Müzisyenlerin Kavgası

Müzisyenlerin Kavgası SANAT VE MÜZİK UNSURU

İki yaşlı adam sözlü atışıyor. Biri bıçakla ötekini tehdit ederken diğeri bir enstrümanı yatay tutarak ötekini itiyor. Söz konusu enstrüman bir shawm (İngilizce) veya Scialumo (İtalyanca) yani Şalümo. Bir nevi ilkel bir klarnet veya benzeri ağaçtan yapılmış üflemeli bir çalgı. Belinde ise bir nefesli çalgı daha var. Elinde bıçak tutan müzisyenin belinde ise bir hurdy-gurdy var yani gövdesi bir lavtayı andıran mızrap yerine mekanik bir çarkın döndürülmesiyle çalınan bir telli çalgı. Çalgının alt ucundaki kol çevrilince, gövdenin içine yerleştirilmiş olan tahtadan bir çark döner ve göğüs tahtasındaki yarıktan dışarıya çıkan bölümü tellere alttan sürtünerek ses çıkarır. Asıl ses perdeleri, çark düzeneğinin yanındaki tuşlara basılarak elde edilir. 10. yüzyılda organistrum adıyla bilinen ve bir kişi çarkı çevirirken bir diğeri de tuşlara basarak bir kilise çalgısı bu enstrümanın ilk örnekleri arasında kabul edilir. Zamanla hurgu-gurdy gelen bir tanım olarak kabul edilmiş ve sokak piyanosu veya laterna aynı mekanizmayı kullandığı için benzer isim ile anılmış. Ancak bizim bu tabloda sokak müzisyeninin belinde gördüğümüz gerçek anlamda hurdy-gurdy.

Fransız ressam Georges de La Tour (1593-1652) bu tablonun ilhamını gerçek hayattan almış. Akşam sokaklardaki müzisyenlerin yaşantısından bir kesit var karşımızda. Özellikle sanatçının bu tabloyu resmettiği dönemlerde sokaklarda yaşayan müzisyen sayısının oldukça fazla olduğu tarih kitaplarında belirtilmekte ve bundan dolayı sık sık çıkan kavgalar ağırlıkta devlet görevlileri tarafından sertlik kullanılarak dağıtılmak durumunda kalmış. 1620 ile 1630 yılları arasında tabloyu resmettiği düşünülüyor. Bu dönem tarihte otuz yıllık savaş dönemi olarak bilinir. Sanatçının yaşadığı Lorraine bölgesi ne yazık ki o dönemin kuvvetleri tarafından oldukça hırpalanmıştı. Kendi zamanında oldukça meşhur olan ressam ölümünden kısa bir süre sonra hemen unutuldu ta ki 20. yüz yıldaki sanat tarihçileri onu tekrar keşfedene kadar. Eserleri tek tek müzelerde ve özel koleksiyonlarda bulunup kayıt altına alınana kadar isimsiz olarak sergilendiler.

Burada gördüğümüz The Musicians’ Quarrel (Müzisyenlerin Kavgası / 94 ile 141 cm ebadında) adlı tablosu 1950’ler sonunda Galler’de özel bir koleksiyonda bulundu ve Christie’s’de yer alan bir müzayede yaklaşık 380.000 Guineas’e Los Angeles’daki J. Paul Getty Müzesine satıldı.  Söz konusu tablo hala bu müzede sergilenmekte.

Tabloda yer alan sağ tarafta kalan diğer iki müzisyen, biri tulumcu diğeri kemancı tabloda sürmekte olan tartışmanın dışında kalıyor. Ayrıca kavga eden iki müzisyeni ayırmak için en ufacık bir çaba göstermiyorlar. Görünüşe göre kavgayı oldukça komik buluyorlar zira vücut dilleri ve ifadeleri oldukça ironik. Kemancı doğrudan bize bakarak gülüyor. Öte yandan tablonun en solundaki muhtemelen kör olan yaşlı kadın sopasını kavrayarak umutsuzluk içerisinde haykırıyor. Tablonun sağ tarafından ki bize gülen sokak müzisyeni ile tamamıyla zıt bir ifade sergiliyor. O da bize bakıyor ama farklı bir anlam var yüzünde.

Tablonun ana ilham kaynağı Latin bir atasözü. Bu atasözü “etiam mendicus mendico invidet” yani “Bir Dilencinin Kederi, Bir Diğerinin Kapıda Olup Gitmesi.” Burada dilenciler aynı zamanda sokak müzisyenleri. Genellikle evsiz barksız, kör, sakat olan bu sokak sanatçıları toplumun sınırında yaşayan kişiler olarak bilinip tablolarda enstrümanları ile örtüştürülürmüş. Dönem sanatçılarının bu tür normal olmayan kişilerin tasviri genellikle ses yani müzik ile olurmuş. Gerçekçi ve aynı zamanda komik.

Bu içerik 14-06-2018 tarihinde eklenmiştir. / This content has been added on 14-06-2018

En Son Yazılar

Lahmacun Western Movies

Lahmacun Western Movies

Turkey being creative on its own terms had to do something. They created Lahmacun Western, basically classifying it as Turkish. It had all the themes, the philosophy, the scenario etc. It was just Turkish Cowboys on their horses.

History Of Package Tours

History Of Package Tours

1872 Cook embarks on a 222-day tour to Egypt – via the USA, Japan, China, Singapore and India. The journey covers more than 25,000 miles and costs 200 guineas (£210)

Love To Death

Love To Death

With the dramatic demand of “likes”; “selfies”; “been there” culture this uncontrollable waves of travellers will have a huge impact on the sustainability of such valuable sites. Let’s not forget, all these unique destinations are not curated to handle such population.

Las Cafeteras

Las Cafeteras

Over the past decade, Las Cafeteras have demonstrated that in art as in life, borders are meant to be crossed.

Aziza Mustafa Zadeh

Aziza Mustafa Zadeh

Zamanımızın en saygı gören piyanistlerinden biri olan Aziza Mustafa Zadeh, sürdürülebilir mükemmel üretimlerine devam ediyor.

Tarek Yamani - Peninsular

Tarek Yamani - Peninsular

The music of the Khaleej (a common term used to describe the Arabian Gulf) is famous for its laid-back feel and distinguished sense of swing, which is a trait not found in the music of the rest of the Middle East.

TANZANIA ALBINISM COLLECTIVE

TANZANIA ALBINISM COLLECTIVE

In 2016, producer Ian Brennan travelled to Ukerewe, the largest inland island in Africa, which can only be reached by an overpacked four-hour ferry ride.

Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Thomas Köner işte böyle bir müzik adamı. Pek çok müzisyenden daha eski ve uzun süreden beri istikrarlı bir biçimde varlığını sürdüren bir müzik adamı. Ağustos ayında 11. albümü “Novaya Zemlya” ile tekrar tüylerimizi diken diken etti.

Gabriel Prokofiev: Cello Multitracks

Gabriel Prokofiev: Cello Multitracks

Albümün adı “Cello Multitracks” ve İngiliz müzik firması Nonclassical’dan çıkan 13 parçalık bir müzik şöleni. Kulakları açık olanları hemen kavrayacak ve heyecan yaratacak niteliklere sahip.

Food – Mercurial Balm

Food – Mercurial Balm

Ritimlerden oluşan doku, usta müzisyenlerin elinde olgun bir kıvama getiriliyor. Müzikteki dinamizm var olan her parçanın üzerinde bir dalga gibi süzülüyor, mevcut perküsyon vuruşları ise usul ve tarz arasındaki ince çizgiyi sınırlayıp grubun yaratıcılığını

The Bad Plus – Made Possible

The Bad Plus – Made Possible

Üçlünün yeni albümün adı “Made Possible” yani mümkün kılmak. Albümün adından da anlaşılacağı üzere The Bad Plus’tan uzun zamandan beri beklenen kendilerine özgü, kendi bestelerinden oluşan bir albüm var karşımızda.

Yaron Herman – Alter Ego

Yaron Herman – Alter Ego

“Alter Ego” çalışmasında Yaron Herman piyano üçlüsü kurgusundan uzaklaşıyor ve daha kalabalık bir ekip olarak ilk defa müzik yapıyor. Ağırlıkta Parisli müzisyenlerden oluşan bu yeni ekip ağırlıkta nefeslilerden oluşuyor.

Turkish Folk Music Idol Özay Gönlüm

Turkish Folk Music Idol Özay Gönlüm

Özay Gönlüm was from Denizli because of his father. He was born in 1940 in Erzincan where his father was in the military at that time. He started music in young ages when he was playing the harmonica and then he started to play the violin in secondary school.

Omar Faruk Tekbilek - Love Is My Religion

Omar Faruk Tekbilek - Love Is My Religion

Omar Faruk was a musical prodigy. He was born in Adana, Turkey to a musical family who nurtured his precocious talents. At the age of eight, he began his musical career by developing proficiency on the kaval, a small diatonic flute.

Blue Maqams Anouar Brahem

Blue Maqams Anouar Brahem

Three brilliant improvisers join him in this album, recorded in New York in May 2017. For Brahem and Dave Holland the album marks a reunion: they first collaborated 20 years ago on the very widely-acclaimed Thimar album.

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Özellikle günümüzde şimşek hızı ile atılımlarda bulunan fiyakalı teknolojinin getirdiği gelecek bir muamma olarak karşılanmaya başlandı. Bazıları heyecanla beklerken bazıları kıyamet elçisinin geldiğini varsayarak köşelerine sindi

Fail Play

Fail Play

It should have wide appeal among all those with ears that are drawn to the cracks between genres, or to the overarching pure music that transcends those genres.

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Growing up in cosmopolitan Istanbul listening to Anatolian music icon Selda Bağcan and Kurt Cobain in equal measure, Akyol skipped right over the tired Oriental/Occidental paradigmatic clichés. Gaye’s music was global in concept and local in spirit and nuance right from the very beginning.