// Arşiv

Folk

This tag is associated with 202 posts

Tunng: And Then We Saw land

Tunng

Tunng

Tunng’un dördüncü albümleri bir yıldan fazla emek gerektirdi ve arada ne yazık ki grubun kurucu üyelerinden ve bestecisi Sam Genders’ın ayrılışına şahit oldu. “And Then We Saw landBritanyalı folk-pop kolektif ekibin erken çalışmalarındaki elektronik ritimlere doğru süzülmesini yansıtıyor. Solist Becky Jacobs daha bir ön plana çıkıp grubun ana vokalist rolünü üstlenmiş durumda. Açıkçası Mike Lindsay’ın pastoral ses skalasına oldukça uyumlu olduğunu da belirtmekte fayda var. Açılış ‘Hustle’ adında romantik bir uğurlama ile yapılıyor. Albümün genel havası denizsel bir seyahat niteliğinde. İlk parçalarda hemen yeni üye ve söz yazarı Ben Bickerton’un katkıları fark edilmekte.

...And Then We Saw Land

...And Then We Saw Land

Çok fazla değil sadece birkaç yıl önce iki dostun (Mike Lindsay ve Sam Genders) bir çamaşır yıkama dükkânında bir araya gelerek müzik yapmasıyla başlayan Tunng bu dördüncü çalışmasında hiç olmadığı kadar romanesk bir atmosfere sokulmuş. Lindsay’ın temiz akustik gitar setleri ile Phil Winters’ın elektronik, rock ritimli, elektro pop ritimleri daha güzel harmanlanamaz. ‘Sushimi’ ve ‘Don’t Look Down Or back’ gibi parçalar albümün başını çekerken, her özgür gezginin kulağından eksik etmeyeceği nitelikte. Tunng’un kalabalık enstrümanların altına işlenen son derece pozitif bir elektronik müziğine aşina olanlar bu çalışmada hiç olmadığı kadar açılmış bir ekip çalışmasına kulak misafiri olacak. Britanya müziği her zaman bir şekilde her tarzda ön planda olmayı başarırken bunun folk öncüsü hiç şüphesiz Tunng diyebiliriz. Her Tunng albümünde olduğu üzere hem sakinleşirken, hem eğleneceksiniz hem de hayret edeceksiniz.

Parça Listesi

  • Hustle
  • It Breaks
  • Don’t Look Down Or Back
  • The Roadside
  • October
  • Sashimi
  • With Whiskey
  • By Dusk They Were in the City
  • These Winds
  • Santiago
  • Weekend Away

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Müziksel Empatiye Sahip: Bob Brozman

Bob Brozman

Bob Brozman

Amerikalı çok enstrümantalist Bob Brozman uzun yıllardan beri Dünya Müziğini yeniden tanımlıyor. Bunu medyanın gözüne sokup, ön kulvarlarda görünerek değil aksine sakin ve sessiz, sağlam adımlarla gerçekleştiriyor. Aynı zamanda bir etno-müzikolog ve eğitimci olan sanatçı özellikle 1920’ler ve 1930’lar klasik blues müziği üzerine oldukça söz sahibi bir müzisyen. Sanat kariyerinin son dönemlerinde ise Bob Brozman adalara merak saldı zira ona göre gerçek dünya müziği laboratuarı adalar. Bundan dolayı son on yıldan beri sanatçı bir adadan diğerine zıplıyor, Hawaii’den, Okinawa’ya La Reunion’dan Papua Yeni Gine’ye kadar birçok adanın etniksel müziğini arşınlıyor.

1954 yılında New York’ta dünyaya gelen sanatçı, beş yaşına bastığında gitar ile tanıştı ve genç yaşta dinlediği müziği kolayca tekrarlama yeteneğini sergilemeye başladı. On iki yaşında blues müziğine ilgi göstermeye başlayan Brozman, bu tarzın vazgeçilmez enstrümanı olan gitarın nelere kadir olabileceğine şahit oldu ve bu enstrümanı daha detaylı bir biçimde keşfetmeye karar verdi. Gitar üzerine yapılandırılan, gitarın en ufacık katkısı olabilecek ritimleri vazgeçilmez bir tutku ile araştırdı ve inceledi. Bu süreçte caz ve en önemlisi Hawaii Müziği ile yolları kesişti. Özellikle Ulusal Gitarlara (bir topluma veya kültüre ait geleneksel özgün gitarlar) ilgi göstermeye başlayan Brozman, her gittiği yerden bu gitarları toparlamaya başladı. Böylece eşsiz gitar koleksiyonunun ilk temelini atmış oldu. Daha sonraki yıllarda verdiği bir röportajda müziksel vahinin kendisine bu enstrümanlar sayesinde geldiğini açıklayan sanatçı, Washington Üniversitesi’nde etnik-müzikoloji okumaya başladı.

Sanatçının ilk arşınladığı tarz Delta Blues’un kökleri oldu ve bu ilgisi onu özellikle yatay gitar üzerine yaptığı araştırmalar sayesinde ilk defa Hawaii müziği ile buluşturdu. 1926 (elektronik kayıtların başlama yılı) – 1934 (ticari kayıtların psikolojik olarak başladığı yıl) arasında kaydedilen 78’likler sayesinde Bob Brozman, bu tarzı daha bir inceleme imkânı yakaladı. Bu araştırmalarını daha sonra arka arkaya çıkarttığı kendi yorumları ile düzenlenen geleneksel Hawaii ezgileri içeren beş albüm ile tüm dünya ile paylaştı. Özellikle 1915-1935 arasında ilk varlığını gösteren Hawaii ritimlerini yeniden keşfeden sanatçı, altmış yıldan beri aynı tarzı sadece gitarın gücü ile tüm dünyaya tanıtmaya kendini adayan Tau Moe’un dikkatini çekti ve böylece birçok uluslar arası sanatçı ile bağlantısı böylece başlamış oldu.

Bob Brozman

Bob Brozman

Özellikle Brozman’ın Hawaii ezgilerine göstermiş olduğu öneme teşekkürler eden Moe, 1920’lerin sonuna doğru kaydettiği parçaların bu yeni formasyonunu çok beğendi. Oluşan samimiyet sonucu Brozman’ı Hawaai’de her yıl gerçekleşen çelik gitar festivaline davet eden Moe, böylece bir müziksel işbirliğinin temelini de atmış oldu. Adeta kendisinin başlatmış olduğu misyonu Brozman’a devreden Moe, bunun önemini ölümsüzleştirmek üzere birlikte “Remembering The Songs Of Our Youth” adlı çalışmayı kaydetti. Bu albüm birçok müzik kritiği tarafından yılın dünya müziği albümü gösterilmesinin yanı sıra hem Tau Moe’yu tekrar dünya platformuna taşıdı hem de Bob Brozman’ın ideolojisini resmileştirdi. Böylece adalardan gelen müziklerin önemini vurgulayan Bob Brozman araştırmalarını Karayiplere, Japonya’ya ve Afrika’ya doğru genişletti. Her araştırdığı adada öncelikle gitar ezgilerine yoğunlaşan sanatçı daha sonra kayıt yapmak üzere ritimsel veriler toparlamaya başladı.

Bu süreçte Hawaii’nin Ledward Kaapana, Cyril Pahinui ve George Kahumohu Jr. Gibi diğer efsanevi müzisyenleri ile çalışan Brozman, kendisine bu tarzda önemli bir konum elde etti. 1999 yılında Japonya’nın Okinawa Adası’na özgü Sanshiri (3 telli bağlama benzeri enstrüman) üzerine üstat olan Takashi Hirayasu ile tanışan Brozman, bu tanışmanın sonucu olarak “Jin Jin” (Ateşböceği) adlı albümü yayımladı. Söz konusu albüm gitaristin dünya müziği tarzındaki açık uyarlama politikasına karşı büyüyen algılama ve dikkatinin en güzel örneklerinden biri olarak arşivinde yer aldı.

“Jin Jin” den iki yıl sonra Bob Brozman bir başka adaya yelken açıp burada kendisini bile zorlayabilecek ritimsel yapılar ile karşılaştı. Açık uyarlamalara tam bir meydan okuyan La Reunion adası, Brozman için önemli bir müziksel adım oldu zira ada ciddi karma müziksel gelenekler sunuyordu. Mauritius ve Madagaskar arasında yer alan bu adada müziksel araştırmalarının sonucu olarak Boz Brozman yerel sanatçı akordeonist ve gitarist Rene Lacaille ile birlikte 2002 tarihli “Digdig” adlı albümü kaydetti. Albümde bir araya gelen Hawaii ezgileri ile Le Reunion’a özel Maloya ve Sega geleneksel ritimleri daha önce dinlenmemiş bir harmanlamayı kulaklar önüne serdi.

Batının (özellikle Amerika’nın) var olan diğer dünya müziğine karşı ön yargısını kırmayı başaran Bob Brozman, 2000 yılından beri on beşin üzerinde solo ve ortak çalışmadan oluşan çalışmaya imza attı. Bunların arasında en dikkat çekenleri Bob’un Papua Yeni Gine’ye 2003 ve 2004’de yaptığı iki seyahati müziksel olarak yansıtan 2005 tarihli “Songs of The Volcano”. Kolkata yatay gitarının dünyamızdaki tek söz sahibi Debashish Bhattacharya ile kaydettiği 2003 tarihli “Mahima” ve elbette 2007 tarihinde yılın en başarılı akustik albümü ile onurlandırılan en son çalışması “Lumiere”.

1981 tarihli ilk solo çalışmasından beri Bob Brozman dünya üzerindeki göçünü takip ettiği gitarını taşınabilir bir kültürel çevirmen olarak kullanıyor. Sınırsız bir yaratıcı gücün, müziğin, kültürün ve dilin duygudaş doğasını birleştiren sanatçı, saygı ve müzik temellerine oturtulan köprüler kuruyor. Bu öncü yapılandırmaları sayesinde sanatçı özellikle üçüncü dünya ülkelerinden gelen sanatçıların kendilerini duyurmaları için bir imkân yaratıyor. Her şey sanatçının geniş, doğurgan müziksel çeşitliliğine dayanıyor.

Sanatçı yaptığı dünya müziği insanların kendilerini değerlendirmeleri, algılamaları, farkına varmaları ve en önemlisi saygı göstermelerini vurgulayan önemli bir faktör. Zira farklı kültürlerden alınıp bir araya getirilen ses sentezleri heyecan verici bir ahenk ve barışçıl bir atmosfer sağlıyor. Bu da günümüz dünyasının ihtiyacı olan en önemli unsur. Bunu gerçekleştiren Bob Brozman ise kanımca “bir kültürü uzaktan gözlemle” genel kanısına tek kelimeyle zıt düşerek, hiç sınır tanımayan dipsiz bir müziksel empatiye sahip eşsiz ve nefaset barındıran bir öncü…

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Peter Gabriel ve Tom Waits Yorum

Peter Gabriel’ın Tom Waits’in ‘In The Neighborhood’ adlı parçasını yayınladığı videoyu izlemektesiniz. Tüm amaç ve gelir Orta Doğu Afrika’daki savaştan dolayı parçalanan toplumlara, ailelere karşı dikkat çekmek.

Peter Gabriel » Tom Waits from The Voice Project on Vimeo.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Arşiv

Slideshow

Get the Flash Player to see the slideshow.

Zekeriya S. Şen Foto

    http://zekeriyassen.tumblr.com/post/879736728http://zekeriyassen.tumblr.com/post/875433366http://zekeriyassen.tumblr.com/post/861167031http://zekeriyassen.tumblr.com/post/844720913

Better Tag Cloud