Coldplay’in günümüzdeki Britanya müziğini en iyi temsil eden gruplardan birisi olduğuna dair özellikle Britanya’da yoğun ve sonuna kadar bir inanç mevcut. Hatta bir adım daha ileri gidip dünyanın en iyi grubu olduğunu iddia edenler bile var. Ancak bu sadece bir iddia; Coldplay ‘ın şu anki konumumu ve müziğine göre gerçekleşmesi zor bir iddia. Özellikle yeni çıkarttıkları X&Y bunun en somut kanıtı.
Radiohead 2000 yılında Kid A rock-electronik füzyon albümünü çıkarttığında ısrarla dünyanın en iyi ve önemli rock grubu olmadıklarını savundular. Hatta önlerine sunulan bu ünvanı ellerinin tersi ile ittiler. Bu olay, farkında olmadan onları daha da yüceltti. Tam bu boşlukta ilk albümleri Parachutes ile araya sızan Coldplay tek kelime ile Radiohead ‘ın olmadığı (olmak istemediği) ve halkın olmasını istediği bir Britanya grubu kimliğine büründü. Parachutes albümü farklı tatlar sunan, samimi, iç gözlemsel ve marş havasında bir çalışma idi ve haklı olarak çok ilgi gördü. Don’t Panic parçası ile açılan Parachutes albümü resmen b ir anda kazanılan uluslararası başarı karşısında panik olmayın diyordu. Parachutes (5 milyonluk bir satış yaptı) hiç kuşkusuz Coldplay için doğru zamanda, doğru boşluğa atılan yaratıcı büyük bir adım oldu. 2002 yılında gelen A Rush of Blood to the Head , albümleri yerlerini daha da sağlamlaştırdı. Her ne kadar Parachutes albümleri kadar sağlam ve evrensel bir yapıya sahip olmasa da A Rush of Blood to the Head albümü daha büyük bir başarı oldu. Radiohead ile kıyaslanan grup bir anda yeni U2 olarak lanse edilmeye başladı. Tüm dünyaya ait ancak müzikleri her kişi için özel bir grup olarak bilinen U2 bu pozisyona gelene kadar ne evrelerden, ne zorluklardan geçti. Adidas reklâmlarındaki gibi “imkânsız hiçbir şey” sloganı elbette doğru ancak bu kadar da kolay elde edilebilecek bir şey asla olmadı.
6 Haziran 2005 tarihinde Coldplay karşımıza üç yıl gecikmeli olarak X&Y albümü ile çıktı. Bu albüm çıkmadan aylar önce hakkında yazılmaya çizilmeye başlandı. Çok başarılı bir pazarlama sonucu beklentiler bir aç kurt gibi beslendi. Resmen X&Y albümünün müziğin yörüngesini değiştirecek kadar sağlam ve büyük olacağı lanse edildi. Bu albüm Coldplay ‘i, dünyanın en iyi ve önemli gruplar, ligine çıkartacak çalışma olacağı kesin gözü ile bakılıyordu. Chris Martin ‘in dünya adamı, politik, yumuşak Bon o imajına bürünüp Noel Gallagher gibi “bundan daha iyisini yapamayız” şeklindeki talihsiz açıklamaları ise tıka basa beslenen beklentinin tuzu biberi olmuştu.
X&Y, bilindik Coldplay ‘den farklı bir şey sunmayan bir albüm. Hatta X&Y şu ana kadar Coldplay ‘ın ustalıkla örtbas ettiği zayıf noktalarını ortaya çıkartan bir çalışma. Grubun müziğinde teknolojiye karşı cafcaflı bir uyanış haricinde en ufacık bir gelişme yok. Kraftwerk esintileri taşıyan Talk parçası ve ilk 45′likleri Speed Of Sound parçasının estetiksel sentezleme oluşumunun haricinde albümdeki tüm gelişme yüzeysel. X&Y bildiğimiz Coldplay ; orta hızlı, sertleşmekten korkan, samimi melodiler ve nazik piyano tınıları ile süslenmiş basit kırılgan sözler. Bildiğimiz tarzda rock yapmaktan hep çekinmiş olan grup bu albümde de bu özelliğini koruyor. Kendilerini ritim ve ses patlamasına bir türlü bırakmayan grup her zamanki gibi temkinli, rock sınırını ihlal etmeyen meditasyon ağırlıklı bir müzik çevresinde dolaşmakta. Elbette ki bu bir sorun değil, rock yapmayan birçok başarılı grup var, ancak rock tarzına soyunmuş olan bir grubun en azından bir iki parçasında bu sınırları çekinmeden karıştırması bekleniyor. Yoksa uslu, nazik müzik üçüncü turda sıkmaya başlıyor. Risksiz, ihtiraslı olmaya çalışan X&Y albümü maalesef mütevazilikten öteye gidemiyor. Oysa kıyaslandıkları Radiohead ve U2 hiç düşünmeden bu risklere dalabilen gruplar olmuşlardır. İşte asıl göz ardı edilen fark burada yatıyor.
X&Y ‘da yer alan sözler her zaman olduğu gibi güncel dikkat ve ilgi uyandıran dünya konuları yerine Chris Martin’in kişisel duygularına yapılan bir seyahat. Parachutes ve A Rush of Blood to the Head , albümlerinde olduğu gibi Chris Martin, şüpheleri, umutları, aşkları ve korkuları üzerine yazıyor. Yanlış anlaşılmasın yazdıkları, okul sıralarında masa altından iki aşığın bir birine yazdığı notlar gibi çok samimi, masum, sıcak ve yakın zaten bundan dolayı çoğu müzikseverin ilgisini çekiyor. Ancak ısrarla vazgeçilmeyen ilkokul kafiyeleri oldukça rahatsız edici. Grubun karizmasına yakışmayan bir basitlik. Pie / sky / why / by / fly ve light / right / bite gibi kafiyeli cümleler rahatsızlık verecek kadar çoğunlukta. Sanki Chris Martin önüne bir sözlük alıp bununla ne kafiyeli diye araştırmış ve cümleler içinde anlatmak istediğini bu kelimelere göre yönlendirmiş. Özellikle Swallowed in the Sea (“You cut me down a tree/ And brought it back to me/ And that’s what made me see”) parçası bu konuda diğer parçaları geride bırakıyor.
Bir saatin biraz üstünde olan X&Y albümünde yer alan 13 parçadan (on üçüncü “Til Kingdom Come” olan parça Johnny Cash için yazılmış gizli bir parça) ön plana çıkan parçalar sırasıyla kuvvetli yapısı ile Talk , Brian Eno destekli Low ve gelecekçi estetik yapıya sahip White Shadows ve Speed of Sound ( Clocks parçasını andırmadığını söylemeden geçemeyeceğim).
Aslında X&Y albümü kötü bir albüm kategorisine sokulamayacak kadar iyi. Gevrek, profesyonel, emin ve müziksel olarak A Rush of Blood to the Head albümünü takip eden bir çalışma. Bekli de Coldplay ‘ın şu ana kadar yaptığı en melodik albüm. Ancak Coldplay ‘i dünyanın en iyi grubu yapabilecek kapasiteden çok uzak. U2 gibi gruplar müzik ve görüş alanı olarak daha büyük, daha hırslı ve evrenseller ancak Coldplay ufak şeylerin hakkında sıkıştırılmış bir kalıbın içinde büyük müzik yapan bir grup. X&Y kuvvetli ve dinlenebilir bir albüm olmasına rağmen zamanla hatırlanmayacak bir çalışma. Maalesef dörtlünün limitli narsist görüş açıları Coldplay ‘in bir sonraki adımı atmasını engelliyor.
Parça Listesi (10 üzerinden 7.5)
Square One 4:47
What If 4:57
White Shadows 5:28
Fix You 4:54
Talk 5:11
X&Y 4:34
Speed of Sound 4:48
A Message 4:45
Low 5:32
The Hardest Part 4:25
Swallowed in the Sea 3:58
Twisted Logic 5:01
Til Kingdom Come [Gizli Parça] 4:10
Originally posted 2009-12-25 08:29:50. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:





