Filistinli şair Mahmoud Darwish 2008 yılında son nefesini verip aramızdan ayrıldığından ülkesinde üç gün resmi matem ilan edilmişti. Yüreklerinden kopan bu şahsiyeti ülkenin kendisini tanıyan ve tanımayan nüfusu ancak böyle uğurlayabildi. Resmi törenle ebedi yolculuğuna uğurlanan şair Arap dünyasında yeri doldurulamayacak bir boşluk bıraktı. Şairin olağanüstü kalemi Arap Dünyası’nı etkilemenin yanı sıra sınırları aştı ve batılı sofistikelerinde dikkatini çekmeyi başardı. Pek çok üretim ve etkinlik ile yaşatılan şair en son karşımıza Tunuslu ud üstadı Anouar Brahem’ın yeni albümü “The Astounding Eyes of Rita” ile çıktı.
Darwsih’in en bilinen şiirlerinden biri olan ‘Rita And The Rifle’ Brahem tarafında adapte edilip yeni albümünün temasını oluşturuyor. Albüm boyunca yer alan etkileyici ritimler şairin yazıtlarında ele aldığı mistizmi yaşatıyor ve müzik ile aynı kalıp içerisine sokuyor. Elbette bu şairinin kelamının müzik ile bütünleşmesinin ilk örneği değil zira Marcel Khalife ‘Rita And The Rifle’ şiirinin farklı bir yorumunu kendi politik durumunu yansıtmak amacıyla geçtiğimiz yıllarda dile getirdi. Özellikle şiirde yer alan aşkın bölgedeki savaş yüzünden ayrı düşmesi Marcel’in iç dünyasına birebir açılan hüzne bulandırılmış bir açılımıydı. Ancak Brahem’in albümü Rita’nın tüfeğinden daha çok Rita’nın bal gözlerine odaklı. Onun aşkına, onun mırıldandığı melodilere, onun iç huzuruna…
Şiirin sözleri albümün kitapçığından tüm dikkatleri çekecek şekilde yerleştirilmiş durumda ancak albümde parça sözsüz, böylece içerdiği politik görüşler ise günışığına çıkartılmayıp yüzeyin derinliklerine gömülmüş. “The Astounding Eyes of Rita” daha çok Darwsih’in şiirselliğini yansıtan bir kavramsal çalışma. Hüzünlü bir şirden yer alan duyguyu irdeleyen bir araştırma.
Brahem’in son iki çalışması “Le Pas Du Chat Noir” (2002) ve “Le Voyage De Sahar” (2006) ud, piyano ve akordeon üçlü kurgusu üzerine yapılandırılmıştı ancak bu son çalışmasında karşımıza tamamıyla farklı bir ekip ile çıkıyor sanatçı. Arap ritimleri perküsyoncu Khaled Yassine tarafında sunulurken, basklarnetçisi Klaus Gesing ve basçı Björn Meyer parçalara jazsal normal ile süslüyor. Brahem ise her zamanki gibi başrollerde ud açılımlarını hiç olmadığı kadar başarıyla albüme yansıtıyor. Kendini belli etmeyen yoğun bir dinamikliğin huzur ile buluştuğu bir kesişim noktası bu albüm. Sözsüz müzik ancak bir dörtlünün elinde bu kadar duygu yüklü ve derin olabilir.
Originally posted 2010-09-19 12:59:49. Republished by Blog Post Promoter
Biraz Matthew Herbert, biraz Iva Bittova ve birazcıkta Hanne Hukkelberg, ancak inanılmaz derecede orijinal ve yakalayıcı bir müzik yapıyor Çekoslovakyalı DVA. Müziklerini dinlemeye başlayınca grup hakkında her şeyi bilmek arzusu içinizde depreşiyor, aynı zamanda da fazla duyulmasın sadece size ait bir cevher olarak kalmasını istiyorsunuz.
Barbora Kratochvilova (vokaller, saksafon, klarnet, melodika vb) ve Jan Kratochvil (gitar, vokal, ses kutuları ve perküsyon vb.) çifti tarafından kurulan bu akustik ikili, dünya müziği kulvarında yeni ve deneysel bir keşif. İnsan vokallerini akustik enstrümanlar ile birleştiren ikili uyduruk diller sayesinde bir organik yapı yaratmayı fazlasıyla başarıyor. Sadeliği öncelik olarak algılayan ikili, ilk albümleri “Fonok”u bu zihniyet içerisinde ücra, ufak bir köyde teknolojiden ırak bir mekânda kaydetti. Analog kayıt cihazları eşliğinde antika teknoloji yardımıyla bir araya gelen albüm tango, kabare, sirk, folk ve pop ezgilerinin bir harmanlaması; bu akıma günümüz müzik dünyasında “ucube folk” adı verilmekte. Burada ucube kelimesini ürkünçlükten çok yenilikçi ve farklı kişiliği olarak ele almakta yarar var. Malum günümüz dünyasının basmakalıpları içerisinde farklı olan şey aynı zamanda ucube de olabilir…
Eğlencelik ritimleri, uğraşmadan dinleyeni hayretler içerisinde bırakan ezgileri, anlamadığınız anlamsız sözlerin gitar, saksafon ile cümbüşü, akustik sadeliği enfes bir müziksel lezzet niteliğinde. On beş parçadan oluşan albüm çeşitli müziksel lezzetler sunan, yeni bir keşfin adrenalini pompalayan çılgın ve ritimsel aromatik. Var olmayan grupların, var olmayan dünyalarında kullandıkları var olmayan diller içerisinde dalgalanan ritimlerin hepsi grubun özgün mutfağında yoğrulmuş. Albüm kitapçığında her var olmayan dünyanın kendi temsilcisi, her var olmayan dilin ise kendi tercümesi yer alıyor.
Dinledikçe yüzünüzdeki gülümsemeyi yok etmeniz mümkün olmuyor, hatta bazen otuz iki dişinizle sırıttığınız bile gözlemlenebilir. Katmer katmer ezgisel yapılar içeren çalışma erkek ve kadın gibi iki farklı kutubun bir birleşen açılımı, zaten grubunda adı Çekoslovak’ça Çift anlamına geliyor. İlk defa dinlediğiniz ve yanlarına notlar aldığınız parçaların daha sonra en az beş üzerinden üç yıldız ile taçlandırdığınızı fark etmeniz içten bile değil. Bu yıldızlama sitemi tekrar dinlemeler sonucu arttığını da söylemekte yarar var. Bu albümde sıkılıp bir parça atlamanız olanaksız gibi, özellikle ‘Dua Dua’ adlı çalışmanın kulaklarınıza yapışan ritimsel sülük özelliği vazgeçilmeyenlerin arasında. Sıradaki diğer sülük ise sade gitar adımlarıyla içinize işleme tehlikesi içeren ‘Nanuk’ adlı parça.
Aslında fazla kelama gerek yok, bir defa yerleştikten sonra “Fonok”un müzik çalarınızdan çıkması epeyi bir zaman alacak. Eylül’den Ekim’e doğru ilerlerken, yılsonuna yaklaştıkça sanki “Fonok” ilk onumun üst sıralarında yer alacak gibi görünmekte.
Her şey hoş ve güzel ancak tek bir sıkıntı var, albümü edinme meselesi. Ne yazık ki Avrupa’da bile kolay bulunmayan bu albümün ülkemizde ulaşılabilmesi imkânsız ancak birkaç web sayfası sayesinde bu çıkmazın sonunda bir ışık olduğunu görebilirsiniz.
Parça Listesi
Originally posted 2009-12-27 15:55:53. Republished by Blog Post Promoter
Geleneksel Hint müziğinde önemli yeri olan ve birlikte kullanılan iki vurmalı çalgıdan biri. Tabla, konik biçimde, dar yüzüne çok ince deri gerili, küçük bir darbukadır. Çalıcı, sağ eliyle tabla’yı, sol eliyle de, yuvarlak gövdeli, küçük bir davulu andıran “baya” adlı çalgıyı çalar. Tablanın sesi daha tizdir. İkisinin uyumundan, Hint müziğine özgü ritimler elde edilir. Titreşimleri dengelemek, değişik tınılar elde etmek için, un ve zift karışımından yapılan bir macun, ince bir daire biçiminde, her iki davulun derisinin üzerine yapıştırılır.
Score @The Sage Gateshead Introduction to tabla from Steve Holmes on Vimeo.
Originally posted 2010-01-15 07:58:04. Republished by Blog Post Promoter