Ktesibios'un icadı Org

Ktesibios'un icadı Org KARALAMALAR

Dünyanın en eski klavyeli enstrümanı olan org, milattan 3 yüz yıl önce İskenderiyeli bir Antik Yunanlı olan Ktesibilos’un icadı olarak tarihte yer alır. Antik Yunan mühendislik ekolünün ilk önemli temsilcilerinden biri olan Ktesibilos su dolu bir tankın basıcının sağladığı havanın üflendiği borular ile çalışan Hydraulis adlı enstrümanın yaratıcısı. Söz konusu alet muhtemelen bir müzik enstrümanı olması düşünülerek icat edilmedi. Ancak Antik Yunanlıların müziğin hem sanat hem de bilim olduğunu düşündüklerini varsayarsak bu cihazın çok amaçlı olarak icat edildiği düşünülebilir.

Bir berber çırağı olan Ktesibios, içerisinde kaşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu. Bu, iki ya da üç borulu basit bir aletti. Hydraulis Roma İmparatorluğunun en revaçta müzik enstrümanlarından da biriydi. Zamanla söz konusu cihaz geliştirilerek daha kalabalık tuşlu ve bol borulu aquincum adlı enstrümana dönüştü. Bu da su basıncıyla çalışan bir org idi.

Zamanla su basınçlı org yapımı Bizans’a kaydı ve  Ortaçağın org yapım merkezi oldu. Su sisteminin oldukça meşakkatli olması sonucu yeni alternatifler üzerine çalışılmaya başlandı ve ilk sudan arınmış, havayla çalışan org 4. yüzyılda Konstantinopolis’de yapıldı. Kostantinopolis havalı org yapıp merkezi olarak yıldızını sekizinci yüzyıla kadar korudu. Daha sonra bu miras Avrupa’ya taşındı. Özellikle Batı Avrupa’da org bir anda dinsel müzik içerisinde önemli bir konuma taşındı. Rönesans ve Barok dönemleri süresince cihaz pek çok teknik gelişim yaşadı. Bu gelişimi sayesinde daha yaratıcı müzisyenlerin sınırları zorlamak istedikleri başlıca müzik enstrümanı oldu.

On üçüncü yüzyıldan taşınabilir hale getirilen bu enstrüman birleşik subaplar kullanılarak teknik aşıdan bir sonraki aşamaya taşındı. On altın yüzyılda ise dinsel müziğin yanı sıra popüler müzik için de kullanılmaya başlandı. Özellikle Claudio Merulo, Kan Sweenlick ve Girolamo Frescobaldi sayesinde org müziği arşivi oluşturuldu. El klavyelerinin tuş sayısı 35’ten 61’e, pedalları ise 12’den 32’ye çıkartılarak cihazın bugünkü son haline yaklaşıldı. Günümüze gelene kadar orga diğer enstrümanların sesini veren ilave kısımlar eklendi.

1929 yılında org yapımcısı Edouard Eloi Coupleux ve radyo mühendisi Armand Givelet bir araya gelerek popüler elektronik orgu üretti. Kilisede, sinemada ve konser salonlarında çalınmak üzere üretilen enstrümana “Dalga Orgu” anlamına gelen “Orgue des Ondes” adı verildi. Böylece org fiilen modern çağdaş müziğe adım atmış oldu. O günden bugüne de özellikle caz, rock ve gospel müziğinde dominant olarak varlığını sürdürüyor.

Not: Org konu olunca Silbermann Org’larından bahsetmemek olmaz. Andreas Silbermann (1678-1734) ve kardeşi Gottfried (1683-1753) Almanya’nın org altın çağının başyıldızlarıydı. Andreas sadece Alsace bölgesinde 34 org yaptı; Gottfrield ise saksonya bölgesinde 46 tane inşa etti. Bu orgların çoğu hala kullanılır durumda ve yapıları gereği pek çok müzik severi büyüleyecek nitelikte.

En Son Yazılar

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Alash Ensemble adlı topluluk, adını Tuva’nın kuzeybatı bölgelerinden geçen Alaş nehrinden almıştır. Topluluk üyelerinin Geleneksel Tuva Müziği ile ilgili çalışmaları çocukluk zamanlarında aileleri tarafından başlatılmış, daha sonra Kızıl Sanatlar Akademisi’nde (Kızıl, Tuva’nın başkenti) usta kaylama

Bollywood ve Müzik

Bollywood ve Müzik

Hindi dilinde Bollywood film müziklerine filmi denir; yani filmden gelen müzik anlamına gelir. Bu müzikler genellikle film çekiminden önce profesyonel müzisyenler tarafından bestelenip seslendirilir ve film içerisine yedirilir.

Trilok Gurtu Spellbound

Trilok Gurtu Spellbound

Mumbay’da 1951’de doğan sanatçının kariyerinde “Spellbound” tipik bir çalışma kategorisinde değil.

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

Gaspare Traversi

Gaspare Traversi

Kırk sekiz yıl yaşamış olan Gaspare Traversi bir İtalyan Rokoko ressamı. Özellikle kavramsal tarz çalışmalarıyla bilinen bir ressam. Ömrünün uzun bir süresini Napoli’de geçiren sanatçının 1760’da resmettiği Sanat temalı “Müzik veya Konser” isimli tablosu bu ayki konuğumuz.

Ne Dinliyorsan Osun

Ne Dinliyorsan Osun

Hatırladığım ilk albümlerden biri Missa Luba adını taşıyordu. Grubun adı Les Troubadours du Roi Baudouin ve 1958 yılında piyasaya çıkmış olan bu albüm bir defa da Pier Paolo Passolini’nin “The Gospel Accordinbg to St. Mathew” filminde karşıma çıkmıştı.

Birinci Konstantin

Birinci Konstantin

Peki, hiç düşündünüz mü, bu kenti kent yapan, Doğu Roma’nın başkenti olarak ilan edilen Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus veya popüler adıyla 1. Konstantin veya Büyük Konstantin nerede ebedi istirahatinde.

30 Years of Strolling Through Istanbul

30 Years of Strolling Through Istanbul

It was thirty years ago that we dwelt on to her surprises. The city that has been founded on legends and has been on the radar of all poets, artists and emperors ever since. She has a dozen names but recently has been called İstanbul.

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir.

Komuz

Komuz

Typically, a komuz is made of a single piece of juniper or apricot wood, both found in abundance throughout Kyrgyzstan. The Kyrgyz words for the parts of the komuz relate to parts of the body or symbols dear to the Kyrgyz people