Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil KARALAMALAR

Rabih Abou-Khalil örneği az rastlanan bir müzik simyacısı. Geçtiğimiz yıllarda Alman grupları ile birlikte kervansaraylarda yaptığı müzik ile herkesin gönlünü fethetmeyi başardı. Daha sonraki yıllarda yanına aldığı Sardinyalı bas tenorun büyüleyici vokalleri ile BBC Konser Orkestrasına Arap ritimleri ile meydan okudu. Her bir çalışması ile müziksel epikleri, ritimler karışımı ile başarıyla dinleyene sunan sanatçı, Equinox Müzik etiketli yeni çalışması “Songs for Sad Women” (Üzgün kadınlar için şarkılar) ile günümüze kadar ki en cazip bestelerini ortaya çıkartıyor.

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri arasında köprü kurmayı kendine hedef belirledi. Bu hedefini neredeyse her çalışmasında ön plana koyan sanatçı, özellikle ut ritimlerini caz gitar normlarına sokarak müzik dünyasına farklı bir pencereden baktı. “Dünya Müziği” tarzı terminolojik olarak sözlüklerde yerini almadan önce sanatçı bu tarz ile anılmaya başlandı. Ayrıca müziğinin yanı sıra her albümündeki en dikkat çeken unsur, yüksek kaliteli kapak çalışmaları oldu. Sanatçının kendi tasarımlarından yola çıkılan bu kapak çalışmaları, her zaman bir ayrıcalık yaratmayı başardı.

“Songs for Sad Women” albümünde sanatçı her zaman çalıştığı perküsyoncu Jarrod Cagwin ile çalışmış. Albümün en büyük özelliği, Ermeni duduk ve eskiden kullanılan yılankavi bir nefesli çalgı olan serpent enstrümanlarının ilk defa birlikte çalınması. Ortaya çıkan etkileşim ise dinleyenleri ayrı bir boyuta taşıyabilecek nitelikte. Rabih Abou-Khalil’in ut çalması önceki çalışmalarına kıyasla çok daha ön planda, atmosfere hakim ve olması gerektiği gibi. Her ne kadar sanatçı bir müzik tarzında sınırlı kalmamak için ihtiyatlı davransa bile yeni albümü daha çok Orta Doğu sınırlarına sokuluyor. Albümdeki planlı kompozisyonlar, zevkli doğaçlamalar ile mükemmel bir denge sağlıyor. Albüm hiç kuşkusuz Rabih Abou-Khalil’in şu ana kadar ki en başarılı çalışması: nükteli, yaratıcı, keyifli ve berrak.

“Songs for Sad Women” sanatçının 18. albümü. Bu albümde sanatçıya serpent’ta Michel Godard ve perküsyonda Jarrod Cagwin eşlik ediyor. Duduk’te 1965 Erivan doğumlu Gevorg Dabaghyan’ın katkısı albümün kimyasına ayrı bir baharat ekliyor. Abou-Khalil bu albümde dinleyeni günlük hayattan koparıp, savaş sonrası Lübnan’ın melankolik atmosferine ruhen taşıyor. Öte yandan bu çalışmada müziksel nakışlar çok sık dokunmuş durumda. Birkaç ritim ve melodi katmanı aynı anda birbirine işlenmiş ve dinleyene yeni bir pencere açıyor. Albümdeki tüm parçalar Lübnan’daki kadınların zülüm altında ezilmelerine rağmen yok olmayan içsel kuvvetini dinleyenler ile paylaşıyor. “Songs for Sad Women” adlı bu yeni çalışma, Abou-Khalil'in hüzün ile makyaj yapılmış bir güzelliğin yansıması. Dört müzik adamının katkılarıyla bir araya gelen bu yedi parçalık albüm, dinleyene eşsiz bir müzik yelpazesi sunuyor. Hiç kuşkusuz sanatçının günümüze kadar kaydettiği en duygusal çalışma “Songs for Sad Women”.

Albümün açılış parçası olan ‘Mourir Pour Ton Décolleté’, Duduk, serpent ve ut karışımının olabilecek en kaliteli göstergesi ve albümün en başarılı çalışması. Özellikle ‘Para O Teu Bumbum’ adlı parçanın ortalarına doğru belirginleşen serpent enstrümanının ağırlığı söz konusu çalgı aletinin çok yönlülüğünü ve gizli derinliklerini sergiliyor. ‘Le Train Bleu’, adlı parça ise sanatçının şu ana kadar kaydettiği en duygusal, kaliteli ve grup çalışması. Tam bir ekip çalışması olan “Songs for Sad Women” az reklâmı yapılan bir cevher niteliğinde.

25 yıl ve 18 albüm sonra Rabih Abou-Khalil’den bir sürpriz beklemek yanlış olur çünkü sanatçı müzik hayatında kendine göre bir müzik stili geliştirdi ve o zamandan beri bu türe hep sadık kaldı. Elbette her çalışmasında ele aldığı farklı aranjmanlar ile her seferinde müziğini taze tutmayı başardı. Sanatçının müziğini bir defa dinledikten sonra ne tür müzik yaptığını hemen algılayabilirsiniz ve içine çekilirsiniz. İşte “Songs for Sad Women” tüm bu özellikleri içeren sanatçının müziksel izdüşümü adeta…

 

En Son Yazılar

Müziğin Alegorisi

Müziğin Alegorisi

Baş figür kadının kucağında ise antik bir santur var. Üzerinde ay şeklinde tınlaşım delikleri ve rozet resmedilmiş.

Tarihte Bilinen İlk Ninni

Tarihte Bilinen İlk Ninni

Bundan tam 5.000 yıl önce var olan Sümerler, yazılarıyla, şiirleriyle, örf ve âdetleriyle, danslarıyla, dünyayı algılamalarıyla, kanunlarıyla, mimarileriyle tarihe damga atmışlardır.

Türkiye'nin En Büyük Müzik Müzesi

Türkiye'nin En Büyük Müzik Müzesi

Afyonkarahisarlı yerel sanatçı Ömer Yarşi’nin bağışlarının yanı sıra Kütahya’nın halk ozanlarından Hisarlı Ahmet’in sazları da oğlu TRT Sanatçısı Mustafa Hisarlı tarafından müzeye bağışlandı.

Dünyanın En Eski Müzik Enstrümanı

Dünyanın En Eski Müzik Enstrümanı

Araştırmacılara göre, mağaradaki kalıntılar, modern insanların Tuna nehrinin üst kısımlarına aşırı soğuklardan önce, yani 39,000-40,000 yılları arasında gelmiş olabileceğini gösteriyor.

Müzisyen Çocuk Melek

Müzisyen Çocuk Melek

Bu masum, nur yüzlü meleğin sessizlik içerisinde çaldığı enstrüman. Biraz merak ile birazda hüzün var vücut dilinde. Çaldığı enstrüman ise bir lavta (İngilizcesi lute / Fransızcası ise luth).

ASTRO-ATLANTIC HYPNOTICA FROM THE CAPE VERDE ISLANDS

ASTRO-ATLANTIC HYPNOTICA FROM THE CAPE VERDE ISLANDS

In 1980, a young aspiring footballer, Narciso “Tchiss” Lopes, emigrated from the Cape Verde Islands to Portugal.

Günümüz Türk Popüler Müziği Üzerine

Günümüz Türk Popüler Müziği Üzerine

Geçen gün adı önemli olmayan bir Türkçe müzik yayın yapan kanalı uzun bir süre izledim. Zaman geçtikçe hayretim kat kat arttı. Karşıma çıkan her parça sanki aynı fabrikadan çıkan seri üretimdi, aynı yapı, aynı sunum, aynı basmakalıplık, benzer kimya ve karbon kâğıt.

Nijerya’dan Müziğin Altın Dönemi

Nijerya’dan Müziğin Altın Dönemi

Geçtiğimiz aylarda raflarda yerini alan “Nigeria Special: Modern Highlife, Afro Sounds & Nigerian Blues 1970-6” adlı çalışma 1970-6 yılları arasında (ülkenin müziksel olarak doruk dönemi) Afro-beat, Afro-blues tarzına giren Nijeryalı grupların müziğini toparlayan bir çalışma.

Tuva Müziği ve Kaylama

Tuva Müziği ve Kaylama

Genel kabul gören yaklaşıma göre, çok perdeli ses üretiminin temelinde insanın doğadaki sesleri taklit etmesi yatmaktadır. Esen rüzgârın, öten kuşların, hırlayan hayvanların ya da köpüklenerek akıp giden bir ırmağın sesinde, az ya da çok yan sesler mevcuttur.

Bizans Resimleyicisi

Bizans Resimleyicisi

Her şehirde yaşanır, insan var olmak üzere vardır, ancak İstanbul bir başka. Konstantinopolis ise bir efsane, masal içinde bir epik roman. İçine daldıkça sizi sarmalayan, girdiğiniz bir sokakta kafa kaldırtıp, detaylara daldıran, nefes nefes bırakan bir dehlizdir. Onun için severim şehrimi tüm olums

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu