// Arşiv

ritim

This tag is associated with 223 posts

Mariza: Tutkulu ve Buğulu Bir Ses

Mariza Beş yaşından beri şarkı söyleyen Mozambikli Mariza (Nunes), Portekiz’in Blues’a cevabı olan Fado’yu, üç albüm ve sayısız konserden sonra uluslar arası bir müzik platformuna taşıdı. 2002 tarihili ilk albümü “Fado Em Mim” dâhil olmak üzere ölümsüz Fado kraliçesi Amalia Rodrigues ile kıyaslanan sanatçı, yıllardan beri sağlam adımlarla ve hakkıyla bu onurlu yolda ilerlemekte. Şu ana kadar profesyonel anlamda en ufak yanlış adım atmayan sanatçı, karizmatik kişiliği ile Fado’nun özüne sadık kalarak, müziğine eklediği güzellikler sayesinde diva olma yolunda. Sanatçı şimdi ise, Eylül 2005 tarihinde Lizbon’da 25.000 kişinin karşısında, Torre de Belém anıtının önündeki bahçede verdiği ücretsiz konserin albümü ve DVD’si ile karşımızda.

Mariza Küçük yaşta ailesinin restoranında şarkı söylemeye başlayan 1973 doğumlu Mariza, i lk büyük çıkışını 1999 yılında Lizbon ve Porto’da yapılan Amalia Rodrigues’ı anma konserlerinde yaptı. Aynı yıl ‘Fado’nun Sesi’ ödülünü aldı. İlk albümünün 300.000 satış yaparak tüm zamanların en çok satan Fado albümü oldu. Bir anda tüm dünyanın ilgi odağı olan Mariza, aldığı German Critic Awards 2001-2003, BBC Dünya Müzik Ödülleri 2003, European Breakers Award 2003, Portugals Personality of the Year Award 2003 ve Coup de Couer Mirror Award-Canada 2003 ödülleri ile ününe ün kattı. İkinci albümü “Fado Curvo” daha deneysel olmasına rağmen geleneksel parçaları zarif aranjmanlarla süsleyip Fado tarzında yeni bir oluşum yarattı. 2004′de gerçekleşen Atina Olimpiyatlarında Sting’le birlikte İngilizce/Portekizce seslendirdiği ‘A Thousand Years’ sanatçıya ayrı bir ilgi uyandırdı.

Kariyerinin en büyük konserinde Brezilyalı aranjman ve prodüktör Jaques Morelenbaum yönetimdeki 30 kişilik Sinfonietta de Lisboa grubuyla sahneye çıkan sanatçının vokallerinde en ufacık bir acemilik duyulmuyor. Mariza hiç olmadığı kadar sakin, tutkulu, dramatik, kuvvetli ve bir kristal kadar temiz vokalleri ile kusursuz bir canlı performansçı olduğunu kanıtlıyor. Albümdeki müziğin samimiyeti o kadar yoğun ki, bir önceki çalışmasındaki ince hesaplamaların hepsi doğal akıcılık ile yer değiştirmiş.

“Concerto em Lisboa” albümünde “Transparente” çalışmasında yer alan sekiz parçanın mükemmel konser yorumunun yanı sıra Mariza’nın birinci ve ikinci albümünde yer alan en bilindik parçalarının orkestra versiyonları bulunmakta. Bu çalışmada Mariza’nın Rodrigues’i andığı ‘Medo’; ‘Há uma música do Povo’ (İşte Halkın Şarkısı); ‘Meu Fado’ (Kendi Fado’m); ‘Cavaleiro Monge’; ‘Há Palavras Que Nos Beijam’ (Bizleri Öpen Sözcükler Var) ve ‘Ó Gente Da Minha Terra’ adlı parçaların canlı konser performansları dinleyeni Lizbon’daki o ölümsüz geceye taşıyor. Dinleyeni birebir o geceye götüren ve alkışlara katılmanızı sağlayan sıcak ve dokunaklı bir çalışma “Concerto em Lisboa”.

Mariza Şu bir gerçek ki, Mariza’nın albümleri ona sahip olduğu ünü getirmesine rağmen, asıl hayran kitlesi canlı performanslarından sonra oluşuyor. Fado’nun özlem ve acıyı yansıttığı melankolik yapısının aksine Mariza’nın müziğe getirdiği yaşama heyecanı ise bu müzik tarzının geniş kitlelerce sevilmesini sağlıyor. Bundan dolayı sanatçı her çalışması ile sürdürülebilir, kalıcı müzik peşinde koşuyor.

Sadece Fado’nun en iyi yorumcusu unvanının yanı sıra, dünyanın en heyecan verici vokallerinden birisi olan Mariza, 5 yıl gibi çok kısa bir sürede kendisine inanılmaz bir şöhret sağladı. Kendini bir kültürel ikon olarak görmeye başlayan sanatçı zamanının geldiğinin farkında ve bunu en iyi şekilde ve soğukkanlılıkla kucaklıyor.

mariza in london 25jan2010 from gorgeoux on Vimeo.

    AFRO-BEAT AIRWAYS – West African Shock Waves

    AFRO-BEAT AIRWAYS

    AFRO-BEAT AIRWAYS

    Org öncülüğünde Afro ritimleri, kozmik Afro-funk ve ham rengarenk ezgiler… bunlar sadece Analog Africa kurucusu Samy Ben Redjeb tarafından toparlanan dans ettirme özellikleri yüksek olan albümün özeti.

    14 parçadan oluşan çalışma 70’lerden gelen bestelerin Gana ve Togo arasında bol miktarda yapılan seyahatler sonucu bir araya getirilmiş. Samy bu seyahatleri süresince bestelerin orijinal sahiplerini ve/veya ailelerinin izini sürmüş. Projenin sonunda evine döndüğünde yanında bir düzine röportaj, taranmış 90 adet özgün fotoğraf ve 120 tane orijinal albüm kaydı ile dönmüş.

    v.a. – Afro-Beat Airways – 12 – Rob – More by der digitale flaneur

    Bunların hepsi ortalama 73 dakika olan ağır Batı Afrika ritimleri ile bezenmiş toplama albümle birlikte gelen, 44 sayfalık arşivsel renkli kitapçıkta bulunabilir. “Afro-Beat Airways” adlı çalışma Afrika kıtasında var olan funk, soul ve Caz tarzlarının yerel ritimler ile kavrulmasını inanılmaz bir biçimde dinleyenin zevkine sunuyor. Adeta elinizde bir zaman kapsülü var, dinleyeni nostaljik Batı Afrika Sesleri arasında süzülmesini sağlayan bir müziksel serüven.

    Kitapçığın Kapağı

    Kitapçığın Kapağı

    Parça Listesi

    1. Dankasa – Uppers International 3:36
    2. Ma Nserew Me – Apagya Show Band 4:03
    3. Me Yee Owu Den – K.Frimpong & His Cubano Fiestas 8:52
    4. Break Through – Marijata 5:06
    5. Odofo Nyi Akyiri Biara – Ebo Taylor & The Sweet Beans 9:54
    6. Awula Bo Fee Ene – Orchestre Abass 3:45
    7. Live in Other World – Itadi 5:05
    8. Mumunde – Apagya Show Band 3:02
    9. More – Rob 5:13
    10. Né Noya – Cos-Ber-Zam 4:10
    11. Afe Ato Yen Bio – De Frank Professionals 4:41
    12. Ngyegye No So – African Brothers Band 6:17
    13. Neriba Lanchina – Uppers International 4:04
    14. Come Along – Ebo Taylor & The Pelicans 5:59

      Vieux Farka Touré: Bir Efsanenin İzinde

      VieuxFarkaToure_Cover
      Albüm Kapağı (Foto: Marc Buonomo)

      Vieux Farka Touré nehrin Blues adamı, Mali’nin gelmiş geçmiş en başarılı sanatçısı, 2006’da kaybettiğimiz Ali Farka Touré’nin oğlu. Vieux, babasının adımlarında yürüyor ve kendisine bırakmış olduğu akustik gitar üzerine yapılandırılmış Mali “Blues” stilinin mirasını sürdürüyor.

      Vieux’un kendi adını verdiği ilk çalışması Şubat 2007’de piyasaya sürüldü ve bu çalışmasında 2006’da aramızdan ayrılan babasının son kayıtları yer almakta. Albümde aynı zamanda Touré ailesinin çok eski dostu, tam bir kora enstrümanı virtüözü olan Toumani Diabaté’nin de eşsiz katkıları yer almakta.

      Vieux’un, babası Ali Farka Touré’nin adımlarında izleyeceği uzun zamandan beri gözlenen bir gerçekti. Bunu Ali ancak oğlunun albüm kayıtları zamanında, kemik kanserinden dolayı hareket etme yeteneğini kaybedince fark etti. Vieux gençliğinden beri kurutulmuş sukabağından yapılmış Mali’ye özgü geleneksel calabash (kalabaş olarak okunuyor) enstrümanını ve benzer perküsyonları çalıyordu. Ancak babası Ali bir müzisyen olarak hayatın ne kadar zor olduğunu bildiğinden oğlunun bu yolda ilerlemesini hiç istemedi ve sürekli onu caydırmak için elinden geleni yaptı.

      Siyah ve Beyaz Vieux FarkaToure (Foto: Amidou Toure)

      Müzisyenlerin genellikle düşük bir sosyal sınıftan çıktığı Mali’de, Touré sülalesi asil bir soydan geliyor. Ali kendi ailesinin toplumsal görevlerini reddederek müzisyen olmaya karar verdi ve bunun sonucu olarak oldukça eziyet çekti. Öncelikle hayatını kazanabilmek için Mali’de çok zahmetler çekti ve ne yazık ki daha sanat yaşantısı emeklerken bir Fransız yapımcı tarafından hayatının kazığını yedi.

      Ali oğlunun bir asker olmasını istiyordu. Fakat Vieux gizli olarak babasının arkasından, kapalı odalarda gitar öğrenmeye başladı. Daha sonra Habib Koite ve birçok Malili sanatçının okuduğu Bamako’daki Sanat Enstitüsüne kayıt oldu. Ali oğlunun gitardan vazgeçmeyeceğini anlayınca eski dostu Toumani Diabaté’yi oğlunun gözcüsü ve eğitmeni olmak üzere görevlendirdi. Kuzey Amerikalı yapımcı Eric Herman Mali’ye gelip Vieux’u dinledikten sonra sanatçı ile bir albüm yapmak istedi ancak öncelikle Diabaté’den, baba Touré’den ve kabilenin büyüklerinden izin almak zorunda kaldı. Diabaté ve Touré genç Vieux’un o zamana kadar duymadıkları ham melodilerini duyunca, bu yetenekli ruhu ne kadar küçümsediklerini fark etti. Zira genç Vieux tek kelime ile bir virtüözdü…

      Vieux Farka Touré ne yazık ki baba ve oğlun kaydettiği ilk ve tek kayıt. Albümün kayıtları Bamako’daki Bogolan Stüdyosunda gerçekleştirildi. Özellikle Ali Farka Touré ile yapılacak olan kayıtlarda bir aciliyet söz konusuydu zira sanatçının son tetkikler için Paris’e gitmesi gerekiyordu. Kanserin acımasızlıklarına rağmen Ali müzik tutkusu ile adeta kendisini stüdyoya taşıdı ve son bir kez gitarını kucağına aldı. Yaklaşık 45 dakikalık bir müziksel işbirliğinden sonra, Ali farka Touré dışarıda bekleyen arabasına taşındı ve havalimanının yolunu tuttu. Ne yazık ki birkaç ay sonra geri döndüğü Bamako’daki bir hastanede son nefesini vererek bir efsanenin tarih sayfalarına gömülmesine neden oldu. Ancak sanatçıyı son günlerinde hastanede ziyaret eden dostlarının söylediği bir şey var ki hepimizin tüylerini diken diken edebilecek nitelikte. Ali Farka Touré hastanede ölümü beklerken onu ziyaret eden herkese oğlunun daha piyasaya çıkmamış olan albümü dinleterek gururla çevresine “Bu benim oğlum’ Bu benim!” dermiş.

      Parça Listesi:

      Sangaré / Dounia / Tabara / Ana / Ma Hine Cocore / Touré de Niafunké / Diallo / Wosoubour / Courage / Diabaté


      Découvrez Découvrez Mondomix.com, le magazine des Musiques et Cultures dans le Monde!

        Photos on flickr

        Tikabasamuzik Tumblr

          http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/23117026674http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/23030093435http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/22981069805http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/22771137786

        Rastgele

        the_concert-tablosu
        Aniello Falcone ve The Concert Tablosu
        May 14, 2012
        By Zekeriya S. Şen
        Lale Plak
        276. Dünyayı Dinliyorum
        May 13, 2012
        By Zekeriya S. Şen
        100 TL banknotların arkasında yer alan Itri potresi
        Buhurizade Mustafa Itri
        May 9, 2012
        By Zekeriya S. Şen
        Better Tag Cloud