Günümüz Türk Popüler Müziği Üzerine

Günümüz Türk Popüler Müziği Üzerine KARALAMALAR

Müzisyenlerin hepimizden daha fazla sorumluluğu var, bizleri yaptıkları müzik ile etkilemek, bizlere bir şey aktarmak ve her zaman yaratıcı olmak. Her meslekte olduğu üzere, işini doğru yapanlar ve yapmayanlar var. Bu unsur düz bir grafikte ise aynı düzeyde sanatçının severleri tarafından karşılanmakta. Bazıları ileriye adım atmaya kucak açarken, bazıları ise şiddetle karşı çıkmakta. Onlar için sağlam toprağa adım basmak, sığ sularda yüzmek her zaman daha önemli.  Derinleşmenin durup dururken ne anlamı var, alan mutlu satan mutlu. Bunu kabullenmeyenler ise mutsuz, kimin umurunda. Eski köye yeni adet getirmek ne oluyor!

Geçen gün adı önemli olmayan bir Türkçe müzik yayın yapan kanalı uzun bir süre izledim. Zaman geçtikçe hayretim kat kat arttı. Karşıma çıkan her parça sanki aynı fabrikadan çıkan seri üretimdi, aynı yapı, aynı sunum, aynı basmakalıplık, benzer kimya ve karbon kâğıt. Tek değişken faktör ise parçaları icra edenler idi. Kliplerin büyük yüzdesi aynı kalıpta, hepsinde şarkıcının veya grubun kendisi rol almakta ve hep aynı alt yapı, cıştak cıştak, yaratıcılıktan çok uzakta. Bir de artık kliplerde kendileri oynayacağına başkaları oynasa ciddi bir senaryo ile. Yoksa yatakta yılan gibi kıvrılmalar, süzüle süzüle bakışlar, kirli sakallı erkeklerin göğüs kılları, denizde dalgalardan tokat yiyip serilmeler yetmedi mi? Sıkılmadınız mı?

Evet, belki ilk defa piyasaya çıkıp bu havuzun içerisinde kendine köşe kapmak isteyen arkadaşlar genel akıma uymak zorunluluğunda olabilir ancak yıllardan beri aşina olduğumuz kişilerin hala aynı şeyi yapıyor olması çok acı. Üzerine bir de ahkâm kesmeleri adeta biz bilinçli dinleyenleri salak yerine koymaktan farksız. Dünya değişiyor, müzik ise her an çağ atlıyor, teknoloji ile sürdürdüğü aşk çılgın boyutlara ulaşıyor. Sanki bunların hiçbiri gerçek değilmiş gibi davranmak ise o müzisyenlerin ve onları çevreleyen aç kurtların sığlığından başka bir şey değil.

Yerinde sayıyor ifadesini bu kadar doğru yerde kullanmamıştım herhalde. Benzer durum Batı’da da var mutlaka, ancak orada kendini aşan, içine sığmayan ve hep yeniliği arayan sayısız sanatçı var. Biz de ise, sıfır denecek kadar az bu sayı. Bunun sosyolojik, kültürel ve ticari açıklamaları elbette var. Zaten her şeye bir bahanemiz var, öyle değil mi! Bu girdabın içerisine girersek çıkmamız imkânsız. Ancak benim için mutlak olan bir unsur var, eğer bir müzisyensen (bu kişilere sanatçı demek yanlış olur) yaratıcı olmalısın, ben senden onu beklerim, sen de bunu bana vermekle yükümlüsün. Yoksa dünyanın en kolay şeyi basmakalıplık, tek düzelik ve sığlık, ben bu akıma copy-paste-modify (kopyalama-yapıştır-düzenle) diyorum.

Ülkemdeki çok müzisyene sanatçı diyemiyorum, hatta müzisyen bile demek zor gerçek kelime herhalde icracı olabilir zira bunu gerçekten hak edenlere haksızlık olur ve kendime ihanet etmiş olurum. Sanatçı benim için yaratıcı, iki melodiyi bir ucundan yakalayıp bir birine bağlayan bir terzi, görmediğimizi yakalayıp işledikten sonra bizlere sunabilen bir virtüözdür. Bunu yapamayanlar ise sadece sahne de birer dekordan ibarettir. Ne yazık ki izlediğim söz konusu kanalda gördüğüm pek çok kişi bu çerçevenin içerisinde sıkışıp kalmış.

Müzik ile uğraşan kaç kişi kendi bestesini yapıyor? Yine maalesef verilecek cevap çok az." Biraz Türk müziği çalan televizyonlara bakın; şuna beste ısmarladım, şu bana bunu yazdı, gittim okudum bana uydu, satın aldık vb gibi ifadeler sebil gibi. Ama çok azı bunu ben yazdım diyor, çok azı dimdik ayakta durup ben yaptım diyebiliyor ve bu bence çok acı. Üretkenlik, kişisel yaratım ve derinlik ile var olur. Evet, belki doğal bir yetenek olabilir ama olmaya da bilir. Ben şu an Türk müziğini daha çok bir figüranlık sahnesi olarak görüyorum. Güzel yüzlü insanlar çıkıyor bir şeyler yapıyor ama üstünü kaşıyınca içi boş.  Bu da bu tarzı sıradan ve vasat kılıyor. Kimse bana “emek var ama” kartını oynamasın, elbette olacak daha neler, yaratıcı olmamanın bile bir emeği vardır. Ama bu bir mazeret, bir sığınma olamaz.

Nasıl bazı gruplarımız emeğini eti ve tırnağı ile kazanıyor! Nasıl arkasında bir kanal, kurum veya ünlü bir abisi/ablası olmadan art arda farklı kültürlere, ülkelere ve toplumlara konser verebiliyor! Demek ki bu yapılabiliniyor ama yok, sığ suları bulandırmaya ne gerek var. Kabul göreni kabullenmek işin basiretsizliği, ne gerek var yaratıcı olmaya, kalıpları yıkmaya, farkındalık yaratmaya. Neden bizim de dünya çapında süper yıldızlarımız olmasın, neden Türkçe müzik kendi halinde başka kültürlere hitap etmesin! Bunlar imkânsız mı, hayır değil yeter ki inanç olsun ve at gözlülükten arınılsın. Bir müzisyenin ülkemizde Mega-yıldız olması inanın bana bir şey ifade etmiyor. Bu müzisyeni hele hele aynı dans hareketleri ile aynı ritimler ile izledikçe kahroluyorum. Onun için de izlemiyorum ve inanın her gün umudum da yok oluyor. Yakılamayan bir ateşin sönmesi gibi, takatimde kalmadı.

Ben, bana meydan okuyabilecek ritimleri bir araya getiren müzisyene sonsuz saygı duyarım, hele hele bunu farklı kültürlere taşıyabilene, sorumlu bir şekilde hareket edene ve kültürüne sahip çıkanı baş tacı yaparım. Ama kime yazıyorum, konuşuyorum…

Not: bu yazıya normalde video vs koyabilirdim ama pek eleştiriye açık bir toplum olmadığımızdan koymadım.

Bu içerik 04-09-2018 tarihinde eklenmiştir. / This content has been added on 04-09-2018

En Son Yazılar

Lahmacun Western Movies

Lahmacun Western Movies

Turkey being creative on its own terms had to do something. They created Lahmacun Western, basically classifying it as Turkish. It had all the themes, the philosophy, the scenario etc. It was just Turkish Cowboys on their horses.

History Of Package Tours

History Of Package Tours

1872 Cook embarks on a 222-day tour to Egypt – via the USA, Japan, China, Singapore and India. The journey covers more than 25,000 miles and costs 200 guineas (£210)

Love To Death

Love To Death

With the dramatic demand of “likes”; “selfies”; “been there” culture this uncontrollable waves of travellers will have a huge impact on the sustainability of such valuable sites. Let’s not forget, all these unique destinations are not curated to handle such population.

Las Cafeteras

Las Cafeteras

Over the past decade, Las Cafeteras have demonstrated that in art as in life, borders are meant to be crossed.

Aziza Mustafa Zadeh

Aziza Mustafa Zadeh

Zamanımızın en saygı gören piyanistlerinden biri olan Aziza Mustafa Zadeh, sürdürülebilir mükemmel üretimlerine devam ediyor.

Tarek Yamani - Peninsular

Tarek Yamani - Peninsular

The music of the Khaleej (a common term used to describe the Arabian Gulf) is famous for its laid-back feel and distinguished sense of swing, which is a trait not found in the music of the rest of the Middle East.

TANZANIA ALBINISM COLLECTIVE

TANZANIA ALBINISM COLLECTIVE

In 2016, producer Ian Brennan travelled to Ukerewe, the largest inland island in Africa, which can only be reached by an overpacked four-hour ferry ride.

Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Thomas Köner işte böyle bir müzik adamı. Pek çok müzisyenden daha eski ve uzun süreden beri istikrarlı bir biçimde varlığını sürdüren bir müzik adamı. Ağustos ayında 11. albümü “Novaya Zemlya” ile tekrar tüylerimizi diken diken etti.

Gabriel Prokofiev: Cello Multitracks

Gabriel Prokofiev: Cello Multitracks

Albümün adı “Cello Multitracks” ve İngiliz müzik firması Nonclassical’dan çıkan 13 parçalık bir müzik şöleni. Kulakları açık olanları hemen kavrayacak ve heyecan yaratacak niteliklere sahip.

Food – Mercurial Balm

Food – Mercurial Balm

Ritimlerden oluşan doku, usta müzisyenlerin elinde olgun bir kıvama getiriliyor. Müzikteki dinamizm var olan her parçanın üzerinde bir dalga gibi süzülüyor, mevcut perküsyon vuruşları ise usul ve tarz arasındaki ince çizgiyi sınırlayıp grubun yaratıcılığını

The Bad Plus – Made Possible

The Bad Plus – Made Possible

Üçlünün yeni albümün adı “Made Possible” yani mümkün kılmak. Albümün adından da anlaşılacağı üzere The Bad Plus’tan uzun zamandan beri beklenen kendilerine özgü, kendi bestelerinden oluşan bir albüm var karşımızda.

Yaron Herman – Alter Ego

Yaron Herman – Alter Ego

“Alter Ego” çalışmasında Yaron Herman piyano üçlüsü kurgusundan uzaklaşıyor ve daha kalabalık bir ekip olarak ilk defa müzik yapıyor. Ağırlıkta Parisli müzisyenlerden oluşan bu yeni ekip ağırlıkta nefeslilerden oluşuyor.

Turkish Folk Music Idol Özay Gönlüm

Turkish Folk Music Idol Özay Gönlüm

Özay Gönlüm was from Denizli because of his father. He was born in 1940 in Erzincan where his father was in the military at that time. He started music in young ages when he was playing the harmonica and then he started to play the violin in secondary school.

Omar Faruk Tekbilek - Love Is My Religion

Omar Faruk Tekbilek - Love Is My Religion

Omar Faruk was a musical prodigy. He was born in Adana, Turkey to a musical family who nurtured his precocious talents. At the age of eight, he began his musical career by developing proficiency on the kaval, a small diatonic flute.

Blue Maqams Anouar Brahem

Blue Maqams Anouar Brahem

Three brilliant improvisers join him in this album, recorded in New York in May 2017. For Brahem and Dave Holland the album marks a reunion: they first collaborated 20 years ago on the very widely-acclaimed Thimar album.

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Özellikle günümüzde şimşek hızı ile atılımlarda bulunan fiyakalı teknolojinin getirdiği gelecek bir muamma olarak karşılanmaya başlandı. Bazıları heyecanla beklerken bazıları kıyamet elçisinin geldiğini varsayarak köşelerine sindi

Fail Play

Fail Play

It should have wide appeal among all those with ears that are drawn to the cracks between genres, or to the overarching pure music that transcends those genres.

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Growing up in cosmopolitan Istanbul listening to Anatolian music icon Selda Bağcan and Kurt Cobain in equal measure, Akyol skipped right over the tired Oriental/Occidental paradigmatic clichés. Gaye’s music was global in concept and local in spirit and nuance right from the very beginning.