Akılcı, teatral, matrak ve insancıl. Bol akordeon, arka planda fışkıran ritimler, haykıran nakaratlar, biraz klezmer, biraz banço ve biraz cümbüş Hepsi uzun uzadıya giden Julian Gaskell and his Ragged Trousered Philanthropits adlı ekibin kısa bir tanımı.
Bir işyerinde kapitalizmin nasıl işlediğini anlatan ‘The Ragged Trousered Philanthropists’ (RTP) adlı eserden adını alan ekip tahmin edeceğiniz üzere emekçilik, sosyalizm ve devrimsel temalara çok yakın. Kapitalizmin karanlık çıkmaz sokağını gören Julian Gaskell her şeyin çok geç olmadığını ve tünelin sonunda hala bir ışık bulabileceğimizi savunuyor. Bunu da sayfalarca kelam kalabalığı yapacağına en ulaşılabilir yol olan müzik ile yapıyor.
Dört kişiden oluşan ekip, Britanya’nın pek bilinmeyen bir köşesi olan Cornwall’dan çıkıp gelen bir garaj, punk ve folk grubu. Britanya’nın, Polonya’nın ve Çek Cumhuriyeti’nin aklınıza gelebilecek en karanlık barlarında müzik yapmaya başlayan JGAHRTP 2006’dan beri müzik camiasında fiilen var. Müzikleri zamanla sakin ince folklorik bir yapıdan dinleyeni havaya kaldıracak bir enerji patlamasına dönüştü. Doğu Avrupa Çingene Bohemya’sının İspanyol ve Latin ezgileri ile bir araya geldiği müzik ekibin en önemli markası. Grubun kendine özgü aykırı ve sivri duruşu ise önceden duyulmamış bir paralelliğe sokuyor dinleyeni.
Ekibin müziğinde biraz Gogol Bordello ve biraz Devotchka ayak izlerine tanık olmak mümkün. Mutlak ritim tutturan, şiirsel sosyalizm atmosferi ile savrulan müzik ,isçi haklarını ve savaşını hala canlı tutma çabasında.
Doğu Avrupa’nın derin tematik folk müziğinden etkilenen ekip yuppiler, barlar, romantik romanlar gibi aşina olmadığımız konuları içeren kavranamaz bir dilde (tahminen Doğu Avrupa menşeli) eğlence ve baskınlık arasında uyumlu bir denge sağlıyor. Tek kelime ile Bourbon’a bandırılmış taşlamalı esprili Çingene punk müzik kulvarında süzülen JGAHRTP’nin 2009 tarihli “Here The Brute Harpies Make Their Nests” adlı çalışması ile birlikte toplam 2 albümü var. Yeni çalışmasında ekip adeta kendi taraflarına doğru gelen her melodiyi sünger gibi emip çaldıkların ön dört farklı enstrüman ile kişisel süzgecinden geçirip bireysel yorumunu üretiyor.
Bu ufak dörtlünün nesi sevilmez ki? Coşturucu, kusursuz sözler, kalıbına sığmayan melodiler, dinleyene aktarılan elektrik, inanç ve direniş hepsi bir arada, aman dikkat normalde bu unsurların ikisini bile bir araya getirmek günümüz müzik camiasında bir şaheser olarak lanse edilmekte….
Julian Gaskell – Yuppie Flats from RouteNote on Vimeo.
Originally posted 2010-02-22 08:58:52. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:





