Baba Zula - XX

Baba Zula - XX ENGLISH CONTENT

A kaleidoscopic, two-disc, career-spanning compilation from Istanbul’s revered psychedelic explorers. Esteemed collaborators include Sly & Robbie, Mad Professor, Dr. Das of Asian Dub Foundation, Alexander Hacke (Einstürzende Neubaten) and more. Without a doubt one of the planet’s great musical adventures.

All too often these days, the world can feel like a dark and dangerous place. But music remains a light in the bleakness, offering a constant sense hope and joy and celebration. In Turkey, the ominous shadows have been growing longer for several years but Baba Zula have been a shining beacon for 20 years, bringing the West and the Orient together in a glory of Istanbul psychedelia. To celebrate those two decades of existence, XX brings together tracks from across Baba Zula’s history, along with a second album of dubs created by artists like Mad Professor. Dr Das of Asian Dub Foundation, and Dirtmusic.

“We wanted to have a compilation that was a little different,” explains group founder and electric saz player Osman Murat Ertel. “None of the pieces here are in their original forms. Instead, we picked remixes, re-recordings, collaborations, live tracks, all the possibilities, but none of these have been released before. And it’s a mix of recording techniques – digital, analogue, tape, mp3.”

Formed by Ertel and Levent Akman in 1996, Baba Zula took Turkish psychedelic pioneers of the 1960s like Moğollar as their inspiration and foundation for what they called Istanbul psychedelia, the fathers of a scene that’s since grown up around them.

“Those original bands of the ‘60s grew out of traditional Anatolian music,” Ertel says. “But the coups of the 1970s and ‘80s put an end to any experimentation. We picked up the reins to make music for the 21st century with electric instruments, effects, and machines, something contemporary and unique. I always tell people that they might not like us, but no one can say we’re not original!”

Baba Zula came into existence when Ertel’s previous outfit, ZeN, was asked to create a soundtrack by a director friend. Ertel and two other members were interested, and the band grew from that seed, with music for films very much a part of their output.

Since that small beginning, Baba Zula have played all over the world, won awards for their work in film and theatre, often been rewarded at the Turkish Billboard awards, and had their albums counted among the most prestigious ever released in Turkey. They’ve also built a global network of like-minded performers, experimental souls in all genres of music, working with people as varied as Turkish opera singer Semiha Berksoy, dub mixer Mad Professor, and Can drummer Jaki Liebezeit. And that, to Ertel, is one of the band’s great successes.

“It’s exciting to collaborate with people you listened to when you were young. It’s a great inspiration and a huge fulfilment in dreaming something and having it come true. And it becomes a link of friendship.”

Those links and the band’s deep and fascinating history are displayed in widescreen on XX. “Biz Size Aşik Olduk” (We Fell In Love With You), for instance, is the only song they’ve ever created for a television serial, one that catapulted them to popularity all across Turkey.

“I went to the market the day after it was shown,” Ertel recalls. “As soon as the girl at the cash desk knew who I was, she began singing it.”

But Baba Zula have always believed that music needs to make a powerful statement, and they’ve never pulled punches in their lyrics. On XX, both “Aşiklarin Sözü Kalir” (Eternal Is The Word Of Poets) and “Efkarli Yaprak” (Worried Leaf) make their points very eloquently.

“They’re both re-interpretations of songs we’ve released,” Ertel says. “They appeared on different albums, but we wanted to re-record them so they were closer to our live sound. The first is about how the words of the talking heads and politicians become meaningless so quickly, but what poets say resonate through the centuries. I wrote the second song for my uncle, who was a journalist. He and others fought with their pens and pencils, even though they were tortured and jailed. He died four years ago, and I composed this as a celebration of him.”

In typically perverse and playful fashion, although their biggest ‘hit’ – “Bir Sana Bir De Bana” (One For You And One For Me) – is here, it’s not the original Baba Zula version of the song, but one featuring a duet between an Armenian man and a French woman.

The disc closes with a pair of previously unreleased live tracks. “Çöl Aslanlari” (Desert Lions) was mixed by Einstürzende Neubauten’s Alexander Hacke, while “Abdülcanbaz” is taken from a performance at the Resistance Festival in Piraeus, Greece, with Ertel’s electric saz powering and pushing the group higher and higher over a swell of percussion, electric oud, effects, and vocals. They’re long, mesmeric cuts, the pulsing of an ancient Turkish soul in a very modern band.

“They’re very raw recordings,” Ertel agrees, “but they have power. A record made in the studio is very different to a concert. We’ve never put out a live album, so I wanted to show that side of us.”

And now, with 20 years behind them, what’s next for Baba Zula?

“I never thought it would last this long,” Ertel admits. “Maybe another 20 years is possible, maybe not. But living here in Turkey, I don’t know about the future. I hope the band could continue without me. We give our messages very carefully for those who can understand them. But I do know it’s important to carry on; you can be gone anytime.”

En Son Yazılar

Müziğin Alegorisi

Müziğin Alegorisi

Baş figür kadının kucağında ise antik bir santur var. Üzerinde ay şeklinde tınlaşım delikleri ve rozet resmedilmiş.

Tarihte Bilinen İlk Ninni

Tarihte Bilinen İlk Ninni

Bundan tam 5.000 yıl önce var olan Sümerler, yazılarıyla, şiirleriyle, örf ve âdetleriyle, danslarıyla, dünyayı algılamalarıyla, kanunlarıyla, mimarileriyle tarihe damga atmışlardır.

Türkiye'nin En Büyük Müzik Müzesi

Türkiye'nin En Büyük Müzik Müzesi

Afyonkarahisarlı yerel sanatçı Ömer Yarşi’nin bağışlarının yanı sıra Kütahya’nın halk ozanlarından Hisarlı Ahmet’in sazları da oğlu TRT Sanatçısı Mustafa Hisarlı tarafından müzeye bağışlandı.

Dünyanın En Eski Müzik Enstrümanı

Dünyanın En Eski Müzik Enstrümanı

Araştırmacılara göre, mağaradaki kalıntılar, modern insanların Tuna nehrinin üst kısımlarına aşırı soğuklardan önce, yani 39,000-40,000 yılları arasında gelmiş olabileceğini gösteriyor.

Müzisyen Çocuk Melek

Müzisyen Çocuk Melek

Bu masum, nur yüzlü meleğin sessizlik içerisinde çaldığı enstrüman. Biraz merak ile birazda hüzün var vücut dilinde. Çaldığı enstrüman ise bir lavta (İngilizcesi lute / Fransızcası ise luth).

ASTRO-ATLANTIC HYPNOTICA FROM THE CAPE VERDE ISLANDS

ASTRO-ATLANTIC HYPNOTICA FROM THE CAPE VERDE ISLANDS

In 1980, a young aspiring footballer, Narciso “Tchiss” Lopes, emigrated from the Cape Verde Islands to Portugal.

Günümüz Türk Popüler Müziği Üzerine

Günümüz Türk Popüler Müziği Üzerine

Geçen gün adı önemli olmayan bir Türkçe müzik yayın yapan kanalı uzun bir süre izledim. Zaman geçtikçe hayretim kat kat arttı. Karşıma çıkan her parça sanki aynı fabrikadan çıkan seri üretimdi, aynı yapı, aynı sunum, aynı basmakalıplık, benzer kimya ve karbon kâğıt.

Nijerya’dan Müziğin Altın Dönemi

Nijerya’dan Müziğin Altın Dönemi

Geçtiğimiz aylarda raflarda yerini alan “Nigeria Special: Modern Highlife, Afro Sounds & Nigerian Blues 1970-6” adlı çalışma 1970-6 yılları arasında (ülkenin müziksel olarak doruk dönemi) Afro-beat, Afro-blues tarzına giren Nijeryalı grupların müziğini toparlayan bir çalışma.

Tuva Müziği ve Kaylama

Tuva Müziği ve Kaylama

Genel kabul gören yaklaşıma göre, çok perdeli ses üretiminin temelinde insanın doğadaki sesleri taklit etmesi yatmaktadır. Esen rüzgârın, öten kuşların, hırlayan hayvanların ya da köpüklenerek akıp giden bir ırmağın sesinde, az ya da çok yan sesler mevcuttur.

Bizans Resimleyicisi

Bizans Resimleyicisi

Her şehirde yaşanır, insan var olmak üzere vardır, ancak İstanbul bir başka. Konstantinopolis ise bir efsane, masal içinde bir epik roman. İçine daldıkça sizi sarmalayan, girdiğiniz bir sokakta kafa kaldırtıp, detaylara daldıran, nefes nefes bırakan bir dehlizdir. Onun için severim şehrimi tüm olums

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu