// Arşiv

Liste

This tag is associated with 96 posts

Habib Koite

Şarkıcı ve gitarist Habib Koite yumuşak, melodik ve üstün ritimleri ile Mali’nin coğrafik ezgilerini uluslar arası platforma taşıyan en önemli sanatçıların arasında yer almasına rağmen ne yazık ki şu ana kadar hak ettiği konuma bir türlü gelemedi. Zira sanatçının günümüze kadar üretmiş olduğu çalışmaları konser performanslarına kıyasla hep arka planda kaldı. Bir türlü sanatçının sahnedeki enerjisi ve vokalleri albümlerine yansıtılamadı ve bundan dolayı sanatçı oldukça fazla eleştirildi. Ancak sanatçının altı yıl sonra gelen 2007 tarihli “Afriki” adlı kaliteli bir şekilde işlenmiş üçüncü çalışması bu kanıyı tamamıyla değiştirecek özelliğe sahip.

Tüm dünyada 250 bin albüm satışı, yoğun konser zinciri ve Bonnie Raitt’in 2002 tarihli “Silver Lining” albümüne katkısı ile Habib Koite ve grubu Bamada son altı yılı oldukça yoğun bir şekilde geçirdi. Çok az Afrikalı sanatçı Habib Koite kadar medya ilgisi yakalayabildi ve bundan dolayı ki Rolling Stones kendisini “Mali’nin en büyük pop yıldızı” olarak lanse etti. Yeni albümünde gitarist Mali’nin geniş farklı ritimsel yelpazesini başarıyla yansıtıyor.

Albümdeki parçalar her ne kadar Mali halkı için Bambana dilinde yazılmış olsa bile tüm dünya müziği severler bu ezgileri dinlemeye davet ediliyor.

“Africa” parçası çürük politikacılar, yıllardan beri süregelen savaşlar, fukaralık ve katliamları ile kıtaya bir eleştirisel bakışı yansıtıyor. Koite’ye göre Afrika halkı ya kendisine yardım edecek bir el bekleyecek ya da hemen kendi kendisine yardım edecek. Elbette sanatçı sadece politik şarkılar söylemiyor albümde birkaç tanede çok güzel aşk şarkısı yer alıyor. Özellikle genç bir kadının bir erkeği arzulamasının anlatıldığı ‘Fimani’ (Ufak Esmer) adlı parça çok büyüleyici.

Sesini bir iletişim aracından çok gruptaki ilave bir enstrüman olarak kullanan sanatçı böylece mesajını çok daha rahat dinleyiciye ulaştırıyor. Batının yardımı olmadan Afrika’nın her şeyin üstesinden gelebileceğine inanan sanatçı bunu ikna edici sözler ile dile getiriyor. Amacı milyonlarca kişiye milyonlarca farklı diller ulaşıp herkesi bir araya getirmek. Bundan dolayı sendikalar gibi mesajını çok açık ve direkt sunuyor.

Ekstra ritmik ve geleneksel enstrüman takviyesi ve Habib Koite’nin konser performansını albüme yansıtması “Afriki”ye farklı bir ivme kazandırmış. Geleneksel ezgilerin her parçanın temeline akıllıca işlenmesi ve Habib Koite’nin vokallerini bütünleyen kadın seslerinin takviyesi ile ortaya çok sıcak bir çalışma çıkıyor. Eskiden stüdyo teknolojisi ile keskin çıkışlı geleneksel enstrüman ritimleri “Afriki” albümünde olduğu gibi bırakılmış ve tüm hamlığı ile yansıtılmış. Ngoni, balafon ve djembe ezgilerinin kararlı ve kalıcı yapısı sanatçının repertuarındaki en önemli çalışmasını ön plana çıkartıyor. Sağlam bir akustik ses sentezine sahip olan albüm ender duyulan enstrümantasyonları Habin Koite’nin eşsiz gitarı ile

Devrimsel Mande melodisi ve melankolik sokou (geleneksel viyolin) tonu ‘Barra’ parçasını albümün en dikkat çeken çalışması arasında. Sanatçı ‘Nta Dima’ (Sana Onu Vermeyeceğim) adlı parçasında temel vurmalı ritimler ve farklı yöresel borazan enstrüman kullanımıyla geleneksel yaklaşımı bir adım ileriye taşıyor. Tüm bu yenilikler ve sanatçının eşsiz gitar hakimiyeti bir araya gelince ortaya çıkan çalışma hiç kuşkusuz ritimsel atmosferde yeşeren melodik çiçekler gibi. Bunu en güzel yansıtan parça ise ‘Massake’.

Batılaştırılmış melodilerden uzak ham Afrika ritimlerine sahip olan “Afriki” son zamanlarda Afrika pop müziğinin geldiği noktayı en önemli göstergesi.

Yeni jenerasyona ufak bir pencere açmayı hedefleyen sanatçı eski melodileri yeni formlarda sunmayı hedefliyor.

Habib Koite müziği ile Afrika’dan kopanları bir araya getirmeyi kendine hedef bilmiş mükemmel bir performansçı. Elbette bunu tek başına yapamayacağını biliyor fakat bu onun denemesini engellemiyor.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

HMV

1913 yılında His Master’s Voice adlı bir müzik şirketi Beethoven’in beşinci senfonisini tüm haliyle sekiz tane tek taraflı primitif plağa bastı ve satışa sundu. Böylece günümüze kadar gelen meşhur HMV şirketinin ilk üretimi piyasaya çıktı.

Şirket adını ressam Francis Barraud’un His Master’s Voice adlı çalışmasında aldı. Francis’in ağabeyinin (Mark Barraud) Nipper adında bir terrier köpeği vardı. Mark öldüğünde Nipper, silindirik bir fonograf ve Mark’ın sesinin kayıtlı olduğu birkaç silindi disk Francis’in himayesine geçti. Ağabeyinin ölümünden önce silindir fonografa kaydedilen sesini zaman zaman Francis, Nipper için çaldı. Köpeğin fonograftan çıkan sese gösterdiği inanılmaz ilgi Francis’i hayrete düşürdü ve bu görüntüyü resmederek ölümsüzleştirmeye karar verdi.

Bu görüntüyü yaptığı resim ile ölümsüzleştiren sanatçı, 1899 tarihinde bu çalışmasının lisansını aldı. Tabloya “ Dog looking at and listening to a Phonograph” (Fonograf’a bakıp dinleyen köpek) adını verdi. O dönemde amacı bu tabloyu herhangi bir silindir fonograf şirketine satmaktı ancak çaldığı tüm kapılar yüzüne kapandı. Tam ümidini yitirmek üzereyken The Gramophone Company (daha sonra HMV olarak adı değişti) adlı bir şirket tabloyu satın almaya karar verdi. Fakat şirketin tek bir koşulu vardı. O da, Francis tablosunu biraz değiştirip fonografta kendi şirketlerine ait bir plağın çaldığını resmetmesiydi. Francis bu teklifi hiç düşünmeden hemen kabul etti.

Bu resim ilk olarak 1900 yılında şirketin resmi tanıtımlarında kullanılmaya başlandı. Farklı ilave resimler şirketin farklı birimleri için sanatçıdan sipariş edildi. Böylece günümüze kadar başarıyla gelen müzik şirketinin ölümsüz logosu yaratılmış oldu.

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Hot Hot Heat

Haklı olarak dikkat çeken ilk albümleri Make Up the Breakdown ‘dan sonra kaydedilen yeni albümlerinin tamamlanmasıyla birlikte Hot Hot Heat gitarcıları Dante DeCaro ile yollarını ayırdı. DeCaro’nun ayrılığının nedeni tam olarak bilinmese bile yeni albüm Elevator ‘un ilk albüm kadar başarılı olamayacağına inanmasının nedenler arasında olabileceği söylentisi etrafta dolaşmakta.

Korkusuz yoluna devam eden grup geçen sene sonu Los Angeles’ta kaydedilen Elevator albümü ile müzik olarak kesinlikle ileriye doğru bir adım atmış durumda. Ancak Kanada’lı grubun yeni çalışmasında ciddi bir eksiklik var. Bu eksiklik ne peki? Make Up the Breakdown albümünde bize aşıladıkları karizmatik şarkı sözlerine bu albümde rastlamak mümkün değil. On parçadan oluşan Make Up the Breakdown albümü dinleyeni beklenmedik, dolanbaçlı sözsel yönlere çekebilmişti. Fakat 15 parçadan oluşan Elevator karizmatik söz eksikliğini bir yana bırakın çok hızlı akan bir albüm (toplam süresi 38 dakikanın altında).

İlk dinleyişinizde “Jingle Jangle” ve “Goodnight Goodnight” parçaları dikkat çekiyor ancak albümün hızlı bünyesine bir şekilde tutunamamışlık hissi veriyor. Bu kopukluğun albüm boyunca sürmesi sözsel zayıflığı daha da ön plana çıkartıyor. Ancak müzik olarak Hot Hot Heat melodik parçaları ile yakanıza sım sıkı sarılıyor. Aklınızın ucunda sürekli çok tanıdık melodi hissi veren parçalar yüksek tınılarla ister istemez ayaklarınızın tempo tutma duyusunu harekete geçiriyor. Sanki parçaların hepsini bir yerden biliyormuşsunuz havası albüm boyunca hâkim. Özellikle “Running Out of Time” ve “You Owe Me an IOU” parçalarında yerinizde durmanız oldukça zorlaşıyor. Hot Hot Heat ilk albümlerindeki pop-rock uyumunu tekrar sergilemeyi başarıyor. “Middle of Nowhere,” “Dirty Mouth,” ve “Soldier in a Box” gibi balladları dinlemek ise zevk veriyor ancak bir iki dinlemekten sonra Hot Hot Heat’in kensisini bu konuda pekte geliştirmediğini farkediyorsunuz. Evet, parçalar melodik, kıpır kıpır ancak yapısal olarak olgunlaşmamış durumdalar. Olmamış bir meyveyi dalından koparmak gibi adeta.

Elevator kesinlikle kötü bir albüm sınıflandırmasında değil sadece ilk albüme kıyasla bekleneni ve umulanı veremesinden dolayı hayal kırıklığı sınıfına daha uygun. Herşey yerli yerinde gibi görünse bile tam olması gerektiği gibi değil. Her şeye rağmen Elevator albüm sonsuz enerjisi ve çevikliği olan bir grubun çalışması olduğu belli. Ancak yapısal olarak Elevator; saf eğlence, sade ve sığ bir temelden ileriye gidemiyor. Adeta ana yemekten önce gelen soğuk bir meze gibi. Mezeyi yedikten sonra ana yemeği bekliyorsunuz ancak hiç gelmiyor.

Albümün Parçaları (10 üzerinden 6)

  1. Introduction
  2. Running Out of Time
  3. Goodnight Goodnight
  4. Ladies and Gentleman
  5. You Owe Me an IOU
  6. No Jokes – Fact
  7. Jingle Jangle
  8. Pickin’ It Up
  9. Island of the Honest Man
  10. Middle of Nowhere
  11. Dirty Mouth
  12. Soldier in a Box
  13. Untitled
  14. Shame on You
  15. Elevator

Paylaş ve Keyfine Bak:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • email

Arşiv

Slideshow

Get the Flash Player to see the slideshow.

Zekeriya S. Şen Foto

    http://zekeriyassen.tumblr.com/post/879736728http://zekeriyassen.tumblr.com/post/875433366http://zekeriyassen.tumblr.com/post/861167031http://zekeriyassen.tumblr.com/post/844720913

Better Tag Cloud