// Arşiv

Konser

This tag is associated with 18 posts

Garajistanbul???

SCHWARZ-WESSELTOFT

SCHWARZ-WESSELTOFT

Konser salonuna girerken havalimanı güvenliğinden geçer gibi hissetmek oldukça rahatsız edici. Söz konusu mekana girerken kapısında yüzlerce insanın dikilip yeni gelenlere bakması ise daha da bir garip, özellikle içerisi boşken. Hayır dışarıdakiler sigara içen topluluğu değildi.

Sempatiklikten yoksun. Aksine soğuk ve itici. Belli ki Red Bull bu gecenin para babası zira en ufacık köşede onun logosu ve motosu. Özel kioskler ve özel reklamlar. Anlayacağınız konser mekanından daha çok sergi alanı. Zaten gelen kitle de hiç yüz simasına aşina olmadığımız bir kitle. Eskilerde bıraktığımız bir kitle. Müzik mi yoksa piyasa mı yapmaya geldiği anlaşılmayan bir kitle.

Peki, demek Garajistanbul böyle bir yer olup çıkmış… Kişiliksiz… Oysa tiyatrocular yönetimdeyken ne kadar nezih bir yer idi. Ne güzel etkinlikler ve konserler izlemiştik. Tord Gustavsen’in nefis konseri hala kulaklarımda çınlamakta.

Biz de Bugge Wesseltoft ve Henrik Schwartz’ı izlemek için konserin başlamasından 20 dakika önce boş mekanda yerlerimizi aldık. Tam 21.40’da. Ayakta dikilmiş sohbet ederken Red Bull veya garajistanbul veya kimin kiraladığı belli olmayan eline makina alınca fotoğrafçı olduğunu sanan biri tarafından karelendiğimizi farkettik. Bizden izin alıp almadığını sorunca, ‘Allah Allah bir de izin mi alacaktık’ cümlesi ile sallandık. Oysa Biletix biletlerinin arkasında konsere gelen herkesin fotoğrafı izin alınmadan çekilebilirmiş, fotoğrafçı velet öyle dedi. Nasıl yalan… Evet, üşenmeyip her köşesini okudum…

Bu stres ile oldu saat 22.40, ortada en ufacık bir hareket, açıklama yok. Kötü müzikte bekleşen, hayatından mutlu olan insanlarlar. Konser 22.00’de başlayacaktı ama 40 dakika geçti, kimin umurunda. Bizim! Ama sadece bizim.

Aklıma birkaç yıl önceki Babylon geldi, süresinde başlamayan konserlerde yitip giden zamanlar. Ama sonra eleştirince dinleyenlerine kulak verip konserlerini zamanında başlatma politikası güden emektar Babylon. Sonra Saloniksv girdi hayatımıza, zamana saygı mutlak politikasıyla. Biz bize saygı gösterilen yere saygı gösteririz nakaratıyla bilet başına verdiğimiz 50 TL’yi umursamadan, arkamıza bakmadan terk ettik, köhne, saygısız, personeli insan olmayan Garajistanbul’u. Uğurlar olsun sana zira zannetmiyorum kapından bir daha içeri gireceğimizi…

Bratsch ile sohbet

Bratsch

Bratsch

Etnik müzik, bir harmanlama, bir kültür işlemesi, bir tarz ve yaşam biçimi. Bunların hepsi 4 Şubat’ta İstanbul’da müzikseverler ile buluşacak olan Ermeni, Türk, Rum ve Kürt ritimlerini enstrümanları ve sesleriyle bambaşka bir yorumla dünyaya duyuran Fransız müzik grubu Bratsch’ın hamurunda yer alıyor. . Avea Sıra Dışı Müzik konserleri serisi kapsamında İstanbul’a gelecek olan grubun kemancısı Bruno Girard’ı Fransa’da bulup sizler için ayaküstü sohbet ettik.

  1. Müzik yaratmak konusunda Bratsch’ın ilham perisi nedir?

Bu soru, bize zaman zaman sorulan ne var ki, kesin bir cevap bulamadığımız bir soru. Bu, genellikle bir karşılaşma, bir ortak paylaşım, bir şehir, ziyaret edilmiş bir ülke ile başlamakta.

Dünyaya bir bakış açısı, bir hatırayı paylaşma isteği. Bazen de kendimize zaman ayırıp dinlediğimiz küçük bir iç müzikten esinlenmek.

2.    Bratsch müzik yazdığında, bunun ne kadarı önceden kurgulanır ve ne kadarı güzel bir kaza olarak ortaya çıkar?

Hmm, cevap vermesi çok zor. İçimizde sürekli gezinen müziklerimiz var ve nedeni tam bilinmese de günün birinde şekil almakta. Dolayısıyla genellikle sebep her ikisi de.

3.    Müzik yaparken dinleyicilerinizi göz önünde bulundurur musunuz yoksa her şey tamamıyla kendi ilhamınız için mi?

Bu, parçalara göre değişmekte. Bazı şarkılar topluluğa hitap eder, dolayısıyla dinleyiciyi düşünmemek çok zordur. Diğer şarkılar için ise, topluluğa etkisini düşünmeksizin kişisel ilhamımızı serbest bırakıyoruz. Şarkının oluşturulması / yaratılması sürecinde dinleyicinin düşünülmesi, kendi karikatürümüzün içine atılma riskiyle karşı karşıya gelmemize sebep olur. 

4.    Yeni albümünüzün ana teması nedir?

Urban Bratsch’in temel fikri kentlerin ve banliyölerin bize vermiş olduğu müzik, metin, şiir ilhamıdır. Hayali kentler ve banliyöler çeşitli parçalara da ilham verir.

5.    Albüm kapaklarınızın tasarımını oldukça beğeniyorum, renkleri ve tasarımı oldukça kavrayıcı. Bu çalışmalara nasıl bulup uyguluyorsunuz?
Albümlerimizin grafik işleri ve stili grafikçilere emanet edilmiştir, bunların ortak yönü, bizim müzikleri dinleyerek tasarımlarını yaparken müziğimizden ilham almalarıdır. Bu kişileri tasarımlarında tamamen serbest bırakıyoruz. Müziğimiz kendilerine yön verir. 

6.    Görsel ve müziğin birbirine güzel bir şekilde uyduğunu görüyorum. Sizce görsel ve müzik aralarında uyumlu olmalı mı?

Müzik renkleri ve resimleri çağrıştırmakta, ses ise çizgileri ve eğrileri çizmektedir. Müzikle resim arasındaki uyum sağlandığında, her biri diğerinden beslenir. 

 7.    Sizce müziğinizi tanımlamak zor mu?

Bizler zor değilizdir, müzik stilimiz ise Bratsching… Başka hiçbir etiket bizi tanımlayamaz, bu özelliğimiz, uzun yolculuğumuzdaki avantajlarımızdan biri…

8.    Aşina olduğunuz veya ilgilendiğiniz bir Türk müzik enstrümanı var mı?

Türk müziğini şimdilik grubumuza adapte etmedik. Son yıllarda Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz ziyaretler, Türk havalarında Bratsch ezgilerini dans ettirme isteğimizi tetikleyecektir.

 9.    Beğendiğiniz veya tanışmak istediğiniz bir Türk sanatçısı var mı?

Birkaç yıl önce Fransa’da karşılaştığımız Sulukule klarnetçileri bizlerde güzel anılar bıraktı. O zaman da bu kişiyle ortak bir şeyler yapmanın güzel olacağını düşünmüştük. 

10.    Son olarak, buradaki dinleyicileriniz söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Türkiye’de hayranlarımızın olması bizi hem mutlu ediyor hem de  gururlandırıyor. 25 yılı aşkın bir süreden beri beraber çalışıyoruz ve özgürlük mesajlarımızın dünyanın dört bir tarafında ilgi uyandırması sonsuz olma isteğimizi körüklüyor ve müziğimize devam etmemizi sağlıyor.

Bratsch

Bratsch

Bir Şehir Hikayesi, Konstantiniyye – İstanbul

“Bir Şehir Hikayesi, Konstantiniyye–İstanbul” İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından öngörülen temel kriterler nazara alınarak hazırlanan özgün bir müzik projesidir. “Tarihin tanığı müzik” konsepti bağlamında İstanbul’un Avrupa uygarlıklarıyla karşılaştığı kırılma noktalarıyla kültürlerarası ve medeniyetlerarası etkileşimleri ve bugünün İstanbul’u ile paralellikleri konu edinmektedir.

Dünya ölçeğinde iki büyük medeniyetin; iki büyük imparatorluğun başkentliğini yapan; iki kıtayı, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan noktada, iki büyük dinin büyük metropol kenti İstanbul’da, özgün şehir müziklerinin oluşmasında belirleyici rol oynayan saray müziği, askeri müzik, etnik müzik, dini müzik, Anadolu’dan kente göçlerle doğu ve Arap temalı müzikler gibi kategorik etkiler orjinal tınılarıyla ve kronolojik bir bütünlük içerisinde izleyicilere sunulacak.

Dünyaca tanınmış ve Amerika’nın ilk konservatuarı olan New England Konservatuarı’nda Müzikoloji-Müzik Tarihi Bölüm Başkanı ve “Interculturel Institute”ün kurucusu ve başkanı Prof. Dr. Robert Labaree Osmanlı-Türk Müziği geleneğinin yaklaşık 350 yıl önce kaybettiği “Çeng” isimli Ortadoğu arpını “Kanun” mandallarını kullanmak suretiyle modifiye edip geliştirerek Türk Müziği’nin günümüzdeki icra standartlarına kazandırmıştır. İzleyiciler etkinlikte Labaree’den “Çeng” çalgısını görmek ve dinlemek imkanını da bulacaklardır.

Amerika’nın seçkin müzikolog ve müzisyenleri, “Bir Şehir Hikayesi, Konstantiniyye–İstanbul” projesi için Boston’da hazırlanıyor. Etkinlik 18 Haziran 2010’da Harbiye Cemiltopuzlu Açıkhava Sahnesi’nde gerçekleşecek. Çözüm ortaklıklarını Türkiye’de Deniz Özsezen (Proje Sahibi) ve Ülkem Özsezen (Proje Koordinatörü), Amerika’da Dr. Mehmet Ali Sanlıkol (Proje Müzik Direktörü), Dünya Organizasyonu (Boston), Prof. Dr. Robert Labaree, Prof.Dr. Thomas Zajac ve Nectarios Antoniou’nun oluşturduğu etkinlikte ABD Boston’dan Schola Cantorum, Ensemble Trinitas, Dünya; İnce Saz-Fasıl-Anadolu Folk ve Arabesk topluluklarından 35 sanatçı yeralmakta.

Etkinliğin Müzik Direktörlüğü’nü Kompozitor/Multi Enstrumantalist/ Müzikolog Dr. Mehmet Ali Sanlıkol yapmakta. Dünyaca ünlü Berklee College Of Music mezunu olan Dr. Sanlıkol master ve doktora derecelerini New England Konservatuarı’nda tamamladı. Halen Boston Emerson College’da öğretim görevlisi olan Dr. Sanlıkol aynı zamanda Dünya Organizasyonu’nun kurucusu olup başkanlığını da üstlenmektedir. Dr. Sanlıkol Bizans İlahileri, Sefarad Yahudileri’nin maftirim repertuarı, Ermeni besteciler, Klasik Türk Müziği ve tasavvufi müzikler hakkında bu disiplinlerden gelen müzisyenler ile eklektik çalışmalar yapmaktadır.

Projenin Amerika’daki çözüm ortaklarından, Boston’da bulunan Dünya Organizasyonu bünyesinde, 7 değişik özellikte müzik topluluğu barındırmakta ve Türk Müziği’nin özgün tarzlarını bu topluluklar sayesinde icra etmekte ve dünyaya tanıtmaktadır. Dünya Organizasyonu tarafından bugüne kadar 70’in üzerinde konser organize edilmiş, çok sayıda müzik araştırmaları yapılmış, Come See What Love Has Done to Me, Psalms of Ali Ufki, Music Of Cyprus, The Tulip and the Sword, Language Of the Birds, For You the World For Us the Roses adlarında 6 CD prodüksiyonu ve Wisdom and Turkish Humor isimli bir DVD prodüksiyonu gerçekleştirilmiştir.

Çözüm ortaklarından Nectarios Antoniou Bizans Müziği’nde otorite ve Helenik Kolej, Bizans Müziği Çalışma Grubu olan Schola Cantorum topluluğunun şefliğini yapmaktadır. Sanatçı doktora çalışmalarını İlahiyat ve Sanat Branşında Yale Üniversitesi’nin İlahi Müzikler Okulu’nda sürdürmektedir. Projede Bizans döneminin reprezentasyonu üzerinde olağanüstü bir etüd ortaya koydu.

Projenin diğer çözüm ortağı, Ensemble Trinitas Yönetmeni Prof. Dr. Thomas Zajac, Ex Umbris isimli topluluk ile 14. yy. Avrupa Müziği’ni, “5. Millenyum Konsul” programında Başkan Clinton döneminde Beyaz Saray’da icra etmiştir. Sanatçı PDQ Bach isimli konserinde Lincoln Center’da icrası fevkalade zor ve dolayısıyla az olan “serpent” isimli enstrumanı çalmıştır.

Etkinlikte yeralan sanatçı Neyzen Ercan Irmak, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası, London Mozart Players Orkestrası, Bursa Devlet Senfoni Orkestrası, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası, CRR Senfoni Orkestrası gibi orkestralarla çok sayıda ünlü bestecinin eserlerini seslendirdi. Sanatçı kimi zaman Güher ve Süher Pekinel Kardeşler gibi ünlü sanatçılara eşlik etti kimi zaman da Üç Deniz’in Senfonisi’nde olduğu gibi Brüksel’de, Paris’te, Berlin’de doğrudan solist olarak ney üfledi.

PROLOG

Byzantium Mehmet Ali Sanlıkol (d. 1974)
I. Bölüm: KONSTANTiNiYYE Bizans Müziği

Soson Kyrie ton laon sou
Anonim
Kyrie ekekraksa pros se eisakouson mou (Psalm 140, 1-3)
Petros Peloponesios (c. 1730-1778), düzenleme Protopsaltis Thrasivoulos Stanitsas (1910-1987)

Bizans Sarayı

Fos ilaron
Ioannis Sakellarides (1853-1938)
Kontakion
Romanos the Melodist (6. yy.)

Haçlılar

Redit etas aurea
12. yy. conductus
A vous amant, plus qu’a nul autre gent
Châtelain de Coucy (c. 1165-1203)
Li nouviauz tanz et mais et violette
Chatelain de Coucy
Chanterai pour mon courage
Guiot de Dijon (13. yy.)

14 ve 15. Yüzyıllar

Akritis kastro ehtise
Anonim
Mandilatos
Anonim
Kyrie soson tous euseveis

Anonim
Dynamis, trisagion
Xenos Koronis (14. yy.)
Kratima
Xenos Koronis
Mon stilte ghrama stin Frankia
Anonim
Kyrie eleison
Petros Peloponesios (c. 1730-1778)
Lamentatio Sanctae Matris ecclesiae Constantinopolitanae
Guillaume Du Fay (1397-1474)
Çeng-i harbi
Anonim, transkripsiyon: Ali Ufki (c.1610-1675)

II. Bölüm: İSTANBUL

Türk’lerin Şehre Gelişi: Yörükler, Bektaşiler

Dirmilcik’ten gelir
Anonim
Ardıç arasında biten naneler
Anonim
Uşşak nefes
Müzik: Anonim, Şiir: Hacı Bayram Veli (1352-1430)

Osmanlı Sarayı

Çeng taksim
Buselik Aşiran peşrev

Anonim, transkripsiyon: Ali Ufki
Buselik Aşiran beste
Zaharya (18. yy.)

Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler

Bu gece çamlarda kalsak ne olur/Apopse
Artaki Candan (1885-1948)
Türkçe güfte: Avram Naum (20. yy.), Rumca güfte: Dimitris Semsis ve Agapios Tomboulis (20. yy.)
Kara kız
Dramalı Hasan Hasgüler (1896-1984)
San pas sta ksena
Anonim
La rosa enfloresse
Anonim

Mevleviler

Ney taksim
Yeheme levavi

Müzik: Neyzen Yusuf Paşa (1820-1884)
Salat-ı ümmiye
Buhurizade Itri (1640?-1711)
Niyaz ayini
Müzik: Buhurizade Itri’nin Segah Ayini, Zekaizade Hafız Ahmet Irsoy’un (1869-1943) Müstear Ayini ve anonim bir yürük semai’den mürekkeptir.

Fasıl

Segah şarkı
Güfte: Namık Kemal (1840-1888), Müzik: Hacı Arif Bey (1831-1885)
Suznak saz semaisi
Kemençeci Nikolaki Efendi (ö. 1915)

EPiLOG

Dergah senden
Şiir: Anonim
Felekten beter vurdu
Orhan Gencebay (d.1944)

Derleme: www.istanbul2010.org ve www.biletix.com sayfalarından yapılmıştır.

Fotoğraf: John Weston

Originally posted 2010-06-08 07:59:02. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17200717431http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130

Better Tag Cloud