Thierry ‘Titi’ Robin on parmağından on marifet tanımına uyan bir çoğul çalgıcısı. Fransa’nın güneybatı bölgesinden gelen sanatçı son çeyrek yüzyıldan beri kendisine niş bir müziksel atmosfer yontmayı başardı. Pek fazla müziksel harmanlamalara sokulmadan büyüyen bu kişi bulunduğu bölgeden dolayı sadece Çingene ve göçmen Kuzey Afrika müzikleri ile haşir neşir oldu. Böyle bir alt yapıdan gelen sanatçılar ağırlıkta “füzyon” veya “çapraz kültürel” dalarında yol alırken Robin için durum oldu: O bu kesişim noktalarından aldığı ilhamları notalara dökmekle yetindi ve bunda çok başarılı oldu.
Robin farklı bölgelere ait birçok gitar, buzuki ve ud çalabilen bir yetenek ve bunu kendi özgün biçimlendirmesinde gerçekleştirebiliyor. Ağırlıkta Arap müzik skalasına paralel giden sanatçı bu özgün ve nereden duyulursa hemen tanınan tarzını Rumba Flâmenko, Balkan Roman, Arap Makamları ve Racastan etkilerine borçlu. Elbette bu konuda en büyük öncüsü, akıl hocası, danışmanı ise Camaron de la Isla ve Iraklı ud virtüözü Munir Bachir.
Ortak çalıştığı sanatçı listesi ise oldukça uzun, kimler yok ki Hameed Khan; Erik Marchand; Esma Redzepova; Okay Temiz; Danyiel Waro; Gulabi Sapera; Faiz Ali Faiz bunlardan sadece birkaçı. Bir müziksel dönence olan Thierry ‘Titi’ Robin Dünya Müziğinin en zengin yelpazelerinden biri…
Kısa Kısa Thierry “Titi” Robin
- 1957 yılında Batı Fransa’da hayata gözlerini açtı.
- Gençliği boyunca aklına kazınan iki kelime “Çingene” ve “Oryantal” oldu.
- Büyürken kulaklarının dolduğu Arap ve Flâmenko müzikleri üzerine yoğunlaşan sanatçı, Fransa-İspanya sınırında bulunan Perpigna Çingenelerinden gitar ve Cezayir ud virtüözlerinden ud çalmayı öğrendi.
- “Titi” takma adını alan sanatçı kendi kendini eğitmeye başladı ve seksenler başında geliştirdiği kendine özgü stili hala günümüze kadar varlığını sürdürüyor.
- Hayatındaki en önemli iki sanatçı Flâmenko şarkıcısı Camaron de la Isla ve Iraklı udist Munir Bachir oldu (başucundan eksik etmediği albüm Munir Bachir’in “Art Of The Oud” ).
- Daha Dünya Müziği kavramı müzik camiasına yerleşmeden kendi geliştirdiği müzikleri Arap ve Çingene kültürlerinin müzikleri ile harmanlamaya başladı.
- Var olan ezgilerden uzak durup özgün ritimlerini oluşturan Titi, bu gelenekselliğin içerisinde kendini ifade edecek kalitede çağdaş bir harmanlama üretti.
- 1984 yılında Racastanlı Tabla sanatçısı ile birlikte artık basılmayan, tam bir arşivlik olan “Duo Luth et Tabla” adlı albümü kaydetti.
- 1985’de ilk grubu on bir kişilik Fas, Kürt ve Hint müzisyenlerden oluşan “Nao”yu kurdu.
- Her zaman çalıştığı müzisyenler azınlık ve farklı kültürlerde oldu, bu da müziğine ayrı bir lezzet kattı.
- 1989’de Breton ve Kuzey Hint ezgilerini birleştiren ilk üçlü ekibini Erik Marchand ve Hameed Khan ile birlikte oluşturdu.
- 1990’da “An Henchou Treuz” adlı albüm Charles Cros Academy Baş Ödülü ile taçlandırıldı.
- 1993’de Türk-Kürt-Breton harmanlamasına sokulan yine Marchand ve bu defa Okay Temiz’in de olduğu yeni bir üçlüye dahil oldu.
- 1993 yılındaki “Gitans” albümündeki harmanlamaları sayesinde, ud ve gitar benzeri enstrümanlar üzerine dünyada saygıdeğer bir konuma ulaştı. Bu albüm sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu.
- 2000’de çıkan “Un Ciel de Cuivre” adlı albüm Titi tarafından tüm sokulduğu müziksel açılımların yansıması olarak sınıflandırıldı.
- 2002’de Manuel Boursinhac’ın “Le mantela” adlı filminin müziklerini besteledi.
- 2005’de Florence Quentin’nin “Olé” adlı filminin müziklerini besteledi.
- 2009’da gelen son albümü “Kali Sultana”da (Siyah Kraliçe), Çingene ezgilerini Hint tanrıçası Kali efsanesi ile birleştirdi. Yedi ayrı bölüme ayrılan bu 87 dakikalık keyifli çalışma senfonik alt yapısıyla dikkat çekti. Adeta hızlandırılmış bir dünya müziği dersi…
- Fransız sanatçı mutlak şekilde kendisi ve müziği çevresinde, modern dünyanın dışında kalarak, enfes akustik egzotik gitar ve ud tınılarıyla gizemli bir saz şairi imajı yaratmayı başardı. Asla yaptığı müzik basmakalıp olmadı.
- Son otuz yıldan beri Titi hem imajını hem de müziğini işliyor ve sessizce Fransa’nın baş geleneksel sanatçısından biri oldu.
- Yaptığı müzikler sayesinde dinleyenleri seyahat ettirmeyi başaran sanatçıya, akıcı soloları ve parmak hünerleri sayesinde yeni bir lakap uygun görüldü: “gizemli müzik seyyahı”…
Dinlenmesi Gereken 5 “Titi” albümü
- Duo Luth et Tabla, 1984.
- Gitans, 1993.
- Kali Gadji, 1998.
- Anita, 2006.
- Kali Sultana, 2009.
Thierry “titi” Robin – Ma Gavali Rumba (08/04/08)
Yükleyen simonhiernard. – Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.
Originally posted 2010-04-01 13:39:23. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:








