Mdou Moctar

Mdou Moctar KARALAMALAR

Geleneksel Tuareg müziklerine kattığı elektronik yorumu ile bir anda adından çok fazla söz ettiren sanatçı Mdou Moctar. Şu ana kadar 3 tane albümü var. 2008 tarihli “Anar”, 2013 tarihli “Afelan ve 2015 tarihli “Akounak Teggdalit Taha Tazoughai” yani Mavi Renkli Yağmur İçinde Biraz Kırmızı Rengi anlamına gelen bu albüm bir film müziği çalışması. Kendi hayatını konu alan bu filmin müziği de elbette bu genç sanatçının imzasıyla huzurlarımızda.

Küçük yaşta evinde kendi yaptığı enstrümanla gitar çalmayı öğrenen Mdou Moctar, deneysel yaklaşımıyla Tuaregli müzisyenler arasında kendini farklı bir noktaya taşıdı. Mdou Moctar’ın 2008’de kaydettiği ilk albümü “Anar” Tuareg müziğinin ezgilerini saykadelik ve elektronik öğelerle birleştirerek diğer Tuareg müzisyenleri arasından ayrılmasına neden oldu. 2014 yılında Wire’ın “Below The Radar” ve Rough Trade’in “Rough Trade Shops Africa 13” albümünde de yer aldı ve böylece Avrupa’ya da açılmış oldu. 2015’in sonunda çıkarttığı albüm 1986 doğumlu sanatçının en detaylı çalışması diyebiliriz.

Müzik anlamında kendi derinliklerini ve yelpazesini bizlere taşıyor ve sorumlu bir şekilde sunuyor. Nijer’den gelen sanatçı kendi yerel Tuareg ezgilerini modern bir formatta tüm dünya ile paylaşıyor. Elbette buna imkân veren ve bu kapıyı açan grupların başında Tinariwen geldiğini de vurgulamak zorundayım. Mdou Moctar ilk defa Batı Afrika’da cep telefonları ve hafıza kartları sayesinde üne kavuştu. Sanatçı Müslüman ve ağırlıkta yerel düğünlerde müzik yaparak kendi toplumunda beğenildi. Özellikle İslam dini, eğitim, aşk ve barış konuları üzerine parçalar besteliyor. Bunları bizlere berber ve Tuareg topluluklarının kullandığı yerel diyalekt olan Tamaşek (Tuareg’lere özgü bir Berber dili) ile aktarıyor.

Sanatçı solak ve Fender gitar kullanıyor. Bunu Takamba ve assouf tarzında icra ediyor. Libya dâhil olmak üzere pek çok civar ülkede yaşamış olan sanatçı aynı zamanda kendi müziklerini besteleyip yerel ritimleri de bulup bizlere taşıyor. Her ne kadar Batı Mdou Moctar’ın ilk defa elektronik müzik ile ham çöl gitar ritimlerini bir araya getirdiğini söylese bile ben buna pek katılmıyorum zira bu tarzda sokul alan pek çok yerel sanatçı ve grup mevcut. Elbette bir pazarlama aracı olarak kullanılmıştır. Ve yapılan müzik asla kötü değil aksine farklı pencereler açan bir sorumlu şölen.

Bazı eleştirmenler bu albümün Prince’in Purple Rain yani Mor Yağmur’una bir gönderme olduğunu iddia ediyor. Batı Afrika’nın Prince’e cevabı şeklinde. Mdou Moctar’da bunu ne yalanlıyor ne de onaylıyor, ortada nahoş bir durum var. İki yılda kaydedilen bu çalışma Haziran 2015’de raflarda yerini aldı. Filmin konusu genç bir müzisyenin kendi coğrafyasında var oluşunu yansıtıyor. Çabalarını, başarılarını ve başarısızlıklarını. Purple Rain ile çok orantılı bir konu elbette. Akustik gitar tınılarının yanı sıra patlamış hoparlörlerden çıkan ritimler saykadelik bir formatta bir araya getirilmiş. İşin ilginç tarafı Prince’ten yola çıkılmış olsa bile Tamaşek dilinde morun bir karşılığı yok onun için mavi demek zorunda kalmışlar.

“Music From The Sharan Cellphones” adlı toplama albüm sırasında Christopher Kirkley adlı parasız pulsuz prodüktör Mdou Moctar ile karşılaşıyor ve bu albümün fikri doğuyor. Bunu bir de belgesel niteliğinde bir film ile örtüştürüyorlar. Her şey keyifli ve olması gerektiği gibi bizlere ulaşıyor. Christopher Kirkley bir etno müzikolog ve amacı Batı Afrika’yı dolaşıp daha doğrusu farklı coğrafyalardaki bilinmeyen müzikleri yeni teknoloji ile kaydedip, arşivleyip bunu müzikseverler ile paylaşmak. Bu maksatla 2009’da bir blog açıyor kendisine adı da sahel sounds ve burada birikimlerini paylaşıyor. Zamanla bu site vasıtasıyla müzik firması kuruyor zira gelen talepler karşısında ancak bu şekilde durabiliyor.

Bu araştırmaları sonucunda Mdou Moctar ile tanılıyor ve açıkçası sinema dünyasının ilk Tamaşek dilindeki filmine imza atıyor. Bunun parasını ise Kickstarter sayesinde topluyor ve proje toplam 8 günde tamamlanıyor. Mdou Moctar da bunun müziklerini besteliyor. Ortadaki öykü oldukça keyifli ve herkese ulaşan niteliklere sahip. Sahel Müzik firmasının sayfasına girerseniz özellikle batı sahra rock ve saykadelik müziklerine kulak misafiri olabilirsiniz. Bunları komik fiyata indirebilirsiniz dijital formatta. Bazıları ise şimdiden baskısı tükenmiş durumda. “Akounak” isimli film müzikleri aslında bence film olmadan da kendi ayakları üzerinde durabilen bir çalışma. Malum bazı film müziklerini dinlemek çok keyifli olmayabiliyor ama bu çalışma öyle değil. Derin, sorumlu, coğrafyanın müzik ritminin nabzını elinde tutan keyifli ve renkli bir çalışma.

En Son Yazılar

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Alash Ensemble adlı topluluk, adını Tuva’nın kuzeybatı bölgelerinden geçen Alaş nehrinden almıştır. Topluluk üyelerinin Geleneksel Tuva Müziği ile ilgili çalışmaları çocukluk zamanlarında aileleri tarafından başlatılmış, daha sonra Kızıl Sanatlar Akademisi’nde (Kızıl, Tuva’nın başkenti) usta kaylama

Bollywood ve Müzik

Bollywood ve Müzik

Hindi dilinde Bollywood film müziklerine filmi denir; yani filmden gelen müzik anlamına gelir. Bu müzikler genellikle film çekiminden önce profesyonel müzisyenler tarafından bestelenip seslendirilir ve film içerisine yedirilir.

Trilok Gurtu Spellbound

Trilok Gurtu Spellbound

Mumbay’da 1951’de doğan sanatçının kariyerinde “Spellbound” tipik bir çalışma kategorisinde değil.

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

Gaspare Traversi

Gaspare Traversi

Kırk sekiz yıl yaşamış olan Gaspare Traversi bir İtalyan Rokoko ressamı. Özellikle kavramsal tarz çalışmalarıyla bilinen bir ressam. Ömrünün uzun bir süresini Napoli’de geçiren sanatçının 1760’da resmettiği Sanat temalı “Müzik veya Konser” isimli tablosu bu ayki konuğumuz.

Ne Dinliyorsan Osun

Ne Dinliyorsan Osun

Hatırladığım ilk albümlerden biri Missa Luba adını taşıyordu. Grubun adı Les Troubadours du Roi Baudouin ve 1958 yılında piyasaya çıkmış olan bu albüm bir defa da Pier Paolo Passolini’nin “The Gospel Accordinbg to St. Mathew” filminde karşıma çıkmıştı.

Birinci Konstantin

Birinci Konstantin

Peki, hiç düşündünüz mü, bu kenti kent yapan, Doğu Roma’nın başkenti olarak ilan edilen Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus veya popüler adıyla 1. Konstantin veya Büyük Konstantin nerede ebedi istirahatinde.

30 Years of Strolling Through Istanbul

30 Years of Strolling Through Istanbul

It was thirty years ago that we dwelt on to her surprises. The city that has been founded on legends and has been on the radar of all poets, artists and emperors ever since. She has a dozen names but recently has been called İstanbul.

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir.

Komuz

Komuz

Typically, a komuz is made of a single piece of juniper or apricot wood, both found in abundance throughout Kyrgyzstan. The Kyrgyz words for the parts of the komuz relate to parts of the body or symbols dear to the Kyrgyz people