Mohsen Namjoo Meşhed’de Doğdu. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocuk yaşlarında başladı. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen profesyonel olarak müzik yapmaya karar verdi ve müzik eğitimine Tahran Üniversitesi’nde devam etmek için Tahran’a taşındı.
Klasik, geleneksel İran müziği ile yakından ilgilendikten sonra denemelere başladı ve bu geleneksel müziği modern yöntemlerle birleştirip sentez yaptı. Bu çalışmaları bazı kesimler tarafından kabul görmedi ve çok sık zorluklarla ve engellemelerle karşı karşıya kaldı.
İran müziğini alışılmamış bir şekilde uygulaması ve şarkılarının değişik tarzı nedeni ile, üçüncü yılında üniversiteden atıldı. 2000 yılından bu yana rock müzik ve caz onun için önemli hale geldi. Bu iki müzik türünü geleneksel İran müziği ile birleştirdi. Bu denemeler çok kötü bir teknik ile kayda alındı. Bu kayıtların bir kısmı kopyalandı ve tüm İran’da, bir çok insan tarafından sevilerek dinlendi. 2006 yılında özel konserler vermeye başladı ve aynı yıl Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde “Hotspot Teheran” konulu etkinlikte sahneye çıktı. Çok başarılı olan bu konser sonrası Hollanda radyosunda onunla bir söyleşi yapıldı ve konserden bazı eserler çalındı. İran sınırları dışında Mohsen Namjoo özellikle “Sound of Silence” isimli belgeselle tanındı. Bu belgeselde Amir Hamz ve Mark Lazarz, Namjoo ile birlikte, İran’ın diğer öncü müzisyenleri O-Hum, Hich-Kas ve Emad Bonakdar’ı da göstererek, Tahran’daki underground müziği anlatıyorlardı.
Temmuz 2009 tarihinde Kuran’ı karalama suçlaması ile beş yıl hapse mahküm oldu.
Hiç beklenmedik bir anda karşıma çıktı 123, sabah kahvemi içerken önüme gelen bir linkte. Ne iyi geldi bardağımın sıcak içeriğini yudumlarken odayı saran samimi ritimler. “Aksel” gibi tematik ilk albümleri ile tanıyıp sevdiğim 123 karşımda sözde çok eski ancak güncel akımı fazlasıyla kavrayan yeni EP’leri ile duruyordu. Dilara Sakpınar’ın sade vokalleri ile can bulan “Stereo Love” EP’lerini hemen edindim, edinmekle kalmayıp evire çevire dinledim ve dinlemekteyim.
Uzun zamandan beri beni bu kadar heyecanlandıran özgün yerli bir çalışma oldu mu diye düşündüm, cevabım ise olmadı. “Stereo Love” çift taraftan sizleri saran bitmesini istemediğiniz altı parçalık bir Nujazz, akustik elektronik hamurunda yoğrulan organik bir oluşum. Dinledikçe içinize sinen, sindikçe aşkınızı depreştiren dozu yerinde bir ritimsel harmanlama. Özellikle Tan Tunçağ’ın Canon EOS 7D’sini alıp çektiği KDA klibin tadına doyum olmuyor.
Geç kalmışım bu EP’yi fark etmek için, ama sizler gecikmeyin derim… Haa eğer gruba tamamıyla uzaylıysanız o zaman hemen geminizi en yakın müzik dükkanına indirmenizi öneririm…
123 kim:
Berke can Özcan: bateri, Vokaller
Burak ırmak: rhodes, org
Feryin kaya: bas, gitar
Dilara Sakpınar: vokaller, lido org, glockenspiel
Ulaşılabilirlik:
Resmi Site: www.123theband.com
myspace site: http://www.myspace.com/123fromistanbul
facebook grup sayfası: http://www.facebook.com/123theband
Resmi 123 blog: http://123theband.blogspot.com
| SANATÇI | PARÇA | ||
| 1 | Jamshied Sharifi | Mariama (Mashti Remix) | |
| 2 | Youssou N’Dour | Medina | |
| 3 | Youssou N’Dour | Birima | |
| 4 | Kaya Project | Red Ladies Tent Jam (Kaya Project Remix) | |
| 5 | EarthRise SoundSystem Addis Jump R | Tuareg Goosi Jam in Tent | |
| 6 | Gotan Project | La Gloria (feat. Víctor Hugo Morales) | |
| 7 | Choc Quib Town | San Antonio | |
| 8 | Sierra Leone’s Refugee All Stars | Dununya (The World) | |
| 9 | Jamshied Sharifi | End Titles (Mighty Africa Remix by Jef Stott) |