***Arşiv

Enstrüman

This tag is associated with 252 posts

Asi Müzisyenler (1. bölüm)

Fela Kuti

Fela Kuti

Dünya Müziği sadece kültürleri bir araya getirmek, parti yapmak veya rahatlamak değil. Dünyanın her yerinde, müzisyenler baskıya karşı kendi müzikleri ile direnip seslerini duyurmuştur.  Baskı, eziyet, ayrımcılık gibi konularda sanatçılar popüler destek yakalamak için hep müziğini kullanmıştır. Ancak elbette birçok farklı müziksel asiler var. En bariz örnekler ise politik görüşlere karşı dimdik ayakta durup sanatçını icra eden Fela Kuti veya Victor Jara (ki kendisi 1973’de Şili’de bunun bedelini çok ağır ödedi) veya Grup Yorum. Güney Afrikalı Miriam Makeba ve Sami toplumunun sesi Mari Bone gibi sanatçılar kendi toplumlarının hakları için mikrofonu şenlendirirken, Ruben Blades veya Jose Luis Cortes gibi diğerleri hükümetlere karşı salsa ve timba ritimleri ile karşı durdu. Bu liste yerli ve yabancı sanatçılar bakımında oldukça uzun olup hala yazılmakta. Kimler yok ki Astor Piazzolla, Cheikha Rimitti, Ahmet Zafir, Ferhat Tunç vb.

Burada kendimizde Dünya Müziği platformunda gelmiş geçmiş en aykırı, asi sanatçıları toparlayıp sizler ile paylaşmak istedik. Liste en az 20 sanatçı/grup yer alacak ancak şimdilik birinci bölüm adı altında ilk beşi ele alalım. Diğerleri zamanla ekranlarımızı doldurmak üzere…

Fela Kuti

Afro-beat tarzının yaratıcısı ve tam bir müzik adamı. Yaşadığı dönemde Nijerya hükümetinin tüm ayrımcılığına, haksızlığına, bakısına karşı hep dik durdu ve müziği ile buna savaş açtı. Hatta dönemim resmi rejimine karşıt olarak kendi cumhuriyetini bile ilan etti. Buna karşılık olarak sürekli taciz edildi, dövüldü, hapis edildi ve işkence gördü. Ancak ölümünden geçen on yılın üzerindeki süreç sonucu Dünya platformuna Afrika’dan ayak basmış en yaratıcı ve kalıcı sanatçı olarak hala anılmakta ve kabul görmekte. Adeta elinde sadece kendisine ait olan bir anahtar ile bize gürleyen Afro-beat ritimleri ile tanıştırdı ve bunu takip eden kuşak için miras bıraktı. Onun yaptığı müziği sadece yüreği ve ruhundan gelmedi ayrıca işin içinde ciğeri vardı hem de fazlasıyla.

Şiddetle tavsiye edilen albümü: Kalakuta Show

Miriam Makeba

Günümüzde “Mama Afria” olarak tanınan sanatçı aslında 1963 yılında Birleşik Milletler önünde dikilerek ırkçılığın kötülüklerini deklere etmesiyle tanınıyor. Bunun sonucu olarak uzun yıllar sürgün de bir hayat onu bekledi. Güney Afrika rejiminin sanatçıya tepkisi her zamanki gibi çok klişe bir şekilde albümlerine yasak getirmekten öteye gitmedi. Güney Afrika’da sanatçının her eseri yasaklandı ve vatandaşlıktan atıldı. Oysa tek söylediği gerçeklerdi, ırkçılık vardı ve sonuçları önlenemez boyuttaydı. Yakınları öteki dünyaya göç ettiklerinde bile kısa bir süreliğine ülkeye girmesine izin verilmedi. Sanatçının yüzü ancak 1990’da gülebildi.

Şiddetle tavsiye edilen albümü: Best Of The Early Years

Victor Jara

1970’de Şili’de Victor Jara omuz omuza, dünyanın ilk demokratik seçimle başa gelen sosyalist politikacısı Salvador Allende’nin yanında dimdik durdu. Sanatçı besteleri ile Allende’nin vizyonuna destek çıktı ancak bunun sonucu pek hayırlı olmadı zira 3 yıl kadar kısa bir süre sonra hem Jara hem de Allende Pinochet’in askerleri tarafından adeta kurşuna dizildi.

Bir köylünün çocuğu olan Jara, folk müziğini annesi vasıtasıyla merak saldı. Yeteneği ve karizması ona tiyatronun kapılarını araladı ancak onun hayatı her zaman şarkı söylemek oldu. Onun güzel, heyecan dozajı yüksek parçaları günlük yaşamı dinleyicilerin kulaklarına taşıdı ve benimsenmesine neden oldu. Maalesef 1973 yılında yazdığı en son parçası ‘Manifesto’ onun sonunu öngören bir parça oldu.

Şiddetle tavsiye edilen albümü: Victor Jara: Coleccion

Fairuz

Fairuz Dünya Müziği camisasında var olmuş en önemli sanatçılardan biri. Dinleyicileriğnin kendisine karşı göstermiş olduğu sevgi pek çok sanatçının hayatında tahammul edemeyeceği boyutlardaydı. 1975-1990 yılları arasında ülkesini bölen savaş süresince Beyrut’tan ayrılmamakta ısrarcı olan Fairuz bir anda tüm halkın ikonu haline geliverdi. Adeta biz aziz konumuna yerleştirilen sanatçı cesareti ile yere göğe sığdırılamaz oldu. 1934’de Nuhad Haddad olarak bir Hristiyan aileye doğan sanatçı, daha sonra tarih sayfalarına Ümmü Gülsüm’ün (Oum Kalthoum) olabilecek tek rakibi olarak geçti. Gerçek bir yaratıcı olan sanatçı eşi Asi Rahbani ve kardeşi Mansour sayesinde Arap dünyasına hala eline su dökülemeyecek kadar kaliteli ve kalıcı besteler miras bıraktı. Gelenekselliğin dışına çıkıp Arap müziğine çağdaş bir açılım sunan sanatçı Lübnan müziğini inanılmaz bir boyutta şahlandırdı.

Şiddetle tavsiye edilen albümü: The Lady And The Legend

Bob Marley

70’lerden önce Reggae Karayiplerin asil müziği olup ağırlıkta dazlaklar tarafından dinlenen bir tarzdı. Bu durum Bob Marley ve ekibi The Wailers geldiğinde tamamen tepetaklak oldu. Bob Marley bir anda Kingston varoşlarından gelip, gelişmekte olan bir ülkenin tüm dünyaya ikram ettiği ilk süper yıldız oldu. Her ne kadar pek çok kitap, yazar onu çekinmeden rock’n’roll efsanesi olarak gösterse bile aslında Bob Marley hiçbir zaman köklerinden kopmadı. Her zaman ruhu ile adaletsizliğe karşı oldu ve hep barışı savundu. Kendisi zamanla tüm dünyada baskı görenlerin ikonu, ruhani öncüsü oldu. Bu süreçte elbette reggae tarzını dünyanın en kolay ulaşılabilir ve herkes tarafından benimsenen müziği olmasına vesile oldu. Müziğinde özgürlük, barış ve eşitlik hep ön planda oldu ta ki 1981’de hayata gözleri yumana kadar.

Şiddetle tavsiye edilen albümü: Catch A Fire Deluxe Edition

Devam Edecek…

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

In The Heart Of The Moon

In The Heart Of The Moon Albüm Kapağı

In The Heart Of The Moon Albüm Kapağı

“In the Heart of the Moon” malili efsanevi gitarcı ve Nehrin Blues adamı lakaplı Ali Farka Toure ve Mandé sülalesinden gelen kora virtüözü Toumani Diabate’nin birlikte kaydettiği bir düet albümü. Katkıda bulunan diğer sanatçılar arasında müzik seyyahı Ry Cooder’da yer almakta. Üç aşamada Mande Otelinin konferans salonuna kurulan seyyar stüdyoda kaydedilen albümdeki müziklere ısrarcı, kavrayıcı ancak hiçbir biçimde gürültülü ve rahatsız edici değil. Dünyanın en fakir coğrafyasından gelen nezaket temaları ile bezenmiş ritimlerde oluşan çalışmada sanatçıların yoğunlukları olduğu gibi kaydedilmiş.

Batı Afrika’da yer alan iki ana müzik damarını birleştiren bir köprü “In The Heart Of The moon”. Bir yanda Ali Farka Touré’nin enfes vuruşları ile akan çöl blues ritimleri, diğer yanda ise kuzeyde var olan Mandé kültürünü korası ile hayata geçiriyor. Adeta karşımızda yıllardan beri birlikte çalan, her aşamada birlikte ter dökün cennete kadar devam edecek bir müzik birlikteliği var. İste hünerlilikle yapılandırılmış ortak virtüözlük bu olsa gerek.

05 Ali Farka Toure And Toumani Diabate – Kaira by llimllib

World Circuit müzik firmasının beyni Nick Gold tarafından bir araya getirilen bu iki üstat, arka arkaya 3 gün provasız kaydettikleri parçalardan oluşmakta  “In the Heart of the Moon”. 50’li ve 60’lı yıllara uzanan ritimlere tekrar can veren ikili sadeliği asla elden bırakmıyor.  Albümde yer alan son üç parça ise Ali Farka Touré’nin eski katalogunda yer alan parçaların ikili ile tekrar yorumlanışı.

Karşımızda kelimenin sonuna kadar hakkını veren iki sanatçı bol üretkenliğin aksine nadir ama kaliteli üretim felsefesi üzerine beslenmekte. Özellikle Ali farka Touré’nin artık aramızda olmadığını düşünürsek bu albüm daha fazla yüreğe basılacak türden.

“In the Heart of the Moon” dünya müziği severler için bir efsane albüm olarak raflarda yerini kururken, ilk defa bu tarzı keşfedecekler için ise çok güzel bir başlangıç.

Parça Listesi

  1. Debe – 4:55
  2. Kala – 5:06
  3. Mamadou Boutiquier – 5:04
  4. Monsieur le Maire de Niafunké – 3:58
  5. Kaira – 6:24
  6. Simbo – 4:00
  7. Ai Ga Bani – 4:34
  8. Soumbou Ya Ya – 3:30
  9. Naweye Toro – 4:23
  10. Kadi Kadi – 3:21
  11. Gomni – 4:17
  12. Hawa Dolo – 5:00

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Anouar Brahem – Khomsa

Albüm Kapağı

Albüm Kapağı

Anouar Brahem’in ud ile olan detaylı ve tutkulu ilişkisinin,  Jan Garberek, Zakir Hussein veya John Surman gibi sanatçılar ile müziksel yatkınlığının, farkında olsanız bile hala nu naçizane virtüözün nelere kadir olabileceğini duymak sizi hayrete düşürecektir. “Khomsa” işte böyle bir albüm. Brahem bu çalışmasında kucağına yerleştirdiği yoldaşı ud ile akordeon, piyano, saksafon, viyolin, bas ve bateri inanılmaz bir ritimsel harmanlama içerisinde. Brahem bu çalışmasında sanatçı dostları Richard Galliano, Palle Danielsson, Jon Christensen, François Couturier, Jean Marc Larché ve Bechir Selmi ile birlikte Tunus’un 80’li ve 90’li yıllarındaki tiyatro ve sinema müziklerine sokuluyor. Bu kadar farklı kollardan gelen sanatçıların usta oldukları enstrümanların hepsinin birlikte ahenk içerisinde üretilen müziklerin kalitesi oldukça heyecan verici. Pek aşina olmadığımız bir özellik var bu albümde o da Brahem işin daha ağırlıkta beste tarafına kaymış ve bundan dolayı diğer albümlerinde olduğu üzere ud oldukça arka planda.

Yansıma anlamına gelen “Khomsa” kelimesinin tarihçesi eksi Mısır’a kadar dayanmakta. Hz. Musa Yahudilerin peygamberlik kabilinden gelen koruyucular tarafından fark edilmeleri için koyun kanı ile boyanmış el işaretinin her kapıya damgalanmasını istemiş. İşte bu damganın adı “Khomsa”.

“Khomsa” sanatçının arşivindeki en deneysel çalışma olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Aşina olduğumuz tematik orta doğu hüzün ile beslenen ritimler burada batı enstrümanlarının katkısı ile daha cazsal normlara yelken açmış durumda. Elbette Brahem yine her şeyin ortasında ve bir yönetmen gibi her ritimde parmağı var. Albümün açılışından itibaren yeni bir atmosferde olduğunuzu hemen fark ediyorsunuz, zira denenen yenilikler var. Bu 16 yeniliğin içerisinde ‘Khomsa’, ‘Seule’, ‘Nouvelle Vague’ olarak isimlendirilenler en dikkat çekici ve tekrar tuşunu fazlasıyla hak edenler.

Parça Listesi
01. Comme Un Départ
02. L’Infini Jour
03. Souffle Un Vent De Sable
04. Regard De Mouette
05. Sur I’Infini Bleu
06. Claquent Les Voiles
07. Vague
08. E La Nave Va
09. AÏn Ghazel
10. Khomsa
11. Seule
12. Nouvelle Vague
13. En Robe D’Olivier
14. Des Rayons Et Des Ombres
15. Un Sentier D’Alliance
16. Comme Une Absence

Sanatçılar:
Akordeon – Richard Galliano
Çift Bas – Palle Danielsson
Bateri – Jon Christensen
Ses Mühendisi – Jan Erik Kongshaug
Ud – Anouar Brahem
Piyano, Sintasayzır – François Couturier
Yapımcı – Manfred Eicher
Saksafon [Soprano] – Jean Marc Larché
Viyolin – Bechir Selmi

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Arşiv

Slideshow

Get the Flash Player to see the slideshow.

Zekeriya S. Şen Foto

    http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1057719588http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1056942479http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1053556632http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1047387720

Better Tag Cloud