// Arşiv

Etiyopya

This tag is associated with 3 posts

Francis Falceto: Eski Arşivlerin Avcısı

1983 yılında Francis Falceto adlı bir kişi ansızın gittiği bir partide hayatının değişebileceğini nereden bilebilirdi? Memleketi Fransa’da ve birçok Avrupa ülkesinde bir küratör, sanatsal danışman, programcı ve aranjör olarak müzik ile haşır neşir olan bu kişi bu partide bir arkadaşının ona hediye ettiği plak ile adeta başka bir boyuta geçti. Söz konusu plağı hemen bir kasete kaydeden (söz konusu dönemlerde bu en meşhur çoğaltma biçimiydi) Falceto hemen bunu Afrikalı arkadaşlarına postaladı zira çalınan müziğin ne olduğu, ne anlama geldiğine dair en ufacık fikri yoktu. Maalesef arkadaşlarından da hayırlı bir cevap alamadı zira onlar “bu muhteşem ancak bilinmedik müzik nedir?” demekle yetindi.

Plağın üstündeki aşina olmadığı dili uzun bir araştırma sonucu Etiyopya’ca olduğunu çözen Falceto, elinde tuttuğu “Ere Mela Mela” başlıklı albümüm Mahmoud Ahmed adlı bir sanatçıya ait olduğunu fark etti. Falceto bu heyecanlı müziği kovalamak uğruna Addis Ababa’nın Altın müzik çağına denk gelen plakları kovalamaya başladı. Böyle kısa bir giriş ile Dünya Müziğin’deki en başarılı toplama serisi olan “Ethiopiques”in doğuşu hakkında bir bilgi sahibi olduk. Peter Gabriel’dan Elvis Costello’ya kadar birçok müzisyen tarafından tutkuyla takip edilen ve eşsiz olarak sınıflandırılan bu toplama serisi yirmi albümün üzerinde bir arşive sahip zengin bir koleksiyon.

Bilinçsiz olarak bu projenin başlamasına neden olan Mahmoud Ahmed geçtiğimiz yıl BBC Radyo 3 tarafından Dünya Müziği ödülü ile onurlandırıldı bu yıl ise Falceto’nun kendisi Dünya Müziği’ne getirmiş olduğu yeni soluk ve eşsiz katkıdan dolayı yine BBC Radyo 3 tarafından ödüllendirildi.

Aslında Etiyopya müziğinin altın çağı 1969 ile 1978 yılları arasında yaşandı. Hükümetsel engellemelerin nispeten az olduğu bu dönemde yaklaşık otuz albüm ve beş yüzün üzerinde 45’lik kaydedildi. Aynı dönemde Amerikan askerlerinin Adis Ababa’ya kamp kurması üzerine Etiyopyalı sanatçılar gitar, blues ve R&B ile tanıştı. Dünyada ve özellikle Afrika’da olan müziksel değişimlerden uzak kalan Etiyopyalı sanatçılar hippi kılıklı Amerikan askerlerinin getirdiği bu yeni tarz ile kısa süre içerisinde flört etmeye başladı. Ortaya çıkan harmanlama ise oldukça ayrıcalıklı ve farklı olarak algılandı. Her farklılığa yol açılmak üzereyken ortaya çıkan aykırı sesler ise bu yeni tarzın Etiyopya kültürüne bir darbe indirdiğini ve bunun sayesinde geleneksel müziklerinin ilelebet yok olacağını ileri sürdü. Oysa tam aksisi oldu…

1974’de ülkenin başına geçen Derg öncülüğündeki diktatör cunta Etiyopya’da var olan her kıpırdanmaya ve yenilikçiliğe dur dedi. Bir gün içerisinde Addis Ababa’daki tüm barlar kapatıldı ve gruplar yasaklandı. Halkın birebir eğlencesi olan gece hayatı ve canlı müzik performansları anında durduruldu. Böylece atılıma geçmekte olan Etiyopya müziği bir anda sert bir duvara çarptı. On sekiz yıl boyunca tek bir toplantı, performans, konser en ufacık birlikteliğe izin verilmedi. Cunta rejiminin özel geceleri haricinde neredeyse hiçbir grup müzik yapamaz oldu ve emeklemeye başlayan Etiyopya müziği ayaklanmadan yere sert bir şekilde oturtuldu. On sekiz yol boyunca süren bu despot rejim sayesinde kayıp hesaplanamayacak inanılmaz dramatik oldu. Adeta müzik konusunda, Etiyopya’nın altın çağı hakkında en ufacık bir fikre sahip olmayan kayıp bir nesil gelişti.

1984’de Falceto öncelikle Mahmoud Ahmed’i bulmak ve onu Avrupa’da konser vermek için davet etmek üzere Etiyopya’ya gitti. Ancak eli boş olarak geri döndü zira cunta rejimi sanatçının Etiyopya sınırlarını terk etmesini yasakladı. Yaşayan sanatçıdan canlı kayıtlar alamayacağını fark eden müzik adamı pes etmedi ve bu durumda eski Etiyopya kayıtlarının peşine düştü. Adeta bir detektif gibi ülkeler arası bir arşiv avcılığına soyunan Falceto Amerika’dan Hindistan’a, Lübnan’dan Yunanistan’a kadar çok geniş bir coğrafyayı turlamaya başladı. Her şey yok olmak üzere olan Etiyopya müziğinin altın çağında kaydedilen plakların ana kayıtlarına ulaşmaktı.

Bu süreçte mevcut olan mesleğini yavaş yavaş arka plana atıp bu garip müzik avcılığına önem veren Francis Falceto en sonunda Yunanistan’da istediğine ulaştı. Columbia Müzik Şirketi’nin Atina’daki deposunda tam bir hazine bulan Falceto istediklerine en sonunda ulaşma heyecanı ile tüm zamanını bu müziklerin tekrar gün yüzü görmesi için ayırdı. Hayatının önceliğini değiştiren Falceto arşivi bulduğu günü “hayatının en mutlu anı” olarak nitelendiriyor. Arşivi arşınladıkça daha çok derinliklere, katmer katmer müziklere dalan Falceto sabırsız bir şekilde ilk üretimini 1997 yılında “Golden Years Of Modern Ethiopian Music” (Modern Etiyopya Müziğinin Altın Yılları) adı altında piyasaya sürdü ve böylece efsanevi Ethiopiques serisi hayata geçmiş oldu.

İlk başta birkaç albüm ile sınırlı kalacağını hedefleyen Falceto aldığı inanılmaz olumlu tepkiler, yeni sanatçıların katkıda bulunmak istemesi ile birlikte bunun gerçek olamayacağını ve uzun dipsiz bir proje olduğunu kısa sürede anladı. Geçtiğimiz yıl serinin 23. CD’si piyasaya sürüldü ve Falceto’nun yaptığı açıklamaya göre daha ellerinde arşivsel anlamda 35. CD’ye yetecek kadar malzeme var. Elbette bu arada yeni gelecek üretimleri dikkate almazsa.

Söz konusu efsanevi Ethiopiques serisinde 1970’lerde doruk anlarını yaşayan Etiyopyalı grupların müzikleri yer almakta. Hala üretken olan ve ağırlıkta Etiyopyalı göçmenlere müzik yapan bu gruplar Ethiopiques sayesinde eski dönemlerini tekrar yaşamanın heyecanı içerisinde. Bunların arasında hiç şüphesiz her şeyin başlamasına neden olan Mahmoud Ahmed başrollerde. Dünya Müziği severlerin heyecanla beklediği, arşivlerinde önemle yer edinen Ethiopiques serisi hem müziksel, hem kültürel hem de globalleşme kavramlarında önemli bir yere sahip.

Kimin bu tür müziğe ilgi göstereceğini bilmeden, sevdiği bir tutkuyu, bir kıvılcımı kovalayan Francis Falceto ise tek kelime ile bir müzik seyyahı.

Originally posted 2009-12-30 08:17:48. Republished by Blog Post Promoter

Dengue fever ve Cannibal Courtship

Cannibal-Courtship-General-Photo-2-credit-Lauren-Dukoff-Hi

Cannibal-Courtship-General-Photo-2-credit-Lauren-Dukoff-Hi

Beş Amerikalı erkek ve aslen Kamboçyalı olan kadın sanatçıdan oluşan Dengue Fever, kaotik bir ortamdaki uyumu temsil ediyor. 1997’de Kamboçya’ya gidip bir tomar yerel müzik kaseti ile geri dönen Ethan Holtzman tarafından kurulan ekip Kamboçya popüler ile Batı Rock müziği arasında müzik yelpazesi sunuyor.

Dinlediğimiz müzik kulaklarımıza yakın ama bir o kadar da yeni. Ekibin çaldığı parçalar aslında Kamboçya’nın kaybolmuş olan pop müziğine bir ağıt. 1970’lere kadar en doruk anlarını yaşayan bu tarz ne yazık ki Kamboçya’da gerilla savaşıyla iktidarı ele geçirerek 1975-79 arasında ülkeyi yöneten radikal komünist hareket Kızıl Khmerler’ler başa geçene kadar var oldu. Bu yok olmaya yüz tutmuş kültürü yaşatmak için ise ekip Kamboçya yaşayan Sanatlar organizasyonu ile çok yakın temasta bulunmakta. Söz konusu organizasyon ekibe ulaşılması neredeyse imkânsız olan Khmer sanatlarını bulup, paylaşmakta.

Dengue-Fever-kapak

Dengue-Fever-kapak

Dördüncü çalışmanın adı “Cannibal Courtship” ve Dengue Fever’ın şu ana kadar ürettiği en çok İngilizce sözlere sahip albüm. Bunun başlıca nedeni 2000’de Los angeles’a kesin yerleşen solistleri Chhom Nimol’un İngilizcesini ilerletmesinden kaynaklandığı aşikâr. Bu defa şarkıcının komünist rejim sırasında yaşadığı sıkıntılar Dengue fever’ın sözlerine işlemiş durumda. Özellikle Seun Kuti ve Egypt 80 ile verdikleri canlı performanslar sonrası konserlerine daha bir önem veren ekip eskisine kıyasla daha iyi bir canlı grup olduğunu da söylemekten çekinmiyor.

“Cannibal Courtship” en son üretimleri 2008 tarihli “Venus on Earth”te sonraki ekip adımı yansıtıyor. Bu süreçte müzik firmalarına değiştiren Dengue Fever, belki de daha büyük bir bütçe ile daha profesyonel bir çalışım ile karşımızda. Albümde yine çekirdekte Kamboçya’nın rock’n’roll ve popüler müziği ekseninde alternatif rock temaları dönüyor. Bu defa araya bir de Etiyopya’dan ithal edilmiş olan caz ritimleri serpiştirilmiş. Bu yeni çalışmalarındaki müziği ise daha önce hiç duymadığımız bir terim olan Afro-beatles olarak ifade ediyor.

Dikkat çeken parçalar ise hiç şüphesiz ‘uku’, ‘Only A Friend’ ve ‘Mr Bubbles’.

Mulatu Astatke – Mulatu Steps Ahead

Mulatu Astatke – Mulatu Steps Ahead

Mulatu Astatke – Mulatu Steps Ahead

Etiyopya popüler müziğinden gelen en önemli sanatçılardan biri Mulatu Astatke. Kendisi aynı zamanda Berklee College of Music’de (dünyanın en önemli müzik okulu) okuyan ilk Afrikalı öğrenci idi. Mezun olduktan sonra Duke Ellington gibi bir efsane ile 1970’lerde çalıştığını da özgeçmişine eklememiz gerek. Bu en son çalışması “Mulatu Steps Ahead” Doğu Afrika ve Amerika’nın Doğu sahilleri bir araya gelmekte. Geçen sene Britanyalı Heliocentrics ile birlikte kaydettiği ve ödüllere doymayan “Inspiration Information” albümüne kıyasla daha az deneysel olan çalışma ağırlıkta Boston’da yerel cazcılar ile birlikte kaydedilmiş. Son rötuşlar ise Londra ve Addis Ababa’da yapılmış. Albümde yer alan dokuz parça Astatke’nin eski ve yeni besteleri arasında bir harmanlama içeriyor. Albümde dinleyeni ilk karşılayan ‘Radcliffe’ sanatçının Havard Üniversitesinde konuk öğretmen olarak öğrencilere katkıda bulunduğu dönemi ele alıyor. Alice Coltrane benzeri ritim atmosferi kulaktan kaçmayacak şekilde dominant. Sonlara doğru yer alan ‘Boogaloo’ ise tamamıyla açılış parçası ile ayrı bir kulvarda, eski bestenin özenli elden geçirilmiş bu yeni versiyonu salsa ritimleri ile sanatçının geniş müziksel penceresini açıyor. Albüm aslında Astatke’nin müzik açılımının sunan dengeli bir potpurisi, ilk defa sanatçıyı tanıyacaklar için güzel bir tanışma; eskiler için ise yeni bir yansıma.
Mulatu Astatke- Mulatu Steps Ahead by naoalinhados2
Batı nefeslilerin Afrika enstrümanları (masenqo ve kora gibi) ile karmaşası, Amerikan caz normlarının Etiyopya modeli ve skalası ile harmanlanması, hepsi basklarnet ile birbirine dikiliyor. Zengin, ritmik, uyarıcı ve melodik bir lokum “Mulatu Steps Ahead”. Astatke ise dünyadaki “Ethio Jazz” tanımının tek karşılığı ve adresi…

Mulatu Astatke from Takis Peppas on Vimeo.

Originally posted 2010-07-17 16:43:40. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17200717431http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130

Better Tag Cloud