// Arşiv

Enstrüman

This tag is associated with 266 posts

Femi Kuti: Günden Güne

femi kuti
femi kuti

İngiliz şair Gerard Manley Hopkins(1844–1889)’in yazdığı gibi: “Çocuk, adamın babası” bu yazımda ele alacağımız Femi Kuti’ye birebir uymakta. 1997 yılında hayata gözlerini yuman efsanevi Nijeryalı Afro-beat yıldızı Fela Anikulapo Kuti’nin 1962 Londra doğumlu oğlu Femi Kuti, bir müzikal ikon ve hakkıyla babasının takipçisi. Femi Kuti kendi kişisel müziksel kariyerine adım atmadan önce yıllarca babasının Egypt 80 adlı grubunda çaldı. Hem müzik hem de etkileşme bakımından babasının mirasını sürdürebilen çok az sanatçıdan biri olan Femi Kuti, bu unsurdan dolayı hem kutsanmış hem de lanetlenmiş durumda. Her zaman medyanın ilgisini çekmeyi başaran ve reklâm yapmakta zorlanmayan Femi, tüm kişisel başarılarına rağmen ne yazık ki sonsuza kadar Fela’nın oğlu olarak anılacak.

Canlı konser kayıtlarını ve toplama albümleri saymazsak “Day By Day” sanatçının 2001 tarihli “Fight To Win” albümünden sonra gelen ilk yeni üretimi. Basın bildirisine göre bu sürecin uzamasındaki en büyük neden Femi’nin yoğun konser zincirlemesi ve ailesel sorumlulukları. Zaten sanatçıda sürecin uzunluğunun farkında olup albümün kitapçığında tüm hayranlarına sabırları için teşekkür ediyor. Bu oluşum sürecinin uzamasına ayrıca Nijerya müzik endüstrisindeki zorlukları da eklemekte yarar var. Kardeşi Seun ile aynı ay yeni albümünü çıkartan Femi, adeta babasının mirasını hakkıyla yaşatıyor. Her ne kadar Fela’nın eriştiği noktaya varması için hala bir fırın ekmek yemesi gerekse bile, Femi bu hedefinde sürdürülebilir adımlarla ilerliyor.

2007 yazında Paris’te bu yeni çalışması için stüdyoya giren sanatçı yaklaşık 1,5 yıldan beri üzerine çalışıyor. Bu süreç zarfında Femi kendini de geliştirmeyi ihmal etmeyip org, soprano, alto, bariton ve tenor saksafonun yanı sıra trompet çalma hünerlerini geliştirdi ve özellikle piyano çalmayı öğrendi. Uzun zamandan beri bütünleştiği saksafonunu bir yana bırakarak ilk uzmanlaştığı enstrüman olan trompete geri dönen Femi, bu tercihinin ne kadar doğru olduğunu hemen albümdeki parçalarda belli ediyor. “Fight To Win” albümünden aşina olduğumuz rap ve R&B sanatçıları bu albümde yerlerini çoklu enstrümantalliğe bırakmış. “Day By Day” çalışması Femi’nin cazsal harmanlamalara nispeten daha fazla sokulduğu bir ürün olmasına rağmen bir önceki üretimlerine kıyasla daha Afrobeat tarzı ile örtüşen bir oluşum. Bunun en büyük sebebi ise hiç kuşkusuz müziğe takviyede bulunan artı enstrümanlar ve 17 kişiden oluşan organik ve bütünsel Positive Force adlı grubu. Armoni ve melodinin dünyaya barış getireceğinin sürekli tekrarlandığı ‘Oyimbo’ adlı parça ile açılışı yapan albüm, daha sonra ‘Politikacıların umurunda değil nakaratlarıyla ‘Tell Me’ adlı parçaya uzanıyor. Albümde Femi’nin söz yazarlığının geliştiğini de gözlenmekte, özellikle Miles, Coltrane, Ellington, vb sanatçıları andığı ‘Do You Know’ ve ‘Tension Grip Africa’ sanatçının uzun zamandan beri ürettiği en başarılı sözlere haiz.

Son zamanlarda Nijeryalıların cevaplar için kiliseye sığındıklarını sık sık vurgulayan albüm, Femi’nin belki de din olgusunun en çok ön plana çıkartan çalışması. Sanatçı bu yeni moda akımı kör kütük desteklemektense sorularıyla işi daha da bir bulanıklaştırıyor. Dinsel temaları bir yana bıraktığımızda ise albümde yine her zaman var olan klişe konular yer almakta bunlar sırasıyla; kokuşmuş politikacılar, ülke varlığını sömüren milliyetçiler ve fakirlerin sesi. Müziğinin çoğu Afrikalıya umut verdiğinin bilincinde olan sanatçı, Nijerya’nın hatta Afrika’nın bir müziksel umudu niteliğinde. Umutsuzluk içinde albümlerini dinleyen Afrikalıların daha sonra yenilenip, umut içerisinde ve enerji yüklü bir şekilde günlerine başladıklarını gözlemleyen sanatçı yaptığının bir umut elçiliği olduğunu ifade ediyor. Belki babası gibi efsane mertebesine ulaşamayacak ancak müziği çok daha geniş kitleler tarafından bağırlarına basılacak. Ne de olsa onun artık silinmez bir unvanı var: Afrika’nın ihtiyacı olan umut!

    Moğolistan Müziği

    Moğol Müziği

    Kentte yaşayan bir Moğol bile size ülkenin tabiatından esinlenerek meydana gelen şarkılarının ne kadar etkileyici olduğunu anlatacaktır. Moğollar genellikle hayvanları için şarkı söylerler, kuzuları süt emerken şarkı söylerler,  atlarına gitmelerini veya durmalarını melodi ile anlatırlar, keçilerini şarkı ile güderler, develerin seslerini taklit ederler. Moğolların güzel kadınlara söyledikleri şarkılardan daha çok hayvanlarına söyledikleri şarkıları vardır.

    Geleneksel Moğol müziği çoğunlukla vokal sese dayalı olsa da zaman zaman çok çeşitli müzik aleti de kullanırlar. Bunlar daha çok nefesli ve vurmalı çalgılardır. Bazı geleneksel Moğol müziğinde ufak davullar (zo) ve büyük davullar (damar) kullanılıyor. Bir şarkıcıya genellikle tek başına at başlı bir keman veya iki telli bir keman eşlik ediyor.

    Bir diğer geleneksel Moğol  müziği, urtin-duu adı verilen uzun şarkılardır. Bazıları 20.000 mısrayı bulan bu şarkıların teması geleneksel aşk hikayeleridir ve Çin müziğinin etkisi ile kelimeler çok uzatılarak kullanılmaktadır.

    Müziğin en çok duyulduğu yerler düğünler ve dini festivallerdir. Moğolistan’ın en ünlü geleneksel şarkıcısı Norovbanzad’dır

      Songlines 2010 Dünya Müziği Ödülleri ve Kazananlar…

      Songlines Müzik Ödülleri Logosu

      Songlines Müzik Ödülleri Logosu

      Songlines dergisi “Songlines Müzik Ödülleri 2010” kazananları belli oldu.

      Geçen yılki açılış ödülleri başarısının ardından, Songlines Dergisi heyecanla “2010 Songlines Müzik Ödülleri” finalistlerini Mart ayı ortasında internet sitesinde duyurdu. “Songlines Müzik Ödülleri”, Dünya Müziği ve üstün yetenek özelliklerine sahip olan sanatçı/grupları, okuyucu ve genel kamu tarafından oy kullanılması ile belirlenmekte. Oyların hepsi dört kategoriye dağıtılmış durumda. Bunlar sırasıyla: En İyi Sanatçı, En İyi Grup, Kültürlerarası Müzik İşbirliği ve Yeni Gelen Sanatçı kategorileri. Her kategori için yapılan oylama sonucu kazananlar aşağıdaki gibidir.

      En İyi Sanatçı :Goran Bregović (Alkohol – Sljivovica & Champagne – Blue Wrasse)

      En İyi Grup: Staff Benda Bilili (Très Très Fort – Crammed Discs)

      Kültürlerarası Müzik İşbirliği: Justin Adams & Juldeh Camara (Tell No Lies – Real World)

      Yeni Gelen Sanatçı: Deolinda (Canção ao Lado – World Connection)

        Photos on flickr

        Tikabasamuzik Tumblr

          http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/23117026674http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/23030093435http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/22981069805http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/22771137786

        Rastgele

        the_concert-tablosu
        Aniello Falcone ve The Concert Tablosu
        May 14, 2012
        By Zekeriya S. Şen
        Lale Plak
        276. Dünyayı Dinliyorum
        May 13, 2012
        By Zekeriya S. Şen
        100 TL banknotların arkasında yer alan Itri potresi
        Buhurizade Mustafa Itri
        May 9, 2012
        By Zekeriya S. Şen
        Better Tag Cloud