Müzik dinleyen bir toplum olarak aslında çoğumuzun görmediği, belki de görmek istemediği bir konu var. Müzik kitapları! Büyük bir nüfusun dinlediği çeşitli müzik türlerinin var olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve nedense müzik kitapları hakkında utanılacak kadar gerilerdeyiz. Oysa her konuda sömürücü bir tüketiciler olmayı seviyoruz yeter ki bir konu “furya” mertebesine ersin. Örneğin son zamanlarda Osmanlı İmparatorluğu ve Türkçülük konulu yazılan, çizilen ve basılan sayısız eser gibi. Oysa her konu olması gerektiği gibi kendi içerisinde hak ettiği kadar irdelenmeli ve halk ilgisine sunulmalı. Bir konu hakkında çeşitlilik ne kadar artarsa ilgi o kadar büyüyecektir ve arz talep olacaktır. Ancak bundan daha kutsal bir görev var o da halkın kendisini eğitebileceği şekilde yayınların çoğalması.
Müzik, bir kültür türlüsü olan ülkemizin vazgeçilmez ve önemli bir unsurudur. Bundan dolayı “furya” olmayı beklemeden üzerine önemle düşülmesi gerekiyor. Böyle bir cevherden neler çıkabileceğini bir düşünün. Kalan Müzik’in ayakta alkışlanacak önder atılımı sayesinde CD anlamında eksikliğimiz kapatılmaya çalışılıyor. Bu yeterli olmasa bile tek başına da olsa bu konuda atılım yapan cesur yürekler olması insanı heyecanlandırıyor. Kalan Müzik’in başarıyla CD kulvarında sürdürdüğü bu öncülüğü Pan Yayınevi (www.pankitap.com) çok uzun zamandan beri kitap anlamında sürdürmekte. Müzik Teorisi, Müzik Kuramı, Müzik Araştırmaları, Halk Müziği, Klasik Müzik, Türk Müziği, Kültürel Müzik, Batı Müziği ve Popüler Müzik gibi konularda çok kaliteli eserler yayımlayan bu sıcacık, şirin, ufak ama yüreği kocaman olan yayınevi, yayımcılığın kitap basarak para kazanmak olmadığını, kitap basarak yeni kültürel damarlar algılamak olduğunu kanıtladı. Özellikle en son bastıkları müzikolog Melih Duygulu’nun kaleminden çıkan “Türkiye’de Çingene Müziği: Batı Grubu Romanların Müzik Kültürü” adlı kitap bunun en sağlam örneği. Zaten bizim de asıl konumuz bu kitap…
Tarih boyunca ve ne yazık ki hala sürekli dışlanan, hor görülen, binbir köyden kovulan, her zaman ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören Çingenelerin isteseniz de istemeseniz de hepimizden üstün bir yönü var. Bu da, kültür ve kimliklerinin kopmaz parçası olan müzik kabiliyetleri. Bundan dolayı tüm dünyada Çingeneler eğlence ve müzik akımının, kültürünün ayrılmaz bir parçası olmuştur. Ancak ne yazık ki bir leke gibi insan ruhuna yapışan önyargıdan dolayı Çingeneler, yaşam biçimlerinden dolayı çok başarılı oldukları müzik konusunda sürekli yadırganmıştır. Yavaş yavaş dünya müzik platformu yok saydıkları Çingenelere karşı önyargılarını kırmakta ve bunu takiben genel müzik akımına inanılmaz bir katkı olmakta. Türkiye’de ise bu önyargı son on yıldan beri yıkılmaya çalışıyor (maalesef hala kırıntıları var) ve bununla doğru orantılı olarak Çingeneleri hak ettikleri şekilde müzik camiasında daha fazla görüyoruz.
Melih Duygulu (Gaziantep Türküleri–1995 ve Alevi Bektaşi Müziğinde Deyişler–1997 adlı yayımlanmış iki tane kitabı ve “Arşiv Serisi” adı altında topladığı çeşitli müzik türlerini içeren yirmiden fazla yayımlanmış CD/Kitabı vardır) kitabında olması gerektiği gibi, dışlamadan, yadırgamadan ve önyargısız olarak okuyanı Çingenelerin müzik dünyasında derin bir serüvene çıkarıyor. Çingenelerin müzik tarihinin yanı sıra kültürünün köküne inen yazar, okuyucuya çok geniş ve eşsiz bir bilgi deposu sunuyor. Kitabın çekirdeğini Çingene müziği oluşturuyor. Yörüngesinde Çingenelerin kültürü, kökeni, yaşam tarzı, tarihi, müzik teknikleri, ezgi örnekleri, enstrümanları gibi arayıp bulamayacağınız eşsiz bilgiler titizlikle işlenmiş. Çingeneler hakkında Türkiye’de böyle kapsamlı bir çalışma daha önce yapılmamıştır, özellikle Çingene müziği üzerine. Çingenelerin sözlü ve/veya yazılı bir kültürünün bulunmadığını düşünürsek kitabın ne kadar değerli bir çalışma olduğunu başka bir yönden de algılamış oluruz.
Başka ülkelerde Gypsy, Kıpti, Sinti, Sigeuner, Zingari, Tsigane, Tigani, Gitane gibi adlarla bilinen Çingenelerin müziklerinin, sadece bir eğlence unsuru olmadığını aksine çok derin bir yapıya sahip olduğunu okur ile paylaşan Duygulu, bunu en anlaşılır şekilde dile getiriyor. Kusursuz bir inceleme ruhuyla Çingenelerin müziğine, ezgilerine ve şarkı sözlerine sahip çıkıyor. Türkiye’deki Çingene müziği olgusuna ana hatlarıyla bakan yazar, örnek olarak da ülkenin batısında yaşayan Roman olarak bilinen Çingenelerin müzik kültürlerini incelikle işliyor. Konunun dipsiz derinliği ve Hindistan içlerinden çıkıp dünyanın dört bir yanına dağılan Çingenelerin yaşadığı geniş coğrafi alanı dikkate alırsak, bu kitap aslında bir giriş ve Duygulu’nun önsözde belirttiği gibi devamı da gelecek.
Hep Türk müziği olarak kalıplaştırılan bazı ezgilerin aslında Çingene müziğini olduğunun altını çizen Duygulu, tarzlar arasındaki paralellikleri vurguluyor. Bu müziğe gösterdiği saygı ve araştırmacılığını okur ile kusursuz bir biçimde paylaşan yazar, her müzik severin kütüphanesinde yer alması gereken bir eser sunuyor; elbette algılamasını bilenlere.
Katkıda bulunanlar:
Kitap ve kapak tasarımı: Ali Akdamar
Fotoğraflar: Melih Duygulu
Dizgi: Emine Çiğdem Göç
Nota dizgisi: Hüseyin Tuncel-Didem Dermen
Cilt bilgisi: Normal karton
Kağıt bilgisi: 80 g. Enso krem
Basım tarihi: Mayıs 2006
Sayfa sayısı: 308
Kitap boyutları: 16,5×23,5 cm
ISBN: 975-8434-89-6
Barkod: 9789758434893
Fiyatı:35,00 TL
Originally posted 2010-05-05 07:34:07. Republished by Blog Post Promoter
Benzer karalamalar:






