağı olan müzisyenlerdir.

Yapımcısı, akıl hocası ve Portekiz’in en iyi basçılarından birisi olan Theo Pas’cal, onun yeteneğini keşfeden ve Carmen’i caz, füzyon ve onu gerçekten etkileyen diğer çağdaş seslerle tanıştıran kimse oldu. Carmen, 2003 yılında Theo ile birlikte, ilk albümü olan  “Ess ê nha Cabo Verde” de yer alacak olan besteler üzerinde çalışmaya başladı. İlk kez 2005 yılında ve daha sonra 2006’da özel versiyonu çıkan “Ess ê nha Cabo Verde” albümü, sadece Cape Verde’de değil ABD’de de, uluslararası basından fevkalade değerlendirmeler aldı ve eleştirmenler tarafından Cape Verde müziğindeki gelişimin bir yansıması olarak görüldü.

Albüm, Avrupa’da, Cape Verde, Kanada ve ABD gibi ülkelerde çeşitli radyo programlarında listelere girdi ve ayrıca çeşitli ülkelerde de satışa sunuldu.

Carmen’in uluslararası ilk canlı performansı, 2005 Temmuz’unda, Birleşik Krallık, Reading’teki Womad Festivalinde, BBC3’ün “World on your street” programı çerçevesinde oldu. Konserde bulunanlar coşkulu bir tepki vererek Womad Mağazasındaki tüm plakları satın aldı. Bu konserden beri, dünya çapındaki daha büyük konserlerde de dinleyici kitlelerini hayran bıraktı ve gittiği her yerde çok etkileyici performanslar çıkardı. 2008 yılında ikinci albümü olan “Verdade” yi (2008) Connecting Cultures etiketi altında çıkardı.

2010 yılında, Afrika ve Cape Verde geleneksel ritimlerini Çağdaş Caz ve Afro-Latin ritimleri şık ve sofistike bir şekilde mükemmel harmanlayan “Protegid” (Korunan) isimli yeni ve etkileyici bir CD ile dönüş yapıyor. ‘PROTEGID’ ile karizması, sahnedeki rahat duruşu, fevkalade niteliklerdeki müzisyen grup arkadaşları ve o kadar ona özgü ve hayranlık uyandırıcı eşsiz vokali ile dinleyenlerinin gönlünü fethedeceği kesin.

Carmen Souza at WMDC Rotterdam (1) from noggy on Vimeo.

Originally posted 2010-03-22 09:10:32. Republished by Blog Post Promoter

Sa DingDing: Ahenk

Sa Dingding Harmony Albüm Kapağı
Sa Dingding Harmony Albüm Kapağı

Beycing (Pekin) Olimpiyatı geldi ve geçti, bir anda tüm dünyanın gözü Çin’e çevrildi ve yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen hala orada kaldı. İlgili ilgisiz herkes Çin hakkında bir fikri sahibi oldu. Ülkenin göz kamaştıran yükselişi sayesinde Çin’e düzenlenen turlar, basılan kitaplar hiç olmadığı kadar talep görüyor ve Çin de bu fırsatı mevcut olan olumsuzluklara rağmen olabilecek en akılcı yöntemle maksimum düzeyde kullanıyor. Ancak Çin sınırlarında dünyamızda yaşayan her üç insandan birini barındırmasına rağmen, müzik konusunda olması gerektiği kadar ön planda değil. 26 yaşındaki Sa Dingding adlı genç sanatçı bu genel kanıyı değiştirmek ve Çin’in hak ettiği müziksel şöhreti yakalaması için 2008’de çıkarttığı Çin’de dördüncü ama dünya çapında birinci albümü “Alive” ile kolları sıvadı.

On parmağında on marifet olan bu genç sanatçı, aklındaki ideolojisini “Alive” sayesinde sağlam adımlarla atmaya başladı. Dünya müziğinde kulakların ağırlıkta Afro/Latin tarzı müziklere daha yatkın olduğunu varsayılır ve bundan dolayı genellikle Uzakdoğu ve özellikle Çin müziği dünya müziğindeki en son sınır olarak kabul edilir. Bu kavram göz önüne alınınca Sa Dingding’in yaptığı müzik ayrı bir önem kazanıyor.

Çin ve Moğol köklere sahip olan bir ailede 1983 yılında hayata gözlerini açan bu gizemli ruh, genç yaşta bulunduğu bölgedeki etnik azınlık kültürüne ve müziğine inanılmaz bir ilgi duymaya başladı.  On sekiz yaşında çıkarttığı ilk albümü ile Çin’in en meşhur dans şarkıcısı unvanını kazanan Sa Dingding, yakaladığı ün sayesinde kendi özgün müzik yolunu çizmeye karar verdi. Bu süreçte Çin’in en önemli konservatuarından mezun olan Dingding, bağımsız şarkıcı, besteci ve yapımcı olarak sanat kariyerine adım attı. Yüz yılın başında Çin’in en büyük televizyon kanalında şarkı yarışmasını kazanan Dingding, esrarengiz soprano sesi ile o günden beri yoğun bir çalışma içerisinde.

Sa Dingding Sahnede
Sa Dingding Sahnede

Kendi bestelerini yapıp, kendi albümlerinin yapımcılığını üstlenip aranje eden Sa Dingding, elektronik ezgilerden geleneksel folk ritimlerine sokulan bir sanatçı. Bunu yaparken ise Çin ve ötesinden gelen Zheng (25-telli Çin zihteri), bambu flütü, ma tou gin (Çin kemanı) ve morin khuur (at-başlı Moğol kemanı) gibi tüm geleneksel enstrümanları kullanıyor. Albümlerinde Sanskritçeden (klasik Hint ve edebiyat dili) Mandarinçeye, Tibetçeden kendi uydurduğu diyalekte ve bu da yetmiyormuş gibi neredeyse yok olmakta olan Lagu antik diyalektine kadar çok geniş bir dil yelpazesinde süzülen sanatçı, adeta her yönden akan kültürel bir trafiğin kesişim noktasını temsil ediyor. Sanatçının müzik felsefesi tamamıyla antik etnik kültürler üzerine kurulu.  Antik Çin kültürü ile modern elektronik ezgileri evlendiren sanatçı, Çin’de her yaştan insana hitap ediyor. Yaşlılar müziğin arkasındaki kültüre, gençler ise müziğin kendisine âşık oluyor. Hiç kuşkusuz albüm kitapçıklarında bol bol gördüğünüz kendi tasarladığı kıyafetlerin vermiş olduğu egzotik hava da önemli bir katalizör.

Sa Dingding

Sa Dingding

Sanatçının müziğe bakış açısı herkesten farklı olduğundan ritimlerine aşıladığı enerji çok değişik. Sıcağı sıcağına gelen ikinci uluslar arası çalışması olan “Harmony” ile bir gömlek daha üste çıkan Dingding ruhunun ve hayatının geçtiği süreci müzik ile işleyip dinleyicileri ile paylaşıyor. İlk albümünde pek çok kaş kaldıran olduğunu iyi algılayan sanatçı bu açılımında nispeten daha sakin sularda süzülüyor. Amacı ön yargılanmaktan önce müziği ile bu kişileri sakinleştirip bir el uzatmak. Dingding’in bulduğu ana denge ise insanlık ve doğa arasındaki artık değeri bilinmeyen mucizevi bağ. Bunu işleyen, harmanlayan ve müziğine yansıtan sanatçı “Harmony”de pek çok yürek fethedecek üzere yelken açmış.

Yapımcı Marius de Vries (Bjork, U2 ve Madonna eski müşterilerinden sadece bir kaçı) Dingding’in vizyonunu ve hayal gücü hala köklerine sadık kalarak açmayı başarmış. Oryantal elementleri batı elektronik tınıları ile evlendiren ikili hiç şüphesiz pek çok şey paylaşıp bunu albüme aktarmayı başarmış. Çin’e ait öcüler, korku, barış, fantastik öykücükler hepsi tüm renkselliği ile müziğe işlenmiş. İşlenenler ne mi şöyle bir bakalım isterseniz: Wa topluluğunun dinsel ritüelleri (Ha ha Li Li); hayatın sonsuz bir küre felsefesi (Girl In A Gren Dress); bir çiçek tarafından dile getirilen aşk parçası (Hua); sert mizaçlı kadınların dış görüntüsüne göre yargılanması üzerine bir ahlak açılımı (Pomegranate Women); a bambaşka daha önce duyulmamış Michael Jackson’a bir ağıt (A Lucky Day).

Sadece Çin’de 3 milyon gibi rekor bir satış yakalayan ‘Alive’dan sonra gelen “Harmony” bu çıtayı şimdiden geçmek için azimli. “Crouching Tiger, Hidden Dragon”un müiklerinin Cocteau Twins tarafından yapıldığını hayal edin ve içine geleneksel zheng enstrümanı ile gitarın inanılmaz derin sinsi ritimsel harmanlaması ekleyin. Ortaya çıkan pek aşina olmadığımız müzik gökkuşağı tek kelimeyle büyüleyici.

Sa Dingding, eşsiz sesi ve ayrıcalıklı müzik vizyonu ile kültürel çeşnilikten oldukça etkilenen orijinal yaratıcı tutkusunu, modern Çin ezgileri ile biçimlendiriyor. Diğer Çinli pop akranlarından kendini hemen ayırt eden sanatçı, geleneksel Çin müziği ile Batı elektronik ritimlerinin muntazam harmanlaması sonucu dinleyenleri derin düşüncelerin yer aldığı bir diyara davet ediyor. Beklenmedik, monoton olmayan bir müzik yapan sanatçıyı dinledikten sonra aklınızda kalanlar; ruhani, hayalperest, değişken ve tek kelimeyle unutulmaz olması.

Sa Dingding Egzotik Kıyafetlerin den Birisi İçinde

Sa Dingding Egzotik Kıyafetlerin den Birisi İçinde

2008’de en sonu gerçekleşen BBC Radyo 3 tarafından dağıtılan dünya müziği ödülünü Asya/Pasifik kategorisinde kucaklayan sanatçının yaptığı müzik, belirli bir klasmana sokulamayacak kadar geniş ve farklılıklar içeriyor ve bundan dolayı çok rahatlıkla kendisini “Dünya Müzik kulvarına süzülen yeni bir soluk” olarak ifade edebiliriz…

Sa Ding Ding, WOMAD NZ, 2009 from Momentum Studios on Vimeo.

Originally posted 2010-04-08 14:50:47. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16857634203

Better Tag Cloud