Omar Sosa ve Seckou Keita

Omar Sosa ve Seckou Keita KARALAMALAR

Yedi defa Grammy ödülüne layık gösterilen piyanist ve besteci Kübalı Omar Sosa ile Londra merkezli Senegalli kora virtüözü Seckou Keita’nın bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkan Transparent Water, iki virtüözün müzik açılımı ve yeni projesi.

İki üstat ve yaratıcı müzisyen, bir araya gelince oldukça çarpıcı üretimler oluşabilir ve Transparent Water’da açıkçası bunlardan birisi. Londra’daki Art Cafe’de 2012’de bir araya gelen sanatçılar ayrılırken kendi aralarında sözleştiler ve sonucu bu albüm oldu.

Seckou Keita’yı yakından tanıyoruz ve kendisinin pek çok üretimini Dünyayı Dinliyorum programımda sizler ile birlikte paylaşmıştım. En son Seckou Keita: 22 Strings adlı albüm ile kora enstrümanlarının sınırlarını zorlarken dikkatimizi çekmişti. Bilmeyenleriniz için belirtmekte fayda var veya bilenlerinizin bilgisini tazelemekte, malum kora enstrümanı 22 telden oluşan Mali’nin en meşhur yerel enstrümanından biri. Omar Sosa ise ağırlıkta caz kulvarında olan bir piyanist ve ilk defa fiilen etnik müzik kulvarına bu kadar ciddi sokuluyor. Bu albümde piyano, kora enstrümanlarının, caz ve etnik müzik kulvarına parmak sokmasına kulak misafiri oluyoruz.

Her iki sanatçı 2012’de ayrıldıktan sonra 2013’de tekrar bir araya gelip buluştular. Burada Omar Sosa, Yo-Yo Ma’nın İpek Yolu ekibinde yer alan Sheng üstadı Wu Tong ile tanışıp onu da projenin içine dahil ediyor. Sheng, Çin’de ortaya çıkan nefesli bir müzik aleti. Alman müzisyen Johann Wilde ve Fransız misyoner Jean Joseph Marie Amiot‘un Çin’e seyahatleri sırasında bu enstrümanı 1740 ila 1777 yılları arasında Avrupa’ya getirdikleri düşünülmektedir. O zamandan beri bilinen bu enstrümanın da Transparent Water projesine katılması müziğin zenginliğine ayrı bir katmer ilave etmiş durumda.

Çok abartmaktan hoşlanmam ancak söz konusu albüm cidden Latin Amerika ve Batı Afrika müziğini fazla haz vererek bir araya getiriyor. 2017’nin en iyileri arasında şimdiden hakkıyla yerini alıyor. Tabi uzak doğunun da müziksel katkısı inanılmaz. Sheng haricinde Koto’da başrollerde. Malum Koto Japonları ulusal çalgısı olarak bilinir. 7. yüzyılda Çin üzerinde Japonya’ya giren tcheng (tçeng) ya da ch (çi)’in ve Kore yoluyla gelen komunko adlı çalgıların, kin olarak da bilinen koto’nun atası oldukları sanılır. On üç ya da on yedi telli olur.  Sağ elin üç parmağına takılan fildişi mızrapla (tsume) çalınır. Sol el hareketli olan köprüleri (eşik) oynatarak, seslerin yarım ya da çeyrek perde yükselip alçalmasını sağlar. Altı telli olan eski bir türüne yamato-koto ya da wagon denir. Koto enstrümanı Japon geleneksel müziğinde bir vazgeçilmez olup, Şinto törenlerinin baş çalgısıdır. Bunun haricinde çok fazla bilinmeyen Bewo, Nagada ve geomungo enstrümanları da albümde ses skalalarıyla yer alıyor.

Bewo, Çin’den gelen bambudan yapılmış bir flüt. Nagada ise Racastan ’dan gelen bir vurmalı çalgı. Geomungo ise geleneksel bir Kore zihteri.  Bunların hepsi ilk defa bir araya getirilip harmanlanmış durumda.

Omar Sosa’nın her çıkarttığı üretim bir öncekinden daha iyi olmasa bile daha geniş ve derin. Özellikle son zamanlardaki Afro-Küba ritim araştırmaları ortaya inanılmaz bir zenginlik ve ritimsel dehliz çıkartıyor. Sanatçı bunları doğru takım ile başarıyla ayıklayıp kendi formülüne bulayarak bizlere taşıyor.

Bu elbette başlı başına bir yetenek. Piyanosu bir enstrümandan öte, bir ruhani ritim akışını aktaran araç niteliğinde. Piyanist en son karşımıza Paolo Fresu ve Natacha Atlas ile Eros albümüyle cıkmıştı. Söz konusu albümden daha ileri gidemeyeceği iddia edilirken şimdi karşımızda yine çıtayı yükseltmiş bir misyoner var. Bu devirde bu kolay bir iş değil asla.

İlk tondan itibaren dinleyeni kavrayan bu çalışma tam bir uluslararası müzik birlikteliği niteliğinde ve dinleyenlerin ritimsel ruhunda kelebekler uçuşturuyor.

Transparent Water, etnik müzik ile caz birlikteliğinin bir meyvesi. Bu birliktelik oldukça üretken ve kalıcı meyve veriyor. Gelenekselliğin doğaçlama ile buluştuğu, ruhaniyet ile doğanın birleştiği ve yaratıcılığın gelecek ile evlendiği bir üretim. Küba ritimleri, Afrika melodileri, Asya etkileri bir araya gelip tek yürek olmuş. Birini diğerinden ayırt etmek ise imkânsız. Zira müzik bir organik form almış.

En Son Yazılar

A Cry For Revolution

A Cry For Revolution

Los Ruphay was the first band to sign to ARC Music in 1976 with a vinyl called ‘Folklore of Bolivia’, which is still selling today. The band performs extensively throughout Europe, continuing to perform, record and educate audiences about their Andean home through music and songs.

Melodic Circles/ Iranian Urban Classical Music from Master Musicians Mehdi & Adib Rostami

Melodic Circles/ Iranian Urban Classical Music from Master Musicians Mehdi & Adib Rostami

Iranian classical musicians have a two-fold task as they learn their craft: they must learn the old melodies handed down over the generations, called ‘radifs’, and, through the process of skilful improvisations, transform them into something new.

Anandi Bhattacharya

Anandi Bhattacharya

Being the daughter of the great Hindustani slide guitarist Pandit Debashish Bhattacharya, Anandi has been surrounded by music since birth and recalls how having ‘breathed in music from every room in the house was a blessing’.

AMMAR 808 – Maghreb United

AMMAR 808 – Maghreb United

The future is right now. We have driverless cars, robots taking over jobs, and commercial space travel is on the event horizon. Somehow, humanity has slipped into a science fiction life. But you can’t have a future without a past, something AMMAR 808 knows very well.

Simon Renard De St. André

Simon Renard De St. André

Vanitas temasının pek çok örneği var ama ben bu yazımda 1613’de ilk nefesini alan Fransız Simon Renard de St. André (1613 –1677) adlı ressamın 1650’de resmettiği eserini ele alacağım. Pek çok Vanitas temalı eser veren ressamın en önemli amacı özellikle zenginliğin ve yaşamın faniliğini vurgulamak.

İbrahim Maalouf - Miles Davis ve Illusions

İbrahim Maalouf - Miles Davis ve Illusions

Miles Davis 46 yıllık müzik kariyeri boyunca ritim galaksisi içerisinde şekilden şekle girdi. Yolunu kendi buldu ve bu macerayı sonuna kadar yaşadı ve daha önemlisi yaşattı.

Henri Matisse Müzik

Henri Matisse Müzik

Matisse’in yaptığı tüm tablolara bakarsak ana tema insan beynine ulaşılabilir olan sempatik çağrı, duygudaşlık ve sinir sistemine dokunana insan figürü.

Jan Kupecky

Jan Kupecky

Flüt Milattan Önce 9.yüzyıla kadar tarihlendirilebilen bir çalgı aleti. İlk izlerine Çin’de rastlanan bu enstrüman zamanla orta çağlarda Avrupa’ya yayıldı.

Apollo Tarafından Taçlandırılan Marcantonio Pasqualin

Apollo Tarafından Taçlandırılan Marcantonio Pasqualin

Öncelikle Apollo’yu ele alırsak kendisi tanrı olarak müziğin kozmik anlamını temsil ediyor. Eski Yunan’da kullanılan bir lir türü olan Kithara ile genellikle resmedilen Apollo daha sonraki Barok ve Rönesans dönemlerinde modern yaylı çalgılar ile özleştirildiği de gözlenmiştir.

Müzisyenlerin Kavgası

Müzisyenlerin Kavgası

Fransız ressam Georges de La Tour (1593-1652) bu tablonun ilhamını gerçek hayattan almış. Akşam sokaklardaki müzisyenlerin yaşantısından bir kesit var karşımızda.

Avishai Cohen ile bir gece

Avishai Cohen ile bir gece

20 Aralık 2013'deki Avishai Cohen Konser izlenimler...

Yurdumun Mutsuz İnsanı

Yurdumun Mutsuz İnsanı

Muhalefet hep vardır, olacaktır ve olmalıdır. Hakkıyla yapılan muhalefet ise her zaman alkışlanır.

Johannes Vermeer

Johannes Vermeer

Delftli Johannes Vermeer’in (1632-1675) günümüze kadar sağ kalan 36 eserinin 12 tanesinde müzikal tema veya bir müzik enstrümanı resmetmiş değerli bir ressam.

Henri Julien Félix Rousseau ve Yılan Oynatıcısıs

Henri Julien Félix Rousseau ve Yılan Oynatıcısıs

Henri Julien Félix Rousseau’un annesi “Yılan Oynatıcısı” olarak bilinen bu tabloyu yapmasında sanatçıya ilham verdi. Oğlundan Hindistan’a yapmış olduğu seyahatin anılarını yaşatması için bir tablo yapmasını istedi.

Johann Sebastian Bach

Johann Sebastian Bach

Bir müziksever olarak Klasik Müziğin nasıl vazgeçilmez bir tarz olduğunu bilirim. Klasik Müzik dinlemeyen bir ruh bence tam hakkı ile müziksever olamaz, olduğunu iddia ederse kendi ruhu ile çelişir.

JAN STEEN

JAN STEEN

1626-1679 yılları arasında yaşayan Jan Steen’in pek çok tablosu adeta bir komedi sahnesinden çıkmışçasına resmedilmiş. Konularını özenle seçen ressam dönemsel bir hikâyenin tiyatro biçiminde, hicivlerle ve bazen striptiz ile sunulduğu parodileri konu alan çok fazla esere imza atmış.

Paul Klee - Bunalmış Piyanist

Paul Klee - Bunalmış Piyanist

Müzik, Klee için bir avuntu vaadi ve geleceği vaat eden bir sanat formuydu. Her ne adar Klee’ye göre müziğin altın çağı tarih sayfalarında kalmış olsa bile o bu inancını asla yitirmedi.

Piyano Hakkında Kısa Bir Yazı

Piyano Hakkında Kısa Bir Yazı

Dönemim popüler enstrümanları harpiscord, klavsen ve benzerleri ile piyano arasındaki en belirgin farklılığı aynı tuşta hem sert hem de yumuşak ritim çalınabilmesi. Veya İtalyanlarının dediği gibi “piano e il forte”.