Konser izleme adabı

Konser izleme adabı KARALAMALAR

 

Tüm uyarılara ve eleştiriler üzerine alınan önlemler ve uyarılara istinaden bu konunun kapandığını düşünüyordum, ama belli ki her an hortlamaya hazır durumda. Birazcık işin ucunu kaçırınca, köşede bekliyor hem de eskisi kadar azimli ve inatçı.

Oysa bir konserde nasıl davranılacağı öyle gizemli veya zor bir şey değil. Ağırlıkta düz mantık. Fakat bazı beyinler için kılavuz gerektiren bir konu.  İşin özü; müzik seyircinin sessiz olmasını sever, böylece dinleyicinin sessizliğe katkıda bulunmasını bekler. Her iki tarafta, dinleyici ve sahnedeki sanatçı müziğe odaklanmak ister. Zira, o an herkesin orada olmasının tek nedeni müziktir. Sanatçı kendi müziklerini dinleyicilere aktarmak için orada olduğundan işine yoğunlaşır, dinleyiciden de sessiz kalmasıyla bu yoğunluğa destek vermesini bekler.

Konser izleme adabının üç ana unsuru vardır; sessiz olmak, eğer oturmalı bir düzen ise performans esnasında yerinizden kalkmamak ve telefonlarınızı kapatmak. Klasik müzik konserlerinde buna bir de doğru yerde alkışlamak eklenebilir. Ama bizim konumuz kapalı, ufak mekanlarda, genel konser izleme adabı. Açık hava festivali veya çok yüksek sesli müzik performanslarını birebir kapsamıyor.

Hiç kimse bir model veya heykel gibi durmanızı beklemez. Elbette nefes alabilirsin hatta derin derin; vücudunu hareket ettirebilirsin ve işin gerçeği, diğer dinleyicileri en ufacık bir şekilde rahatsız etmediğin sürece sorun yok. Coşkunu arada sırada çıkarttığın çığlık, bravo naraları veya inleme ile duyurabilirsin veya bazıları gibi tamamıyla içine atabilirsin. Kural basit: etrafındakileri rahatsız etmemek ve saygı çıtasını suistimal etmemek.

Amaç, toplu halde gelinmiş olan bir konser mekanında birbirimizin müziğe odaklanmasını sağlamak. Sessiz olmamak, sanki dünyanın son anlarını yaşıyormuşcasına sadece konser süresince konuşmak, diğer dinleyicileri rahatsız edebilecek kadar hareket halinde olmak, mekanı konser için değil ama karanlık köşelerde kıkırdamak için kullanmak, cep telefonuyla konuşmak,  hatta bazı durumlarda yasa ile desteklenmesine rağmen sigara içmek. Bunların hepsini tek tek okuyunca eminim sizleri de rahatsız ediyordur, bir de o kadar yol tepip önünüzde sahne alan sanatçıyı düşünün?  Ama bunlar tüm uyarılara rağmen hala sürmekte. Evet, soyu tükenir gibi olduğu aşikar ancak her zamanda hortlamaya, fırsat kollarcasına dominatlığını hissettirmeye hazır.  Karanlıkta bekleyen o yüzü belli olmayan saygısızlar.

Ritim tutmak, şarkıya eşlik etmek değil söylediğim, sohbet etmeye gelmek konser salonuna, dışarıya çıkmak olgusunu yerine getirmek. Bunu için konser salonlarını değil başka yerleri tercih edin, uzak durun konserlerimizden.

Hepimiz evimizde televizyon izlerken hareket edip konuşmaya alışkın olabilir ama bunu toplumun önünde yapmak pek hoş bir durum değil. Bırakın benim gibi bu konuya takık olanları, peki ya sanatçı! Sizin bu yapılmaması gerekenleri yapmanız onun dikkatini dağıtmıyor mu, müziğine aktarmak istediği o anki duygularını köreltmiyor mu, kendisine neden saygısızlık edildiğini düşünmüyor mu? Bunu bazıları dile getirebilirken diğerleri sessiz kalıp, demek bu toplum böyle bir toplum etiketini hakkıyla ve çok sağlam bir tutkal ile yapıştırıyor. Eğer çok sesli veya rahatsız edici boyutta bir durum olursa sanatçı uyarsın diyenlerde olabilir, bunu düşünmek, sanatçıyı bu konuma getirmek bile saygısızlığın en üst derecesi. Elbette herşeye aykırı olanlarımızın da bu konuda da karşı görüşleri var, sanatçı seyirciyi uyarır ise dünyanın en antipatik şahsiyetidir, bu sanatçının ukalalığını gösterir, izleyici para vermiştir ve müzik dinlemeye gelmiştir azar işitmeye değil. Oysa sanatçının istediği onun en doğal hakkıdır ve bu konuda asla da bencil değildir zira bunu ilan ederken o konseri cidden dinlemek için gelen dinleyicilerini de düşünmektedir.

Sizin sessizliğiniz ve dikkatiniz sanatçıların daha iyi konsantre olmalarına vesile olacaktır. Şu asla unutulmamalı, onlar sizlerin katkısını birebir hissedip ilham almakta.

İzlenilen konser klasik müzik olmadığı sürece, normal koşullarda her parça bitiminde alkış olur. Bu alkışlar arada sırada sanatçılar tarafından yapılan uzun veya heyecanlı enstrüman atışmalarında da su yüzüne çıkabilir. Bunlar sanatçıyı teşvik eder ve onurlandırır. Bu konuda pek bir sorun ile karşılaşmadım veya duymadım, belli ki geçer not almışız. Hemen bir parantez açarsam burada iyi olur; eskilerde (W. A. Mozart zamanları diyelim) bir performans süresince sürekli alkışlama olurmuş, bu müziğin ne kadar etkin ve beğenildiğinin belirtisiymiş. Zamanla bu uygulama yavaş yavaş da olsa ortadan kalkmış.

Ben kimim diyenleriniz de olursa, bu konuda ne uzmanım ne de söz sahibi. Sadece para ödediğim, yıllarca beklediğim veya sahneden görmek için çırpındığım sanatçıları hakkıyla izlemek isteyen bir dinleyici, bir müzikseverim.  Saygı görmek isteyen bilinçli bir tüketici. Yapılan terbiyesizlikler sonucu bozuk yumurtalar ile bir tutulmak istemeyen bir dinleyici.

Elbette, birkaç bozuk yumurta tüm sepeti bozmamalı. Ama sepette var olan düzgün yumurtalarda bozukları eleştirebilmeli. Koyun olma zamanları çoktan geçti…

KONSERİ SABOTE EDEN DURUMLAR

  • Çalan cep telefonları (çok net bir çözüm: konsere girmeden kapatın)
  • Titreşime alınan cep telefonları (çok net bir çözüm: bakınız bir üste)
  • Sürekli sessizde olan cep telefonunu açıp mesajlaşmak (çok net bir çözüm: bakınız iki üste)
  • Konuşmak (bazen kendilerini evde zanneden o kadar çok kişi olabiliyor ki)
  • Sigara içmek (hala anlamamış olanlara duyurulur: yasa gereği YASAK)
  • Fısıldamak (hala pek çok kişinin fısıldamanın sessizliğe eş değer olduğunu düşünmesi ürkütücü)
  • Her fırsatta Selfie çekmek için çırpınmak (bir defa da olma şu karede ne olacak)
  • Video çekip kendi filmini yaratmak (sen bir yönetmen değilsin, belki haberin yoktur)
  • Çanta veya poşet karıştırmak (pardon ama alışverişte değiliz)
  • Sürekli öksürmek (eğer hastaysanız ya önlemini alın ya da gelmeyin)
  • Oturmalı bir konsere geç gelmek (burada aynı zamanda mekan sahipleri de suçlu)
  • Romantizmin sınırlarını aşan çiftler (yeri de burası değil)
  • Yemek yemek (konser izlemeye gelenlerin arasında yemek seni rahatsız etmiyor mu?)
  • Oturmalı düzende sürekli hareket halinde olmak (adrenalin patlaması yaşıyor olabilirsin ama yeri burası değil).

Bu içerik 29-05-2018 tarihinde eklenmiştir. / This content has been added on 29-05-2018

En Son Yazılar

Lahmacun Western Movies

Lahmacun Western Movies

Turkey being creative on its own terms had to do something. They created Lahmacun Western, basically classifying it as Turkish. It had all the themes, the philosophy, the scenario etc. It was just Turkish Cowboys on their horses.

History Of Package Tours

History Of Package Tours

1872 Cook embarks on a 222-day tour to Egypt – via the USA, Japan, China, Singapore and India. The journey covers more than 25,000 miles and costs 200 guineas (£210)

Love To Death

Love To Death

With the dramatic demand of “likes”; “selfies”; “been there” culture this uncontrollable waves of travellers will have a huge impact on the sustainability of such valuable sites. Let’s not forget, all these unique destinations are not curated to handle such population.

Las Cafeteras

Las Cafeteras

Over the past decade, Las Cafeteras have demonstrated that in art as in life, borders are meant to be crossed.

Aziza Mustafa Zadeh

Aziza Mustafa Zadeh

Zamanımızın en saygı gören piyanistlerinden biri olan Aziza Mustafa Zadeh, sürdürülebilir mükemmel üretimlerine devam ediyor.

Tarek Yamani - Peninsular

Tarek Yamani - Peninsular

The music of the Khaleej (a common term used to describe the Arabian Gulf) is famous for its laid-back feel and distinguished sense of swing, which is a trait not found in the music of the rest of the Middle East.

TANZANIA ALBINISM COLLECTIVE

TANZANIA ALBINISM COLLECTIVE

In 2016, producer Ian Brennan travelled to Ukerewe, the largest inland island in Africa, which can only be reached by an overpacked four-hour ferry ride.

Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Thomas Köner işte böyle bir müzik adamı. Pek çok müzisyenden daha eski ve uzun süreden beri istikrarlı bir biçimde varlığını sürdüren bir müzik adamı. Ağustos ayında 11. albümü “Novaya Zemlya” ile tekrar tüylerimizi diken diken etti.

Gabriel Prokofiev: Cello Multitracks

Gabriel Prokofiev: Cello Multitracks

Albümün adı “Cello Multitracks” ve İngiliz müzik firması Nonclassical’dan çıkan 13 parçalık bir müzik şöleni. Kulakları açık olanları hemen kavrayacak ve heyecan yaratacak niteliklere sahip.

Food – Mercurial Balm

Food – Mercurial Balm

Ritimlerden oluşan doku, usta müzisyenlerin elinde olgun bir kıvama getiriliyor. Müzikteki dinamizm var olan her parçanın üzerinde bir dalga gibi süzülüyor, mevcut perküsyon vuruşları ise usul ve tarz arasındaki ince çizgiyi sınırlayıp grubun yaratıcılığını

The Bad Plus – Made Possible

The Bad Plus – Made Possible

Üçlünün yeni albümün adı “Made Possible” yani mümkün kılmak. Albümün adından da anlaşılacağı üzere The Bad Plus’tan uzun zamandan beri beklenen kendilerine özgü, kendi bestelerinden oluşan bir albüm var karşımızda.

Yaron Herman – Alter Ego

Yaron Herman – Alter Ego

“Alter Ego” çalışmasında Yaron Herman piyano üçlüsü kurgusundan uzaklaşıyor ve daha kalabalık bir ekip olarak ilk defa müzik yapıyor. Ağırlıkta Parisli müzisyenlerden oluşan bu yeni ekip ağırlıkta nefeslilerden oluşuyor.

Turkish Folk Music Idol Özay Gönlüm

Turkish Folk Music Idol Özay Gönlüm

Özay Gönlüm was from Denizli because of his father. He was born in 1940 in Erzincan where his father was in the military at that time. He started music in young ages when he was playing the harmonica and then he started to play the violin in secondary school.

Omar Faruk Tekbilek - Love Is My Religion

Omar Faruk Tekbilek - Love Is My Religion

Omar Faruk was a musical prodigy. He was born in Adana, Turkey to a musical family who nurtured his precocious talents. At the age of eight, he began his musical career by developing proficiency on the kaval, a small diatonic flute.

Blue Maqams Anouar Brahem

Blue Maqams Anouar Brahem

Three brilliant improvisers join him in this album, recorded in New York in May 2017. For Brahem and Dave Holland the album marks a reunion: they first collaborated 20 years ago on the very widely-acclaimed Thimar album.

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Özellikle günümüzde şimşek hızı ile atılımlarda bulunan fiyakalı teknolojinin getirdiği gelecek bir muamma olarak karşılanmaya başlandı. Bazıları heyecanla beklerken bazıları kıyamet elçisinin geldiğini varsayarak köşelerine sindi

Fail Play

Fail Play

It should have wide appeal among all those with ears that are drawn to the cracks between genres, or to the overarching pure music that transcends those genres.

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Growing up in cosmopolitan Istanbul listening to Anatolian music icon Selda Bağcan and Kurt Cobain in equal measure, Akyol skipped right over the tired Oriental/Occidental paradigmatic clichés. Gaye’s music was global in concept and local in spirit and nuance right from the very beginning.