Toumani Diabaté ve Ali Farka Touré’nin 2005′de birlikte kaydettikleri Grammy ödülü ile süslenen müzik birliktelikleri “In The akıcı Heart Of The Moon” tahmin edebileceğiniz kadar kusursuz bir çalışmaydı. Ancak ikilinin son üretimi dinledikçe ilkinden çok daha iyi sıfatını fazlasıyla hak etmekte. Peki, bu nasıl olabilir? Belki “çok daha iyi” tanımı biraz sade ve basit kaçan kelimeler topluluğu. Toumani’nin dediğine bakarsak bu yeni albüm “Ali & Toumani” daha kuvvetli ve olgun. O halde şöyle diyelim, Mali’nin gelmiş geçmiş en iyi iki virtüözü tarafından bizlerle paylaşılan bu yeni çalışma yapısal olarak çok daha derin, dinleyene uzanan ve olgun. Bu albümün kusursuzluğu “In the Heart Of The Moon” çalışmasının kaydedildi Nijer Nehri’nin kenarında yer alan Bamako’daki Mande Otel’nin büyüsünü alt edecek nitelikte. “Ali & Toumani” 2005′de kuzey Londra’da yer alan bir stüdyoda üç öğleden sonra gerçekleştirilen kayıtlar ile hayat buldu. Bu üretim hiç şüphesiz iki virtüözün özel bir mekâna ihtiyaçları olmadan, sadece inanış veya öğretileri kaynaştırmaya çalışan felsefeyle ortak ilham çatısı altında mucize yaratabileceklerinin güzel bir kanıtı. Çok üzücü elbette zira bu Ali farka Touré’nin kansere karşı olan savaşı kaybetmeden önceki en son kaydı oldu. Peki, tam olarak “Ali & Toumani” adlı bu yeni çalışması bir öncekinden daha derin ve olgun yapan unsur ne? Belki her iki adamın bir araya gelmesiyle doğan engin ve derin düzenli üslubu olmayan müzik fantezisinin basitliği. Ali Farka Touré’nin düşünmeden vurduğu gitar tınıları, Toumani’nin cesur ancak bir o kadar rahat kora arpejleri ile beslenen müzik. Belki olması gereken de sadece bu…
“In The heart Of The Moon” ile ağzımıza bal çalan ve daha sonra devamı gelmeyecek şekilde bizleri hayali hüsrana uğratan ikiliden çıkan bu yeni oluşum aslında bir beklentinin cevabı. Bitmesin diye dua edilen bir müziğin uzantısı. Açılışı yapan ‘Ruby’ adlı parça Ali’nin nabız tutan gitarları üzerine serilen kora ritimleri ile daha iyisi olamazdı dedirten bir sakin şölen niteliğinde. Daha huzurlu bir ortamı yansıtan ‘Sabu yerkoy’ ise bu albüm raflarda yerini almadan kısa bir süre önce hayata gözlerini yuman Kübalı basçı Cachaito Lopez’in ahenkli bas ritimleri, Ali’nin sade vokalleri ve elbette Toumani’nin telleri konuşturduğu bir bileşen.’Warbe’, ‘Samba Geladio’ ve ‘Machengoidi’ ise çölün derinliklerinden kopup gelen birer çöl blues harmanlaması. Albümün her aşaması bir farklı güzellik içermesi ile dinleyeni kavrarken aynı zamanda bir ayrılığında habercisi zira bu ikili artık bir daha olmayacak. Diğer dikkat çeken ritimler silsilesi ‘Be Mankan’, ‘Doudou’ ve ninni temaları taşıyan ‘Lullaby’. Tüm bu güzelliklere nokta koyan ise ‘Kala Djula’, burada kapanışı Ali Farka Touré kendi sesi ile adeta işte oldu, mükemmel bir kapanış ve daha ötesi olamaz dercesine ‘Eh, voila’ diyerek yapıyor.
TOUMANI DIABATE in series Live At Other Music from Dig For Fire on Vimeo.
Originally posted 2010-02-22 08:41:00. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:





