Bay Efsane İle Yeniden
Mevcut bir soyadınız varken Legend (efsane) gibi bir soyadı almak oldukça iddialı bir hareket. İlk bakışta bu değişiklik çok itici gelebilir, belki ego tatmini olarak algılanabilir ancak John Stephens yani John Legend için durum böyle olmadı. 2004 yılında çıkan ilk albümü “ Get Lifted” ile tanıdığımız sanatçı müzik piyasasında ve özellikle R& B kulvarında ender bir nesil olduğunu kısa bir sürede kanıtladı. 60′lı ve 70′lı yılların fırlak R&B tarzını kusursuzca iptila eden sanatçı, bunu korkusuzca günümüz müzik platformuna taşıdı. Hatta taşımakla kalmayıp bir zamanlar bir tutku statüsünde olan bu müzik türünü genç nesile de sevdirdi.
Bay efsaneyi ilk defa Lauryn Hill’in “ The Miseducation Of Lauryn Hill” albümünün açılış parçasındaki piyano tınıları sayesinde tanıdık. Kendisi o zamandan beri yeşermekte olan yeni R&B ve Soul müzik akımının öyle ya da böyle içinde. Şöyle bir gizli gerçek vardır: R&B müziğinde klişe kalıpların dışına biraz olsun çıkıldığında dinleyicinin bu tür çalışmalara cevabı büyük çoksu ve alkış ile olur. Aslında üç Grammy ödülünü hakkıyla kazanan “Get Lifted” albümü tam anlamda çok farklı bir kalıba sahip değildi, ancak piyano yüklü enerjik retro-soul tınıları ve Kanye West’in sokak kültürü karışımı herkesin dikkatini çekmeye yetti. Yıllardan beri Philadelphia soul sahnesinden kurtulmaya çalışan John Stephens en sonunda bunu Kanye West’in tartışılmaz desteği sayesinde gerçekleştirdi. Albüm 21. yüzyılda soul müziğinin mükemmel bir anakronik portesini çizdi ve bay efsaneyi bir efsane yapmasa da önemli bir statüye yerleştirdi.
Çok yoğun iki yıl geçiren sanatçı ara vermeden geçtiğimiz günlerde “Once Again” adı altında ikinci çalışmasını çıkarttı. Albümde ilk dikkati çeken unsur, prodüksiyonun çok dikkatli, yoğun ve içsel gösteriş ile hazırlanmış olması. Bu çalışmada Legend’ın doğal yeteneği, kılı kırk yaran özverili çalışmadan süzülerek geçirildiği her an anlaşılıyor. Parçalardaki yakalayıcı nakaratlar ve stratejik noktalara serpiştirilen piyano düzenlemeleri albüme farklı bir enerji veriyor. Yapımcı koltuğunda oturan Kanye West, Raphael Saading, will.i.am (Black Eyed Peas) ve Craig Street gibi isimlerin katkısı ile yerinde ve abartısız. Her melodisi hesaplanmış gibi bir izlenim veriyor olsa bile albüm genel anlamda ilham veren bir temele oturtulmuş. Özellikle sanatsal-rock’tan kokteyl caz’a ve buradan antika ama kaliteli gospel’e uzanan müzik yelpazesi ayrı bir keyif veriyor.
İlk albüme kıyasla daha modern R&B temaları içeren “Once Again” akıldan çıkmayan ve yürek söken ilk 45′lik ‘Save Room’ parçası ile açılıyor. Ana temasını Classics IV’ın ‘Stormy’ parçasından alan ‘Save Room’ albümün en popüler uzantısı. Klasik soul parçası ‘Heaven Knows’dan temasını alan ikinci parça ‘Heaven’, Legend’ın şu ana kadar yaptığı en ruhsal çalışmalardan biri. Prodüksiyonda parmağı olan Kanye West’in eklediği hip-hop vuruşları parçaya hem eski moda, hem de çağdaş bir kişilik veriyor. Ancak kanımca albümün yüreği ‘Show Me’ parçasında atıyor. Raphael Saading tarafından yönetilen parça adeta yüce bir güce uzanan uzdilli büyüleyici bir nida. Bu yüceliğin altında Legend’ın vokalleri karanlıkta bir fısıltıya kadar inebiliyor ancak hiçbir zaman ağırlığını kaybetmiyor ve dinleyeni aydınlığa ulaştırıyor. On dört parçalık albümde ilgi çeken bir diğer parça ‘P.D.A. (We Just Don’t Care)’ burada P.D.A’in açılımı olan Public Display of Affection, yani toplumun şefkat göstermesi anlamına geliyor. Kuvvetli enstrümantal anatomisi ve oldukça yoğun vokaller sayesinde bu parça albümde ön plana çıkıyor. Albüm Legend’ın piyano yeteneğini sergilediği Will.i.am’in yönettiği ‘Coming Home’ parçası ile kapanıyor.
“Once Again” modadan oldukça uzak, örneğin R&B’nin vazgeçilmez teması olan seks ile içimizi dışımıza çıkartmanın yerine, romantizmin umudunu ele alıyor. Biraz tını eklenen ritimsel rap yerine gerçek hip-hop soul ses sentezini irdeliyor. Günümüz Çağdaş R&B akımını hakkında “zarif”, “olgun”, “yaratıcı” ve “Sofistike” gibi kelimeleri kullanmanız ne yazık ki mümkün olmuyorsa da 28 yaşındaki Legend bu çalışması ile bunu mümkün kılıyor. Daha Legend adına yakışır bir konumda değil, bu bir gerçek ancak efsanelerin gerçekleşmesi için zamana ihtiyacı olduğunu hepimiz biliriz.
Sanatçı: Gogol Bordello
Albüm: Trans-Continental Hustle
Çıkış Tarihi: 27 Nisan 2010
Firma: American
Parça Listesi:
Notlar: Grup bu yeni beşinci albümlerinde prodüktör olarak Rick Rubin ile çalışmış.
Grubun yeni parçası ‘Pala Tute’ yi bir email karşılığında sitelerinden indirebilirsiniz.