***Arşiv

kora

This tag is associated with 15 posts

3 MA: Driss El Maloumi/Ragery/Ballake Sissoko

Ballaki Sissoko, Driss El Maloumi, Rajery: 3MA

Ballaki Sissoko, Driss El Maloumi, Rajery: 3MA

Bu haftaki yazımın konusu üç sanatçı, üç farklı ülke ve üç farklı kültürün bir araya geldiği bir proje. Bu projede Madagaskar, Mali ve Fas’tan gelen üç sanatçı bir araya gelip duyulmamış enstrümantel ses sentezlerine dinleyeni sürüklüyor. Mali’den Ballake Sissoko 21-telli yöresel Kora, Madagaskarlı Ragery 20 telli valiha enstrümanlarını, Faslı Driss El Maloumi ud ile birleştirerek ortaya perküsyonsuz bir yaylılar oluşumu çıkartıyor. Sadece yaylıların çıkartmış olduğu ritmik ses dalgaları ile birbirine bağlı olan sanatçılar bir ahenk içerisinde bütünlük yakalıyor. Bu bütünlük sayesinde sanatçılar görünmez dinleyenlerini etkilemekten öte onlarla bir bağ kuruyor ve bunu yaparken kendi aralarında kurdukları bağdan güç alıyor.

Malum perküsyonsuz bir müziksel oluşum yaratmak oldukça zor zira vurmalı çalğılar ritmik öncülüğü sağlayan, müziğin sınırlarını belirleyen keskin bir ses sentezi. Bunu başaran üçlü sayısı diğer oluşumlara kıyasla nispeten daha az. Ancak dünyamızın üç farklı köşesinden gelen farklı yaylı çalğıları çalan bu üç sanatçı, son zamanlarda üretilen en heyecan verici yaylı enstrümantel albüme imza atmış. Kültürleri koruyan ve kulaktan kulağa farklı dinleyicilere müzik ile harmanlanmış kültürü aktaran bu üç sanatçı, birbirleri arasındaki ahengin kusursuz ritimler ile yakalayarak “3MA” adlı albüme yansıtmış. Ritmik, melodik, nefes alan ve geniş bir yelpazeye hitap eden proje, müziğe tutku ile bağlı olan her müzikseverin dikkatini çekebilecek kalitede.

Görsel olarak bakıldığında aslında üç enstrüman arasında pek bir fark gözükmüyor. Valiha uzun bir bambu kütüğünden yapılan 21 telli bir enstrüman ve ustası Rajery’nin parmaklarında enfes melodilere kadir. Her ne kadar Rajery tek kollu olsa bile bu enstrümanın hiç şüphesiz dünyadaki en önemli söz sahiplerinden biri. Sanatçı şu ana kadar valihanın geniş ritimsel skalasını yansıtan eşsiz solo albümler üretti. Kora ise Mali’nin en meşhur geleneksel enstrümanı. Bu 21 telli enstrüman valiha kadar uzun boylu olmasa bile Ballake Sissoko gibi bir ustanın parmaklarında çok daha derin ve ritmik melodilere haiz. Albümün bize en tanıdık enstrümanı ise 11 telli ud, zenaatkarlığı ile diğer enstrümanlara kıyasla görsel bir cazibe sunan bu enstrüman, albümde bütünleyici bir katalizör özelliğine sahip. Nispeten diğer iki sanatçıya kıyasla uluslararası platforma daha az bilinen Faslı Driss El Maloumi albümün derinliklerine indikçe bu enstrümanın ustası olduğunu kanıtlıyor.

Karmaşıklıktan tamamıyla sıyrılmış olan “3MA” tam bir demokratik yapıya sahip. Her enstrüman için eşit bir görev dağılımı yapılmış. İki enstrüman arka planda dalgalanan bir bas temalı ritmik atmosfer yaratırken üçüncü enstrüman bir ton üstlerinde doğaçlama yapıyor. Parçadan parçaya bu görevlendirme sıralaması değişiyor ve her enstrümana hakkıyla ön plana çıkma imkanı veriliyor. ‘Anfass’ adlı parça ile açılışı yapan albüm kora ve ud öncülüğündeki ritimler ile dinleyeni hüzün dolu sade sözler ve sakin ritimler içeren ‘Awal’ adlı parçaya taşıyor. Aralarında o kadar büyük coğrafi farklılıklar olmasına rağmen söz konusu üç enstrümanın yansıttığı benzerlikler ve bütünlük inanılmaz. Udun zengin yankısal tınısından, koranın sihirsel çevreleyici gücüne ve valihanın narin, ince ritimlerine kadar elbette her üç enstrümanın albümde vasıfsal farklılıklarına şahit oluyorsunuz. ‘Mainte’ adlı parçada Rajery valihanın katmer katmer müziksel işlenişini yansıtıyor ve dinleyenleri yakaladığı gibi farklı bir diyara sürüklüyor.

Albümün asıl yüreği ise dördüncü parça ‘Kouroukanfouga’ ile sekizinci parça ‘Toufoula’ arasında. Bu beş parça tam olarak sanatçıların ne yapmak ve paylaşmak istedikleriyle örtüşen bir yapboz niteliğinde; yanardöner ritimsel işlemeler atmosferik bir arka planda birebir ilgi beklercesine birbirlerini takip ediyor. Ülkemizde satışa çıkıp çıkmayacağı kesin olmayan “3MA” yoğun bir ritimsel çeşniliğin içerisinde ön plana çıkan virtüözlükleri sergileyen, müziksel eşitliğin mükemmel ilişkilendirilmesi.

Parça Listesi

01. Anfass
02. Awal
03. 3MA
04. Kouroukanfouga
05. Rania
06. Vero
07. Mainte
08. Toufoula
09. Kadiatou
10. Morengy
11. Taxi Brousse
12. Bonus

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

In The Heart Of The Moon

In The Heart Of The Moon Albüm Kapağı

In The Heart Of The Moon Albüm Kapağı

“In the Heart of the Moon” malili efsanevi gitarcı ve Nehrin Blues adamı lakaplı Ali Farka Toure ve Mandé sülalesinden gelen kora virtüözü Toumani Diabate’nin birlikte kaydettiği bir düet albümü. Katkıda bulunan diğer sanatçılar arasında müzik seyyahı Ry Cooder’da yer almakta. Üç aşamada Mande Otelinin konferans salonuna kurulan seyyar stüdyoda kaydedilen albümdeki müziklere ısrarcı, kavrayıcı ancak hiçbir biçimde gürültülü ve rahatsız edici değil. Dünyanın en fakir coğrafyasından gelen nezaket temaları ile bezenmiş ritimlerde oluşan çalışmada sanatçıların yoğunlukları olduğu gibi kaydedilmiş.

Batı Afrika’da yer alan iki ana müzik damarını birleştiren bir köprü “In The Heart Of The moon”. Bir yanda Ali Farka Touré’nin enfes vuruşları ile akan çöl blues ritimleri, diğer yanda ise kuzeyde var olan Mandé kültürünü korası ile hayata geçiriyor. Adeta karşımızda yıllardan beri birlikte çalan, her aşamada birlikte ter dökün cennete kadar devam edecek bir müzik birlikteliği var. İste hünerlilikle yapılandırılmış ortak virtüözlük bu olsa gerek.

05 Ali Farka Toure And Toumani Diabate – Kaira by llimllib

World Circuit müzik firmasının beyni Nick Gold tarafından bir araya getirilen bu iki üstat, arka arkaya 3 gün provasız kaydettikleri parçalardan oluşmakta  “In the Heart of the Moon”. 50’li ve 60’lı yıllara uzanan ritimlere tekrar can veren ikili sadeliği asla elden bırakmıyor.  Albümde yer alan son üç parça ise Ali Farka Touré’nin eski katalogunda yer alan parçaların ikili ile tekrar yorumlanışı.

Karşımızda kelimenin sonuna kadar hakkını veren iki sanatçı bol üretkenliğin aksine nadir ama kaliteli üretim felsefesi üzerine beslenmekte. Özellikle Ali farka Touré’nin artık aramızda olmadığını düşünürsek bu albüm daha fazla yüreğe basılacak türden.

“In the Heart of the Moon” dünya müziği severler için bir efsane albüm olarak raflarda yerini kururken, ilk defa bu tarzı keşfedecekler için ise çok güzel bir başlangıç.

Parça Listesi

  1. Debe – 4:55
  2. Kala – 5:06
  3. Mamadou Boutiquier – 5:04
  4. Monsieur le Maire de Niafunké – 3:58
  5. Kaira – 6:24
  6. Simbo – 4:00
  7. Ai Ga Bani – 4:34
  8. Soumbou Ya Ya – 3:30
  9. Naweye Toro – 4:23
  10. Kadi Kadi – 3:21
  11. Gomni – 4:17
  12. Hawa Dolo – 5:00

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Seckou Keita: Senegal’den Doğan Müzik Güneşi

The Silimbo Passage
The Silimbo Passage Albüm Kapağı

Son dönemlerde dünya müziği camiasında birçok müzik çalışmasında Senegal doğumlu kora ustası 1978 doğumlu Seckou Keita ile karşılaşıyoruz. Seckou, dünya müziği füzyoncusu Baka Beyond’dan çılgın grup Eté’ye, folk-blues üstadı Mark Flanagan’dan, caz basçısı Kevin Willoughby’ye, Batı Afrikalı grup Jalikunda’dan İsveçli viyolonist Ellika Frisell gibi birçok sanatçıyla aynı anda çalışıp aynı zamanda kendi solo kariyerini sürdürebilen ender sanatçılar arasında. Yaratıcılık telleri sonsuz olan Seckou Keita ve grubu SKQ (Seckou Keita Quintet) yoğun bir konser zincirlemesinden sonra uzun zamandan beri beklenen yeni çalışması “The Silimbo Passage” ile karşımızda.

Seckou Keita Senegal’in Casamance bölgesinin başkenti olan Ziguinchor’da doğmasına rağmen Mali’nin kral soyundan gelen Keita sülalesinin bir ferdi. Dört yaşında ilk defa kora ile tanışan genç Seckou, dedesinin kucağına oturarak bu atasal enstrümanı çalmayı öğrendi ve bu süreçte, her kora çalgıcısının ana inancı olan: “koranın insanın bir parçası, insanın da koranın bir parçası” olduğunu yaşayıp öğrendi.

1998 yılında bir arkadaşı sayesinde İngiltere’ye davet edildi ve o zamandan beri sanat yaşamını burada sürdürüyor. Zira Seckou’ya göre Britanya Batı ile Afrika arasında dünya müziğini hakkıyla taşıyabilen bir köprü. Seckou’nun yetim anlamına gelen ilk albümü “Baiyo”, 2001 yılında raflarda yerini aldı. Ağırlıkta viyolin, mandolin, bateri ve vokallerden oluşan bu 9 parçalık albümde Seckou sadece kora çaldı. Albümde yer alan ‘Tamala’ ve ‘Sabu Nginna’ adlı besteler inanılmaz olumlu tepkiler aldı ve böylece sanatçının besteci yönünü de ortaya çıkartmış oldu. “Baiyo” sayesinde Seckou her ne kadar kazanmasa bile 2001 yılında BBC Radio 3 tarafından Dünya Müziği ödülüne aday gösterildi.

Müzikteki her şeyin dürüst ve ritimlerdeki anlamların korunmasına inanan sanatçı, daha sonra SKQ ekibini oluşturdu. Tamamen farklı orijinden gelen sanatçıların (İtalyan basçı, Gambiyalı perküsyoncu ve Mısırlı viyolonist) oluşturduğu Seckou Keita Quartet, buna rağmen kusursuz müziksel ahengi ile bütünlük oluşturuyor. Ekibin zengin müzik katmerlerinin yer aldığı 2006 tarihli “Afro Mandinka Soul – Tama-Silo” adlı albümü bunun en belirgin kanıtı. Albümde geleneksellikle modernlik arasında köprü kuran ekip, bir arada yer alması çok zor olan ritimleri ustalıkla harmanlayarak ortaya organik bir çalışma çıkarttı. Ekip yanlarına beşinci üye (Seckou’nun kız kardeşi Binta Suso) alarak bir Quintet olarak yeni çalışmaları “The Silimbo Passage” ile bu organikliği devam ettiriyor

Seckou Keita Quartet Photo

Seckou Keita Quartet Photo

Seckou Keita SKQ günümüzde en hızlı gelişen bağımsız ekiplerinde biri. Dünyanın en başarılı enstrümantal ekiplerinin arasında gösterilen SKQ, müzikleri ile dinleyen herkese ulaşmak gibi bir yeteneğe sahip ve bunu yeni çalışmalarında da kusursuz devam ettiriyor. Her zamanki gibi heyecan verici kültürel harmanlamalar ve deneysel ritimler yeni albümde de yine ön planda. Bir ihanetin öyküsünün anlatıldığı ‘Bimo’ adlı parça ile dinleyenleri sade sesi ile karşılayan Seckou Keita kora ve viyolinin bütünselliğini çok güzel yakalıyor. Bir sonraki parça ‘mande-Arab’ ise Binta Suso’nun vokalleri ile süslenmiş ve tam bir Senegal-Arap müzik evliliğinin heyecan verici yansıması. Parçada adeta Senegal, Mısır, Gambiya ve İtalya ekseninde periyodik olarak turluyorsunuz.  Ruhani bir yılanın hamile bir kadına ormanın ortasında yardım etmesinin öyküsünü ele alan ‘Miniyamba’ adlı çalışma sözlerini anlamasanız bile içtenliği ile ruhunuza dokunan albümün en doruk anı. Wolof (Senegal’in geleneksel dili) diyalektinin süslediği kora ve viyolin ahengi nefes kesiyor. Keman, perküsyon ve koranın birbirlerinden zıt kulvarlara sokulduğu ancak yan yana adım attığı enstrümantal parça ‘Dingba Don’ ise tek kelime ile dünya müziğinin nefasetini gösteren kusursuz bir yapı sergiliyor. Albümün kapanışını yapan ‘Missing You’ ise James Brown’a ithaf edilmiş bir enstrümantal ninnisel ağıt. Sakinliği ile içinize su serpen bir

Sanatçıların arasındaki empati kesinlikle albüm içerisinde yer alan on parçaya bir ahenk kazandırıyor. Geleneksel parçaların cesur ve ileriye dönük aranjmanları farklı sınırlara maharetle  sokulmanın güzelliğini dinleyen ile paylaşıyor. Adeta canlı bir performansı yakalayan albüm ekibin şu ana kadar çıkarttığı en heyecan verici çalışma. Seckou Keita’nın yorulmak bilmeyen yaratıcı bir ruhu var ve bu her şeyden çok kora enstrümanına yansıyor. El attığı her projeye zenginlik katmasını başaran sanatçı böylece bizlere çok uzak diyarlardan gelen ezgileri çoğu popüler çalışmadan kat kat daha başarılı bir şekilde kulaklarımıza seriyor. Seckou’nun yaşını göz önünde bulundurursak bu sanatçının müziksel serüveninde daha bir başlangıç. Zira gelecekte biz dünya müziği tutkunlarını çok farklı müziksel dönemeçler, harmanlamalar ve yorulmak bilmeyen melodiler bekliyor…

Seckou Keita Quartet

Seckou Keita Quartet

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Arşiv

Slideshow

Get the Flash Player to see the slideshow.

Zekeriya S. Şen Foto

    http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1057719588http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1056942479http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1053556632http://zekeriyassen.tumblr.com/post/1047387720

Better Tag Cloud