Internet’in hayatımıza girmesi ile birlikte bazı konularda hiç tanıdık olmadığımız unsurların gündeme gelmesi söz konusu oldu. Örneğin bir müzik şirketinin tamamıyla ticari anlamda başarısız ve umutsuz olarak değerlendirdiği ve ilelebet rafa kaldırdığı bir albümün internete sızması sonucu bir anda kült olması ve hiç planda yokken yayımlanması gibi. Birebir hayranların nabzını tutma özelliğine sahip olan internet, gücünü gün geçtikçe arttırmakta. Tahmin edemeyecekleri ve hesapta olmayan böyle bir talebin karşısında yenik düşen müzik firmaları, zarar edeceklerini bilseler bile ister istemez risk almaya karar veriyorlar. Ne de olsa ellerinde daha resmi olarak çıkmamış bir albüme karşı internet istatistikleri iştah kabartıcı.
En son karşımıza altı yıl önce When The Pawn Hits The Conflicts He Thinks Like A King… albümüyle çıkan 1977 New York doğumlu şarkıcı/söz yazarı Fiona Apple , en son albümünü çıkartırken benzer bir olay yaşadı. Fiona Apple ‘ın en son albümü Extraordinary Machine , müzik şirketi tarafından rafa kaldırıldıktan sonra bir şekilde internete sızıp bir anda efsaneye dönüştü. Herkes bu çıkmamış (bekli de yayınlanmayacak) albümü konuşur oldu, tüm internet sitelerinde download (indirilen) edilen albümler arasında ilk beşte uzun süre yer aldı. Extraordinary Machine albümünü bir şaheser olarak değerlendiren Fiona Apple hayranları uzun bir süre albümün çıkmasını beklediler ve en sonunda bu albümünde gün ışığı görmemek üzere bir rafa kaldırıldığına ikna oldular. Ancak bu kadar kolay pes etmeye niyeti olmayan hayranlar www.freefiona.com internet sitesini açıp Fiona Apple ‘ın özgür bırakılması ve yeni albümünün yayınlanması için bir kampanya başlatıp imza topladılar.
İkinci albümden tanıdığımız Jon Brion prodüktörlüğünde kaydedilen ve internette bilgisayardan bilgisayara zıplayan albüm dinlemesi zor, nefes almanızı zorlayan boğuk, barok sanatsal-pop temaları taşıyan eliptik melodileri ile süslenmiş bir oluşum. Müzik şirketi tarafından bakılınca kesinlikle bir ticari fiyasko olarak algılanabilecek nitelikte olabilir ancak bu hiçbir şekilde kimseye bir sanatçının eserine bloke konulması hakkını vermez. Tutkulu hayranlar tarafından bile zorlukla algılanabilen bu yayınlanmamış albüme ciddi bir ilginin olduğu kesinleştikten sonra tekrar güveni yerine gelen Fiona Apple ve batırdıkları paraların bir kısmını kurtarmak isteyen EPIC bu ham projeyi tekrar masaya yatırdı. Aslında kendisi de çıkan albümden yüzde yüz memnun olmayan sanatçı, ilk iş olarak Jon Brion ‘u kovdu ve yerine Dr. Dre ‘in sağ kolu olarak bilinen, Eminem, Gwen Stefani, Sheryl Crow ve 50 Cent ‘in albümlerinden tanıdığımız Mike Elizondo ‘yu işe aldı.
Jon Brion ile kaydedilen tüm parçaların üstüne çizgi çeken sanatçı kolları sıvayıp yeniden Mike Elizondo liderliğinde albümünü kaydetti. Ekim ayında resmi olarak çıkan Extraordinary Machine albümü ilk versiyonuna kıyasla müzik ve kalite olarak daha ileride ancak adeta aceleye getirilmiş izlenimi taşıyor. Belli ki Fiona Apple çok uzun süren albüm çalışmasını bir an önce tamamlayıp her zaman yanında olan hayranlarını sevindirmek istemiş ancak bunu yaparken gerekli ihtimamı biraz olsun göz ardı etmiş. Elbette bunu yazmak ve değerlendirmek kolay çünkü aynı albümden (12 parçadan 11′i aynı) elinizde iki farklı yapımcı ile kaydedilmiş farklı farklı versiyonlar var. Biri kült statüsüne erişmiş bir internet bombası diğeri ise ticari bakımdan onaylanmış yeni sürüm. Jon Brion sürümünde Fiona Apple ‘ın sesi ve piyanosu bol orkestral kırıntılar ile epik bir çerçeveye yerleştirilmeye çalışılmış. Karnaval müzik estetiği ile yapılandırılan parçalar, detaylı prodüksiyon sayesinde Fiona Apple ‘ın müziğini daha karmaşık, farklı, dolambaçlı, sanatsal anlamda zor anlaşılır bir müzik duvarına dönüştürmüş. Mike Elizondo sürümü ise, Fiona Apple ‘ın vokallerine daha fazla tazelik ve canlılık vermek için bol bol kullanılan yaylıları bir tarafa atıp, org, ters döngüsel melodiler ve daha yoğun bateri takviyesi ile farklı kaynaklardan derlenmiş. Böylece, parçaları tuhaf yapılarına sadık kalarak, dinleyen için açmış ve daha ulaşılabilir konuma getirmiş. İlk sürüme kıyasla ikinci sürüm daha aydınlık ve nefes alan, karmaşıklıktan ve yoğun enstrümanlardan arınmış ancak yine de parçaların sanatsal kişiliklerini koruyan bir çalışma olmuş.
Yeni albüm internete sızan versiyonu gibi kolay algılanabilecek, hemen ulaşılabilinir bir yapıya sahip değil. Parçaların içinizde erimesi, melodilerin açılması ve yorucu sözlerin deşifre olması için yine sabırlı olmaya ve zamana ihtiyacınız var, ancak albümün daha davetkâr olduğu şüphesiz. Better Version of Me parçasının sarmaşık blues melodileri, Window parçasının sessiz ayrılık destanı, O’ Sailor parçasının keyifli melodik atmosferi ve Please, Please, Please parçasının istikrarlı nakaratları dinleyenlerin bu çalışmaya zaman ayırması için en büyük nedenlerden birisi. Her ne kadar When The Pawn Hits The Conflicts He Thinks Like A King albümü kadar aykırı ve ayrıcalıklı olmasa bile, Extraordinary Machine tekrar tekrar dinledikçe içini açıp size ihtiva ettiği güzellikleri sunmakta. Fiona Apple bu albümünde diğer çalışmalarına kıyasla aynı paralellikte süzülüyor ve çok farklı bir yaratıcılık sunmuyor. Ancak böyle bir yaratıcılık arayanlar bunu albümün yörüngesiz ilk versiyonunda yakalayabilirler. Her hayran bir albümün iki farklı versiyonunu dinleme ayrıcalığını yakalayamaz, değerlendirilmesi gereken bir fırsat.
Share on Facebook
Originally posted 2009-12-30 08:13:35. Republished by Blog Post Promoter
Haifa’da dünyaya gelen Lubna, şimdilerde Galilee’nin kuzeyinde bir kasabada yaşıyor. Daha çocuk yaşta klasik Arap şarkıları söylemeye başlamış, Arap kültürünün klasik kadın şarkıcıları ve özellikle Ümmü Gülsüm’ün şarkılarıyla ustalaşmış. Orkestrayla beraber İsrail, Filistin, Avrupa ve Amerika’da festivallere katılan Lubna klasik Arap müziğinin en iyi yorumcularından biri.
Nazareth Orkestrası’nın büyük ses getiren ilk iki albümünün yıldızı olan Lubna, Türkiye’den Ömer Faruk Tekbilek, İngiltere’den ünlü alternatif rock grubu Radiohead’in solisti TomYork gibi uluslararası sanatçılarla sahne almış.
Lubna, yorumlarıyla, klasik şarkılara kendine has derinlik ve otantik tatlar katarak Arap müziğine yeni bir soluk getiriyor.
Share on Facebook
Originally posted 2010-03-27 08:21:36. Republished by Blog Post Promoter