1972 doğumlu Concha Buika İspanya’nın son zamanlarda gördüğü en üretken ve beğenilen yerel sanatçısı. Üçüncü albümü “Mi Nina Lola” yaklaşık 80.000 adet satarak İspanya’da oldukça ses getirdi. Genç müzikseverler sanatçının geleneksel Flâmenko ezgilerine getirmiş olduğu yaratıcılığın cazibesine kapılırken pek yeniliğe açık olmayan tutkulu ve mütevazı Flâmenko âşıkları ise sanatçının yoğun geçmişine ve müzik bilgisinin cazibesine kapıldı. İspanya’da tam bir kült olan yapımcı Javier Limon’un himayesinde albümler üreten Buika şimdi karşımıza 2008 tarihli üçüncü albümü “Nina De Fuego” ile çıkıyor.
Palma de Mallorca’da oldukça yoksul Ekvator ve Gine köklerine sahip bir aileye doğan sanatçı, genç yaştan beri müziğe gösterdiği olağandışı ilgisi ile dikkat çekti. Mallorca’da yaşayan Çingenelerle haşır neşir olan sanatçı, onlardan Flamenko ezgilerini ve stillerini öğrendi. Daha sonra Madrid’e yerleşen genç müzisyen burada birçok yerel grup ile çalışma imkânı yakaladı ancak her şey Londra’da Drama okurken Pat Metheny tarafından bir konserine davet edilmesi ile değişti. Burada Kübalı Bebo Valdes’in albümlerinden tanıdığımız yapımcı, besteci ve müzisyen Javier Lemon ile tanışan Buika, böylece profesyonel müzik kariyerine adım attı.
Sanatçının kendi adını taşıyan ilk çalışması 2005 yılında piyasaya sürüldü. Javier Lemon’un inkâr edilemez desteği ile hayata geçen albüm bir anda bu tanınmayan sanatçıyı İspanya’da müzik gündemine oturttu. On bir parçadan oluşan albüm Flâmenko, Latin Caz, Soul ve diğer ritimlerin müziksel bir kumaşa dokunması ile dikkat çekti oysa sanatçının vokallerinin yoğun ses düzenlemeleri arkasında nispeten yok olması pek umursanmadı. Bu açığı fark eden Javier Lemon sanatçının ikinci albümü “Mina Nina Lola” (Benim Çocuğum Lola) da aynı tarzı koruyarak ancak Buika’nın vokallerini daha ön plana çıkartarak düzeltti. Bunun sonucu olarak albüm İspanya’da satış rekorları kırdı ve Buika’yı bir anda Dünya Müziği kulvarında önemli bir konuma taşıdı. Bu yeni çalışmasında Buika’yı dinleyenler hemen iç gıdıklayan, tüylerini diken diken eden bir deneyimin içerisinde olduğunu fark eder. Böyle bir yoğunluk ve derinlik günümüzde sadece birkaç Flâmenko sanatçısına ait bir özellik oysa hiç şüphesiz Buika bununla doğmuş.
2008 tarihli yeni albümü “Nina De Fuego” ise sanatçının tarzını olgunluk evresine taşıyan bir çalışma. Atmosferik bir yapıya sahip olan albüm dinlendikçe içinizde sanatçının yanında olmak gibi bir arzu doğuyor. Sanatçının doruk anlarına ulaştığı, doğru seviyede süzülmeleri ve yoğunluğuna şahit olma ihtiyacı. Her parçada farklı bir enstrüman ön plana çıkıyor – Flamenko gitarı, piyano, elektrik bas, el çırpmaları, trompet – bu da albüme bir çeşnilik ve değişkenlik havası veriyor. Doğal bir müziksel akışa haiz olan albümde yer alan parçaların çoğu özgün ve Buika/Lemon ikilisi tarafından bestelenmiş. Karşılama sakin ve dinleyeni kucaklayan ‘La Falsa Mondela’ adlı parça ile yapılıyor. Yeni Flamenko ritimlerinin hâkim olduğu ve salsa ile harmanlandığı ‘Culpa Mia’ ve ‘Mentirosa’ adlı parçalar füzyon ezgilerinden güzel örnekler sergiliyor. Buika imzalı Latin ezgilerine bandırılmış ‘Volveras’ (Geri Dön) adlı parça ise sanatçının geliştiğinin en güzel örneklerinden biri. Albümde sadece üç tane yeni düzenlemeye yer verilmiş bunlar arasında en dikkat çekeni ise 1936 yılında Carlos Gardel tarafından ilk defa söylenen bir tango klasiği olan ‘Volver, Volver’. Söz konusu parça Buika’nın ellerinde tangodan çıkıp perküsyon ağırlıklı bir ritimsel ses sentezine sokulmuş ve adeta yeniden hayat bulmuş.
Javier Lemon’un hassas ve dokunaklı yönlendirmesiyle Buika, yeni albümünde geleneksel ritimler ile bir evlilik yaratıyor. İspanyolca bilenler için albümde yer alan çılgın, tutkulu aşk, yalan, suç ve benzeri içerikli parçalar sözsel anlamda oldukça cazip. İspanyolcayı bilmeyenler için ise söz konusu çalışma etkileyici ve sağlam bir müziksel çeşni sunuyor. Arka fon müziği olarak ön plana çıkan albüm (zaten amaçlananda bu) dinledikçe ruhunuza tutunan melodiler içermesiyle Buika’nın en popüler çalışması olarak arşivlerde yer alacak. Sanatçının dumanlı, çatlak sesi hiç olmadığı kadar cezp edici ve yaşanmalı…
Originally posted 2009-12-25 08:27:48. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:





