1973 yılında Batı Afrika’nın ufak bir bölgesini kaplayan Benin’de doğan Lionel Loueke, genç caz akımında en heyecan verici gitarist ve perküsyoncuların başında yer alıyor. Kendi yöresel kültürüyle birebir kaynaşan bestelere imza atması ile bilinen sanatçı, özellikle enstrümanları üzerindeki usta hâkimiyeti ve organik melodileri ile caz dünyasında farklılıklar yaratıyor. Ruhsal ve kozmik beste oluşumlarıyla uluslar arası bir dinleyici kitlesine ulaşan sanatçı, cazın yanı sıra dünya müziği sınırlarına da sokuluyor. Çaldığı bestelerdeki sesleri gitarından çıkarttığına inanması çok zor olan bu genç yetenek en sonunda tamamıyla kendi adı altında çıkan ikinci solo albümü “Virgin Forest” ile karşımızda.
Daha ufak bir çocukken perküsyon dünyasına dalan sanatçı bu enstrümandan mezun olduktan sonra gitara ilgi göstermeye başladı. Müzikte kendine kariyer yapmayı genç yaşlarda aklına koyan sanatçı 1998 tarihinde Paris’teki “Amerikan Modern Müzik” okulundan üstün başarı ile mezun olur olmaz 1998 yılında dünyanın bir numaralı müzik okulu olan Boston’daki “Berklee College of Music” için burs kazandı. Bu okuldan 2000 yılında caz branşında derecesini alan sanatçı daha sonra Herbie Hancock, Terence Blanchard ve Wayne Shorter gibi caz ustalarının bulunduğu bir jürinin beğenisi sonucunda iki yıllık “Thelonious Monk” caz enstitüsüne kabul edildi. Kenny Barron, Dave Holland, John Scofield, John Damiam, Russell Ferante, Wayne Shorter, Steve Turre ve Terence Blanchard gibi ustalardan ders alan bu genç beden aynı zamanda trompetçi ve film müziği bestecisi Terence Blanchard’ın iki albümünde yer aldı. Bu albümlerden ikincisi Blue Note’dan piyasaya çıkan “Bouce” idi ve oldukça beğeni topladı.
2003 yılında mezun olduktan sonra kendi müzik serüvenini yaşamak için New York’a giden sanatçı burada belli başlı önemli mekânlarda ve gruplarla birlikte hünerlerini sergilemeye başladı. Fazla kapı çalmakla uğraşmayan sanatçının kısa bir süre sonra kendi kapısı çalınmaya başladı çünkü caz ortamına getirdiği yeni heyecan diğer sanatçılara da bulaştı. Bunun sonucu olarak 2005 yılında Herbie Hancock bu genç yeteneği Headhunters ’05 ekibine dâhil etti. Gitarıyla caz’dan blues’a, rock’tan swing’e her türlü müziğe yetkin olan Lionel Loueke böylece kısa bir zaman zarfında aranılan sanatçılar listesinin başında yer aldı. Herbie Hancock ile ayrıca özel bir bağ kuran Loueke, sanatçının en son albümü “Possibilities”de önemli bir yer aldı. Daha sonra Massimo Biolcati ve Ferenc Nemeth ile birlikte Gilfema adlı dinamik bir üçlü kuran Loueke bu ekip ile “Gilfema” adlı albümü 2005 yılında çıkarttı. İlk solo albümü “In a Trance” adı gibi bir trans halinde tek bir kayıtta kaydedildi. Albümde yer alan on iki parçadan altısı mucizevi bir biçimde o an stüdyoda spottan kaydedildi. Bu albümde Lionel Loueke gitar ve perküsyonun haricinde bildiğimiz saz ile harikalar yarattı.
Ekim 2006‘da Avrupa’da piyasaya çıkan “Virgin Forest” adlı son çalışması Amerika’dan önce ülkemizde Equinox Müzik tarafından piyasaya sürüldü. Albümü dinlemeden önce ilk dikkatinizi çeken şey efsanevi piyanist Herbie Hancock, armonika üstadı Grégoire Maret, basçı Massimo Biolcati, solist Gretchen Parlato ve perküsyonlarda Cyro Baptista, Ferenc Nemeth gibi sanatçıların destekte bulunmuş olması. 18 parçadan oluşan albüm Benin’in dünya müziği normlarına uygun, kaybolan melodilerinin caza işlendiği sakin bir şölen. Herhangi belirleyici bir standart ile sınırlandırılmayan albümde yer alan bestelerin çoğunluğu Lionel Loueke’ye ait, sadece birkaç tanesi Herbie Hancock ile doğaçlama ürünleri. Yerel Fon (Benin) ve Mina (Togo) dillerinde şarkı söyleyen sanatçı yaptığı müziğin evrenselliğini kanıtlıyor. Robert Sadin (Grover Washington, Kathleen Battle, Wynton Marsalis ve Andre Previn) tarafından yönetilen albüm Batı Afrikalı vurmalı çalgılar grubu Raimi and Tessi Brothers’ın 4 parçada katkısı ile gitarın haricinde vurmalı çağlıları ön plana çıkartıyor. Sanatçının şu ana kadar kaydettiği diğer çalışmalarına kıyasla gerçek anlamda kendisinin müziksel bilinçliğini yansıtan “Virgin Forest” iyi müzik dinleyen herkes tarafından kolayca algılanabilecek bir yapıda.
Batılı sanatçıların sınırları belirlediği klişe kuralları hiçe sayan Afrikalı bu genç yetenek, kendi müziğini kendi kuralları ile geliştiriyor ve tüm sınırları ortadan kaldırıyor. Kariyeri hızla ilerleyen Beninli sanatçı, caz dünyasında yeni bir şerit açıp gelecek için çok şey vaat ediyor. Yakından izlenmesi gereken bir cevher…
Lionel Loueke performs ‘Benny’s Tune’ LIVE from Look At Me London on Vimeo.
Originally posted 2010-01-21 07:41:35. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:





