GoGo Penguin V2.0

GoGo Penguin V2.0 KARALAMALAR

Bir albüm düşünün kapağında en ufacık bir ipucu yok, sadece minimal bir modern çalışma. İçerisinde ihtiva ettiği müzik konusunda en ufacık bir fikriniz yok, elbette tahmin mekanizması çalışıyor ama ötesinin gelmesi mümkün değil. Manchesterli GoGo Penguin ritmin dayanılmaz gücünü kanıtlama yolunda kocaman bir adım atıyor. Her ne kadar yeni albümlerinin ismi biraz banal olsa bile içeriği ilk albümlerinin sunduğunu sayısız defa katlar boyutta.

Yaratıcı ruhu ve her an zinde duran yapısı ile V2.0 orijinal, renkli ve kesinlikle her caz severe ulaşılabilir özellikle sahip. Yoğunluk, asalet ve çabanın harmanlaması albümü ileriye doğru atılım yapmasını sağlayan nefes kesen bir unsur. Grup zor kırılım noktalarından cesaretle geçip tahrik edici bir müzik çıtasına süzülüyor. Bence ilk albümleri “Fanfares” bir caz üçlüsü için olabilecek en karizmatik çıkış çalışmasından birisiydi ama bu yeni üretimde işler ciddi anlamda dinleyicinin menfaatine çevrilmiş durumda.

Boş bir tuvale fırlatılan notaların dağınıklığı tablo bitince inanılmaz bir bütünlük içerisinde karşımızda duruyor. Britanya caz sahnesini ileriye doğru taşıyan üçlü “V2.0” çalışmalarında tek bir boş parça çıkartmamış. IKSV’de ilk albümleri turnesi esnasında izlediğimiz ekip o zaman yeni albümlerini bitirdiklerini söylediklerinde hayret etmiştim ama asıl hayret ettiğim konu neredeyse bil yıldan beri bu yeni üretimin raflarda yerini almamış olması. Şimdi anlıyorum ki grup bu süreci olması gerektiği gibi özenli ve detaycı bir şekilde kullanıp ciddi bir sonuç için kafa yormuş. Turner’ın kurnaz ve bulaşıcı vuruşları, Blacka’nın sıcak, ritmik ve mest edercesine sokan dinamik bas melodisi ile kapışırken arada burnunu sokan ve o an için müziği başka bir boyuta taşıyan Illingworth’ün piyano dokunuşları dinleyene nefes aldırmıyor. Her şey olması gerektiği şekilde akıyor, saf bir kanın beslediği yürek gibi. Dinlediğiniz müzik ile çok rahat dans edebilir, güneşi doğurup batırabilir, araba kullanabilirsiniz. Adeta her ortama kendisini adapte edebilen müzik cazın yeni sınırlarını arşınlıyor ve bu serüven sonucunda bulup yakaladıklarını kulaklarımıza taşıyor. Açıkçası Portico Quartet’den beri Britanya’dan çıkan en takip edilmesi gereken ekiplerin başında yer alıyor bu Manchesterli silahşorlar ve inanıyorum ki yakın gelecekte bu konuda daha yaratıcı kurgular ile karşımıza çıkacak.

Dönem dönem Esbjörn Svensson Trio kırıntılarına kulak misafiri olduğumu itiraf etmem lazım. Adeta E.S.T’ye olan açlığımı ve özlemimi bir nebze olsun giderebildiğimi hissettim albümü dinlerken. Illingworth’ün Kamaloka’daki nefes kesen piyano virtüözlüğü, Fort’taki bateri vuruşlarının büyüsü, To Drown In You’daki kavrayıcı ritim şoklaması, tamamıyla karanlıkta kaydedilen TheLetter  ve kapanışını hiç olmayacak bir şekilde iyimserlik patlaması yapan Hoppono  en dikkat çeken parçaların başında. Ama dediğim gibi her parça birbirini tamamlar nitelikte ve bazılarının ömürleri kısa olsa bile beyninizde hitap ettiği bölgede bıraktığı iz derin. Beyninizde otomatikman tekrar dinleme komutu yürürlüğe giriyor.

“V2.0” üçlünün ileriye eğiliminin güzel bir kanıtı. Burada devasa adımlar yok zaten Fanfares’in oldukça sağlam altyapısının üzerine kurulan ilham patlamasının ufak adımlarına şahit oluyoruz. Bu altyapı üzerine kurulan “v2.0” stili ve vizyonu ile GoGo Penguins’i genç sanatçılar arasında kuşkusuz önemli bir konuma yerleştiriyor.

Parça Listesi: Murmuration; Garden Dog Barbecue; Kamaloka; Fort; One Percent; Home; The Letter; To Drown In You; Shock And Awe; Hopopono.

GoGo Penguin: Chris Illingworth: piyano; Nick Blacka: bas; Rob Turner: davul

En Son Yazılar

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Alash Ensemble adlı topluluk, adını Tuva’nın kuzeybatı bölgelerinden geçen Alaş nehrinden almıştır. Topluluk üyelerinin Geleneksel Tuva Müziği ile ilgili çalışmaları çocukluk zamanlarında aileleri tarafından başlatılmış, daha sonra Kızıl Sanatlar Akademisi’nde (Kızıl, Tuva’nın başkenti) usta kaylama

Bollywood ve Müzik

Bollywood ve Müzik

Hindi dilinde Bollywood film müziklerine filmi denir; yani filmden gelen müzik anlamına gelir. Bu müzikler genellikle film çekiminden önce profesyonel müzisyenler tarafından bestelenip seslendirilir ve film içerisine yedirilir.

Trilok Gurtu Spellbound

Trilok Gurtu Spellbound

Mumbay’da 1951’de doğan sanatçının kariyerinde “Spellbound” tipik bir çalışma kategorisinde değil.

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

Gaspare Traversi

Gaspare Traversi

Kırk sekiz yıl yaşamış olan Gaspare Traversi bir İtalyan Rokoko ressamı. Özellikle kavramsal tarz çalışmalarıyla bilinen bir ressam. Ömrünün uzun bir süresini Napoli’de geçiren sanatçının 1760’da resmettiği Sanat temalı “Müzik veya Konser” isimli tablosu bu ayki konuğumuz.

Ne Dinliyorsan Osun

Ne Dinliyorsan Osun

Hatırladığım ilk albümlerden biri Missa Luba adını taşıyordu. Grubun adı Les Troubadours du Roi Baudouin ve 1958 yılında piyasaya çıkmış olan bu albüm bir defa da Pier Paolo Passolini’nin “The Gospel Accordinbg to St. Mathew” filminde karşıma çıkmıştı.

Birinci Konstantin

Birinci Konstantin

Peki, hiç düşündünüz mü, bu kenti kent yapan, Doğu Roma’nın başkenti olarak ilan edilen Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus veya popüler adıyla 1. Konstantin veya Büyük Konstantin nerede ebedi istirahatinde.

30 Years of Strolling Through Istanbul

30 Years of Strolling Through Istanbul

It was thirty years ago that we dwelt on to her surprises. The city that has been founded on legends and has been on the radar of all poets, artists and emperors ever since. She has a dozen names but recently has been called İstanbul.

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir.

Komuz

Komuz

Typically, a komuz is made of a single piece of juniper or apricot wood, both found in abundance throughout Kyrgyzstan. The Kyrgyz words for the parts of the komuz relate to parts of the body or symbols dear to the Kyrgyz people