//
Şu an okumaktasınız...

KARALAMALAR

Ladytron: Sihirli Saat

Ladytron hızlı bir şekilde kendi kulvarlarını çizen bir gruba dönüşmekte ve bunu iyi yapmakta. Grubun kendine özgü bir ses sentezi var, müziklerindeki estetik ayırt edilebilir bir grupsal özellik. Oldukça modern ve elektronik olan grup, diğer electroclash gruplarının zayıf, kısa ömürlü ve salak kimyasından farklı bir yapıya sahip. Bir şekilde electroclash türünün bozuk ve tatsız unsurlarından arınmış müzik yapıyorlar; daha hayati, dengeli ve kişilikli.

ladytron-the-witching-hour1

Üç yıl sonra gelen yeni albümleri “ Withcing Hour” kendine özgü bir cesareti var. Önceki iki albümlerine kıyasla daha akıcı ve kasvetli. Adeta ekip müziksel bir büyümeye geçmiş ve güvenle yaptıkları müziğin arkasında duruyor. Hayat, enerji ve yaratıcı melodiler ile bezenmiş olan yeni albüm aslında ilk dinleyiş için oldukça mesafeli. Bu mesafe ukalalıktan dolayı değil ama yavaş yavaş hazmedilerek anlaşılmak istenmesinden dolayı. Melodik unsurların yaratıcı bir şekilde işlendiği parçalar hem geçmişe hem de geleceğe kapı açmakta. İnsan ilişkilerinin kısa süreli olmasından, yok etmeye, savaştan uzaysal seyahatlere uzanan geniş bir konu çeşnisine sahip albüm grubun şu ana kadar çıkarttığı en kaliteli sözleri içermekte.

Arka planda yeni bir müziksel atmosfer oluşturmayı başaran ekip açıldıkları bu ufuk ile zamanla farklı diyarlardan bize müzik yollayabilecek şekilde. Albümün iddialı açılış parçası ‘ High Rise’ altmışlı yıllara has klavye melodilerine uzanan melodik bir çalışma. Soğuk, yoğun ve taze bir atmosfer içinde olan parça biyonik ses sentezi ile dinledikçe çiçek gibi karşınızda açıyor. Hafif Gotik sınırlarına sürten ‘ Destroy Everything You Touch’ ve ‘International Dateline’ parçaları grubun hala çok duygu yüklü sağlam ayrılık parçaları yazdığının en büyük kanıtı. “Eğer sana şeker verirsem bana akla gelmez ve geçici bir şey verir misin?” nakaratları ile dönen ‘Sugar’ parçası mekanik ritimleri ve hızlı gitar tınıları ile kalabalık bir pop ses sentezi. Albümde yer alan ‘ Cmyk’ ve ‘Beauty’ sözsüz parçaları ile eşsiz bir mola alma aralığı sağlıyor. Ladytron’un şu ana kadar yaptığı en güzel enstrümantal parçalar diyebiliriz.

Ancak nedense heybetle karşılandığımız ilk beş parçadan sonra 13 parçalık albüm biraz raydan çıkıyor. İlk parçaların görkemi o kadar yüksek ki, beklentimizi arttırıtor ancak albümün üçte birinden sonra tempo yavaş yavaş düşüyor. Albüm otobandaki hızını kaybedip seyir haline geçiyor. Yavaş, melankolik ve daha deneysel parçalara uzanan grup adeta biraz yörüngesinden çıkıyor. Helen Marnie ve Mira Aroyo ‘nun hayaletsel vokalleri ne yazık ki bu düşüşü engelliyemiyor. Mızmızlanmayı geri bırakırsak, “ Withcing Hour” heybetli girişine ve sonraki düşüşüne rağmen grubun şu ana kadar çıkarttığı en kaliteli çalışma. Ladytron’un kapasitesini gösteren karanlık, büyülü ve yakanızdan yakalayabilecek kapasitede bir çalışma. Grubun şu ana kadar ki en detaylı ve sofistike çalışması.

Ladytron from arabella on Vimeo.

Originally posted 2010-03-17 08:09:33. Republished by Blog Post Promoter

Paylaşalım...

Benzer karalamalar:

  1. Kasabian: En Sonunda
  2. Rachid Taha: Dostum Beni Dinle
  3. Manic Street Preachers: Vaazı Hiç Sıkmayan Grup

Photos on flickr

Tikabasamuzik Tumblr

    http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17200717431http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17109213760http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/17087773585http://tikabasamuzik.tumblr.com/post/16923390130

Better Tag Cloud