// Arşiv

festival

This tag is associated with 123 posts

İbrahim Ferrer: Mi Sueno

Hayatının son dönemlerinde İbrahim Ferrer yanından ayırmadığı kara kaplı defterine, “eğer günlerim yarın tükenirse, gözüm arkada gitmeyeceğim çünkü hayatımın dileğini gerçekleştirdim… Bolero söyledim” cümlesini karaladı. Buena Vista Social Club’ın baş solisti, Grammy ödüllü sanatçı 78 yaşında 6 Ağustos 2005 tarihinde hayata gözlerini yumduğunda, bu hayalini daha yeni tamamlamıştı. Adeta ömrü son yolculuğuna çıkmadan önce sanatçının tutkusuna saygı gösterip hayalini gerçekleştirmesini bekledi. Sanatçı arkasında çok sulu gözler ve buruk yürekler bırakmış olsa bile, en son çalışması “Mi Sueno” (Benim Hayalim) bu acıyı biraz olsun hafifletti. Sanatçının efsanesini nice yıllara taşıyacak olan bu çalışma, gecikmeden Topkapı Müzik etiketi ile ülkemizde de satışa çıktı ve biz müzikseverleri mutlu etti.

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı. Onun sesinin daha hızlı parçalara yetkin olduğu nedense müzik adamları tarafından tek bir ağızdan kabul edildi. Oysa bu tutku sanatçının hep içinde bir ukde olarak kaldı. Ancak Bueno Vista Social Club ile kaydettiği mükemmel ‘Dos Gardenias’ parçası ve Omara Portuondo ile düeti ‘Silencio’yu duyanlar bu önyargılı görüşlerinden vazgeçmeye başladı. Fakat bu hayal öyle kolay ve çabuk gerçekleşecek nitelikte değildi.

Her zaman Bueno Vista Social Club’ın hayatı ve ruhu olan İbrahim Ferrer, bunu sadece vokalleri ile değil kusursuz zamanlaması ve zapt olunamaz coşkusu ile gerçekleştirdi. Bueno Vista Social Club sonrası çıkarttığı iki solo albümü büyük prodüksiyon süslemeleri ile doldurulurken, yine sanatçının Bolero tutkusu arka plana itildi. Her ne kadar Afro-Küba tutkunları tarafından bu albümler vazgeçilmezler arasında yer almış olsa bile, sanatçı hala hayalini gerçekleştirememenin acısını çekiyordu. Ancak artık bir ikon haline gelen sanatçı bazı ipleri çekerek, daha fazla bekleyemeyeceğinin vurgulayarak, Bolero parçaları kaydetmek üzere stüdyoya girdi. Sanatçı böylece etrafındaki olumsuz görüşlere kulağını tıkayarak, hayalini kusursuz sesi ile örtüştürdü. Sonuç olarak “Mi Sueno” doğdu…

Duygusal ve sade bir yapı üzerine oturtulan “Mi Sueno” albümünde İbrahim Ferrer, dünya üzerinde bir şok etkisi yaratan Bueno Vista Social Club’tan çok daha büyüleyici. Afro-Küba tarzında en iyi doğaçlama sanatçısı olarak kabul edilen İbrahim Ferrer, bu çalışması ile aynı zamanda müzik camiasının en yürekten şarkı söyleyen unvanına uzanıyor. Teknik açıdan ölümünden sonra son haline getirilen albümde piyanoda Roberto Fonseca, dolambaçlı ve kıvrımlı akustik basta Cachaito Lopez ve narin gitarda Manuel Galban katkılarıyla sabahın erken saatlerine kadar açık olan dumanlı bir Havana bar ortamı yaratılıyor.

12 parçadan oluşan albüm prodüksiyon koltuğunda oturan Roberto Fonseca ve İbrahim Ferrer arasında akıcı fakat çok önemli bir köprü kuruyor. Albüm bir Don Fabian besteci olan ‘Dos Almas’ (İki Ruh) parçası ile piyano eşliğinde sakin bir açılış yapıyor. 1998 yılında Ry Cooder’ın yönetiminde kaydedilen ‘Melodia del rio’ parçası sanatçının doruk anını ölümsüzleştiriyor. “Mi Sueno” sanatçının 1941 yılında ilk defa profesyonel olarak söylediği Tango parçası olan ‘Uno’nun Bolero versiyonu ile devam ediyor. Yaylıların ve arpın açtığı yolda ilerleyen, tüylerinizi diken diken eden ‘Quiéreme mucho’ adlı parçada, sade aranjmanın arasında, Ferrer dokunaklı bir biçimde “Sev beni, çok sev beni, sonsuza kadar sev beni” derken adeta biz dinleyenlere veda ediyor. Fonseca albümün en önemli parçalarından biri olan ‘Perfidia’yı iç açıcı, detaycı çağdaş bir salınma ile süslemiş ve üstat ile mikrofonu paylaşmış. Albümdeki tek düet Omara Portuondo ile ‘Perhaps, Perhaps’ parçasının yorumu olan ‘Quizas, Quizas’ parçası, tam bir ninni niteliğinde söylenen parça albümün en can alıcı unsurlarından biri. İbrahim Ferrer’in minimal arka vokalleri ise bir veda niteliğinde.

Karşımızda İbrahim Ferrer’in başyapıtı var. Aşkın belirli safhasında devinen lezzetli melodiler, duygusal vokaller, doğal ve akıcı bir müzik dokusu ile özenle işlenmiş. İbrahim tüm mutluluğu ile bizlere öbür taraftan sesleniyor. Her parçanın bir elmas gibi parladığı bu hazine, İbrahim Ferrer’in sanatına yakışan keyif ve hüznün aynı anda yaşandığı bir elveda…

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Habib Koite: Tanımadığımız En Önemli Malili Sanatçı

Şarkıcı ve gitarist Habib Koite yumuşak, melodik ve üstün ritimleri ile Mali’nin coğrafik ezgilerini uluslar arası platforma taşıyan en önemli sanatçıların arasında yer almasına rağmen ne yazık ki şu ana kadar hak ettiği uluslar arası konuma bir türlü gelemedi. Zira sanatçının günümüze kadar üretmiş olduğu çalışmaları konser performanslarına kıyasla hep arka planda kaldı. Oysa sanatçı ülkesi Mali’de bir milli kahraman zira çaldığı bilumum enstrümanların yanı sıra Mali’nin derinliklerinden gelen müziği icra ediyor olması herkesin gönlünü fethetmeye yetiyor. Fakat bir türlü sanatçının sahnedeki enerjisi ve vokalleri albümlerine yansıtılamadı ve bundan dolayı sanatçı uluslar arası medyada oldukça fazla eleştirildi. Ancak sanatçının altı yıl sonra gelen 2007 tarihli “Afriki” adlı kaliteli bir şekilde işlenmiş üçüncü çalışması bu kanıyı tamamıyla değiştirecek özelliğe sahip.

Babasının demiryolunda çalışmasından dolayı aslen Senegal’de doğan sanatçı bir yaşına gelmeden Mali’de Keyes’e (Senegal sınırında bir kasaba) taşındı. Burada iki yıl kaldıktan sonra tüm Koite sülalesi Mali’nin başkenti Bamako’ya taşındı. Bu şehir Habib Koite’nin büyüdüğü yer oldu. Mühendis olmak için eğitim gören sanatçı amcasının onda keşfettiği müzik kabiliyeti ve bunun üzerine yaptığı ısrarlar üzerine Bamako’daki Ulusal Sanat Enstitüsüne kaydoldu. Gençlik döneminde Bamako’da yer alan çoğu barda çalan sanatçı böylece Mali geleneksel müziğinin yanı sıra tüm Afrika kıtasından gelen ezgiler ile tanışma imkânı yakaladı. Aynı zamanda küreselleşme sonucu elbette rock, pop ve özellikle Latin ezgileri hayatına girdi. Tüm bu farklı tarzları kendi içerisinde süzerek özümseyen sanatçı böylece kendine özgü stilini oluşturmaya başladı.

Geleneksel ngoni enstrümanı gibi gitarı çalmaya başlayan genç Habib bu stili ile kısa zamanda özleşmeye başladı. Klasik gitar stilinden sıyrılan sanatçı her telin farklı bir ritim ile çalındığı bir stil geliştirerek hem geleneksel griot (yerel kabilelere ait müzik türü) hem de blues ve hatta Flâmenko ezgilerini çalabiliyor. Böylece tek bir gitar ile ortaya çıkarttığı müziksel skala oldukça geniş.

Zengin ve dipsiz bir müzik geleneğine, yöntemlerine ve stillerine sahip olan Mali’de müzik kariyerine atılan Habib kendine özgü gitar çalmasıyla hemen fark edilmeye başladı. Özellikle farklı stilleri bir araya getiren sanatçı önceden düşünülmeyen yaklaşım açılarıyla ve özellikle hayal gücü sayesinde yeni bir bütünsel Mali müziği yarattı. Aslında Habib’in müziğindeki dominant stil, Keyes kasabasındaki “danssa” adlı popüler ritim üzerine yapılandırılmış durumda. Danssa ise Mali’deki en kuvvetli, etkin ve antik ritim olan avcıların müziği olarak ta bilinen doso’ya dayanmakta.

Bir arayı gelecekte ve bir arağı geçmişten olan sanatçı ilk üretimini 1995 yılında “Muso ko” adı altında yayınladı. Bunu daha sonra sırasıyla “Ma Ya” (1999) ve “Baro” (2001) takip etti. 1Baro” adlı albüm sanatçının ilk uluslar arası çalışması olarak dünyaya açıldığı kapı oldu ve özellikle bu albümde yer alan Afro-Küba tarzındaki hit parçası ‘Cigarette Abana’ çok büyük ses getirdi. Sanatçı zamanla ve sağlam adımlarla Mali’nin diğer yıldızları Ali Farka Touré, Keletigui Diabate ve Toumani Diabate arasında yer almaya başladı.

Tüm dünyada 250 bin albüm satışı, yoğun konser zinciri ve Bonnie Raitt’in 2002 tarihli “Silver Lining” albümüne katkısı ile Habib Koite ve grubu Bamada 2001 tarihli albümleri “Baro” takip eden son altı yılı oldukça yoğun bir şekilde geçirdi. Çok az Afrikalı sanatçı Habib Koite kadar medya ilgisi yakalayabildi ve bundan dolayı ki Rolling Stones kendisini “Mali’nin en büyük pop yıldızı” olarak lanse etti. Yeni albümünde gitarist Mali’nin geniş farklı ritimsel yelpazesini başarıyla yansıtıyor.

Albümdeki parçalar her ne kadar Mali halkı için Bambana dilinde yazılmış olsa bile tüm dünya müziği severler bu ezgileri dinlemeye davet ediliyor. ‘Africa’ parçası çürük politikacılar, yıllardan beri süregelen savaşlar, fukaralık ve katliamları ile kıtaya bir eleştirisel bakışı yansıtıyor. Koite’ye göre Afrika halkı ya kendisine yardım edecek bir el bekleyecek ya da hemen kendi kendisine yardım edecek. Elbette sanatçı sadece politik şarkılar söylemiyor albümde birkaç tane de çok güzel aşk şarkısı yer alıyor. Özellikle genç bir kadının bir erkeği arzulamasının anlatıldığı ‘Fimani’ (Ufak Esmer) adlı parça çok büyüleyici. Devrimsel Mande melodisi ve melankolik sokou (geleneksel viyolin) tonu ‘Barra’ parçasını albümün en dikkat çekenleri arasına yerleştiriyor. Sanatçı ‘Nta Dima’ (Sana Onu Vermeyeceğim) adlı parçasında ise temel vurmalı ritimler ve farklı yöresel borazan enstrüman kullanımıyla geleneksel yaklaşımı bir adım ileriye taşıyor. Tüm bu yenilikler ve sanatçının eşsiz gitar hâkimiyeti bir araya gelince ortaya çıkan çalışma hiç kuşkusuz ritimsel atmosferde yeşeren melodik çiçekler gibi. Bu tanımımı en güzel yansıtan parça ise ‘Massake’.

Ekstra ritim, geleneksel enstrüman takviyesi ve Habib Koite’nin konser performansını albüme yansıtması, ülkemizde de satışta olan “Afriki”ye farklı bir ivme kazandırmış. Geleneksel ezgilerin her parçanın temeline akıllıca işlenmesi ve Koite’nin vokallerini bütünleyen kadın seslerinin takviyesi ile ortaya çok sıcak bir çalışma çıkıyor. Eskiden stüdyo teknolojisi ile keskin çıkışlı geleneksel enstrüman ritimleri “Afriki” albümünde olduğu gibi bırakılmış ve tüm hamlığı ile yansıtılıyor. Ngoni, balafon ve djembe geleneksel enstrümanlarının ezgilerinin kararlı ve kalıcı yapısı sanatçının repertuarındaki en önemli çalışmasını ön plana çıkartıyor. Sağlam bir akustik ses sentezine sahip olan albüm, ender duyulan aranjmanlar ile Koite’nin eşsiz gitarının ahengini yansıtmasının yanı sıra sanatçıyı uluslar arası bir statüye terfi ettiyor.

Her zaman sesini bir iletişim aracından çok, gruptaki ilave bir enstrüman olarak kullanan sanatçı böylece mesajını çok daha rahat dinleyiciye ulaştırıyor. Batının yardımı olmadan Afrika’nın her şeyin üstesinden gelebileceğine inanan sanatçı, bunu en son çalışması dahil olmak üzere tüm albümlerinde ikna edici sözler ile dile getiriyor. Amacı milyonlarca kişiye milyonlarca farklı diller ile ulaşıp herkesi bir araya getirmek. Bundan dolayı sendikalar gibi mesajını çok açık ve direkt sunuyor.

Batılaştırılmış melodilerden uzak ham Afrika ritimlerine sahip olan “Afriki” son zamanlarda Afrika pop müziğinin geldiği noktayı en önemli göstergesi. Yeni jenerasyona ufak bir pencere açmayı hedefleyen sanatçı eski melodileri yeni formlarda sunuyor. Habib Koite müziği ile Afrika’dan kopanları bir araya getirmeyi kendine hedef bilen mükemmel bir performansçı. Elbette bunu tek başına yapamayacağını biliyor fakat bu onun denemesini engellemiyor.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Habib Koite

Şarkıcı ve gitarist Habib Koite yumuşak, melodik ve üstün ritimleri ile Mali’nin coğrafik ezgilerini uluslar arası platforma taşıyan en önemli sanatçıların arasında yer almasına rağmen ne yazık ki şu ana kadar hak ettiği konuma bir türlü gelemedi. Zira sanatçının günümüze kadar üretmiş olduğu çalışmaları konser performanslarına kıyasla hep arka planda kaldı. Bir türlü sanatçının sahnedeki enerjisi ve vokalleri albümlerine yansıtılamadı ve bundan dolayı sanatçı oldukça fazla eleştirildi. Ancak sanatçının altı yıl sonra gelen 2007 tarihli “Afriki” adlı kaliteli bir şekilde işlenmiş üçüncü çalışması bu kanıyı tamamıyla değiştirecek özelliğe sahip.

Tüm dünyada 250 bin albüm satışı, yoğun konser zinciri ve Bonnie Raitt’in 2002 tarihli “Silver Lining” albümüne katkısı ile Habib Koite ve grubu Bamada son altı yılı oldukça yoğun bir şekilde geçirdi. Çok az Afrikalı sanatçı Habib Koite kadar medya ilgisi yakalayabildi ve bundan dolayı ki Rolling Stones kendisini “Mali’nin en büyük pop yıldızı” olarak lanse etti. Yeni albümünde gitarist Mali’nin geniş farklı ritimsel yelpazesini başarıyla yansıtıyor.

Albümdeki parçalar her ne kadar Mali halkı için Bambana dilinde yazılmış olsa bile tüm dünya müziği severler bu ezgileri dinlemeye davet ediliyor.

“Africa” parçası çürük politikacılar, yıllardan beri süregelen savaşlar, fukaralık ve katliamları ile kıtaya bir eleştirisel bakışı yansıtıyor. Koite’ye göre Afrika halkı ya kendisine yardım edecek bir el bekleyecek ya da hemen kendi kendisine yardım edecek. Elbette sanatçı sadece politik şarkılar söylemiyor albümde birkaç tanede çok güzel aşk şarkısı yer alıyor. Özellikle genç bir kadının bir erkeği arzulamasının anlatıldığı ‘Fimani’ (Ufak Esmer) adlı parça çok büyüleyici.

Sesini bir iletişim aracından çok gruptaki ilave bir enstrüman olarak kullanan sanatçı böylece mesajını çok daha rahat dinleyiciye ulaştırıyor. Batının yardımı olmadan Afrika’nın her şeyin üstesinden gelebileceğine inanan sanatçı bunu ikna edici sözler ile dile getiriyor. Amacı milyonlarca kişiye milyonlarca farklı diller ulaşıp herkesi bir araya getirmek. Bundan dolayı sendikalar gibi mesajını çok açık ve direkt sunuyor.

Ekstra ritmik ve geleneksel enstrüman takviyesi ve Habib Koite’nin konser performansını albüme yansıtması “Afriki”ye farklı bir ivme kazandırmış. Geleneksel ezgilerin her parçanın temeline akıllıca işlenmesi ve Habib Koite’nin vokallerini bütünleyen kadın seslerinin takviyesi ile ortaya çok sıcak bir çalışma çıkıyor. Eskiden stüdyo teknolojisi ile keskin çıkışlı geleneksel enstrüman ritimleri “Afriki” albümünde olduğu gibi bırakılmış ve tüm hamlığı ile yansıtılmış. Ngoni, balafon ve djembe ezgilerinin kararlı ve kalıcı yapısı sanatçının repertuarındaki en önemli çalışmasını ön plana çıkartıyor. Sağlam bir akustik ses sentezine sahip olan albüm ender duyulan enstrümantasyonları Habin Koite’nin eşsiz gitarı ile

Devrimsel Mande melodisi ve melankolik sokou (geleneksel viyolin) tonu ‘Barra’ parçasını albümün en dikkat çeken çalışması arasında. Sanatçı ‘Nta Dima’ (Sana Onu Vermeyeceğim) adlı parçasında temel vurmalı ritimler ve farklı yöresel borazan enstrüman kullanımıyla geleneksel yaklaşımı bir adım ileriye taşıyor. Tüm bu yenilikler ve sanatçının eşsiz gitar hakimiyeti bir araya gelince ortaya çıkan çalışma hiç kuşkusuz ritimsel atmosferde yeşeren melodik çiçekler gibi. Bunu en güzel yansıtan parça ise ‘Massake’.

Batılaştırılmış melodilerden uzak ham Afrika ritimlerine sahip olan “Afriki” son zamanlarda Afrika pop müziğinin geldiği noktayı en önemli göstergesi.

Yeni jenerasyona ufak bir pencere açmayı hedefleyen sanatçı eski melodileri yeni formlarda sunmayı hedefliyor.

Habib Koite müziği ile Afrika’dan kopanları bir araya getirmeyi kendine hedef bilmiş mükemmel bir performansçı. Elbette bunu tek başına yapamayacağını biliyor fakat bu onun denemesini engellemiyor.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Arşiv

Slideshow

Get the Flash Player to see the slideshow.

Zekeriya S. Şen Foto

    http://zekeriyassen.tumblr.com/post/879736728http://zekeriyassen.tumblr.com/post/875433366http://zekeriyassen.tumblr.com/post/861167031http://zekeriyassen.tumblr.com/post/844720913

Better Tag Cloud