Wayo

Wayo KARALAMALAR

Müzik yapan köy Wayo’nun bu ilk albümü toplumsal bir müzik üretimini kutluyor. Burada bir solist, grup veya orkestra yok. “Trance Percussion masters of South Sudan” adlı albüm bir köyün tarafından yapılmış bir çalışma. Köyün tüm nüfusu bir araya gelip müzik yapıyor bu albümde. Bu köyde müzik kral veya kraliçe ve tüm halk yaptıkları ortak sesin efendisi.

Bu müzik 2011’de kurulan yeni bir ulusun başkenti Juba’nın kazasında yer alan bir köyde üretildi. Güney Sudan Kuzey’den ayrıldığından beri bu genç ülke oldukça zor günler yaşıyor. Özellikle petrol, kabile savaşları ve yoksulluk başı çeken ana sorunlar. Eskiden bilinmeyen veya sümen altı edilen bu sorunlar artık su yüzüne çıkmış bulunmakta. Aynen Wayo gibi, bizlere o karmaşık kabile, kültür ve katmer katmer müziği taşıyan bu nadide köy. Dinlediğimiz müzik Zande kabilesine ait geleneksel bir müzik türü. Bu kabilenin kökler Güney Sudan’dan Kongo Demokratik Cumhuriyetine ve güzey-doğu Orta Afrika Cumhuriyeti’ne kadar uzanıyor.

Dinlediğimiz bu müziğin merkezinde kpaningbo adlı yerel bir enstrüman var. Söz konusu alet büyük bir ahşap ksilofon ve müzik yapmaya başlanmadan önce köyü ana meydanının ortasına yerleştirilir. Dinlediğimiz müziğin tek ve ana ritim kaynağı olduğundan dolayı kpaningbo müziğin yüreği olarak kabul görür. Dolaylı yoldan da bu aynı zamanda köyün de yüreğini temsil eder. Hem müziğin ruhani merkezi hem de köyün coğrafik merkezi.

Köyden Bir Kadın
Köyden Bir Kadın

Diğer önemli enstrüman ise kütük davul olarak tanımlayabileceğimiz Gugu. Çalgıcının ayaklarını aşağı veya yukarı kaldırmasıyla enstrümanın çıkarttığı sesin perdesi değişmekte. Diğer enstrümanlar ise Anzoro yani zil ve Gazah yani el davulları. Bu son ikisi tüm köy halkı tarafından elden ele dolaştırılarak çalınmakta. Bundan dolayıda Wayo’nun yaptığı müziğe köy müziği adı verilmekte. Müzik ilerledikçe eline enstrümanları alan her köylü o anki müzik ritimlerine göre kendi ruhunda gelen ritim katkısında bulunuyor.

Sesin kendisi birbirine işlenmiş çoklu ritimlerden oluşuyor. Hepsi üst üste biniyor ve uçlarında birbirlerini kavrıyor. Arka planda sürekli devam eden vuruşlar modern elektronik müziklerin minimal ve kavrayıcı ritimlerini anımsatıyor. Müziğin ana konusu ise sosyal hayat, köy yaşamı, insanlık hakları ve varoluşçuluk.

‘Koya Mo Were We Baramu’ (Şimdi Sende Bir Avrupalı Gibisin) adlı parça savaştan dolayı tüm Avrupa’ya dağılan Sudanlıların evlerine dönüşüne istinaden bir kinaye. ‘Gaka Kpakpori’ (Üstsüz Etek) yerel bir dans tarzından adını alıyor. Burada özellikle erkekler dans etmek için etek giymek zorunda kalıyor. ‘Sky Will Fall’ parçasında ise ritimler birbirlerine acımasızca vuruşturuluyor ve ortaya çıkan melodik oluşum tekrarlayıcı yapısıyla dinleyeni yakalıyor. Özellikle bu parçada Wayo Konono No.1 ve Kasai Allstars gruplarına olan benzerliği ile dikkat çekiyor.

Wayo’nun müziğinin en belirgin özelliğinden birisi akustik enstrümanlar sayesinde üretiliyor olması. Birde dış müzik tarzlarından fazla ilham almayıp kendi Zande kültüründen beslenmesi bu müziği farklılaştırıyor. Bu albümde dinleyeceğiniz müzik bir ritim buluşmasının yanı sıra aynı zamanda bir ideolojinin yansıması.

İçeriği bir tarafa bırakırsak Wayo bir kültürün müzik ile dış dünya iletişimini gösteriyor. Kulaklarınızda kaybolan eşsiz ritimler, beyninizde zıplayan kendi halkası içerisinde dönen vurmalı melodiler.

En Son Yazılar

Dr. Shinichi Suzuki

Dr. Shinichi Suzuki

1930’ların başlarında hayata geçen Suzuki metodu ve eğitim bilimi ilk andan itibaren yanlış anlaşıldı. Yirmi yaşlarının çoğunluğunu Berlin’de geçirdikten sonra Tokyo’ya dönen Suzuki bir anda kendisine karşı yoğun bir ilgi olduğunu fark etti.

TaKiDum

TaKiDum

Playing exciting improvisations, the trio takes listeners on a journey of feeling alive, touching souls and activating all senses. The music created enables the listeners being part of the music immediately and start contributing spontaneously in live performances.

Ktesibilos

Ktesibilos

Bir berber çırağı olan Ktesibilos, içerisinde kâşif ruhu ile fizik ve mühendisliğe merak saldı. Bunun sonucu olarak da dünya tarihinde bilinen ilk klavyeli çalgı aletini keşfetmiş oldu.

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Logogenik ve Pathogenik Müzik

Bir parçanın tek başına gerçeği yansıtması pek mümkün değil. Ancak o parçanın varlığı birebir insanın varlığının kanıtıdır. Bu bağlamda Aristoteles’in dediği gibi, “Duyguların dile getirilmesi yolunda hiçbir şeyin bir şarkı kadar etkili olması mümkün değildir.”

Afro Celt Sound System

Afro Celt Sound System

A supergroup whose line-up expanded and evolved around four core members (Simon Emmerson, James McNally, Iarla O’Lionaird, Martin Russell), the Afro Celt’s pan-global sound redefined dance music and stumped music critics. They remain defiantly, enigmatically uncategorisable.

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Bir Müzik Simyacısı: Rabih Abou-Khalil

Lübnan doğumlu Rabih Abou-Khalil’in müziğinde geleneksel Arap ezgileri, caz doğaçlamaları ve Avrupa klasik teknikleri ile birleştiriliyor. Utçu ve besteci Rabih Abou-Khalil her zaman köklerinin uzandığı Arap müziğinin atmosferi ile günümüzün küresel ezgileri

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Yolun hasret ve aşkla açık olsun

Bueno Vista Social Club öncesi İbrahim Ferrer’in kuvvetli Santiago şivesinden dolayı, romantik Küba ezgileri olarak sınıflandırılan Bolero tarzında şarkı söyleyemeyeceği şeklinde kapılar her zaman yüzüne çarpıldı.

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Elekronik Müziğin Sihirbazı

Ancak asıl elektronik müziğin çehresini sonsuza kadar değiştirecek kişi bundan 40 yıl önce geldi. Adı Dr. Roger (Bob) A. Moog (“Moog” soyadı Mo-oug olarak telaffuz ediliyor, Mu-ug olarak değil) olan bu kişi Theremin’e olan özel ilgisinden dolayı yaptığı araştırmalar sonucu

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Tuva'dan Gelen Alash Ensemble

Alash Ensemble adlı topluluk, adını Tuva’nın kuzeybatı bölgelerinden geçen Alaş nehrinden almıştır. Topluluk üyelerinin Geleneksel Tuva Müziği ile ilgili çalışmaları çocukluk zamanlarında aileleri tarafından başlatılmış, daha sonra Kızıl Sanatlar Akademisi’nde (Kızıl, Tuva’nın başkenti) usta kaylama

Bollywood ve Müzik

Bollywood ve Müzik

Hindi dilinde Bollywood film müziklerine filmi denir; yani filmden gelen müzik anlamına gelir. Bu müzikler genellikle film çekiminden önce profesyonel müzisyenler tarafından bestelenip seslendirilir ve film içerisine yedirilir.

Trilok Gurtu Spellbound

Trilok Gurtu Spellbound

Mumbay’da 1951’de doğan sanatçının kariyerinde “Spellbound” tipik bir çalışma kategorisinde değil.

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

A Crafty Melting Pot National Handicrafts and Handlooms Museum Delhi

Gaspare Traversi

Gaspare Traversi

Kırk sekiz yıl yaşamış olan Gaspare Traversi bir İtalyan Rokoko ressamı. Özellikle kavramsal tarz çalışmalarıyla bilinen bir ressam. Ömrünün uzun bir süresini Napoli’de geçiren sanatçının 1760’da resmettiği Sanat temalı “Müzik veya Konser” isimli tablosu bu ayki konuğumuz.

Ne Dinliyorsan Osun

Ne Dinliyorsan Osun

Hatırladığım ilk albümlerden biri Missa Luba adını taşıyordu. Grubun adı Les Troubadours du Roi Baudouin ve 1958 yılında piyasaya çıkmış olan bu albüm bir defa da Pier Paolo Passolini’nin “The Gospel Accordinbg to St. Mathew” filminde karşıma çıkmıştı.

Birinci Konstantin

Birinci Konstantin

Peki, hiç düşündünüz mü, bu kenti kent yapan, Doğu Roma’nın başkenti olarak ilan edilen Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus veya popüler adıyla 1. Konstantin veya Büyük Konstantin nerede ebedi istirahatinde.

30 Years of Strolling Through Istanbul

30 Years of Strolling Through Istanbul

It was thirty years ago that we dwelt on to her surprises. The city that has been founded on legends and has been on the radar of all poets, artists and emperors ever since. She has a dozen names but recently has been called İstanbul.

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré

Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir.

Komuz

Komuz

Typically, a komuz is made of a single piece of juniper or apricot wood, both found in abundance throughout Kyrgyzstan. The Kyrgyz words for the parts of the komuz relate to parts of the body or symbols dear to the Kyrgyz people