Nitin Sawhney

Nitin Sawhney KARALAMALAR

Britanya, sadece indie, britpop ve alternatif müzik konusunda söz sahibi olmadığını aynı zamanda Nitin Sawhney gibi cevherleri sayesinde elektronik, füzyon, etnik müzik konusunda da söz sahibi olduğunu vurguluyor. Aktör, yazar, senarist, müzisyen, yapımcı gibi sıfatlara sahip olan Nitin Sawhney, elektronika stilindeki melodileri, pırıl pırıl Asya esintileri ile trip-hop ve caz sitilleriyle birleştiriyor. Sawhney’in yaratıcı içgüdüsü ile kıtalar arası müzik ortak noktada sorunsuz kaynaşıyor, birbirleri arasından akışkanlık sağlıyor ve böylece global müzik geni ortaya çıkıyor.

Karanlık, ırkçı organizasyonların kol gezdiği Britanya’nın Kent bölgesinde eğitim gören Nitin Sawhney, günlük yaşantısında karşılaştığı ırkçı tepkilerden dolayı kendisini müziğe verdi. Böylece, müziği kullanarak hükmedici ve rahatsız edici ırkçı sınırları biraz olsun aşmak niyetindeydi. Bu yolda ilk başarısı Sanjeev Bhaskar ile birlikte Secret Asians adında yaptığı radyo programı oldu. Söz konusu radyo programı zamanla o kadar başarılı oldu ki, ana teması üzerine bir TV dizisi bile çekildi. Bu dönemde kendini televizyona adayan Nitin Sawhney arka planda müzik hayalini canlı tutmaya çalıştı. Bunun sonucu olarak ilk müzik tecrübesini James Taylor’un grubu Taylor’s Quartet ile yaşadı. Müziğe âşık olan bir ruh olarak yaşadığı heyecan verici tecrübeler ile bunun ardından The Jazztones adını verdiği kendi grubunu kuran Nitin Sawhney, dünya müzik konsepti üzerine uzman Dj olarak kabul edilen Gilles Peterson öncülüğünde peş peşe konserler verdi. O dönemde paralel kulvarlarda ilerleyen Talvin Singh ile yolları Tihai Trio projesinde kesişti ve burada aldığı müziksel akım sayesinde artık kendi ayakları üzerinde durmaya karar verdi. 1993 yılında kendi adı altında ilk albümü Spirit Dance’ı çıkarttı. Albümün uyandırdığı gözler sayesinde Nitin Sawhney dönemin en alternatif trip-hop, etnik-elektronik müzik şirketi Outcaste Records ile anlaşma yaptı. Bu anlaşmanın ilk meyvesi 1995 yılında ayakta alkışlanan Migration adlı çalışması ile geldi. Bunu hemen bir yıl sonra Displacing the Priest albümü takip etti, Nitin Sawhney ardı arkası kesilmeyen yaratıcı, alternatif müzik pınarını olduğu gibi eserlerine akıtıyordu. Üç yıllık üretken bir aradan sonra 1999 yılında heyecanla beklenen dördüncü albümü Beyond Skin çıktı. Bu albümde yer alan eşsiz müzik karışımları sayesinde Nitin Sawhney bir anda dünya müzik platformuna taşındı. Sting’in alt sanatçısı olarak çıktığı uzun turneler sayesinde, ulaşamadığı tüm köşelere uzanmaya çalıştı ve müziğine olan hayranlığı kat kat arttırdı. Müziğinde işlediği ırkçı karşıtı, politik, sert dilli, eleştirel konsepti Avrupa’daki ezilmiş etnik azınlık kitle tarafından coşku ile kucaklandı. Adeta Nitin Sawhney onların haykırışı olmuştu. Başarılı konserler zinciri arasında 25 ve 26 Kasım 1999 geceleri İstanbul’da konser veren sanatçı, algılama kapıları açık olan Türk dinleyicisinin anında ilgisini çekti. 2001 yılında gelen Prophesy albümü, dünya müzik medyasından hiç olmadığı kadar olumlu eleştiri aldı. Böylece sanatçı kendi adına, trip-hop, drum‘n’bass, etnik, elektronik müzik kulvarlarının buluştuğu bir kavşak yarattı. Üretmeye biraz olsun ara vermeyen sanatçı 2003 yılında karşımıza Human albümü ile çıktı. Bu albümde saf güzellik anlarını yakalayıp, tutku ve ısrarcılığın getirdiği ender nabız atışlarıyla müziğine işleyen Nitin Sawhney, ırkçılığa, haksızlığa ve eşitsizliğe olan militanlığını katlayarak devam ettirdi.

Sihirli iksir ve/veya iyileşme anlamına gelen 2005 tarihli Philtre, yedinci albüm olarak Nitin Sawhney arşivimizde yerini aldı. Eylül ayında Topkapı Müzik etiketi ile çıkan yeni albüm, müziksel melezleşmenin güzelliklerini bir bir sıralayan bir vasiyet özelliğine sahip. Nitin Sawhney bu defa çingene müziği, Flamenko, caz, Bengali folklor müziği, drum’n’bass, trip-hop ve elektronik ile birleşen global müzik genini yaratmış. Bu defa çekiç özellikli sözlerden uzak duran Nitin Sawhney eski albümlerine kıyasla daha yumuşak bir dille, barışçıl bir ortamda ırkçılığı eleştiriyor, sanatçı böylece herkesin dinleyip bir şeyler çıkartabileceği bir manifesto yaratmış. Bekli de albümünü adadığı kırk yaşında ölen en yakın arkadaşı Andrew Gartland-Jones’a olan ağıtını burada dile getiriyor. On bir yılda yedi albüm üretensanatçı Philtre’de müziğin çok yönlülüğünü işlemiş. Bunun için ise Vikter Duplaix, İspanyol Ojos de Brujo grubu, Bollywood yıldızı Reena Bhardwaj, Ninja Tune’dan Fink, Avustralyalı yaylı sanatçısı David McEwan, müzik kutusu olan Jason Singh, Tina Grace, Jayanta Bose, Taio ve Sharon Duncan gibi tanıdık isimlerle ve sayısız Hintli sanatçıyla işbirliğine girmiş. Philtre’nin özüne inince Nitin Sawhney yönetiminde bir ordu dünya sanatçısı ile karşılaşıyorsunuz. Albümün bekli de en sıcak noktası Ragdoll parçasında Nitin Sawhney’in annesinin Ganges Nehri boyunca yürümek üzerine yazılan bir orijinal Hint şiirini seslendirmesi. Albümü dinlerken Flâmenko ritimlerinden sert drum‘n’bass vuruşlarına, yoğun bas tonlarından geleneksel Bengali seslerine, ruhani melodilerden dans pistine doğru savruluyorsunuz. Pozitifliğin aşılandığı Philtre albümünü dinlerken farkında olmadan mutluluğun sizi sardığını hissedeceksiniz, adı üstüne bir iyileşme sürecinden geçiyorsunuz. Bu tür müziği popülerliğe taşımaya çalışan sığ MC’lerin karşısında Philtre, deha oluşumu ile bir duvar gibi dikilmekte. Verimli, çok dilli ve politik Nitin Sawhney modern müziğin akıl sağlığını korumasını sağlayan bir savaşçı. Bu kadar geniş bir yelpazenin sesi olan, kendi içinde mahremiyetini sağlayan Philtre’de her türlü insanı yakalayacak bir unsur olduğu kesin.

 

En Son Yazılar

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Dünün Geleceği Bugün, Bugünün geleceği yarın

Özellikle günümüzde şimşek hızı ile atılımlarda bulunan fiyakalı teknolojinin getirdiği gelecek bir muamma olarak karşılanmaya başlandı. Bazıları heyecanla beklerken bazıları kıyamet elçisinin geldiğini varsayarak köşelerine sindi

Fail Play

Fail Play

It should have wide appeal among all those with ears that are drawn to the cracks between genres, or to the overarching pure music that transcends those genres.

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Gaye Su Akyol: Istikrarlı Hayal Hakikattir

Growing up in cosmopolitan Istanbul listening to Anatolian music icon Selda Bağcan and Kurt Cobain in equal measure, Akyol skipped right over the tired Oriental/Occidental paradigmatic clichés. Gaye’s music was global in concept and local in spirit and nuance right from the very beginning.

Ah! Kosmos Beautiful Swamp

Ah! Kosmos Beautiful Swamp

Ah! Kosmos has inspired and manipulated human emotions into well thought algorithmic tone structure. She has absolutely done a good morph job where settled protocols and manuals have been rewritten.

Lemma

Lemma

The Lemma ensemble, created under the impetus of Souad Asla, comes from Saoura, the Saharan southern part of Algeria.

FANNA-FI-ALLAH :Muraqaba (Sufi-Qawwali)

FANNA-FI-ALLAH :Muraqaba (Sufi-Qawwali)

Those who look like good old hippies have turned out to be heterodox orthodox and are famous and worshipped in Pakistan: they imposed a style, theirs, bursting with fervour.

Dur-Dur Band of Somalia

Dur-Dur Band of Somalia

In 2007 John Beadle, a Milwaukee-based musicologist and owner of the much loved Likembe blog, uploaded a cassette he had been handed twenty years earlier by a Somalian student. The post was titled ‘Mystery Somali Funk’ and it was, in Samy’s own words, “some of the deepest funk ever recorded.”

Greek Traditional Music

Greek Traditional Music

In the vast majority of cases, folk songs were created by anonymous musicians. The words and the tune were passed on orally: each new performance was a recreation of elements which gradually solidified as variations, tried out by multiple singers over time, were rejected or immortalized.

Poly Cuisine Of Turkey On Record

Poly Cuisine Of Turkey On Record

There was a theme to it, which for me was that we as humans are the culture porters. We carry food, cultures, music, stories, epics and knowhow.

İpekyolu ve Çalgı Aletleri

İpekyolu ve Çalgı Aletleri

Orta Doğu’dan yola çıkan bir ritim, Aysa’da kendisini geliştirdi ve Uzak Doğu’da sonuçlandı. Aynı zamandan Uzak Doğu’dan çıkan bir melodi kendini Orta Doğu’da bulabildi.

Nuru Kane

Nuru Kane

Yaptığı müziğe yerel ritmik yama dersek aşağı yukarı sanatçının tarzı hakkında biraz fikir sahibi olabiliriz. Kayıt yaptığı dönemlerde yoluna çıkan ve beğendiği her müzik tarzını kendi müziğine işlemesi ile tanınan sanatçı bunu fazlasıyla başarılı yapıyor.

Vassily Kandinsky – Impression III

Vassily Kandinsky – Impression III

Yukarıdaki tablonun adı “Impression III (concert)” ve sanatçının 1911 tarihli bir eseri. Bir konser izlenimini renkler ile göz zekimize sunan sanatçı ilhamını Moskova’da Arnold Schoenberg’in konserini izledikten sonra aldığını ifade etmiştir.

Bob Dylan ve Sanat

Bob Dylan ve Sanat

Hiçbir zaman loş ve sisli 60’lı yıllarda takılıp kalmayan sanatçı, her zaman güncel ve çağdaş olmayı başardı. Bunu, üreterek ve toplumun nabzını yakalayarak yaptı. Bundan dolayıdır ki milyonlarca müziksever hala onunla etkileşim içerisinde.

Anton Van Dyck- Lavtalı Adam

Anton Van Dyck- Lavtalı Adam

Bu, siyahlık resimdeki beyaz yaka ve kol ağızlarını daha bir ön plana çıkartıyor. Resimde yer alan modelin Britanya saltanat müzik ekibinde lavtacı olarak görev yapan olan Jacob Gaultier olduğu söylenmekte.

Ivan Puni – Sentetik Müzisyen

Ivan Puni – Sentetik Müzisyen

Ivan Puni – Sentetik Müzisyen adlı bu resminde bir birine girmiş farklı müzik enstrümanlarını insan figürüne dönüştürüp söz konusu Charlie Chaplin kılıklı müzisyenin bedenini resmediyor.

Müziğin Alegorisi

Müziğin Alegorisi

Baş figür kadının kucağında ise antik bir santur var. Üzerinde ay şeklinde tınlaşım delikleri ve rozet resmedilmiş.

Tarihte Bilinen İlk Ninni

Tarihte Bilinen İlk Ninni

Bundan tam 5.000 yıl önce var olan Sümerler, yazılarıyla, şiirleriyle, örf ve âdetleriyle, danslarıyla, dünyayı algılamalarıyla, kanunlarıyla, mimarileriyle tarihe damga atmışlardır.

Türkiye'nin En Büyük Müzik Müzesi

Türkiye'nin En Büyük Müzik Müzesi

Afyonkarahisarlı yerel sanatçı Ömer Yarşi’nin bağışlarının yanı sıra Kütahya’nın halk ozanlarından Hisarlı Ahmet’in sazları da oğlu TRT Sanatçısı Mustafa Hisarlı tarafından müzeye bağışlandı.