Malam Mamane Barka

Malam Mamane Barka KARALAMALAR

Nijer Cumhuriyeti’nde yer alan Toubou Kabilesi’nden gelen Malam Mamane Barka tartışılmaz bir çöl evladı ve dünyamızda Biram (bir ufak gemi şeklinde beş telden oluşan arp benzeri bir enstrüman) adlı geleneksel enstrümanın tek virtüözü. 1959 yılında Nijer Cumhuriyeti’nin doğu kısmında yer alan Tesker kasabasında hayata merhaba diyen sanatçı, uzun yıllar boyunca müziksel yeteneğini geleneksel telli bir enstrüman olan ngurumi ile geliştirdi. Nijer ve Nijerya’da tanınan bir sanatçı konumuna gelince kültüründe yok olmaya yüz tutmuş olan Biram adlı enstrümana ilgi göstermeye başladı.

Bu ilgi Barka’yı Biram’a tutku ile gönül veren Boudouma etnik grubunun izini sürmek üzere yollara sürükledi. Çad Nehrine bir müziksel yolculuk yapan sanatçı, topluluk içerisinde yaşayan ve o zaman hayatta olan Biram’ın tek virtüözü Boukar Tar ile tanıştı. Karşısında gördüğü bu heyecan dolu gencin tutkusuna inanan Tar, Kargila nehrinin ruhu tarafından korunduğuna inanılan Biram enstrümanının gizemini ve çalma stilini Barka’ya öğretmeyi kabul etti. Kutsal enstrümanın hünerlerini ve mistik geleneksel parçaların sözlerini öğrencisine aktaran Boukar Tar, elindeki tek enstrümanı kendisine miras bırakarak bunu tüm dünyaya tanıtma vasiyetiyle bu dünyadan göç etti.

Bu kutsal görevi omuzlanan Barka ilk olarak 2005 yılında Fas’ta gerçekleşen “Desert Music Festival” (Çöl Müzik Festivali) esnasında yeni yoldaşı ile seyirci karşısına çıktı. Biram’ın karizması ile büyülenen festival organizatörleri ve müzisyenler Malam Mamane Barka’yı başka konserler vermek üzere farklı etkinliklere davet etmekte gecikmedi. Her zaman Dünya Müziğinde olduğu üzere en büyük ilgi ve alaka Fransa ve Almanya’dan geldi. Sanatçı 2008 yılında ise Griot bir sülaleden gelen perküsyoncu Oumarou Adamou ile birlikle WOMAD Festivali’nde sahneye çıktı ve inanılmaz bir coşku ile karşılandı. Bu performansı mest olarak izleyen yapımcı Paul Borg ikili daha sahneden inmeden bir albüm kaydetme teklifi ile merhaba dedi. Boukar Tar’ın en sonunda hayalleri gerçek olacaktır ve tahminlerden çok daha kısa bir sürede, tüm dünya bu yok olmakta olan Biram adlı enstrümanın farkına varıp algılayacaktı en sonunda. Böylece yok olmaktan kurtulacak…

Albümde yer alan birçok parça tahmin edildiği üzere geleneksel bir altyapıya sahip ve özellikle Boudouma parçaları olarak bilinen bir sınıfa ait. Parçalarda göçebe kabilelerin hayatlarından kesitler sunuluyor, özellikle Atalarının hikâyeleri, hayvanlar, savaşçıların cesareti, suyun karizması ve göllerdeki güzelliği. Elbette bununla yetinmeyip Mamane albüme kendisine ait yeni bestelerde eklemeyi ihmal etmemiş. Amacı günümüz sosyal ortamında Nijer gençlerine müzik ile bir mesaj ulaştırmak. Albümün ana dili Boudouma ama bunun yanısıra Nijer’de kullanılan diğer yerel dil olan Hausa, Toubou ve Kanuri’ye yer veriliyor.

Yukarıda da belirttiğim üzere maalesef Boukar Tar artık aramızda değil ve Mamane şu an itibarıyla Biram enstrümanının dünyadaki tek virtüözü. Bunun getirdiği sorumluluğu düşünebiliyor musunuz? Bu geleneği kendisi tek başına yaşatmaya çalışıyor ve bu oldukça enteresan enstrümanı dünya dikkatine sunuyor. Albüm sadece Biram’ın enfes ritimlerini içermekle kalmıyor aynı zamanda Nijerya’nın zengin müzik kültüründe yer alan douma (ruhani davul), kalangou ve calabash gibi enstrümanlarada yer veriyor. Bu antik çalgı aletini günümüze taşıyan Barka, tüm bu emeklerin karşılığında 2002 yılında UNESCO tarafından ödüllendirildi.

Parça Listesi:

  1. Mashi
  2. Alhadj
  3. Bulanga
  4. Kiota
  5. Tchidim
  6. Buni
  7. Doro Lelewa
  8. Banané
  9. Wo Kuru
  10. Malloumi
  11. Pitti Kori

En Son Yazılar

Melodic Circles/ Iranian Urban Classical Music from Master Musicians Mehdi & Adib Rostami

Melodic Circles/ Iranian Urban Classical Music from Master Musicians Mehdi & Adib Rostami

Iranian classical musicians have a two-fold task as they learn their craft: they must learn the old melodies handed down over the generations, called ‘radifs’, and, through the process of skilful improvisations, transform them into something new.

Anandi Bhattacharya

Anandi Bhattacharya

Being the daughter of the great Hindustani slide guitarist Pandit Debashish Bhattacharya, Anandi has been surrounded by music since birth and recalls how having ‘breathed in music from every room in the house was a blessing’.

AMMAR 808 – Maghreb United

AMMAR 808 – Maghreb United

The future is right now. We have driverless cars, robots taking over jobs, and commercial space travel is on the event horizon. Somehow, humanity has slipped into a science fiction life. But you can’t have a future without a past, something AMMAR 808 knows very well.

Simon Renard De St. André

Simon Renard De St. André

Vanitas temasının pek çok örneği var ama ben bu yazımda 1613’de ilk nefesini alan Fransız Simon Renard de St. André (1613 –1677) adlı ressamın 1650’de resmettiği eserini ele alacağım. Pek çok Vanitas temalı eser veren ressamın en önemli amacı özellikle zenginliğin ve yaşamın faniliğini vurgulamak.

İbrahim Maalouf - Miles Davis ve Illusions

İbrahim Maalouf - Miles Davis ve Illusions

Miles Davis 46 yıllık müzik kariyeri boyunca ritim galaksisi içerisinde şekilden şekle girdi. Yolunu kendi buldu ve bu macerayı sonuna kadar yaşadı ve daha önemlisi yaşattı.

Henri Matisse Müzik

Henri Matisse Müzik

Matisse’in yaptığı tüm tablolara bakarsak ana tema insan beynine ulaşılabilir olan sempatik çağrı, duygudaşlık ve sinir sistemine dokunana insan figürü.

Jan Kupecky

Jan Kupecky

Flüt Milattan Önce 9.yüzyıla kadar tarihlendirilebilen bir çalgı aleti. İlk izlerine Çin’de rastlanan bu enstrüman zamanla orta çağlarda Avrupa’ya yayıldı.

Apollo Tarafından Taçlandırılan Marcantonio Pasqualin

Apollo Tarafından Taçlandırılan Marcantonio Pasqualin

Öncelikle Apollo’yu ele alırsak kendisi tanrı olarak müziğin kozmik anlamını temsil ediyor. Eski Yunan’da kullanılan bir lir türü olan Kithara ile genellikle resmedilen Apollo daha sonraki Barok ve Rönesans dönemlerinde modern yaylı çalgılar ile özleştirildiği de gözlenmiştir.

Müzisyenlerin Kavgası

Müzisyenlerin Kavgası

Fransız ressam Georges de La Tour (1593-1652) bu tablonun ilhamını gerçek hayattan almış. Akşam sokaklardaki müzisyenlerin yaşantısından bir kesit var karşımızda.

Avishai Cohen ile bir gece

Avishai Cohen ile bir gece

20 Aralık 2013'deki Avishai Cohen Konser izlenimler...

Yurdumun Mutsuz İnsanı

Yurdumun Mutsuz İnsanı

Muhalefet hep vardır, olacaktır ve olmalıdır. Hakkıyla yapılan muhalefet ise her zaman alkışlanır.

Johannes Vermeer

Johannes Vermeer

Delftli Johannes Vermeer’in (1632-1675) günümüze kadar sağ kalan 36 eserinin 12 tanesinde müzikal tema veya bir müzik enstrümanı resmetmiş değerli bir ressam.

Henri Julien Félix Rousseau ve Yılan Oynatıcısıs

Henri Julien Félix Rousseau ve Yılan Oynatıcısıs

Henri Julien Félix Rousseau’un annesi “Yılan Oynatıcısı” olarak bilinen bu tabloyu yapmasında sanatçıya ilham verdi. Oğlundan Hindistan’a yapmış olduğu seyahatin anılarını yaşatması için bir tablo yapmasını istedi.

Johann Sebastian Bach

Johann Sebastian Bach

Bir müziksever olarak Klasik Müziğin nasıl vazgeçilmez bir tarz olduğunu bilirim. Klasik Müzik dinlemeyen bir ruh bence tam hakkı ile müziksever olamaz, olduğunu iddia ederse kendi ruhu ile çelişir.

JAN STEEN

JAN STEEN

1626-1679 yılları arasında yaşayan Jan Steen’in pek çok tablosu adeta bir komedi sahnesinden çıkmışçasına resmedilmiş. Konularını özenle seçen ressam dönemsel bir hikâyenin tiyatro biçiminde, hicivlerle ve bazen striptiz ile sunulduğu parodileri konu alan çok fazla esere imza atmış.

Paul Klee - Bunalmış Piyanist

Paul Klee - Bunalmış Piyanist

Müzik, Klee için bir avuntu vaadi ve geleceği vaat eden bir sanat formuydu. Her ne adar Klee’ye göre müziğin altın çağı tarih sayfalarında kalmış olsa bile o bu inancını asla yitirmedi.

Piyano Hakkında Kısa Bir Yazı

Piyano Hakkında Kısa Bir Yazı

Dönemim popüler enstrümanları harpiscord, klavsen ve benzerleri ile piyano arasındaki en belirgin farklılığı aynı tuşta hem sert hem de yumuşak ritim çalınabilmesi. Veya İtalyanlarının dediği gibi “piano e il forte”.

A LITTLE RED BUG – BAŞAK YAVUZ

A LITTLE RED BUG – BAŞAK YAVUZ

But what matters is obviously the music. Here lays a fertile, originative and melodic architectural structure. English and Turkish didn’t sound this similar like never.