Akdeniz’den gelen kartpostal niteliğinde melodik ritimlerden oluşan bir çalışma var karşımızda. İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Lübnan, Mısır ve Mağrip kıyılarından gelen ritimleri bir araya toparlayan, kalıplaşmış klişe sınırların dışında olan basçı Renaud García-Fons bizlere kendi Akdeniz yelpazesini sunuyor. Sekiz kişilik ekibi ile ufak bir gemi içerisinde Akdeniz sularında süzülen kaptan, her limana uğraşıp kendilerine en uyumlu olan besteleri çıkartıp bir sonraki durağa yelken açmış durumda.
Hünerli ruhlar var bu gemide, özellikle çaldıkları enstrümanlara ile bütünleşmiş müzisyenler. Bu enstrümanlar arasında Barok sazı, zither, buzuki, akordeon, Flamenko gitarı, klarnet, bansuri, flüt, çift kontra bas, oktobas, palmas ve perküsyon yer alıyor. Sekiz müzisyen ve bir ordu enstrüman komplike müzik formülasyonlarına dalıp dinleyenlerin kolaylıkla algılayabileceği kolay ritimler ile karşısına çıkıyor.
Renaud Garcia-Fons caz aleminden kulakları büyüleyen akustik bas virtüözü olarak tanınmakta. Beş telli enstrümanından yarattığı melodiler kendisine dünyanın pek çok köşesinde hayran kazandırdı. Bu en son çalışmasında İspanyol-Fransız basçı beste üzerine yoğunlaşıp klasik olacak ama Doğu ve Batı arasında kendi müziği ile bir köprü oluşturmakta. “Mediterranees” adlı bu albümdeki ana amaç bir grup için beste yazmaktansa Akdeniz’in sahilleri boyunca var olmakta olan müzikleri araştırıp ortak bir kimlik altında tematik bir çalışma üretmek. Akdeniz’de pek çok müzik tarzı mevcut olmasına rağmen sanatçının hedefi bu tarzlarının hepsin de yer alan ortak noktayı bulmak olmuş.
Garcia-Fons’un serüveni İspanya’nın güneyinde yer alan Endülüs’ten ‘Aljamiado’ adlı parça ile başlıyor. On sekiz
parçadan oluşan albümdeki müzik Batı’dan Doğu’ya, İspanya’dan Güzey Fransa’ya, İtalya’dan Yunanistan’a, Türkiye’den Lübnan’a ve oradan da Akdeniz’in kuzey ucuna kadar uzanıyor. Albümdeki ana değişim ise ‘Bosphore’ adlı on üçüncü parça ile başlıyor. Bu parça ile birlikte ekip şark sınırlarına adım atıyor. Bundan sonra gelen her parçada bir yoğun doğu teması hissetmek mümkün.
Garcia-Fons’un önceki çalışmalarına kıyasla burada akustik bas ekseninde dönen bir müzik yer almamakta. Elbette bu beş telli enstrümanın söz sahibi olduğu parçalar var ancak tüm albüm boyunca başrollerde değil. Beste ön planda olduğu için bir ortak paylaşım ve yansıma söz konusu ama yine de Garcia-Fons’un mutlak tekniğini kendini hissettiriyor.
On sekiz parçanın da hepsi ayrı ayrı müzik patlaması yaşattırıyor dinleyene.hareket halinde olan bir grubun başarıyla kavradığı mekanlar, zamanlar ve çağlar var bu albümde. Müziği dinlerken kendinizi el ile boyanmış kartpostalların içerisinde buluyorsunuz…
Originally posted 2011-03-19 12:03:05. Republished by Blog Post Promoter
Etiyopya popüler müziğinden gelen en önemli sanatçılardan biri Mulatu Astatke. Kendisi aynı zamanda Berklee College of Music’de (dünyanın en önemli müzik okulu) okuyan ilk Afrikalı öğrenci idi. Mezun olduktan sonra Duke Ellington gibi bir efsane ile 1970’lerde çalıştığını da özgeçmişine eklememiz gerek. Bu en son çalışması “Mulatu Steps Ahead” Doğu Afrika ve Amerika’nın Doğu sahilleri bir araya gelmekte. Geçen sene Britanyalı Heliocentrics ile birlikte kaydettiği ve ödüllere doymayan “Inspiration Information” albümüne kıyasla daha az deneysel olan çalışma ağırlıkta Boston’da yerel cazcılar ile birlikte kaydedilmiş. Son rötuşlar ise Londra ve Addis Ababa’da yapılmış. Albümde yer alan dokuz parça Astatke’nin eski ve yeni besteleri arasında bir harmanlama içeriyor. Albümde dinleyeni ilk karşılayan ‘Radcliffe’ sanatçının Havard Üniversitesinde konuk öğretmen olarak öğrencilere katkıda bulunduğu dönemi ele alıyor. Alice Coltrane benzeri ritim atmosferi kulaktan kaçmayacak şekilde dominant. Sonlara doğru yer alan ‘Boogaloo’ ise tamamıyla açılış parçası ile ayrı bir kulvarda, eski bestenin özenli elden geçirilmiş bu yeni versiyonu salsa ritimleri ile sanatçının geniş müziksel penceresini açıyor. Albüm aslında Astatke’nin müzik açılımının sunan dengeli bir potpurisi, ilk defa sanatçıyı tanıyacaklar için güzel bir tanışma; eskiler için ise yeni bir yansıma.
Mulatu Astatke- Mulatu Steps Ahead by naoalinhados2
Batı nefeslilerin Afrika enstrümanları (masenqo ve kora gibi) ile karmaşası, Amerikan caz normlarının Etiyopya modeli ve skalası ile harmanlanması, hepsi basklarnet ile birbirine dikiliyor. Zengin, ritmik, uyarıcı ve melodik bir lokum “Mulatu Steps Ahead”. Astatke ise dünyadaki “Ethio Jazz” tanımının tek karşılığı ve adresi…
Mulatu Astatke from Takis Peppas on Vimeo.
Originally posted 2010-07-17 16:43:40. Republished by Blog Post Promoter