// Arşiv

Gitar

This tag is associated with 141 posts

Ry Cooder’dan Yeni Bir 45′lik

Sanatçı Vincent Valdez tarafında 45'lik için çizilen özel resim

Sanatçı Vincent Valdez tarafında 45'lik için çizilen özel resim

Amerika Birleşik Devletleri’nde son dönemde nükseden göçmen savaşına istinaden 6 defa  Grammy ödülü ile taçlandırılan müzik seyyahı Ry Cooder “Quicksand,” adında bir 45′lik piyasaya sürecek. Sadece itunes’da satışa çıkacak olan 45′lik ağır bir rock parçası olup Meksika’dan Arizona sınırına giden altı olası göçmenin hikayesini anlatmakta.

29 Haziran’da itunes’da müzikseverlerin zevkine sunulacak olan parçada Ry Cooper’ın oğlu  Joachim bateride, vokallerde ise Lucina Rodgriguez ve Meksikalı grup Los Cenzontles’den tanıdığımız Fabiola Trujillo yer almakta. Parçayı dinlemek için buraya basmanız yeterli.

Quicksand

i left my home in Tamaulipas
in Sonoyta i came across
there was but 6 of us when we started
walking behind the coyote boss

(man’s name was Javier, he didn’t look right to me.
said ‘keep on walking get your coke jug’)

an old man said please let me go along with you
yes i’m old but i’m mighty tough
i know the road and maybe i can help you
i got good shoes i won’t hold you up

1st night we stopped and rested
next morning our guide was gone
the Sinaloa boy was for retreating
the old man said, the mountain’s on the right we can’t go wrong

but somewhere up on Tenahas Altas, he stumbled and then he fell
he begged and he pleaded but we had to leave him
lyin on Camino Diablo trail

quicksand i think we lost direction
quicksand now we’re losin ground
quicksand nobody round to help us
i think we’re sinking down

thought we was getting close to Yuma
i heard it’s an unfriendly town
we just need a cool drink of water
even Yuma can’t turn a poor boy down
then a Dodge Ram truck drove right down on us
sayin I’m your vigilante man and i’m here to say your ass just got deported
i’m taking you out just as fast as i can
he said you might be an old typhoid carrier
might be a new drug cartel
suppose you been sent by al kayeda
sure would like to get our hands on Al

well mister it’s 120 degrees back out there
it’s just me and the boy, the rest are gone
i think you’d take more pity on rescue pit bull dogs
calll us Charles and Bronson from now on

Originally posted 2010-06-25 12:09:39. Republished by Blog Post Promoter

Cape Verde’nin Kültür Elçisi: Cesaria Evora

Cesaria Evora 27 ağustos 1941 yılında Mindelo’da (Cape Verde) dünyaya geldi. Alkolik babasının ölümünden sonra annesinin fakirlikten dolayı Evora’yı yetimhaneye vermesiyle, sanatçının müzikal kariyeri yetimler korosunda şarkı söylemesiyle başladı. Onüç yaşında korodan ayrılan sanatçı , Eduardo isimli bir gemiciyle büyük aşk yaşadı. Ardından kendini yerel barlarda şarkı söylerken bulan sanatçı, aynı zamanda mornalar; diğer bir deyişle bir çeşit ulusal blues diyebileceğimiz şarkılar seslendirmeye başladı ve bu alanda kendini yetiştirdi.

1973 yılında Cape Verde adasının Portekiz kolonisinden çıkıp özgürlüğünü kazanmasından sonra popüler olmaya başlayan sanatçı, özellikle yüksek sosyetenin kabulünü kazandı. Buna rağmen köklerinden hiçbir zaman kopmayan sanatçı açlığın ve sefaletin ne olduğunu iyi bildiğinden bunu şarkılarına da yansıttı.

Bu dönemden sonra on karanlık yılını kendi kaderini ve ailevi ilişkilerini sorgulamakla geçirdi. 47 yaşına kadar adını kimsenin duymadığı Cesaria Evora (arkadaşlarının deyimiyle ‘Cize’) 1988 yılında De Silva isimli genç bir Fransız’ın teklifiyle Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” (Yalınayaklı Diva) isimli albümü kaydetti.. Albümün kendi toplumu tarafından oldukça beğenilmesinden sonra, sanatçının bir diğer albümü “Miss Perfumado” 200.000 kopya sattı ve sanatçıya uluslararası bir şöhret kazandırdı. Fransız basını uzun süre sanatçıyı Billy Holiday, Edith Piaf gibi sanatçılarla karşılaştırdı.

cesaria2

Picture 1 of 9

1994 yılında “Sodade, les plus belles mornas de Cesaria” isimli toplama albümünü piyasaya süren sanatçı aynı yıl içinde içkiyi bırakma kararı aldı. 1995 yılında albüm satışlarından dolayı Grammy Müzik Ödüllerine aday gösterildi. “Cesaria” isimli albümünden sonra dünyanın dört bir yanında konserler vermeye başlayan sanatçı, 1997 yılından sonra “Cabo Verde”, “Mar Azul” albümlerini yayınladı.

1998 yılında Havana’da bir grup Küba’lı ve Brezilya’lı sanatçıyla “Cafe Atlantico” isimli albümünü kaydetti. Sanatçı 60 yaşına geldiğinde artık bir dünya starı haline gelmişti. Paris’te kendisine bir stüdyo kuran sanatçı 60’a yakın müzisyenle uzun süre çalışmanın meyvesi olan “Sao Vincente Di Longe” albümüyle büyük başarı yakaladı. Albümdeki iki şarkı “Linda Mimoza” ve “Negue” Küba’da, “Regresso” ise Brezilya’da kaydedilmişti…

Sonraki yıllarda Dünya’yı dolaşıp aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde yüzlerce konser veren Evora, pek çok ödül aldı. 2003’yılında Güncel Dünya Müziği kategorisinde “Aşkın Sesi (Voz d’amor)” adlı albümüyle aldığı Grammy ödülü bunlardan biri. Çıplak ayaklı diva olarak anılan sanatçı için bu ödüllerin belki en anlamlısı ülkesi tarafından verilen “Kültür Elçisi” ünvanı.Her şarkısı milyonlarca kişi tarafından dinlenen sanatçı, hayat verdiği hüzünlü şarkılarla tanınıyor. Şarkıları, Portekiz Fado’larından Küba ve Afrika müziklerine uzanan geniş bir yelpazeyi yansıtıyor.

Diskografi
2008- RADIO MINDELO
2006-ROGAMAR
2003-VOZ D’AMOR
2001-SAO VICENTE DI LONGE
1999-CAFE ATLANTICO
1997-CABO VERDE
1995-CESARIA
1994-SODADE
1993-MISS PERFUMADO
1991-MAR AZUL
1990-DISTINO DI BELITA
1988-LA DIVA AUX PIEDS NUS

Originally posted 2009-12-24 17:39:08. Republished by Blog Post Promoter

Habib Koite

Şarkıcı ve gitarist Habib Koite yumuşak, melodik ve üstün ritimleri ile Mali’nin coğrafik ezgilerini uluslar arası platforma taşıyan en önemli sanatçıların arasında yer almasına rağmen ne yazık ki şu ana kadar hak ettiği konuma bir türlü gelemedi. Zira sanatçının günümüze kadar üretmiş olduğu çalışmaları konser performanslarına kıyasla hep arka planda kaldı. Bir türlü sanatçının sahnedeki enerjisi ve vokalleri albümlerine yansıtılamadı ve bundan dolayı sanatçı oldukça fazla eleştirildi. Ancak sanatçının altı yıl sonra gelen 2007 tarihli “Afriki” adlı kaliteli bir şekilde işlenmiş üçüncü çalışması bu kanıyı tamamıyla değiştirecek özelliğe sahip.

Tüm dünyada 250 bin albüm satışı, yoğun konser zinciri ve Bonnie Raitt’in 2002 tarihli “Silver Lining” albümüne katkısı ile Habib Koite ve grubu Bamada son altı yılı oldukça yoğun bir şekilde geçirdi. Çok az Afrikalı sanatçı Habib Koite kadar medya ilgisi yakalayabildi ve bundan dolayı ki Rolling Stones kendisini “Mali’nin en büyük pop yıldızı” olarak lanse etti. Yeni albümünde gitarist Mali’nin geniş farklı ritimsel yelpazesini başarıyla yansıtıyor.

Albümdeki parçalar her ne kadar Mali halkı için Bambana dilinde yazılmış olsa bile tüm dünya müziği severler bu ezgileri dinlemeye davet ediliyor.

“Africa” parçası çürük politikacılar, yıllardan beri süregelen savaşlar, fukaralık ve katliamları ile kıtaya bir eleştirisel bakışı yansıtıyor. Koite’ye göre Afrika halkı ya kendisine yardım edecek bir el bekleyecek ya da hemen kendi kendisine yardım edecek. Elbette sanatçı sadece politik şarkılar söylemiyor albümde birkaç tanede çok güzel aşk şarkısı yer alıyor. Özellikle genç bir kadının bir erkeği arzulamasının anlatıldığı ‘Fimani’ (Ufak Esmer) adlı parça çok büyüleyici.

Sesini bir iletişim aracından çok gruptaki ilave bir enstrüman olarak kullanan sanatçı böylece mesajını çok daha rahat dinleyiciye ulaştırıyor. Batının yardımı olmadan Afrika’nın her şeyin üstesinden gelebileceğine inanan sanatçı bunu ikna edici sözler ile dile getiriyor. Amacı milyonlarca kişiye milyonlarca farklı diller ulaşıp herkesi bir araya getirmek. Bundan dolayı sendikalar gibi mesajını çok açık ve direkt sunuyor.

Ekstra ritmik ve geleneksel enstrüman takviyesi ve Habib Koite’nin konser performansını albüme yansıtması “Afriki”ye farklı bir ivme kazandırmış. Geleneksel ezgilerin her parçanın temeline akıllıca işlenmesi ve Habib Koite’nin vokallerini bütünleyen kadın seslerinin takviyesi ile ortaya çok sıcak bir çalışma çıkıyor. Eskiden stüdyo teknolojisi ile keskin çıkışlı geleneksel enstrüman ritimleri “Afriki” albümünde olduğu gibi bırakılmış ve tüm hamlığı ile yansıtılmış. Ngoni, balafon ve djembe ezgilerinin kararlı ve kalıcı yapısı sanatçının repertuarındaki en önemli çalışmasını ön plana çıkartıyor. Sağlam bir akustik ses sentezine sahip olan albüm ender duyulan enstrümantasyonları Habin Koite’nin eşsiz gitarı ile

Devrimsel Mande melodisi ve melankolik sokou (geleneksel viyolin) tonu ‘Barra’ parçasını albümün en dikkat çeken çalışması arasında. Sanatçı ‘Nta Dima’ (Sana Onu Vermeyeceğim) adlı parçasında temel vurmalı ritimler ve farklı yöresel borazan enstrüman kullanımıyla geleneksel yaklaşımı bir adım ileriye taşıyor. Tüm bu yenilikler ve sanatçının eşsiz gitar hakimiyeti bir araya gelince ortaya çıkan çalışma hiç kuşkusuz ritimsel atmosferde yeşeren melodik çiçekler gibi. Bunu en güzel yansıtan parça ise ‘Massake’.

Batılaştırılmış melodilerden uzak ham Afrika ritimlerine sahip olan “Afriki” son zamanlarda Afrika pop müziğinin geldiği noktayı en önemli göstergesi.

Yeni jenerasyona ufak bir pencere açmayı hedefleyen sanatçı eski melodileri yeni formlarda sunmayı hedefliyor.

Habib Koite müziği ile Afrika’dan kopanları bir araya getirmeyi kendine hedef bilmiş mükemmel bir performansçı. Elbette bunu tek başına yapamayacağını biliyor fakat bu onun denemesini engellemiyor.

Originally posted 2010-01-04 09:49:08. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16857634203

Better Tag Cloud