İbrahim Maalouf

İbrahim Maalouf KONSER

Bir güneş doğdu dün gece Babylon sahnesine. Her zamanki siyahi kıyafetleriyle bir heyecan içerisinde atıldı seyirci önüne. Fazla kelama gerek kalmaksızın hemen başladı trompetini öttürmeye. Arkasında yedi kişilik ordusu ile. İbrahim Maalouf belki de Babylon’un şu ana kadar yaşadığı en sıcak ve samimi geceyi tattırdı müzikseverlere. Normal sürelerinde sadece on dakika sonra sahnede yerlerini alan grup büründükleri mutluluk ruhaniyetini ilk andan itibaren seyirci ile cömertçe paylaştı. Uzun bir maratoncu gibi konser zaman zaman hızlandı ve duruldu. Asla temposunu ve daha önemlisi seyirci ile olan yüce bağını koparmadı.

Beşinci albümü “Illusions” kapsamında turnede olan İbrahim Maalouf yanına aldığı Yann Martin trompet), Youenn Le Cam (Trompet), Martin Saccardy (Trompet), François Delporte (Gitar), Stéphane Galland (Davul), Laurent David (Bas) ve Frank Woste (Klavye) ile tam kadro bir senfoni gibi mevcut olan her ritimden kucak dolusu sevgi yolladı seyircilere. Empati özelliği kuvvetli olan sanatçı konuşmasa bile mimikleri ile kendini ifade edip seyirci ile iletişimi her an sıcak tuttu. Bir de üst üste sıralanan sıcak Akdeniz, Ortadoğu ritimleri ile kavrulmuş caz evreni her şeyi mükemmelleştirdi.

İbrahim Maalouf’u birkaç kez izledim ancak dün geceki enerji patlamasını daha önceki tecrübelerimde hiç şahit olmadı. “Illusions”ın var olan yüksek dozaj enerjisi ile bütünleşen sanatçının sıcaklığı ve arkasındaki ekibinin kıpır kıpırlığı kusursuz bir formülün sonucu sahneye taşıdı. Elbette seyircinin hakkını yiyemem, muhteşemdiniz. Bu kadar bir sanatçı ile bütünleşen bir kitle uzun zamandan beri görmedim. Bunu da yüreği ile kucaklayan grup hakkını fazlasıyla verdi. Açıkçası en az 3 bis yaptıklarını hatırlıyorum. Seyirci İbrahim Maalouf ve ekibini bırakmadı, ama grupta seyirciyi bırakmadı. Birbirlerine kenetlendi, ıslık çalındı, ölesiye alkışlandı ve dans edildi. Eflatun’un dediği gibi müzik ve ritim, yollarını ruhun gizli köşelerinde buldu. Hayatın zaman zaman verdiği ıstırap ve keder sükûneti müzikte bulur ve işte bu felsefe ile dün herkes mutluluğa erdi. Tüm tasalar geride bırakıldı ve iki saate yakın bir kitlesel coşku yaşandı…

Müzik aşkı besteledi, aşkta müziği!

Naçizane notlar:

Çok sevdiğim ve değer verdiğim Babylon ailesi bu tür konserlerde belki plastik bardak kullanılması ve özellikle bar tarafının daha sessiz olmasına özen gösterilebilir.
Muhteşem seyirci içerisinde elbette çenesini ve kahkahasını tutamayan siz değerli kişiler. Lütfen ama lütfen konserlerin bir sohbet ortamı olmadığını artık anlayın. Yazıldı, çizildi, eleştirildi ve söylendi ama nafile… 

En Son Yazılar

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Alash Ensemble adlı topluluk, adını Tuva’nın kuzeybatı bölgelerinden geçen Alaş nehrinden almıştır. Topluluk üyelerinin Geleneksel Tuva Müziği ile ilgili çalışmaları çocukluk zamanlarında aileleri tarafından başlatılmış, daha sonra Kızıl Sanatlar Akademisi’nde (Kızıl, Tuva’nın başkenti) usta kaylama

Bollywood ve Müzik

Bollywood ve Müzik

Hindi dilinde Bollywood film müziklerine filmi denir; yani filmden gelen müzik anlamına gelir. Bu müzikler genellikle film çekiminden önce profesyonel müzisyenler tarafından bestelenip seslendirilir ve film içerisine yedirilir.

Trilok Gurtu Spellbound

Trilok Gurtu Spellbound

Mumbay’da 1951’de doğan sanatçının kariyerinde “Spellbound” tipik bir çalışma kategorisinde değil.

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

Gaspare Traversi

Gaspare Traversi

Kırk sekiz yıl yaşamış olan Gaspare Traversi bir İtalyan Rokoko ressamı. Özellikle kavramsal tarz çalışmalarıyla bilinen bir ressam. Ömrünün uzun bir süresini Napoli’de geçiren sanatçının 1760’da resmettiği Sanat temalı “Müzik veya Konser” isimli tablosu bu ayki konuğumuz.

Ne Dinliyorsan Osun

Ne Dinliyorsan Osun

Hatırladığım ilk albümlerden biri Missa Luba adını taşıyordu. Grubun adı Les Troubadours du Roi Baudouin ve 1958 yılında piyasaya çıkmış olan bu albüm bir defa da Pier Paolo Passolini’nin “The Gospel Accordinbg to St. Mathew” filminde karşıma çıkmıştı.

Birinci Konstantin

Birinci Konstantin

Peki, hiç düşündünüz mü, bu kenti kent yapan, Doğu Roma’nın başkenti olarak ilan edilen Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus veya popüler adıyla 1. Konstantin veya Büyük Konstantin nerede ebedi istirahatinde.

30 Years of Strolling Through Istanbul

30 Years of Strolling Through Istanbul

It was thirty years ago that we dwelt on to her surprises. The city that has been founded on legends and has been on the radar of all poets, artists and emperors ever since. She has a dozen names but recently has been called İstanbul.

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir.

Komuz

Komuz

Typically, a komuz is made of a single piece of juniper or apricot wood, both found in abundance throughout Kyrgyzstan. The Kyrgyz words for the parts of the komuz relate to parts of the body or symbols dear to the Kyrgyz people