// Arşiv

World Music

This tag is associated with 235 posts

Dünya Müziği Tam Olarak Nedir?

Müzik camiasında yer alan önemli sorulardan bir tanesi bu aslında. Birçok “Dünya Müziği” şirketinin üst yöneticileri bir araya gelince bu müziği daha çok nasıl satabiliriz kavramını tartışacaklarına “Allah aşkına Dünya Müziği tam olarak ne?” sorusunu sorguluyorlar. Oysa bu kanımca boşa kürek çekmekten farksız.

Dünya Müziği kavramını daha irdeleyip ayrı tanımlamaya sokmak bence gereksiz bir uğraş. Her şey inciği boncuğuna kadar siyah-beyaz tanımlanmak zorunda değil. Kabul etmek gerekirse de Dünya Müziği kavramı oldukça karmaşık bir tanım zaten. Yıllardan beri böyle kabul görmüş bir şemsiye tarzı yeniden sıfırlandırmak veya tanımını beğenmemek bana biraz komik geliyor. Toplumun algılayabilmesi için elbette bir şeylerin kalıba sokulması gerekiyor, ister beğenin ister beğenmeyin. Ancak şu bir gerçek ki mevcut olan tüm müzik tarzlarında Dünya Müziği kavramı en geniş, önyargısız ve kavranabilir bir terim.

Dünya Müziğini, etnik müzik, küresel/global müzik, yerel müzik hatta halk müziği gibi alt kollara veya tamamen ayrı ifadeler olarak tanımlamak ayrı bir sorun ve karmaşaya gebe. Bu terimler zaten Dünya Müziği kavramı içerisinde adaş tanımlar, tekrar kabul görmüş bir tarz adını yeniden keşfetmek biraz abes. Dünya Müziğini tekrar adlandırmak, tanımlama ayrı bir cümbüş özellikle yeni belirlenecek kavramda mevcut olandan daha açık olmayacağını düşünürsek. Öte yandan Dünya Müziği tanımı üzerine harcanan gereksiz zaman çok daha yaratıcı bir biçimde kullanılabilir. Olan oldu, kabul gördü artık devam etme zamanı.

Bana birçok insan peki Dünya Müziği tam olarak ne diye soruyor. Cevabım çok basit, Dünya Müziği’nin ne olduğundan öte olaya Dünya Müziği’nin ne olmadığı açısından yaklaşmak çok daha akılcı. Dünya Müziği rahatlıkla Bilboard ilk 40 listesinde göremeyeceğiniz, kitlesel tüketime hitap etmeyen, radyolarda ömür törpüsü gibi tekrar tekrar sürekli çalınmayan veya halihazırda bariz tarzların (rock, pop, caz, reggae, hip-hop, rap, heavy metal, country, nu-metal vb) kulvarına girmeyen müziktir. Ancak hemen belirtmekte yarar var zaman zaman bu tarzlar içerisinde de çapraz karışımlar ortaya çıkıyor ki buda işi tam bulanıklaştırabiliyor. Ama işin özü belli ve bu tanım artık kabul gören bir ifade. Aykırı olmak için bu tanımın üzerine yeni tanımlar getirmek, hâlihazırda bir şemsiye görevi gören Dünya Müziği ifadesini taşlamak bana gereksiz geliyor.

Originally posted 2011-02-27 15:35:16. Republished by Blog Post Promoter

Cheikh Lo: Keşfetmenin Heyecanını Duyumsayın

Son yirmi yıldan beri, sessizce dikkat çekmeye başlayan en eksi ama bazılarımız için yeni olan “Dünya Müziği” türü gündemde. Doğu ve Batı arasında bir müzik köprüsü olan Türkiye’de ne yazık ki diğer ülkelere kıyasla bu tür müziğe daha yeni yeni açılıyor. Peki, son zamanlarda herkesin ilgi ile takip etmeye çalıştığı “Dünya Müziği” nedir? Aramızda mutlaka bu konuda hepimizi cebinden çıkartan müzik severler vardır ancak bu türü yeni duyanlar ve/veya hiç bilmeyenler için bir ön giriş yapmak gerekir.

Adı üstüne “Dünya Müziği” isimlerini belki ilk defa duyduğumuz ülkelerdeki sanatçıların konuşmaya çalıştığı aynı müzik kavramının genel kategorisidir. Bu sanatçıların hepsi farklı dil, ırk, din ve ülkeden gelmesine rağmen amacı tüm dünya insanlarının ortak olarak anlaştığı ve kültürlerini paylaştığı bir müziği icra etmektir. Genel müzik akımlarının (rock, pop, elektronik, caz, R&B vs) haricinde her ülkede arka planda kalmış müzik çeşniliğini ön plana çıkartan en temel müzik türüdür. Klişe kalıplaşmalardan uzak, geniş bir müzik yelpazesine haiz, müzik endüstrisine görülmemiş yeni bir akımdır. Bu akımda önemli olan müzik aşkıdır ve onu başarılı bir biçimde sunmaktır. Bu türde ne süper yıldız dediğimiz türden kişiler, ne tonlarca akan para ne de yapaylık görebilirsiniz. İnanılması güç ama daha bozulmamış bir oluşum.

Bugüne kadar Türkiye’de dönem dönem “Dünya Müziği” kavramını ön plana çıkartan birçok başarılı ve kaliteli konserler / organizasyonlar yapıldı. Ancak bu uğraşlar nedense bu tür müziği yeterince tanıtmak ve temsil etmek için yeterli sürekliliği ve istikrarı sağlayamadı. Bunun en büyük nedenlerinden biri beklide genel müzik akımlarına kapılmış etrafımıza bakmadan bir kör gibi akmamızdan veya algılama duyularımızı yeniliklere kapatmış olmamızdan dolayı. Hatta aramızda belli bir kesim var ki “Dünya Müziği” oluşumunu günümüz modasına uymayan ilkel bir akım olarak algılamakta. Bangır bangır tüm dünyada patlayan “Dünya Müziği” festivalleri, modern müzik sanatçılarının “Dünya Müziği” sanatçıları ile çalışmak için yarışmaları, ardı ardına liste başlarına oturan “Dünya Müziği” albümleri bu tarz görüşleri yavaş yavaş yok etmektedir. Şunu söylemek çokta iddialı olmaz zannedersem: yakın gelecekte “Dünya Müziği” türü müzik piyasasına ciddi bir damga vuracaktır.

Ülkemizde bizler gibi bu tarza gönül veren kuruluşlar var. Hatta daha ileri gidip Türkiye’nin “ilk” dünya müziği festivali ni gerçekleştirecekler. 1999 yılında oluşan Shaman World Music Production bu festivale gönül koymuş ve ülkemizde bir “dünya müziği platformu” yaratmak için yola çıkmış. Amaçları “Dünya Müziği” adına yapılmış ve yapılmakta olan her şeye, her boyutuyla ulaşılabilmeyi sağlayacak zemini oluşturmak. Şimdilik sadece bir günlük olacak olan festival 4 Mart 2006 Cumartesi günü Darphane-i Amire Binaları’nda (daha uygun bir mekân düşünemiyorum) gerçekleşecek. 1250 müzik sever ile sınırlı kalınacak olan bu etkinlik Senegal Fahri Konsolosluğu tarafından desteklenmekte. Seminer (17.00–18.30) / Ana Performans (23.00–00.30) / DJ Set (00.30–02.30) şeklinde 3 ana bölümden oluşacak olan festivalin biletleri çok yakında Ticcketturk’te satışa çıkacaktır. Bir ilk için oldukça detaylı olan festival, en karma kültürlerin kesiştiği İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde gerçekleştiriliyor olması “Dünya Müziği” konseptine ayrı bir bütünlük kazandırmaktadır.

Çok fazla olmasa bile gün geçtikçe “Dünya Müziği” tarzına giren kendi sanatçılarımızda müziklerini gün ışığını çıkartabilmekte. Eskiden kapıların açılmamak üzere kapandığı bu müzik türüne artık müzik firmaları da ılımlı (ama hala temkinli) yaklaşmaktadır. Ancak burada belirtmeden geçemeyeceğim Kalan Müzik firması vardır ki o bu yola kendini adamıştır ve öncü olmuştur. Böyle güzel gelişmeler sayesinde ülkemizde “Dünya Müziği” kulvarında hak ettiği yeri alacaktır.

Peki, bu ilk “Dünya Müziği” festivalimizde hangi ağır topu misafir edeceğiz? Mbalax olarak bilinen karmaşık Senegal dans müziğinin dünyadaki tek uluslar arası temsilcisi olan Cheikh N’Digel Lô (kısaca Cheikh Lô ) konuğumuz olacak. Salsa, rumba, folk ve caz unsurlarını Mbalax ile harmanlayan sanatçı bulaşıcı bir etnik-popüler müzik akımı yaratmış. Mbalax müziğini batıya taşımaya çalışan ilk sanatçılardan birisi Youssou N’Dour idi ancak bu hedefinde başarısız oldu çünkü aslında keskin ve haşin olan bu müziği alışkın olmayan kulaklar için yontamadı. Ancak Cheikh Lô akustik gitarı, tama (halk dilinde “konuşan davul” olarak biliniyor) ritimleri, sınırsız tanımayan bas tınıları ve olgun vokalleri ile bu asi müziği sakinleştirip batılı kulaklarının algılayabileceği yumuşaklığa getirdi. Ve bunun sayesinde kimsenin keşfedemediği Mbalax sınırlarına sokulup kendine haz bir tür yarattı. Bu adını beklide ilk defa duyduğunuz müzik kâşifini isterseniz bir paragrafta tanımaya çalışalım.

Senegal ve Mali’nin sınırında bulunan Bobo-Dioulasso (dedim hayatımızda hiç duymadığımız yerler diye) kasabasında dünyaya gelen sanatçı Bambara (etnik bir batı Afrika dili), Wolof (Senegal’e ait yöresel dil), ve Fransız’ca öğrenerek büyümüş. Delikanlı yıllarında her sanatçının tarih sayfalarında olduğu gibi müzik ile büyülenen Cheikh Lô kendi kendine gitar ve davul çalmayı öğrenmiş. 1976 tarihinde Orchestra Volta Jazz adlı yerel bir grupta perküsyoncu olarak ilk resmi müzisyen kariyerine başlayan sanatçı dört yıl boyunca bu ekibin bir parçası olmuş. Senegal’in başkenti Dakar’a taşınan sanatçı müziğe olan tutkusu ile hızlı bir şekilde şehrin müzik akımına entegre olmuş. 1985 yılında Fransa’ya göç edene kadar sayısız grup ve sanatçılar ile çalışan Cheikh Lô bu süre içerisinde müzik yeteneğini geliştirmiş. 1990 yılında ilk albümü “ Doxandeme” (Göçmenler) sadece kaset formatında basılmış, Dakar’da (Senegal’in başkenti) verilen “yeni yetenek” ödülü almasına rağmen Cheikh Lô sanatsal ve müziksel yönden albümünden memnun kalmamış. Daha iyisini yapabileceğine inanan sanatçı azimle yeni albümü için çalışmaya başlamış. Ancak yeni albüm, “ Ne La Thiass” (Hızla Gitmek) Youssou N’Dour prodüktörlüğünde piyasaya çıkması altı yıl sürmüş. Üst üste gelen konserler, festivaller ve ödüller sayesinde Cheikh Lô adını mümkün olan her yere yazdırmayı başarmış. Nick Gold ve Youssou N’Dour ‘un paylaştıkları prodüktörlük koltuğu ile 2000 yılında “Bambay Gueej” (Bamba, huzur okyanusu) albümü çıkmış.

Beş yıl sonra ise dördüncü albümü “Lamp Fall” piyasa çıktı ve “Dünya Müziği” listelerine direkt ikinci sıradan giriş yaptı. Diğer albümlerine kıyasla daha geniş, zengin bir müzik yelpazesine uzanan sanatçı bu defa caz, funk, reggae, Kongo ritimleri ile birleşimler yapmış ve ürettiği eser yoğunluğu ile oldukça kaliteli bir çalışma. Dinleyeni Senegal’in göbeğine oradan da Küba ve Brezilya’ya sürükleyen albüm, tek kelime ile bir dünya oluşumu. Her dinlenildiğinde farklı bir ses sentezi sunabilecek kapasitede olan albüm Cheikh Ô’ nun yerel müzikleri ile ne kadar pop türüne yakın olabileceğinin bir göstergesi. Albümün bir önemli özelliği de James Brown’un ritim lideri olan dünyaca ünlü saksafoncu Pee Wee Ellis ‘in çoğu parçalara katkıda bulunmuş olması. İnanılmaz zor ama sanatçının en son albümü Türkiye’ye Topkapı Müzik tarafından getirildi.

Senegal’in medarı iftiharı, dünya ritim sihirbazı Cheikh Lô ‘nun İstanbul’a ve özellikle “Dünya Müziği” festivali bünyesinde geliyor olması bizlerinde yavaş yavaş farklı kulvarlara açılmaya çalıştığımızın en büyük belirtisi. Müziğe aç olan ruhlar her zaman farklı olanı algılamak için tetiktedir ve bu kaçırılmaması gereken bir fırsattır. “Dünya Müziği” korkulacak bir tür asla değil aksine kucaklanacak bir tür, çünkü içinde her türü kusmadan barındırabilecek bir oluşum. İçine girdikçe tabaka tabaka açılan ve daha sonra bir o kadar farklı tabakaya uzanan dipsiz bir kuyu gibi. Tek önerim olabilir: keşfetmenin heyecanını duyumsayın.

Originally posted 2009-12-24 17:52:38. Republished by Blog Post Promoter

Loreena McKennitt: Bir İlham Kaynağı

loreena-mckennitt6 Kanadalı şarkıcı/besteci Loreena McKennitt, profesyonel kariyerinin tüm albümlerinin prodüksiyonunu yaparak yolun en başından itibaren kendi çizgisini yaratmış ve uluslararası başarıya sahip kendi plak şirketi Quinlan Road’un sahibi ve yöneticisi olarak yaklaşık 20 yıla yayılan albüm kariyerinde “Eklektik Kelt” müziği ile şarkılarını tüm dünyaya ulaştırdı. Sadece Kuzey ve Güney Amerika’da değil Avrupa’da ve Avustralya’da en çok satanlar arasına girerek kendine özgü müziğiyle ayrıca birçok satış ödülü de aldı.

Loreena McKennitt 2006 sonbaharında yayınlanan yedinci stüdyo albümü An Ancient Muse (Eski Bir İlham Kaynağı)’da, İngiliz Adaları’ndan eski Yunanistan ve Bizans ve Osmanlı devri Türkiye’sine seyahat ederek Kelt müzikleri ile ilgili keşiflerini devam ettiriyor.

Sanatçının işbirliği yaptığı müzisyenler arasında Brian Hughes, Donald Quan, Hugh Marsh, Caroline Lavelle, Steáfán Hannigan, Rick Lazar, Hossam Ramzay, Annbjørg Lien, Nigel Eaton, Manu Katché, Charlie Jones, Ben Grossman, Jason Hann, Tal Bergman, Tim Landers, Clive Deamer, Ed Henley, Haig Yazdjian, Panos Dimitrakopoulos, Sokratis Sinopoulos ve Georgios Kontogiannis gibi farklı ülkelerin müzisyenleri ve perküsyon grubu Krotala da bulunuyor. 2007 senesinde “Nights from the Alhambra” adını verdiği canlı CD/DVD kaydını yayınlayan Loreena McKennitt son olarak Noel şarkılarından oluşan toplama albümü “Midwinter Night’s Dream”’i 2008 yılında yayınladı. Bu albümde 1995 yılında yayınladığı Winter Garden’da ki şarkıları dışında yepyeni sekiz şarkı bulunuyor…

ANCIENT MUSE Hakkında
Toplam 9 yepyeni kaydın bulunduğu albümde genel olarak doğu felsefesine, özellikle de Osmanlı müziğine yer veriliyor. Ünlü Katibim (Üsküdar’a giderken) parçasının esas alındığı “Sacred Shabbat” ile yoğun ud ve kanun sesleri ile dikkat çeken “The Gates of İstanbul” başta olmak üzere albüm İstanbul ve Türk müziklerine bir yolculuk yapıyor. Albümden çıkan İlk single “Caravanserai” olarak seçilmiş. Tanıtım filmi ‘Peri Bacaları’nda çekilen yeni albümünde Loreena McKennitt zaman ve dalgaları aşarak Homer’in Yunanistan’ında, Osmanlı İstanbul’unda oradan da Haçlılar devri İngiltere’sinde kendi “İlham Kaynağı”nı kovalıyor.

Albüm satışları:
• Loreena McKennitt toplam 7 stüdyo albümü olmak üzere yayınladığı 9 albümle dünya çapında bugüne kadar 15 milyona yakın albüm sattı.
• Kanada’da The Visit albümüyle 5 kez platin satışı yakalayan McKennitt, The Mask And Mirror, The Book Of Secrets albümleriyle dört kez platin satışa ulaştı. Elemental, To Drive The Cold Winter Away, Parallel Dreams, A Winter Garden: Five Songs For The Season albümleriyle altın plak satışa ulaştı ve dört altın plakla ödüllendirildi.
• ABD’deki satış ödülleri arasında, The Book Of Secrets albümünün iki milyonu aşan satışı için bir çift platin plak ödülü bulunuyor. ABD’deki satış ödülleri ayrıca bir milyonun üzerindeki satışlar için The Mask And Mirror ve The Visit albümlerine iki platin plak ödülü içeriyor.
• Avustralya, Yeni Zelanda, Brezilya, Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’deki satış rakamlarıyla altın, platin ve multi-platin satış ödüllerini alan Loreena McKennitt dünyanın en çok ilgi gören şarkı yazarlarından biri.

Film Müzikleri:
• The Merchant of Venice’ in orijinal müziği, Stratford Shakespeare Festivali, 2001
• National Film Board of Canada Studio D’nin belgesel dizisi Women And Spirituality’nin orijinal müziği,1985 – 1989
• Film müziği katkıları arasında Hollywood prodüksiyonu Highlander III ve The Santa Clause, Jean-Claude Lauzon’nun uzun filmi Léolo ve Kanada/Venezuella ortak yapımı olan uzun film Una Casa Con Vista Al Mar bulunuyor.
• Televizyon film müzikleri arasında TNT’nin destan konulu kısa dizileri The Mists Of Avalon (2001), Due South, ve Northern Exposure bulunuyor.

Ödüller:
• The DuMaurier Search for Talent, Finalist Ödülü 1978
• Kanada’yı En İyi Temsil Eden Sanatçı, UNESCO Paris 1978
• Kanada’yı En İyi Temsil Eden Sanatçı, Expo Japan 1985
• Juno Best Roots/Traditional Album/ En İyi Geleneksel Albüm Ödülü 1992, The Visit
• Juno Best Roots/ Traditional Album/ En İyi Geleneksel Albüm Ödülü 1994, The Mask And Mirror
• Billboard International Achievement Uluslararası Başarı Ödülü, 1997
• Bireysel Kategoride ,The Stratford Beacon-Herald Garden of Appreciation Ödülü;2002
• HRH Kraliçe 2. Elizabeth ve Prens Philip adına düzenlenen 50.Yıldönümü Kutlamalarında Ana Sanatçı,Province of Manitoba, 2002
• Fahri Edebiyat Doktoru Unvanı, Wilfrid Laurier Üniversitesi, 2002
• Kraliçe 2. Elizabeth Majesteleri’nin 50. yıldönümü dolayısıyla Hatıra Madalyası , 2003
• Manitoba Eyalet Hükümeti Şeref Ödülü , Temmuz 2003
• Kanada Federal Hükümeti Şeref Ödülü Üyesi, Temmuz 2004
• Manitoba Üniversitesi Fahri Hukuk Doktoru Ünvanı, Haziran 2005
• Fahri Kanada Elçisi, Hans Christian Andersen 200.üncü Yıl Kutlamaları, Haziran 2005
• Queens Üniversitesi Fahri Hukuk Doktoru Ünvanı, 2005

Sosyal Projeler:
• Loreena McKennitt 1998’de Cook-Rees Denizde Arama ve Deniz Güvenliği Vakfı’nı kurdu ve vakıfın deniz güvenliği eğitimi, araştırma ve ülke çapındaki denizde arama ve kurtarma birimlerine destek olma gibi alanlardaki girişimleri için bugüne kadar 4,000,000 Kanada Doları tutarında para toplayan, bir bağış toplama kampanyasını idare etti. CR Vakfı için toplanan paranın büyük bir kısmı, Loreena McKennitt’in Live In Paris And Toronto adlı albümünün satışlarından elde edildi.
• Live In Paris And Toronto’nun Türkiye ve Yunanistan’daki satışlarından elde edilen bağışlar Türk Kızılay’ına (Deprem Yardım Derneği) ve Yunan Kızıl Haçı’na (Deprem Yardım Derneği) verildi.
• McKennitt 2000 yılında Stratford’daki Falstaff Okulu’nu satın aldı ve 2002’de, gönüllü ve ticari amaç taşımayan, kimi toplum ve aile gruplarına yer ve çeşitli olanaklar sağlayan Falstaff Family Centre’ı kurdu.
• Loreena McKennitt ayrıca kültürel, çevresel, tarihi ve sosyal gruplara para bağışlayan bir hayır kurumu olan The Three Oaks Vakfı’nın kurucusu.

DİSKOGRAFİ

  1. Elemental (1985)
  2. To Drive The Cold Winter Away (1987)
  3. Parallel Dreams (1989)
  4. The Visit (1991)
  5. The Mask And Mirror (1994)
  6. A Winter Garden: Five Songs For The Season (1995)
  7. The Book Of Secrets (1997)
  8. Live In Paris And Toronto (1999)
  9. An Ancient Muse (2006)
  10. A Midwinter Night’s Dream (2008)

DVD

  • A Moveable Musical Feast (2008)
  • Nights from the Alhambra (2007)
  • No Journey’s End (1994)

Loreena McKennitt – 03 – Stolen Child – Live from Hiro on Vimeo.

Originally posted 2010-02-26 08:34:21. Republished by Blog Post Promoter

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16857634203

Better Tag Cloud