// Arşiv

hindistan

This tag is associated with 26 posts

Debashish Bhattarcharya: Bir Yatay Gitar Seyyahı

Debashish Bhattarcharya
Debashish Bhattarcharya

Kolkata, Batı Bengal eyaletinin merkezi, Hindistan’ın eski başkenti (1772–1912) ve yaklaşık 4,5 milyon Hintlinin yaşadığı bir kent. Önemli bir eğitim ve kültür merkezi olan Kolkata, birçok edebiyatçı, ihtilalci ve sanatçının kenti. Bengalce, İngilizce, Hintçe ve Urdu dili konuşan kozmopolit bir nüfusa öğrenim olanağı sağlayan kent aynı zamanda Hint geleneksel müziğinin çağdaş yorumcusu ve hiç şüphesiz en yetenekli sanatçılarından biri olan Pandit Debashish Bhattacharya’nın yurdu.

Müziğin her zaman gündemde olduğu bir ailede dünyaya gelen Debashish, genç yaşta ebeveynlerine tambura, gitar ve tabla gibi enstrümanlarla eşlik etmeye başladı. Bu kültürel atmosfer her orta direk Bengal ailesinde aşina olunan bir sahne elbette. Gün müzik ile başlar ve müzik ile biter. 1929 yılında efsanevi Havaili sanatçı Tao Moe Kolkata’yı ziyaret etti ve yanında Havaiye özgü çelik bir gitar getirdi. Hintliler arasında bir kült olan bu gitar, kısa bir süre sonra müzik ile uğraşan her evde kendine bir yer edindi. Bhattacharya ailesinin evine de giren bu enstrüman genç Debashish’in anında ilgi alanına girdi, farklı stiller ve tekniklerde geleneksel müziğini çalmaya başlayan sanatçı belirli bir zaman sonra bu enstrümanın yetersiz kaldığını fark etti. Bunun üzerine almakta olduğu müziksel eğitim ile birlikte raga müziğinin çalabilecek şekilde kendi enstrümanı – farklı tel sayısına sahip yatay gitar- tasarlamaya karar verdi. Sonrası ise tarih, zira Debashish çok hızlı bir şekilde kendisini geliştirdi ve daha yirmi yaşında Cumhurbaşkanı nişanı ile onurlandırıldı. Otuzlarında Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Amerika’ya çok geniş bir coğrafya üzerinde tanınan önemli bir müzisyen oldu. John McLaughlin, Bob Brozman, Martin Simpson, Liu Fang ve Takashi Hirayasu gibi sanatçılarla çalışarak müziksel perspektifini tüm dünyaya yaydı. 2003 yılında kırk yaşına geldiğinde Hindistan hükümeti tarafından Pandit (müzik üstadı) unvanı ile onurlandırıldı.

Pandit Debashish Bhattacharya’yı olağanüstü bir sanatçı olarak tanımlamak çok kuru kaçıyor ancak açıkçası onun engin müzik yeteneğini hakkıyla ifade edecek pek fazla kelime Türkçede yok. Kelimeler ile bu kadar derin bir sanatçıyı vurgulamak abartı sınırlarına sokulan gereksiz tamlamalardan ileri gidemez bundan dolayı biraz detaylı açıklama yapmakta fayda var. Resmen bir müzik üstadı olan sanatçı öncelikle yaratmış olduğu üçüz gitar üretimleri ile dünya müzik platformunda bir ayrıcalık. Kendine özgü bir gitar üçlemesine sahip olan sanatçının yarattığı 22 telli ‘Chaturangi’ adlı gitar viyolin, sitar, sarod ve veena gibi enstrümanların ses skalasına karşılık veren müzik aleti. ‘Ghandarvi’ ise 14 selli bir gitar olup veena, sarangi, saz hatta Flâmenko gitarın ses düzeyinde buluştuğu nokta. Üçüzün son halkası olan 4 telli ‘Anandi’ ise kaba tanımı ile yatay bir ukulele. Bunun haricinde sanatçının kendine özgü üç parmakla çalma stili kendisini yine diğer emektaşlarına kıyasla hız ve hüner bakımından ayrı bir konuma yerleştiriyor. Bu da yetmiyormuş gibi Pandit Debashish Bhattacharya Kolkata’da 2003 yılında birde müzik okulu açtı. Tek kelime ile müziğini ve sanatını tüm varlığı ile kucaklayan bir üstat.

Müziği için yaşayan Pandit Debashish Bhattacharya’nın ilk dikkat çeken çalışması 1993 tarihli “Guitar: Raga Ahir Bhairav” oldu bunu daha sonra “Call Of The Desert (with Brij Bhushan Kabra)” ve elbette 2000 tarihli efsanevi “Hindustani Slide Guitar” takip etti.  Sayısız kez John McLauglin’in grubu Shakti ile turneye katılan ve birçok kaydında fiilen yer alan sanatçı 2003 yılında  her zaman her yerde olan tam bir dünya müzisyeni Bob Brozman ile “Mahima” adlı füzyon bir projeye imza attı. Hint ve Hawaii ezgilerinin harmanlandığı bu çalışmada kendisine kız kardeşi Sutapa vokalleri ve erkek kardesi Subhashis tablada katkıda bulundu. Sondan bir önceki çalışması “3:Calcutta Slide Guitar” sanatçının gitar üçlemesinin yarattığı ses dünyasını üç raga formatı üzerine yapılandırılmasını yansıtan enfes bir çalışma olarak tarihe geçti. Maalesef ülkemizde bu sıraladığımız albümlerden bir tanesi bile bulunmuyor bu da farklı müziğe olan duyularımızın ne kadar kapalı olduğunun abartılı olmasa da minik bir göstergesi.

Debashish Bhattarcharya
Debashish Bhattarcharya

Böyle bir geçmişe sahip olan sanatçı, antik Hint ezgileri, Sufizm kırıntıları, Roman ritimleri ile tüm seyahatlerini ve yıllardan beri çalıştığı her türlü uluslar arası sanatçıdan aldığı ilhamları bir araya getirip karşımıza en son ve kişisel eseri “Calcutta Chronicles: Indian Slide-Guitar Odyssey” ile çıkıyor.

Sanatçının çocukluğundan olgunluk evresine kadar geçen süreci müziksel olarak yansıtan “Calcutta Chronicles: Indian Slide-Guitar Odyssey” mecazi bir çalışma. Hayatı boyunca yaşadığı ruhani ilhamı, kendi yaratıcı vizyonu ile ürettiği Chaturangui, Gandharvi ve Anandi adlı gitarlar sayesinde, Hindistan raga müziği dilinde bizlere sunuyor. Bir sitar çalgıcısı gibi albüm boyunca tabla ve atmosferik tambura enstrümanları sanatçıya eşlik ediyor. Yedi dakikayı biraz geçen Sufi ve Bakti (Hindistan’a özgü adak müziği) ezgileri ile işlenen açılış parçası ‘Sufi Bhakti’, Debashish tarafından yaratılan Anandi enstrümanının müziksel bir serüveni. İslami ezgilerden, Hindistan kültürü ile tıka basa donatılmış Bengal ritimlerine sokulan beste, ektara adlı tek telli antik enstrümanı konuk etmesi ile oldukça önemli. Takip eden ‘Amrit Anand’ (Sonsuz Mutluluk) adlı parça, damlayan melodisi ile raga ezgilerini birleştiren, her sabahın vaat ettiği yeni umudu konu alan etkileyici bir harmanlama. ‘Nivedan’ (Aşığın Çığlığı) ve ‘Ganga Kinare’ (Zamanın Ötesine bir Yolculuk)  adlı bestelerde Debashish’in sanatçı ruhuna müziğinin refakatiyle sokuluyoruz. ‘Gypsy Anandi’ (Bir Yatay Gitarın Serüveni) adlı bestede Debashish bizlere bir enstrümanın sahibi ile birlikte olgunlaşmasını dinletiyor. Albüm boyunca bir labirentten diğerine sokulurken hiç kaybolmuyorsunuz zira Debashish her zaman yanınızda, elinizden tutarak size eşlik ediyor. Labirentin çıkışında bizleri bekleyen kapanış parçası ‘Maya’, derin bir Hint felsefesine inanan üstat Debasish’in var olmanın anlamını sorduğu bir müziksel şölen.

Debashish Bhattarcharya Calcuta Slide Gitar
Debashish Bhattarcharya “Calcuta Slide Gitar” Albüm kapağı

Debashish Bhattacharya gibi müziğinde özel bir stile sahip dünyamızda maalesef pek fazla sanatçı yok. Bhattacharya sadece bir besteci ve virtüöz olmanın yanı sıra, Hint müziğinin karmaşıklığının altından kalkabilecek özelliklere sahip, Hint tinselliğine sonsuz bağlı olan kendi slide (yatay) gitarlarını yaratacak kadar da devrimci.

Originally posted 2009-12-27 15:18:33. Republished by Blog Post Promoter

The Rough Guide To Bollywood

The Rough Guide To Bollywood

The Rough Guide To Bollywood

Albüm Adı: The Rough Guide To Bollywood (Second Edition)

Sanatçı: Karma

Çıkış Tarihi: 27 Eylül, 2010

Katkıda Bulunanlar: R.D. Burman, Kumar Sanu, Geeta Dutt, Manna Dey, Lata Mangeshkar, Asha Bhosle & Kishore Kumar, Kavita Krishnamurthy, Shamshad Begum, Mohd. Rafi , Sonu Nigam.

Hindistan’da sinema hala kral ve her Hintlinin hayatında önemli bir yere sahip. Bol şaşası, dramsı, göz yaşartan replikleri ile hayatın bir parçası. Bundan olsa gerek ki bu endüstriye Bollywood adı verilmiş. Sadece filmler ile kalsak yeter oysa bu film dünyasının içerisinde gizli bir cevher var ki o da müzikleri. Bollywood’un ritmik müzik cenneti öyle böyle herkesin yolunu bir şekilde kesmiştir ve enimin bir ilgi uyandırmıştır. World Music Network’ten 27 Eylül 2010 tarihinde çıkacak olan bu albümde Bollywood’un klasiklerinin yanı sıra stilist sürprizlerde içermekte.

Parça Listesi:

  1. R.D. BURMAN: Dance Music (I)
  2. ASHA BHOSLE: Dum Maro Dum Mit Jaye Gham
  3. LATA MANGESHKAR: Raina Beeti Jaye
  4. KUMAR SANU: Ek Ladki Ko Dekha
  5. LATA MANGESHKAR: Tere Bina Jiya
  6. GEETA DUTT: Mera Naam Chin Chin Chu
  7. MANNA DAY: Yari Hai Imaan Mera
  8. LATA MANGESHKAR: Dilbar Dil Se Pyare
  9. ASHA BHOSLE & KISHORE KUMAR: Aaya Hoon Main Tujhko Le Jaoonga
  10. KAVITA KRISHNAMURTHY: Pyar Hua Chupke Se
  11. SHAMSAD BEGUM, MOHD, RAFI, MANNA DEY & ASHA BHOSLE: Dukh Bhare Din Beete Re Bhaiya
  12. R.D. BURMAN: Dance Music (II)
  13. SONU NIGAM: Phir Milenge Chalte Chalte

Originally posted 2010-08-30 08:48:46. Republished by Blog Post Promoter

Kikunokai: Geleneksel Japon Dansları Topluluğu

Kikunokai

Kikunokai

Geleneksel Japon Dansı’nın özüne sadık kalmak, ancak günümüze uygun dans eserleri ve yeni sanatkarlar yetiştirmeyi ana gaye edinen Michiyo Hata 1972 yılında “Kikunokai” Dans Topluluğu’nu kurdu.

Bayan Hata, Onoe Dans Okulu’nun kurucusu ünlü modern Kabuki aktör VI.cı Onoe Kikugoro’nun varisi I.’nci Onoe Kikunojo’dan uzun yıllar dans dersleri alıp yetişti. İlk sahne performansı bir “kelebeği” temsil ettiği Yeni Yıl Aslan Dansı idi. 1955 yılında, Michiyo Hata profesyonel klasik dansçı, faal bir koreograf ve Buyo öğretmeni olarak Onoe Kikunori adını kullanma hakkını kazandı ve Onoe Okulu müdürlüğüne atandı. 1963 yılında Takarazuka Kızlar Revü Tiyatrosu’nda bir resital sundu. 1988 yılında, Hata “Yume” (Rüya) filminin koreografisini hazırladı. Ünlü Japon film yapımcısı Akira Kurosawa tarafından yönetilen film, Özel Oscar ödülüne layık görüldü. Özgün danslar temsilcisi ve genç dansçılar organizatörü olarak Hata, 2002 yılında POLA Seçkin Performans Ödülüne aldı. Birçok değişik ödüle layık görülen Hata, 2010 yılı ağustos ayında hayatını kaybetti.

Bayan Hata’nın aldığı en önemli ödül ise 1976 yılında, Kültür Festivali’nde, Japonya Kültürel işler Bürosu’nca verilen Mükemmel Sanat Ödülü olmuştur. O Tarihten bu yana, başta Japonya’nın  her yöresi olmak üzere, topluluk, bir kültür Elçisi gibi, Avrupa Ülkelerinde, Amerika’da, Hindistan’da, Güneydoğu Asya ülkelerinde Orta Doğu’da ve Avustralya’da gösteriler sunmuştur. Bu hizmetlerinden ötürü, 1986 ve 1988 yıllarında, Japon Dışişleri Bakanlığı, topluluğa “Resmi Övgü”de bulunmuştur. Akademi ödülü kazanan, Kurosawa Akira tarafından yönetilen “Dreams” (Rüyalar) filmindeki koreografi ve dans sahnelerinin hazırlanmasındaki başarısından ötürü, Bayan Hata, topluluğun dansçılarının övgüsüne mahzar olmuştur.

1993 yılında, Hata ve Kikunokai Matsuo Sanat Kurumu’nca ödüllendirilmişlerdir. Bu ödüllerin dışında, 1997 ile 2007 yılları arasında Bayan Hata’nın 35 müridi, Tokyo Shimbun’un (Gazete) “Japon Dansları Bölümü”nce ödüllendirilmişlerdir. Kikunokai, 2001 yılında New York ve Los Angeles’de, Japon Kültürel İşler Bürosu ve Tokyo Metropolitan Tarih ve Sanat Kurumu’nun Uluslararası Kültür Geliştirme ve Değişimi çerçevesinde gösteriler tertiplemiştir. Bunları müteakip, topluluk, 2003 yılında Tayvan ve Singapur’da, 2004′de Türkiye’de, 2005′de Almanya ve Çek Cumhuriyeti’nde, 2007′de Fas, Tunus ve Cezayir’de, 2008′de Brezilya’da (Ponta Grosa, Curitiba, Maringa ve Sao Paulo) ve 2010 yılında Meksika’da Japon Kültürel işler Bürosu’nun Kültür Geliştirme ve Değişim programı kapsamında gösteriler tertiplemiştir.

Kikunokai

Kikunokai

Nagauta (Japon Geleneksel Müziği)

KOTOBUKI KIKU SAMBASO

Bir kutlama etkinliği olan bu gösteri programına yakışır bir kutlama dansıdır. Samabasoş No tiyatrosundaki Okina adlı yapıttan doğmuş, dünya barışı, tarım ve balıkçılıkkta bereketli bir hasat için duaları da kapsayan bir eserdir ve yılbaşları veya kutlamalarda yapılan bir dans olarak günümüze kadar gelmiştir. Bu düzenlemede, Sambaso’nun ilk kısmında ve çanlı bölümde beş kadın, son derece zarif bir dans sergiliyor.

Nagauta

SHAKKYO

Klasik Japon Dansı’nın en belli başlı örneklerinden biridir. Tüm hayvanların kralı olarak bilinen aslanın, oğlunu güçlü kuvvetli bir aslan olarak yetiştirmek için vadiye attığı söylenilegelmiştir. Burada baba aslan Beyaz Tüy kadar cesur olan oğul Kızıl Tüy, tüm çiçeklerin kralı denen şakayık ağacının dalını kavrar ve onunla dans eder. En sonda ise beş aslan, hafif adımlarla, ancak büyük bir güç gösterisi yaparcasına, mücadele eder gibi dans ederler.
Kyogen-Buyo (Japon Geleneksel Tiyatrosu)

Kikunokai

Kikunokai

TSURI ONNA (Müstakbel eş avı…)

Dünyada pek çok çift karakter ve fiziki bakımdan birbirine benzer. Her ikisi de bekar olan bir daimyo (kale lordu) ve uşağı Tarokaja kendilerine benzeyecek mükemmel kadını bulmak için dua etmektedirler. Ebisu-saburo (verimli “bumper” avı tanrısı), her ikisine de uykularında müstakbel eşlerini görüntüler. Acaba ne kadar güzel eşler bulacaklar?

“GEÇMİŞ ZAMAN MASALLARI”

Tanrı’nın bahşettiği, mevsiminde çiçek açan ağaçlarıyla ada… Lütfen imha etmeyin ve gayesini hatırlayın.

“KİRAZ ÇİÇEKLERİ VE PUSLU MEHTAP”

Geçmiş zamanlarla irtibatlandırılan, japon Halkı’nın en fazla sevdiği kiraz çiçekleri çoğunlukla klasik japon şiirinde kullanılmıştır. Bu parça, sevincini ve çiçek açan kiraz ağaçları altında içip kutlamasını göstermektedir.

“BAHAR DANSI”

Bahar meltemi olanakları anımsatır ve insanlar çiftlerini seçip, elele dansederek mest olurlar.

Kikunokai

Kikunokai

“ATİYE YÜRÜMEK”

Bahar, birçok vahşi nebatları bulup yemenin mevsimidir. Genç kız bahçede nebatları toplarken, delikanlı oradan geçer. Gençler bahara övgüler sunar ve birlikte onun kutsamasını kabul ederler.

“JAPON RUHU”

Kişinin doğum yerine olan sevgi gibi vatanseverlik duyguları vardır. Orada yaşayan Kişiye saygı duyar ve bir arada yaşamaktan mutluluk hisseder. Bu Japon ruhudur.

“NANBU TAWARATSUMI UTA”

Genç çifte uzun ve mutlu bir hayat temenni etmek için iki yelpaze kullanılır. Tawara Tsumiuta “hasır pirinç çuvallarını doldurma şarkısı” demektir. Bu şarkı iyi bir hasata şükran anlamına gelir.

“GOIWAI”

Bu parça geçmiş zamanlardan günümüze aktarılmış olup 5 erkeğin bereketli bir balık avını dinamik bir dansla kutlamalarını resmeder.

“TSUGARU JONGARA BUSHI”

Tsugarushamisen Japonya’nın kuzey yörelerinden günümüze gelen, 3 telli ve uzun saplı Japon müzik aletlerinin en çok tanınanlarındandır. Bu parça, Şamisen’in canlı nağmeleriyle ritmik bir dans sergileyen gençleri görüntüler.

“YASABURO BUSHI”

Kaynanaların gelinlerine zalim davranmaları anormal bir davranış değildir… Bu parça, olağan olan bu olayı hicvederek anlatmaktadır.

“KASA ODORI” (Şemsiye dansı)

Geçmişte bir yağmur duası olan bu dans günümüzde fiziki düzeni sağlar. Büyük renkli, Japon kağıdından yapılm ış şemsiyeler kullanılarak erkeksi bir danstır.

Duet “ROKUCHO”

Birbirleri, ne duygularını belirtmek için kadın ve erkeğin duygu dolu dansıdır.

“AWA ODORI” (Awa dansı)

Kadınlar duygu yüklü, sakin bir dans sergilerken erkekler, doğaçlama yaparcasına soylu bir havayla dans ederler. Kadınlar, ara ara, bir uçurtmayı andıracak hoş bir tarzda kümelenirler. Erkeklerin uçurtma gösterisi ise, bir kişinin hem uçurtmayı hem de onu yönlendiren eli canlandıran mizah dolu bir gösteridir. Şehrin dar sokakları boyunca erkekler, dans eden kadınların etrafında hızlı hızlı gelir ve gider, nihayet herkes bir arada coşkuyla dans eder.

Originally posted 2011-03-16 13:48:24. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16857634203

Better Tag Cloud